İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  > Mevzuat

Genel İdarî Usul Kanunu Tasarısı

 
BİRİNCİ BÖLÜM
 
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, idarî işlemlerin yapılmasında uygulanacak ilke ve usullerin belirlenmesidir.
           
MADDE 2- (1) Bu Kanun;
a) Her türlü kamu kurum ve kuruluşlarının,
b) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından sermayelerinin en az yarısından çoğuna katılmak suretiyle oluşturulan her türlü kuruluşun,
c) Kanunlarla kurulan fonların,
d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının,
e) İdare adına hareket ederek kamu hizmeti yürüten özel hukuk tüzel kişilerinin,
f) Yasama ve yargı organlarının idare işlevinden kaynaklanan,
idarî işlemlerini kapsar.
(2) Münhasıran askerî hizmete yönelik işlemlerin tâbi olduğu idarî usul hükümleri ile kanunlarda yer alan özel idarî usul hükümleri saklıdır.
 
İlkeler ve idarenin yükümlülüğü
MADDE 3-(1) İdare yapacağı işlemlerde; insan haklarına saygılı olmakla, adalet, kanun önünde eşitlik, tarafsızlık, hukukî güvenlik ve istikrar, kamu yararı, açıklık ve katılım, ölçülülük, doğru bilgilendirme ve usul ekonomisi ilkelerine uymakla, yargı kararlarının gereklerini yerine getirmekle ve bu şekilde iyi yönetimi gerçekleştirmekle yükümlüdür.
 
MADDE 4-(1) Bu Kanunda geçen;
a) İdarî makam: İdarî işlem yapmaya yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile idare adına karar alma yetkisine sahip kişi ya da kişileri ve ayrıca mevzuatla yetkilendirilen durumlarda özel hukuk tüzel kişilerini, 
b) İdarî işlem: İdarî makamların kamu gücü ve usullerini kullanarak, tek yanlı iradeleriyle yapmış oldukları, hukukî etki ve sonuç doğuran işlemleri,
c) Hazırlık işlemi: İdarî işlemin oluşum sürecindeki her bir usul aşamasında idarî makamlar tarafından gerçekleştirilen işlemleri,
d) İdarî usul: İdarî işlemlerin yapılması sürecinde idarî makamların uymaları zorunlu ilke ve kuralları,
e) İlgili: İdarî işlemin yöneltildiği veya bu idarî işlemden etkilenen gerçek veya tüzel kişiyi,
f) Taraflar: İlgilileri ve idarî makamları,
g) Toplantı: Kurul hâlinde karar verilmesi gereken durumlarda üyelerin ve varsa kurulu oluşturan diğer görevlilerin bir araya gelmelerini; bir yetkilinin iradesi ile yapılacak işlemler söz konusu olduğunda ise yetkilinin ilgililerle bir araya gelmesini,
h) Duyuru: Hazırlık işlemlerinin ve idarî işlemlerin özelliği dikkate alınarak, kamunun ve ilgililerin elverişli iletişim araçlarıyla bilgilendirilmelerini,
ifade eder.
 
MADDE 5-(1) İdarî makamlar; görev alanlarıyla ilgili konularda başvuru hakkını kullanacak ilgililere yol göstermekle, idarî usulde sahip oldukları hakları kullanabilmeleri için yardımcı olmakla, idarî işlemlere karşı itiraz ve başvuru makamları ile sürelerine ilişkin bilgileri vermekle yükümlüdürler.
(2) Bu yükümlülük, idare tarafından bütün teşkilâtıyla ve çıkaracağı yönetmeliklerle kurulacakbilgilendirme birimleri aracılığıyla yerine getirilir.
(3) Görevli, bir başvurunun nasıl yapılması gerektiği ve o başvuruda takip edilecek usul konusunda ilgiliye yol gösterir, usulle ilgili bilgi verir, açıklama yapar.
 
 
MADDE 6- (1) İlgililer, bir işlemin yapılması veya bir eylemde bulunulması isteği ile idareye başvurma hakkına sahiptir.
(2) Yabancıların bu Kanunla düzenlenen başvuru hakkından yararlanmaları, Türkiye’de yerleşim yerlerinin bulunmasına ve karşılıklılık esasına bağlıdır.
Dilekçelerde bulunması gereken hususlar
MADDE 7- (1) İdareye başvuru Türkçe dilekçeyle yapılır. Dilekçelerde;
a) Başvuranın ve varsa temsilcisinin adı ve soyadı, adresi ve imzası; başvuran tüzel kişi ise, tüzel kişinin unvanı ve yerleşim yeri ile yetkili kişinin imzası ve yetki belgesi,
b) Başvuranın ve varsa temsilcisinin vatandaşlık kimlik numarası,
c) Başvurunun konusu, sebepleri, dayanakları
yer alır, varsa ilgili belgelerin birer örneği eklenir.
(2) Bu başvuru, yönetmelikte belirlenecek şartlara uyulmak kaydıyla elektronik ortamda veya diğer iletişim araçlarıyla da yapılabilir.
Başvuru dilekçelerinin alınması
MADDE 8- (1) Başvurularda dilekçelerin kayıtları yapılarak, kayıt tarih ve sayısı dilekçelerin üzerine yazılır.Başvuru tarihi kaydın yapıldığı tarihtir.
(2) Posta yolu ile yapılan başvurularda; dilekçenin idarî makama ulaştığı tarih, başvuru tarihidir.
(3) İdare; başvuru sahiplerine veya temsilcilerine hazır bulunmaları şartıyla imzalı ve kaşeli bir alındı belgesi vermekle yükümlüdür.
Alındı belgesine;
a) Başvuru kaydının tarih ve sayısı,
b) Başvuruyu kabul eden birim,
c) Başvurunun konusu
yazılır.
 
MADDE 9- (1) 7nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki unsurları içermeyen dilekçeler işleme konulmaz.
(2) Başvuru konusunun belirsizliği hâlinde idare, bu durumu derhal başvurana yazılı olarak bildirir.
(3) Dilekçelerde başvuru sebeplerinin ve dayanaklarının yeterince açıklanmaması, gerekli belgelerin sunulmaması hâlinde idare, açıklama yapılmasını ve belgelerin gönderilmesini başvuru sahibinden ister.
İdarî makamlara başvuru
MADDE 10- (1) Dilekçeler, başvurunun konusuna bağlı olarak yetkili idareye verilir. Yurt dışından yapılacak başvurularda ise dilekçeler yetkili idareye iletilmek üzere dış temsilciliklere de verilebilir. Dış temsilcilikler başvuru dilekçelerini üç gün içinde yetkili idareye gönderirler.
(2) Dilekçenin yetkili olmayan idareye verilmesi hâlinde, dilekçe ve ekleri üç gün içinde yetkili idareye gönderilerek durum başvurana yazılı olarak bildirilir. Bu hâlde cevap verme yükümlülüğü, dilekçe ve eklerinin yetkili idareye ulaştığı tarihte başlar.
(3) Yetkili olmayan idareye başvurma, hak kaybına yol açmaz.
Başvuruların cevaplandırılması zorunluluğu
MADDE 11- (1) İdare, kendisine yapılan başvurular üzerine, başvuru sahibine kayıt tarihini izleyen günden itibaren en geç otuz gün içinde, isteminin kabul veya reddedildiği konusunda ya da yapılan veya yapılması gereken araştırma ve incelemeler hakkında cevap vermekle yükümlüdür.
(2) Başvuranın isteminin kısmen veya tamamen reddedilmesi hâlinde tesis edilen idarî işlemde ret gerekçesi açıklanıp, bu işleme karşı başvurulabilecek idarî makamlar, yargı yolu ve süreleri gösterilir.
(3) Gerekli araştırma ve incelemenin, başvurunun kaydedildiği tarihten itibaren altmış gün içinde tamamlanması ve bu süre içinde idarî işlem tesis edilmesi zorunludur.
(4) Belirtilen süreler içinde başvurunun cevaplandırılmaması, idarî makamın cevap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
 
Kamu yetkisinin hukukî niteliği
MADDE 12- (1) İdarî makamın konu, yer, kişi ve zaman bakımından işlem yapma yetkisi kanuna dayanır.
(2) Yetki kamu düzenine ilişkindir. İdarî makam;
a) Kanunî dayanağı olmayan bir idarî yetki kullanamaz.
b) Yetkili olup olmadığını resen inceler.
c) Yetkili olduğu konuda işlem yapmaktan kaçınamaz.
d) Yetkiye ilişkin anlaşma yapamaz.
(3) Düzenleyici ve denetleyici kurumlar hariç olmak üzere, idarî makamlar arasında çıkan olumlu ve olumsuz yetki uyuşmazlıkları, varsa ortak hiyerarşik üstleri, yoksa Başbakanlık tarafından çözülür.
(4) Yetki; yetkili kişi veya kurul tarafından, hukuken atanıp fiilen göreve başlamalarından itibaren, yetkileri devam ettiği sürece ve kamu düzeninin gerektirdiği ivedi durumlar dışında mevzuatın belirlediği çalışma dönemleri, iş günleri ve saatlerinde kullanılır.
(5) Yetkili kişi veya kurul, ancak kendi görev alanına giren konularda işlem yapabilir; hiyerarşik konumu ne olursa olsun, bir başka yetkilinin görev alanına giren konuda işlem yapamaz.
MADDE 13- (1) İdarî makamlar, kanunlardan kaynaklanan yetkilerini, kanunî sınırlar içerisinde kullanırlar. Kamu yetkisi, hukukî dayanağı olmayan amaçlarla ve kamu yararına aykırı olarak kullanılamaz.
(2) İdarî makamlar, tesis edecekleri işlemlerde, önceki uygulamaları ışığında, bireylerin kanunî haklarını koruyarak; öngörülebilirlik, hukukî istikrar ve haklı beklentileri göz önünde bulundurur.
(3) Kamu görevlileri, tarafsızlık ve kanun önünde eşitlik ilkelerine uygun olarak; aynı durumda olan ilgililere aynı şekilde davranmak suretiyle her türlü ayırımcılıktan kaçınırlar.
(4) Kamu görevlileri, bireylerin özel hayatına ve kişi hak ve hürriyetlerine saygılı davranmak zorundadırlar. Kişisel verileri yetkili olmayan üçüncü kişilere açıklayamazlar.
 
MADDE 14- (1) İdarî makamın, ölüm, istifa, görevden alınma, başka yere atanma, görevin düşmesi gibi nedenlerle boşalması durumunda; mevzuatın öngördüğü usullere göre asıl olarak atanma niteliklerini taşıyanlar arasından atamaya yetkili amir veya kararnameyle atananlarda ilgili bakan tarafından belirlenen ya da seçilen yetkili, boşalan makama vekâlet eder. Asıl olarak atanma niteliklerini taşıyan bulunmaması hâlinde en yakın niteliklere sahip kişi vekâlet eder.
(2) İdarî makamın, izin, hastalık, geçici görevlendirilme veya buna benzer bir nedenle geçici olarak boşalması hâlinde; asıl veya bir üst yetkilinin önerisi ve atamaya yetkili amirin onayıyla görevlendirilen yetkili, boşalan makama vekâlet eder.
(3) İdarî makama vekâlet süresi altı ayı geçemez, zorunlu hâllerde bu süre ancak altı ay daha uzatılabilir. Belirtilen süreler içinde bu makama asaleten atama yapılır.
(4) Vekâlet edenin, vekâlet ettiği görevinin yanında aslî görevini de vekâlet görevi ile birlikte yürütüp yürütmeyeceği, vekâlet onayında belirtilir. Bu durumun belirtilmediği onaylarda vekâlet eden, sadece vekâlet ettiği görevi yürütür.
(5) Vekâlet, görevlendirme yazısında belirtilen tarihte, tarih belirtilmemişse görevlendirme kararının bildirim tarihinde başlar, asıl yetkilinin atanması, göreve dönmesi veya vekâlet süresinin dolmasıyla sona erer.
(6) Görevin vekâleten yürütüldüğü durumlarda, vekil, asılın sahip olduğu bütün yetkileri kullanır.
           
Çekilme ve çekilmeye davet
MADDE 15- (1) İdarî usulde, idare adına faaliyette bulunan görevli, gerekli ivedi önlemleri alarak, resen veya ilgilinin daveti üzerine;
a) İlgilinin nişanlısı, eşi, üstsoyu, altsoyu, üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımı veya evlâtlığı ise,
b) Söz konusu faaliyet sadece kendisine yarar sağlayacaksa,
c) İlgiliye bağlı olarak bedel karşılığı veya ilgilinin üyesi veya ortağı olduğu bir tüzel kişiliğin yönetim kurulu, denetim kurulu ya da benzeri bir organında görev yapıyorsa,
d) İlgili ile arasında maddî çıkar ilişkisine dayanan iş ortaklığı, karşılıklı çıkar ilişkisi varsa,
e) İlgili ile bir hukuk veya ceza davasında hasım olarak bulunuyorsa veya aralarında husumet olduğunu ortaya koyan bir başka maddî delil varsa,
f) İlgili ile aralarında temsil veya vekâlet ilişkisi bulunuyorsa,
işlem yapmaktan çekilebilir.
(2) Çekilme konusu, görevli veya ilgilinin başvurusu üzerine veya resen, görevlinin âmiri veya en yakın idarî vesayet makamı tarafından, kurul üyeleri için ise kendisinin katılmadığı toplantıda kurul tarafından kararlaştırılır. Alınan karara uyulması zorunludur.
(3) Belediye başkanları ve muhtarların çekilmeleri, illerde vali, ilçelerde kaymakam tarafından karara bağlanır. Kurulların toplantılarını engelleyen toplu çekilme davetleri dikkate alınmaz.
(4) Çekilme konusu üç gün içinde karara bağlanarak, söz konusu işlemin kimin tarafından yapılacağı belirlenir ve hizmetin aksamaması için gerekli önlemler alınır.
Yetki devri
MADDE 16- (1) Yetkili makam, kanunla izin verilen hâllerde ve yazılı olmak şartıyla işlem yapma yetkisini, kısmen, hiyerarşik yapıya uygun olarak alt makamlara devredebilir. Devredilen yetkiler, devreden tarafından kullanılamaz.
(2) Aşağıda belirtilen yetkiler devredilemez:
a) Kullanılması kanunla doğrudan bir kamu görevlisine verilmiş olan yetkiler,
b) Kamu hizmetinde eşgüdüm ve plânlama yetkisi,
c) Kamu görevlileri arasındaki iş bölümünü kapsayan örgütlendirme yetkisi,
d) Üstün, astları üzerindeki denetim yetkisi,
e) Disiplin soruşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi yetkileri,
f) Astların değerlendirilmesine ve terfiine yönelik yetkiler,
g) Yetki devri ile devralınan yetkiler.
(3) Yetkiyi devredenin yetkilerinin konu ve kapsam yönünden artması devredilen yetkilerin kapsamını ve konusunu kendiliğinden genişletmez.
(4) Devredilen yetkinin ortadan kalkması, azalması veya yetkilerini devreden yetkilinin değişmesi, mevcut yetki devrini sona erdirir.
(5) Yetki devrinde, devredilen yetkilere dayanılarak yapılan işlemler nedeniyle doğacak sorumluluk, yetkinin devredildiği makama aittir. Ancak yetkiyi devreden makamın denetim yetki ve sorumluluğu devam eder.
İmza devri
MADDE 17- (1) Yetkili makam, yapmaya yetkili olduğu işlemlerden bir kısmının imzalanması yetkisini, yardımcıları veya astlarından bazılarına devredebilir.
(2) İmza yetkisi, devreden makamın gözetim ve denetiminde kullanılır. Devredilen imza yetkisinin kullanılmasından dolayı devreden ve devralan birlikte sorumludur.
(3) Aşağıda belirtilen imza yetkileri devredilemez:
a) Kurul üyelerinin imza yetkileri,
b) Cumhurbaşkanının katılımı ile oluşan idarî işlemlerde sorumluluğu yüklenmek amacıyla kullanılan karşı imza yetkisi,
c) Karar alma süreci içinde farklı otoritelerin belli bir sıra takip ederek iradelerini açıkladıkları işlemlerdeki imza yetkileri,
d) Devralınan imza yetkisi,
e) Hukuken veya yetkinin niteliği gereği idarî makamların bizzat yapması gereken işlemlerdeki imza yetkisi.
(4) İmza devri, devreden ya da devralan yetkilinin görevden ayrılması ile sona erer.
           
İdarî işlemlerin değiştirilmesi, kaldırılması ve geri alınması
MADDE 18- (1) İdarî makamlar, yürütülen idarî faaliyeti düzenleyen mevzuatta yapılan değişiklikleri, kamu yararını, hizmet gereklerini, kamu düzenini ve kişiler lehine oluşmuş hukukî durumları gözönünde bulundurarak, mevcut idarî işlemleri değiştirebilir veya kaldırabilirler.
(2) Düzenleyici işlemlerden hukuka aykırılığı saptananlar, her zaman değiştirilir veya kaldırılır.
(3) Hukuka aykırılıkları saptanan bireysel idarî işlemler, iptal davası açma süresi içinde veya açılmış olan iptal davası sonuçlanıncaya kadar değiştirilebilir, kaldırılabilir veya geri alınabilir.
(4) Yetkisizliği belirgin olan makamlarca ya da kanun hükümleri bariz biçimde ihlâl edilmek suretiyle açık hataya düşülerek veya hile, zorlama veya ilgililerin gerçek dışı beyanı sonucu yapıldığı saptanan idarî işlemler her zaman değiştirilebilir, kaldırılabilir veya geri alınabilir. Bu halde yapılan ödemelerin iadesi, geri alma işleminin ilgililere tebliğinden itibaren geriye doğru beş yıllık süre için kanunî faiziyle birlikte istenebilir.
(5) Bir idarî işlem kanunda aksi öngörülmedikçe, ancak onu yapmaya yetkili makam tarafından ve yapılışındaki usul ve esaslar dikkate alınarak değiştirilebilir, kaldırılabilir veya geri alınabilir.
 
MADDE 19- (1) İdarî makamlara tanınan takdir yetkisi, yürütülen idarî faaliyetin gerekleri ve kamu yararıyla sınırlıdır.
(2) Takdir yetkisi, konuyla ilgili inceleme, araştırma ve değerlendirmeler yapılıp, işlemin sebebi ve amacı saptanarak kullanılır.
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
 
MADDE 20- (1) İdarî usûl, idare tarafından resen ya da ilgilinin başvurusu üzerine başlatılır.
 
MADDE 21- (1) İlgili, idarî usulün her safhasında, bizzat yapılması gerekmeyen işlemleri temsilcisi aracılığıyla da yapabilir.
(2) Fiil ehliyeti bulunan herkes, o idarede görevli olmamak ve mevzuatta aksine hüküm bulunmamak şartıyla, idare karşısında, ilgiliyi temsil edebilir.
(3) Temsilci tayini, noter tarafından düzenlenmiş veya onaylanmış bir vekâletname ya da başvurulan idarî makamın ilgiliye en yakın biriminde ilgilinin temsile yönelik beyanı üzerine düzenlenen tutanağın ibrazı ile yapılır.
(4) İlgili; vekâletini geri almadıkça idare, yazışmaları temsilci ile yürütür.
(5) Yetkisiz temsil hâlinde idare, ilgiliye temsilcinin yaptığı işlemleri düzeltmesi, onaylaması veya yeni bir temsilci seçmesi için üç günlük süre verir. Belirtilen süre içinde eksikliklerin giderilmemesi hâlinde, idarî usul süreci, ilgili muhatap alınarak yeniden başlatılır.
Zorunlu temsil
MADDE 22- (1) Tesis edilecek bireysel işlemin, sonucu itibariyle beşten fazla kişiyi ilgilendirip hak ve menfaatlerde ortaklık bulunması hâlinde; idare, belirlediği sayıda temsilcinin seçilmesini ilgililerden ister. Bu istek, üç gün içinde yerine getirilmediği takdirde idare, süreci en kısa sürede sonuçlandırabileceği bir veya birden fazla ilgiliyle yürütür. İdare, süreci kimlerle yürüttüğünü ve işlemin sonucunu diğer ilgililere duyurur.
İnceleme, araştırma ve soruşturma yükümlülüğü
MADDE 23- (1) İdare, yapacağı idarî işlemi etkileyen olaylarla ilgili her türlü incelemeyi, araştırmayı ve gerektiğinde olayın soruşturmasını resen yapar.
(2) İdarece, yeterli inceleme ve araştırma veya gerekli görüldüğünde açılacak soruşturma tamamlanmadan idarî işlem yapılamaz; ancak ivedi önlemler alınabilir.
(3) Bu Kanun kapsamına giren kuruluşlar, faaliyet alanlarında meydana gelen ve bireyleri, tüzel kişileri veya çevreyi etkileyen olayları; nedenlerini, idarenin ve kamu görevlilerinin sorumluluğunu, yeterli inceleme, araştırma veya gerektiğinde ilgili mevzuata göre soruşturma yapmak suretiyle saptamakla yükümlüdür.
(4) İlgililerin bir idarî işlem veya eylem yapılması yolundaki başvuruları idarece, başvuru konularının özelliği dikkate alınıp, gerekli her türlü inceleme ve araştırma tamamlandıktan sonra cevaplandırılır. Başvuru konusunun, idarî faaliyet alanında gerçekleşen maddî bir olaya ilişkin olması hâlinde, bu Kanunda öngörülen usul kuralları uygulanarak inceleme ve araştırma yapılması zorunludur.
 
MADDE 24- (1) Yetkili idarî makamlar, idarî faaliyet alanlarında yapacakları idarî işlemleri etkileyecek olayları öğrenmeleri üzerine, inceleme yaptırdıktan sonra, gerekli görülmesi halinde teknik bilgiye sahip kamu görevlilerinden bir ekip oluşturarak araştırma veya olayın soruşturmasını yaptırırlar. Yapılacak inceleme sonucuna göre idarî makamlar, sadece maddî olayın oluş biçimi ve nedenleriyle sınırlı bir araştırma yaptırabilecekleri gibi, gerektiğinde idarenin ve kamu görevlilerinin hukukî sorumluluklarının da saptanacağı ilgili mevzuata göre bir soruşturma yapılması yoluna da gidebilirler. Bu araştırma veya soruşturmada, olaydan etkilenen ilgililere dinlenilme hakkı tanınır; ayrıca varsa tanıklar dinlenir.
(2) Kamu kurum ve kuruluşları, faaliyet alanlarının özelliklerini dikkate alarak, inceleme, araştırma ve olayın soruşturmasını yapacak yetkilileri ve bunların niteliklerini; inceleme, araştırma ve olay soruşturması yapılacak hâlleri; inceleme, araştırma ve olayın soruşturmasının kapsamı ve düzenlenecek raporun şeklini, çıkaracakları yönetmeliklerle belirlerler.
 
MADDE 25- (1) Dinlenilme hakkı, ilgililerin, bir idarî işlemin yapılmasından önce, haklarını, özgürlüklerini ya da hukukî yararlarını savunmak üzere kendi tercihleri doğrultusunda yazılı veya idarece düzenlenecek görüşme toplantısında sözlü açıklama yapmalarını, tanık dinletebilmelerini, idareye her türlü bilgi ve belge sunmalarını, bilirkişi incelemesi yapılması isteğinde bulunmalarını kapsar.
(2) İdare, idarî işlemden önce ilgililere dinlenilme hakkı tanıyıp tanımama konusunda takdir yetkisine sahiptir. Her kamu kuruluşu, kamu düzeni ve kamu yararını, idarî işlemlerde ivediliği değerlendirmek suretiyle bu Kanundaki zorunluluklar dışında hangi tür idarî işlemlerde ilgililere dinlenilme hakkı tanınabileceğini çıkaracağı yönetmelikle düzenler.
(3) Dinlenilme hakkı tanınan ilgililere, idarece, en az yedi gün önceden yazılı bildirimde bulunulup yapılmak istenilen işlemin konusu, maddî ve hukukî dayanakları, bu hakkı yazılı ya da sözlü olarak kullanabileceği, sözlü olarak kullanmak istiyorsa yapılacak görüşme toplantısının yeri, tarihi ve saati açıklanır.
 
Tanık ve bilirkişi
MADDE 26- (1) Dinlenilme hakkının kullanılması ve görüşme toplantısının yapılması sırasında tanık dinlenilebilir, bilirkişiye başvurulabilir. İlgililer tanık ve bilirkişi dinleme sırasında hazır bulunabilirler, konuyla ilgili soru sorabilirler. Bu amaçla idare, ilgililere tanık ve bilirkişinin dinleneceği görüşme toplantılarının yer, tarih ve saatini, en az yedi gün önceden yazılı olarak bildirir.
(2) İlgililerin dinletmek istedikleri tanıkların sayısı, gerekli görülmesi hâlinde gerekçe gösterilmek suretiyle idarece sınırlandırılabilir. İlgililerin bilirkişi incelemesi yapılması istekleri, idarece gerekli bulunması hâlinde ve inceleme giderlerinin ilgililerce karşılanması şartıyla kabul edilir. Yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapor, bağlayıcı olmayıp, idarece değerlendirmeye tâbi tutulur.
 
Görüşme toplantısı
MADDE 27- (1) Görüşme toplantısı, gerekli tanık ve bilirkişiler ile ilgililerin katılımıyla, idare tarafından belirlenecek yönetici tarafından, amaca uygun bir yerde yapılır.
(2) Yönetici, dinlenilme ve katılma hakkının amacına uygun kullanılmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu amaçla yönetici:
a) Görüşme toplantısını yönetir.
b) İlgililerin, varsa temsilci, tanık ve bilirkişilerin kimliklerini tespit eder; bunlar dışında toplantıya katılanları görüşme toplantısından çıkarır.
c) İşlemin konusunu, maddî ve hukukî dayanaklarını ortaya koyar.
d) İlgilileri, varsa tanık ve bilirkişileri dinlemek, soru sormak, sunulacak delilleri almak ve bunlara yapılacak itirazları görüşmek için görüşme usulünü belirler.
(3) Görüşme toplantısında kimlik tespitleri, sorular, cevaplar, tanık ve bilirkişi ifadeleri, yönetici tarafından toplantıda alınan kararlar ve sunulan deliller idare tarafından tutanağa geçirilir. Tutanak görüşmeye katılanlarca imzalanır. İstek hâlinde ilgiliye tutanağın bir sureti verilir.
(4) Görüşme toplantılarında özel hayatın gizliliğini ihlâl edebilecek kişisel, tıbbî, sınaî, ticarî ve malî sırların zarar görmemesi sağlanır.
 
Katılma hakkı
MADDE 28- (1) Belde halkının ortak yararını ilgilendirmek koşuluyla, bayındırlık hizmetleri, imar uygulamaları, mülkiyet ve çevre hakları ile kültür ve tabiat varlıklarını doğrudan etkileyen düzenleyici işlemlerin yapılmasından önce, kamunun bilgilendirilmesi ve katılımı esastır.
(2) Birinci fıkradaki işlemlerin konusu, otuz gün içinde incelenip görüş bildirilmesi amacıyla elverişli vasıtalarla kamuya duyurulur. İdare belde halkının ortak yararı ile sınırlı düzenlemelerde; ilgili kamu kurumu ve kuruluşlarından, üniversitelerden, konuyla ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin çağırılacağı genel görüşme toplantısı düzenler.
(3) Bu madde kapsamına giren ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerde de ilgili kamu kurumu ve kuruluşlarından, üniversitelerden; konuyla ilgili meslek kuruluşlarının birlik ve federasyonlarından ve sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin çağırılacağı genel görüşme toplantısı düzenler.
(4) İdare, bu toplantı sonucunda ortaya çıkan görüşleri, konuyla ilgili yapılan anket, kamuoyu yoklaması ve benzeri vasıtalarla elde edilen veri ve sonuçları karar alma sürecinde değerlendirir.
(5) Katılma hakkına ilişkin genel görüşme toplantısının usulü ve bu toplantıya katılacak kuruluşların seçimi ve temsilci sayıları bu Kanunun uygulama esas ve usullerini düzenleyen Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. 
 
Kurul toplantıları
MADDE 29- (1) Devletin millî savunma, millî güvenlik, millî ekonomi ve dış ticaret politikaları ile milletlerarası ilişkilerinin yürütülmesine, özel hayatın gizliliğine, haksız rekabet ve kazanca ilişkin konular hariç, idarenin karar organı olan kurullarının toplantıları ilgililere açıktır.
(2) Kurul toplantıları, ilgililerin toplantıyı izleyebileceği uygun yerlerde yapılır. Sayılarının fazla olması hâlinde idare, ilgililerden toplantıyı izleyecek belli sayıda temsilci seçmesini isteyebilir veya duruma göre kendisi belirler.
(3) İlgililere açık her toplantının yeri, zamanı ve konusu ile toplantı hakkında nasıl bilgi alınabileceği, en az yirmidört saat önceden, toplantılara ilişkin değişiklikler de en kısa zamanda ve uygun araçlarla ilgililere duyurulur.
(4) Kurul hâlinde alınması gereken kararlarda kurul, özel kanunlardaki hükümler hariç, salt çoğunlukla toplanır ve karar alır. Oyların eşitliği hâlinde başkanın oyu belirleyicidir.
(5) Toplantılarda tutulan kayıtlar, notlar ve konuşmalar bir tutanakla tespit edilir ve gizli olanlar dışındakiler talep hâlinde ilgililerin bilgisine sunulur.
 
MADDE 30- (1) Kamu kurum ve kuruluşları, kendi görev ve yetki alanlarında, kamuyu ilgilendiren her türlü faaliyet ve işlemlerini, diğer iletişim araçlarının yanı sıra elektronik ortamda, imkânlarının yeterliliği ölçüsünde duyurmakla ve katılıma olanak sağlamakla yükümlüdür.
(2) Elektronik ortamda duyuruya ilişkin esas ve usuller, yönetmelikte gösterilir.
 
 
MADDE 31- (1) İdare, başvuru üzerine ya da resen başlayan usulün sonunda gerekli işlemi, bu Kanuna uygun olarak yapar.
(2) 9 uncu madde hükmü saklı kalmak şartıyla başvuru üzerine yapılacak işlemlerde, evrakı kabul eden birim başvuruyu üç gün içinde işlemi tesis edecek olan makam veya kurula iletir. Başvuru; inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılması için ilgili birime veya birimlere üç gün içinde gönderilir. İlgili birim veya birimler, gerekli inceleme, araştırma ve değerlendirmeleri yaparak görüşlerini geciktirmeksizin işlemi tesis edecek makam veya kurula sunar.
(3) İdare, işlemin yapılmasını engelleyen, güçleştiren ya da geciktiren unsurların ortadan kaldırılması için gerekli önlemleri alır.
(4) İdare, çıkaracağı yönetmelikle görevi kapsamında olan işlerin başlangıcından bitişine kadar geçireceği aşamaları ve bitirilmesi için öngörülen süreleri tespit ve ilân eder.
 
İdarî işlemin şekli
MADDE 32- (1) İdarî işlemler, kural olarak yazılı şekilde yapılır. Yazılı olmayan bireysel işlemler, ilgilinin talebi üzerine idarece yazılı hâle getirilir.
(2) Bireysel işlem metninin aslı ve suretlerinin tamamında;
a) İşlemi yapan idare ve açık adresi,
b) İşlemi yapan yetkili ya da yetkililerin unvanı, ad ve soyadları ile imzaları,
c) İmza devri ya da vekâlet söz konusu ise unvanda bu durumu ifade eden açıklama ya da kısaltma,
d) Yöneldiği kişi ya da kişilerin açık kimlikleri,
e) Yetkili idare evrak kayıt tarihi ve sayısı
yer alır.
(3) Bireysel işlem bir kurul tarafından yapılmışsa; toplantı ya da oturum tarihi ve numarası, katılan ve katılmayanların açık kimlikleri, katılanların hangi yönde oy kullandıkları ve varsa gerekçeli karşı oyları işlem metninde gösterilir.
(4) Elektronik ortamda ya da otomatik bir araç ile yapılan idarî işlemde, elektronik imza ya da güvenliği garanti edilmiş mekanik araçlarla da imza atılabilir. Bu şekilde tesis edilen işlemlerde yetkilinin adı ve soyadı ile imzası yer almayabilir. İdarî işlemin yöneldiği ya da ondan etkilenecek kişinin, ilgilinin yapılan açıklamalardan idarî işlemin içeriğini açıkça anlayabilmesi halinde, işlemin içeriğinin bildirimi için özel işaretler kullanılabilir.
 
 
MADDE 33- (1) Her idarî işlem gerekçeli olmak zorundadır. İlgiliye tebliğ edilen işlem metninde, idarenin o işlemi yapmasını gerektiren maddî ve hukukî sebepler açık ve anlaşılabilir şekilde yer alır.
(2) Ancak ilgilinin talebine uygun olarak yapılan işlemler, ilgililerin haklarını etkilemeyen işlemler, düzenleyici işlemler, takdire dayalı işlemler ile ivedi yapılması gereken işlemlerde gerekçe gösterilmeyebilir.
Başvuru yollarının gösterilmesi
MADDE 34- (1) Bireysel işlem metninde idare, ilgilinin hangi idarî makam, yargı mercii veya yargı dışı uyuşmazlık çözüm usullerine başvurabileceğini ve sürelerini belirtmek zorundadır.
(2) Düzenleyici işlemlerde, bu işleme karşı doğrudan veya uygulama işlemi üzerine, hangi yargı merciine, hangi süreler içinde başvurulabileceği ayrı bir maddede gösterilir.
(3) Başvuru yollarının ve sürelerinin gösterilmesinde hata yapan idare, doğan zararı tazminle yükümlüdür.
 
İdarî işlemin yürürlüğe girmesi
MADDE 35- (1) Düzenleyici işlemler, işlem metninde açıkça daha sonraki bir tarihte yürürlüğe gireceği belirtilmemişse yayın veya ilân tarihinde yürürlüğe girer.
(2) Bireysel işlemler, işlem metninde açıkça daha sonraki bir tarihte yürürlüğe gireceği belirtilmemişse, ilgilisi için usulüne göre tebliğ edildiği andan itibaren yürürlüğe girer ve tebliğ edildiği andaki içeriği ile geçerlidir.
 
Maddî hataların düzeltilmesi
MADDE 36- (1) İşlem metninde tarafların adı, soyadı, unvan ve adreslerine ilişkin yanlışlıklar ile hesaplama hataları ve diğer maddî hataların saptanması hâlinde, resen ya da ilgilinin başvurusu üzerine idare tarafından düzeltme yapılır.
(2) Yapılan düzeltmeler gerektiğinde ilgililere bildirilir.
 
Uyuşmazlıkların Yargı Öncesi Çözüm Usulleri
 
İtiraz
            MADDE 37- (1) İlgililer, kesin idarî işlemlere, tazminat istemlerinin ve başvurularının reddine ilişkin kararlara karşı dava açma süresi içinde bir üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama, kurul hâlinde alınan kararlarda ise aynı kurula itiraz edebilirler. İtiraz, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.
(2) İtiraz başvurusu, başvuru hakkının kullanılmasında uygulanacak usule tâbidir.
 
İtiraz başvurusunun incelenmesi ve karara bağlanması
MADDE 38- (1) İlgili kanuna göre itirazı incelemeye yetkili makam veya kurul;
a) Yaptığı ön inceleme sonucunda;
1. İtirazı incelemeye yetkili olmadığını anladığında başvurunun yetkili makam veya kurula gönderilmesine,
2. Başvuranın ilgili olmadığını veya başvurunun süresinde yapılmadığını tespit ettiğinde, başvurunun usulden reddine,
3. (1) ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan sebeplerin bulunmaması halinde, başvurunun usulden kabulüne,
karar verir.
b) İtiraz başvurusunun usulden kabulüne karar verdiğinde;
1. Başvuruda ileri sürülen sebepler yanında itiraza konu işlemin dayanağını oluşturan maddî ve hukukî olgulara ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri de değerlendirerek, her türlü incelemeyi resen yapar.
2. İlgililerin, tanıkların, bilirkişilerin dinlenilmesine, ilgililerin talebi üzerine veya resen karar verebilir.
(2) Yetkili makam veya kurulca, itiraz edilen işlem; hukuka veya kamu hizmetinin gereklerine aykırı bulunduğunda iptal edilir; aksi halde, itiraz reddedilir.
(3) Yetkili makam veya kurul, itiraza ilişkin başvuruyu, kendisine ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde karara bağlamak zorundadır.
(4) Başvuru üzerine verilen karar, ilgiliye ve idareye yazılı olarak bildirilir.
(5) İtiraz konusu işlemin iptali üzerine idari makam; gerekiyorsa, yeniden işlem tesis edebilir.
 
Tazminat istemlerine ilişkin başvuruların uzlaşma yoluyla çözümü
MADDE 39- (1) İdarenin eylem ve işlemlerinden dolayı zarara uğrayanların tazminat istemiyle idareye yaptığı başvurular, harcama yetkilisinin görevlendireceği kişinin başkanlığında üçü o idarede, biri Maliye Bakanlığını temsilen o birimin bulunduğu yerde görevli olmak üzere beş kişiden oluşacak komisyon tarafından incelenerek harcama yetkilisinin onayıyla sonuca bağlanır.
(2) Tazminat istemlerine ilişkin başvuruların incelenmesinde, başvurunun konusu, zarara yol açan olay ve nedenleri, zararın meydana geliş şekli, idarenin tazmin sorumluluğunun olup olmadığı, zararın miktarı ve ödenecek tazminat tutarı tespit edilir. 23 ve 24 üncü maddeler uyarınca gerekli araştırma ve inceleme veya olayın soruşturulması yapılarak tazminat miktarının tespitinde talepte bulunan veya temsilcisi ile varsa tanıkların dinlenilmesi zorunludur. Tazminat miktarı ve ödeme şekli üzerinde idare ve istemde bulunanın uzlaşması hâlinde tutanak düzenlenir. Bu tutanak ilâmlı icraya dayanak olacak belgelerdendir.
(3) İdarelerin eylem ve işlemleri nedeniyle verdikleri zararın tazmini için, ilgililerle anlaşabileceği üst sınır, her yıl Bütçe Kanunu ile belirlenerek bütçeye yeterli ödenek konulur.
           
 
            Uyuşmazlıkların müzakere yoluyla çözümü
            MADDE 40- (1) 41[A1] inci madde kapsamına girmeyen ve ayrıca millî güvenlik hizmetleriyle doğrudan ilişkili bulunan işlemler ile idarî yaptırımlar dışında kalan idarî işlemlerden doğan uyuşmazlıklar müzakere usulü ile çözümlenebilir.
(2) Müzakere çözüm usulüne başvuru, idari makamın veya ilgilinin isteğine bağlıdır. İlgililer istedikleri anda, hiçbir koşula bağlı olmadan, müzakere çözüm usulünden vazgeçebilirler; vazgeçmedikleri takdirde süreç tamamlanmadan aynı uyuşmazlık konusunda dava açamazlar.
(3) Uyuşmazlığın konusu, üçüncü kişilerin hak ve menfaatlerini etkileyecek ve çözüm süreci onların katılımını da gerektirecekse müzakereye, ancak üçüncü kişilerin de katılımıyla başvurulabilir.
(4) İdarenin veya ilgililerin yapmış olduğu müzakere teklifinin karşı tarafça kabulü hâlinde, idare ile ilgililer, idare tarafından belirlenecek bir yerde toplanır ve ihtilaflı konuları görüşürler.
(5) Müzakere sonunda anlaşma sağlanırsa tutanak düzenlenir. Bu tutanakta yer verilen hususlar hakkında yetkili makam veya kurulun onayı alındıktan sonra anlaşma imzalanır.
(6) Müzakere, taraflardan birinin başvuru tarihinden itibaren (veya başvuru isteğinin kabulünden itibaren) otuz gün içinde sonuçlandırılır.
(7) Müzakere usulünün idarece kabul edilmesi hâlinde işlemin icrası, süreç sonuna kadar geçici olarak durur. Ancak idare, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, işlemin icrasına devam edilmesi koşuluyla müzakere usulünü kabul edebilir.
 
Uzlaşma ve müzakereye başvuru
MADDE 42- (1) İlgililer uzlaşma veya müzakere talebiyle, bizzat veya temsilcileri aracılığıyla uyuşmazlık konusu olan idarî eylem veya işlemi yapmış olan idareye dilekçeyle başvururlar. İdare, müzakere talebini kabul edip etmediğini en geç yedi gün içinde cevaplandırır.
(2) Müzakere talebi idare tarafından yapılmışsa ilgiliye tebliğ edilir. İlgili yedi gün içinde kabul veya reddettiğini idari makama yazılı olarak bildirir.
(3) Özel kanunlarında kesin olduğu belirtilen işlemlere karşı da uzlaşma veya müzakere çözüm usullerine başvurulabilir.
 
Dava açma süresinin durması
MADDE 43- (1) Uyuşmazlıkların yargı öncesi çözüm usulüne başvurulduğunda, süreç bitmeden aynı uyuşmazlık hakkında dava açılamaz,  
(2) Uyuşmazlıkların yargı öncesi çözüm usulünden birisine başvurulduğu tarihte dava açma süresi durur.
(3) Uzlaşma ve müzakere çözüm usulleri sonunda anlaşmanın temin edilememesi veya başvurunun reddi hâlinde, anlaşmanın temin edilemediğine ilişkin tutanağın veya ret kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren bu süre işlemeye başlar.
(4) Taraflar uyuşmazlıkların yargı öncesi çözüm usulünden birisi bitmeden diğerine geçebilirler. Bu takdirde diğer uyuşmazlıkların yargı öncesi çözüm usulüne ilişkin başvuru süreleri durur.
Uzlaşma ve görüşme usullerinde gizlilik
MADDE 44- (1) Uzlaşma veya görüşme ile çözüm sürecinde, tarafların toplantılarda yaptıkları beyanların, verdikleri bilgi ve belgelerin gizliliği esastır.
(2) Taraflar ancak;
a) Söz konusu beyan, bilgi ve belgenin, bunları açıklamak isteyen tarafça verilmiş olması,
b) Uyuşmazlık çözüm usulüne katılan tarafların tamamının yazılı olarak rıza göstermesi,
c) Mahkemenin, açık bir hukuka aykırılığı önlemek, bir hukuka aykırılığın ortaya çıkarılmasına yardımcı olmak veya kamu düzenine verilecek bir zararı engellemek amacıyla bunların açıklanmasına veya bu konuda tanıklık yapılmasına karar vermesi,
d) Uyuşmazlık çözüm sürecinde yapılan beyan, bilgi ve belgelerin tarafların tamamı için sunulmuş olması veya bunlara tarafların tamamınca erişilebilecek olması,
hâllerinde bunları açıklayabilirler.
(3) Uyuşmazlık çözüm sürecinde yapılan beyanların, verilen bilgi ve belgelerin yukarıdaki fıkra hükmüne aykırı olarak açıklanması hâlinde bu beyan, bilgi ve belgeler, ilgili oldukları uyuşmazlığın konusu hakkında sonradan açılacak bir davada delil olarak kabul edilemezler.
(4) Bu maddede belirtilen hiçbir hüküm, uyuşmazlık nedeniyle daha sonra açılacak bir davada tahkikat aşamasında elde edilebilecek olan bir delilin, bu delilin sırf uyuşmazlık çözüm usulünde kullanılmış olması gerekçesiyle elde edilmesini ve kabul edilmesini engellemez.
 
Tutanağın niteliği
MADDE 45- Uyuşmazlığın konusunun para alacağına ilişkin olması hâlinde, uzlaşmanın temin edildiğine dair tutanak ilâmlı icraya dayanak olacak belgelerdendir.
 
Masraflar
MADDE 46- (1) Bilirkişi ücretleri talep eden tarafından, posta masrafları ise idare tarafından karşılanır.
 
 
YEDİNCİ BÖLÜM
 
Yargı kararlarının uygulanması usulü
MADDE 47- (1) İdare, yargı kararlarının gereklerini, kararın gerekçesini de dikkate alarak aynen ve gecikmeksizin yerine getirir. İdarî yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilmesi bakımından ilgilinin başvurusu ve kararın kesinleşmesi beklenmez.
(2) İdarî yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının, inceleme, araştırma ve değerlendirme yapmayı gerekli kılması halinde idare, kararın kendisine tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde, bu incelemeleri yaparak karar gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
(3) Düzenleyici işlemler hakkında verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararları yeni bir düzenleme yapılmasını gerektiriyor ise idare, bu düzenlemeyi de gecikmeksizin yapar.
(4) Yürütmenin durdurulması ve iptal kararına konu olan atama, nakil ve görevlendirmeye ilişkin işlemlerde; kararın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, başvuruda bulunan ilgilinin istemi ile özlük ve malî hakları dikkate alınarak, atamaya yetkili makam tarafından karar gereği yerine getirilir. Yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasından ilgilinin vazgeçmesi ve bu vazgeçme doğrultusunda işlem yapılması, dava sonucunda verilecek iptal kararının uygulanmasına engel oluşturmaz.
(5) Yargı kararı, tebligatı alan birim tarafından işlemi yapmış olan makam veya kurula derhal sunulur. Yeni bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılması gereken hallerde, işlemi tesis etmiş olan makam veya kurul, kararı, kendisine sunulduğu tarihten itibaren üç gün içinde, görüşünü almak üzere, hukuk müşavirliği veya davayı takip eden yetkili birime gönderir. Hukuk müşavirliği veya davayı takip eden yetkili birim, yedi gün içinde görüşünü bildirir. Bu görüş alındıktan sonra kararın gereği yerine getirilir.
(6) Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile yapılan atama işlemlerinde yargı kararları, ilgili Bakan tarafından uygulanır.
(7) Yargı kararlarının gereklerinin otuz gün içinde yerine getirilmemiş olması, bu süre geçtikten sonra da uygulama yükümlülüğünü ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
(8) Uygulanan yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarının sonuçlarını etkisiz kılacak yeni bir idarî işlem tesis edilemez.
(9) Haciz veya ihtiyatî haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.
 
Tam yargı davalarında kararın uygulanması
MADDE 48-(1) Tam yargı davalarında hükmedilen miktar kararın idareye tebliğinden itibaren otuz gün içinde idarece başvuruda bulunan davacı veya vekiline ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmadığı takdirde karar, genel hükümler çerçevesinde, infaz ve icra olunur. Kamu mallarından elde edilen genel bütçe dışındaki gelirlerin haczi mümkündür.
(2) Belli bir miktarı içermeyen tam yargı davalarında veya iptal ve tam yargı davalarının birlikte açılması durumunda, yargı kararının idareye tebliğinden sonra tebligatı alan birim bu kararı üç gün içinde harcama yetkilisine iletir. Kararı alan harcama yetkilisi ise davacı veya vekiline ödenecek miktarın tespiti için kararı üç gün içinde ilgili birime gönderir. İlgili birim yedi gün içinde miktarı tespit eder. İdare, kararın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde gereğini yerine getirir.
(3) Mahkemenin karar tarihi ile idarece ödemenin yapıldığı tarih arasındaki süreye kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz ödenir. Ancak ilgilinin kararın idareye tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvuruda bulunmaması halinde otuz günlük sürenin bitiminden ilgilinin başvurusuna kadar geçen süre için faiz ödenmez.
 
Rücu
MADDE 49- (1) Açılan tam yargı davalarında, idarî yargı mercilerince hizmet kusuru nedeniyle tazminata mahkûm olan kamu kurum ve kuruluşları, olayla ilgili soruşturma yaptırarak, kişisel kusuru belirlenen kamu görevlilerine veya üçüncü kişilere karşı, genel hükümlere göre rücu davası açmakla yükümlüdürler.
(2) İdarî yargı mercilerine açılan tam yargı davalarında, yargı kararlarının uygulanmadığının mahkemece tespit edilmesi ve tazminata hükmedilmesi halinde, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü yargı kararını uygulamayan kamu görevlisi veya bakana karşı tazminatın ödendiği tarihten itibaren bir yıl içinde, ödenen tazminatın kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiziyle birlikte tahsili istemiyle adliye mahkemelerinde rücu davası açar.
(3) Yargı kararlarının uygulanmadığını tespit eden idarî yargı mercileri, rücu davası açılmasını gerektiren kararları, Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğüne gönderir.
Emsal yargı kararları
MADDE 50- (1) İdare, işlemlerinde ve diğer faaliyetlerinde, benzer nitelikte ve istikrar kazanmış emsal yargı kararlarını ve gerekçelerini dikkate alır.      
Sorumluluk
MADDE 51- (1) Bu Kanunun uygulanmasında yetkililer, idarî usul sürecinin yürütülmesinden sorumludurlar.
(2) Yetkililer, idarî usul sürecini bu Kanuna uygun olarak işletmeyen yetkililer hakkında genel hükümlere göre disiplin ve ceza işlemleri yapılır.
Yargı kararlarının uygulanmamasında cezaî sorumluluk
MADDE 52- (1) Yargı kararlarına göre idarî işlem oluşturulması veya eylemde bulunulması gereken hâllerde, bu yükümlülüklerini yerine getirmemek suretiyle yargı kararlarını gereği gibi uygulamayan yetkililer veya uygulanmasına engel olanlar hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır.
(2) Bu suç nedeniyle yapılacak soruşturmalar, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tâbi olmaksızın genel hükümlere göre yürütülür.
 
 
Yönetmelikler
MADDE 53- (1)Bu Kanunun uygulama esas ve usûlleri, Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Adalet ve İçişleri Bakanlıkları tarafından hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.
(2) Bu Kanunda çıkarılması öngörülen yönetmelikler ilgili bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri tarafından, birinci fıkrada yazılı yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır.
 
Yürürlük
MADDE 54- (1) Bu Kanunun;
a) 56 ncı maddesi yayımı tarihinde,
b) Diğer hükümleri yayımı tarihinden bir yıl sonra,
Yürürlüğe girer.
 
Yürütme
MADDE 55- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 [A1]Atıf yapılan madde tazminat istemlerine ilişkin başvuruların uzlaşma yoluyla çözümü maddesidir.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer Mevzuatlar

  İçtihatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.