|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
İçtihat
|
İdari Yargı
-
İdari Yargıda adli tatil ne zaman sona erer
-
Yargısal içtihatlarda ve öğretide yokluk hali, yetki ve fonksiyon gasbı.
-
Yürütmenin Durdurulması (Yürütmeyi Durdurma) ve İptal Kararlarını Uygulamayan Kamu Görevlilerini Durumu
-
2577 sayılı Yasanın 9. maddesinde öngörülen otuz günlük dava açma süresi
-
sözlü sınavda verilen yanıtların teknolojik imkanlardan yararlanarak sesli ve görüntülü kayıt altına alınmaması nedenleriyle davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem
-
1608 sayılı Yasa uyarınca verilen, işyeri kapatma cezalarına karşı açılacak davalarda, idari yargının görevli olduğu
-
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin bu içeriği
-
Ortaöğretim kurumlarında dönem notunun belirlenmesi
-
Yükseköğretim kurumları arasında öğrencilere yaptırılacak yatay geçiş işlemleriyle ilgili olarak, yatay geçiş için kontenjan ayrılmamasına ilişkin fakülte yönetim kurulu kararında, hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.
-
Yapı (iskan) izni bulunmayan konuta elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz ve telefon hizmetlerini götürerek burada ikamete göz yuman idarenin sorumluluğu
-
Kamu görevlilerinin haklı beklentileri
-
Devlet kavramı, İdarenin yanısıra, ayrı bir erk olarak Yargı organını da kapsar.
-
İthal edilen kömürün CİF bedeli tutarının %60 ının Çevre Kirliliğini Önleme Fonu na yatırılması
-
Üst planlar iptal edilse de iptal olmadığı sürece alt planlar geçerlidir.
-
Mahkemelerin imar planları hakkında parsel bazında verdiği iptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının, imar planının tümünün yürürlüğünü durdurmaz veya planın tamamının iptali sonucunu doğurmaz.
-
Yargı kararını uygulamak için hangi genel müdür yardımcısının görevden alınacağı konusunda takdir yetkisi
-
Soruşturma raporu, tek başına hukuki sonuçlar doğuran kesin ve yürütülebilir bir işlem değildir.
-
Vergi uyuşmazlığına ilişkin olmayan konularda, vergi dairesi başkanlıklarının hasım konumunda bulunamayacağı
-
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı
-
yetki devri ancak yasanın açık izin vermesi halinde ve yine açıkça izin verdiği konularla sınırlı olarak yapılabilir
-
Klinik şefliğine sınavsız olarak bir doçentin atanmasına ilişkin işlemin, aynı hastanede uzman doktor ve klinik şefliğine yapılacak bir sınav sonucu atanma hakkı beklentisi içinde bulunan davacının menfaatini, dava tarihi itibariyle ihlal edici nitelikte bulunduğu
-
Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilen daire başkanlığının, yönetim kurulu kararı ile kaldırılmasına olanak bulunmadığ
-
Yetkili makamca verilen imza yetkisinin kullanılması
-
İl emniyet müdürlüğü 1. sınıf emniyet müdürünün, vali adına davayı takip edebileceğine ilişkin yetki belgesi dosyada bulunmadığından, temyiz edilmemiş sayılması
-
keşif ve bilirkişi incelemesine resen karar verilmiş olması nedeniyle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 415 ve 416 maddeleri hükümleri uyarınca tarafların ödememesi üzerine, giderlerin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere, Devlet hazinesinden ödenmesine karar verilmesi zorunluluğu bulunduğu
-
Davacı hakkında verilen yargı kararının uygulanmamasında, ağır hizmet kusuru bulunan davalı idarenin, davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla manevi tazminat ödemesi gerektiği
-
İdari işlemler henüz kesinleşmeden kanun değişikliği ile yeni şartlar öngörülmesi
-
anayasa mahkemesince iptal kararının ortaya çıkardığı yeni hukuki duruma göre düzenleyici işlem hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine yapılan başvurunun 2577 sayılı kanunun 10.maddesi uyarınca süresinde olduğu
-
anayasa mahkemesince iptal kararının ortaya çıkardığı yeni hukuki duruma göre düzenleyici işlem hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine açılan dava 2577 sayılı kanunun 10.maddesi uyarınca süresinde olduğu
-
Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada; idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlik kararları
-
2577 sayılı Kanunun 7/4. maddesine göre İmar planlarına karşı dava açılması
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesinde belirtilen cevaptan anlaşılması gereken "isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması" hali olduğu
-
Baro Başkanlığının, Sağlık Bakanlığında görev yapan tabiplerin atanma esaslarını düzenleyen yönetmeliğin iptalini istemekte, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı
-
Eşinin naklen atanmasına ilişkin işlemin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel menfaatinin bulunmadığı
-
İdarenin işlem veya eyleminden doğmayan ve gerçek kişilerce verilen zararın tazmini istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerekir
-
Gerçek kişilerce verilen zararın tazmini istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerekir
-
İptal kararlarının, işlemin kurulduğu tarihten geçerli olmak üzere uygulanması gerek
-
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde doğrudan dava açılması gerektiği, bu cezaya karşı yapılan itirazın dava açma süresini durduramayacağı
-
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde doğrudan dava açılması gerektiği,
-
İptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, menfaati ihlal edilen veya kişisel hakkı etkilenen kişinin, verilen iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla idareye başvurabileceği
-
İptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, idarenin hukuka bağlılığının belirlenerek, hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlanır
-
Hukuk Devleti
-
idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığı
-
Düzenleyici işlemlerin kural olarak kazanılmış hak oluşturmaz
-
İmar planlarının iptali istemiyle açılmış bir davanın bulunması nedeniyle inşaat ruhsatının düzenlenmiş olmasının, kazanılmış hak için tek başına yeterli olmadığı
-
parselasyon işlemi onaylanmak üzere büyükşehir belediyesine gönderilmesi gerekir
-
Dava açma süresi hastalık veya sair mücbir sebepler halinde durmaz.
-
Faks cihazı (belgegeçer) veya internet ve benzeri elektronik ortamlar aracılığıyla dava veya temyiz dilekçelerinin 4. maddede sayılan yerlere gönderilmesi
-
İdari yargı yerlerinde gerçek kişiler aleyhine açılan davalar
-
gerçek kişinin hasım konumundan çıkarılarak onun yerine mahkemece tespit edilen idarenin davalı konumuna alınmasına olanak bulunmadığı
-
Terör olayları sonucu köyü terk edenlerin malvarlıklarına ulaşamaması nedeniyle uğradıkları zarar
-
5233 sayılı Yasa uyarınca, sulhnamenin imzalanmasından sonra dava açılmasına hukuken olanak bulunmadığı
-
5233 sayılı Yasa uyarınca, komisyonca kabul edilen zarar miktarı ve kalemiyle sınırlı olması nedeniyle, sulhname kapsamı dışında tutulan zarar kalemleri için ilgililerin dava açma haklarının saklı bulunduğu
-
Ortaöğretimde öğrenim görmekte olan öğrencilerin, nişanlanma ve evlenme durumları
-
yasama organının düzenlemediği bir konuda mahkemenin karar vermesinin yerindelik denetimine gireceği
-
görev yaptığı okula, kendisiyle aynı branşta öğretmen atanmasına ilişkin işlemin iptalini istemekte; kişisel, meşru ve aktüel menfaatinin bulunduğu
-
bir kısım idari işlemlerin bu ön şart nedeniyle hukuki denetim dışında kalma olasılığının bulunduğu durumlarda, söz konusu önşartın idari işlemlerin iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek biçimde yorumlanması gerektiği
-
Mahkemelerin istem dışı karar verilmesi olanağının bulunmadığı
-
Vergi dairesi başkanlıklarının, iptal ve tam yargı davalarında da hasım konumuna alınması gerektiği
-
Bir menfaatin, kişisel menfaat sayılabilmesi, iptali istenilen işlemin doğrudan doğruya davacı hakkında tesis edilmesini gerektirmediği
-
2577 sayılı Yasa uyarınca idareye yapılan itirazın kabul edilerek idarece yeni bir işlem tesisi halinde, ilgilinin bu yeni işleme karşı da 2577 sayılı Yasa’nın 11. maddesinde öngörüldüğü şekilde itiraz edebileceğinin ve itirazının reddi üzerine yasal süre içinde dava açabileceğinin kabulü gerektiği
-
Sağlık hizmeti içinde değerlendirilmekle beraber, tıbbi operasyon kapsamına dahil edilemeyecek birtakım bakım, gözetim ve yan müdahalelerin hiç veya gereği gibi yapılmaması dolayısıyla oluşan zararlarda, idarenin sorumluluğundan söz edebilmek için, ağır hizmet kusurunun aranmasına gerek bulunmadığı
-
İptal davalarında, davanın reddine ilişkin kararların, davacı açısından kesin hüküm niteliği taşımadığı
-
İptal davalarında, davanın reddine ilişkin kararların, davacı açısından kesin hüküm niteliği taşımadığı
-
Anabilim dalı başkanının, anabilim dalına atanan öğretim üyesinin atama işlemine karşı, iptal davası açmak hususunda, ehliyeti olduğu
-
Anabilim dalı başkanı, anabilim dalına atanan öğretim üyesinin atama işlemine karşı, iptal davası açmak hususunda, ehliyeti olduğu
-
Sınır uyuşmazlığında mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, İçişleri Bakanlığında görevli merkez valisinin bilirkişi olarak tayin edilemeyeceği
-
uyuşmazlık hakkında nihai kararın verilebilmesinin, yargılamaya katılan hakimlerden yarısından fazlasının aynı yönde oy kullanıp görüş bildirmeleri şartına bağlı olduğu,
-
Yargılamada, öncelikle, varsa usul sorunlarının çözüme kavuşturulması ve ardından işin esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, daha önce verilen dilekçelerde gösterilen sebeplere dayanılarak temyiz isteminde bulunma olanağı tanıyan bir düzenlemeye yer verilmediği
-
Temyiz sebeplerini, temyiz süresi geçtikten sonra verilecek bir dilekçeyle bildirme olanağı tanıyan bir düzenleme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda yer almadığı
-
Mahkemece, Danıştayın kesin bozma kararına uyulmuş olması, lehe karar verilen açısından usuli müktesep hak oluştursa bile, kararda maddi hata bulunması, yasada geçmişe etkili bir değişiklik yapılması, uyuşmazlık konusunda sonradan içtihatları birleştirme kararı alınması, kararda kamu düzenini etkileyen bir usul kuralının dikkate alınmamış olması hallerinde olduğu gibi, yasa maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi halinde de, bozmaya uyma kararının bozulabileceği
-
Vergi dairesi başkanlıklarının, personelin görev değişikliği ile ilgili idari davalarda taraf olamayacağı
-
Gelir İdaresi Başkanlığının, kendi personeli olan bir kamu görevlisi tarafından açılan bir davada, hasım mevkiinde olacağı
-
Üst göreve atanma isteminin reddine ilişkin işlemin, kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olduğu
-
Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı
-
Bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmiş olmasının; ilgilisi tarafından, idarenin sergilediği tutum ve davranış nedeniyle, o işleme dayalı olarak açılabilecek manevi tazminat davasının reddine hükmedilmesi gerektiği sonucunu doğurmayacağı
-
Dava dilekçesinin imzasız olması ve dava dilekçesinde yer alan istemlerin, terditli (aşamalı, kademeli) istem niteliğinde olması
-
Yargı kararı uygulanmayarak, davacının üç yıl süreyle sicillerinin tedviren görevlendirilmiş amir tarafından düzenlenmesinde ağır hizmet kusuru olduğundan, davacının manevi tazminat isteminin kabulünün gerektiği
-
Adli Yargı yerinde açılan bir davanın görevden reddi halinde, idari yargıdaki dava türlerinin de niteliği gereği, 2577 sayılı Yasanın 3. maddesine uygun olarak hazırlanmış dilekçelerle, görevli ve yetkili idari yargı yerinde yeniden dava açılması gerektiği
-
Kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan davalarda da, davayı avukat eliyle takip eden davalı idare lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenmiş olan ücretin tamamına hükmedilmesi gerektiği
-
2577 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca iptal davası üzerine tam yargı davası açılabilmesi
-
2577 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca iptal davasının süreden reddi halinde açılan tam yargı davasının da süre nedeniyle incelenme olanağının bulunmadığı
-
Davacının mevzuata aykırı fiili nedeniyle döviz alım belgelerinin iptal edilmesinin istenilmesi yönünde davalı idarece Kambiyo Müdürlüğüne hitaben tesis edilen işlemin, davacıya yaptırım uygulanması sonucunu doğuracak işlemler zincirinin ön aşamasını oluşturan, iptal davasına konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu
-
Özelleştirme kapsamında bulunan şirketin 4046 sayılı Kanunda öngörülen blok hisse satışı şeklinde alıcıya devredilmesi durumunda, şirketin uhdesinde bulunan maden ruhsatının da alıcıya intikalinin gerektiği
-
Bilirkişi müessesinin, hakime, önüne gelen bir uyuşmazlığı çözmek için gerekli olan özel ve teknik bilgiyi sağlamak amacı taşıdığı
-
dava derdest iken, aynı işleme yapılan itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle aynı davacı tarafından açılan bu davanın esasının incelenmesi hukuken olanaklı değildir
-
Öğretim üyesi olarak çalışmakta olan davacının, görev yaptığı birimde emekli bir öğretim üyesinin görevlendirilmesiyle ilgili fakülte yönetim kurulu kararının iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunduğu
-
Aynı sınav salonunda girenlerin cevap kağıtlarının bilgi işlem yöntemiyle değerlendirme sonucunda, doğru ve yanlışlarda birleşilmesi halinde kopya yapma fiili olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olmadığı
-
Öğrenci olan davacının okuduğu dönem içerisinde yürürlüğe giren ve lehine olan yönetmelik hükmünün kendisi için kazanılmış hak olacağı
-
Hazine avukatlarının, yalnızca Hazineyi ilgilendiren konularda idareyi temsile yetkili oldukları
-
İdari yargıda "tespit" ve "yorum" davası
-
Yargı kararlarını uygulamama kastı ile hareket ettiği açık olan idarenin, davacının uğradığı manevi zararı tazminle yükümlü olduğu
-
Açıklama yolu ile daha önce verilmiş olan bir kararın, değiştirilme olanağı bulunmadığı hakkında
-
Çevre Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca tesis edilen faaliyetin durdurulmasına ilişkin işleme karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekir
-
Kiracının sit alanından çıkarma ile ilgili işlemin iptali istemiyle dava açma ehliyetinin olmadığı
-
öğrenci velileri istemeleri halinde, çocuklarını herhangi bir okul servis aracı işleteni ile anlaşarak da taşıtabilirler
-
toplu konut fonuna yönelik davanın görüm ve çözümü
-
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerde büfe için alınmış işletme ruhsatı ile ticari faaliyette bulunması ve bu yer için ecrimisil ödemiş olmasının işgalin devamı için kazanılmış hak sağlayamayacağı
-
vesayet makamından alınmış izin belgesini ibraz edilmemesi nedeniyle açılan davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği
-
yetim aylığının geç bağlanmasında idareye kusur izafe edilemeyeceğinden, idarece kendiliğinden geçmiş 5 yıla yönelik olarak ödenen birikmiş aylıklar için faiz tahakkuk ettirilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı
-
davacının, sigorta müfettişliğine atamasının emsallerinden geç yapılması nedeniyle uğradığı parasal kayıpların idarece karşılanması gerektiği
-
Kendisine vasi tayin edilerek hacir altına alınan davacının, medeni hakları kullanma kudretinden yoksun olup dava ehliyeti bulunmadığı
-
Mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve gerekçelerinin de uyuşmazlıkla ilgili bulunması gerektiği
-
İhaleye katılmamakla birlikte, ihale ile ilgili olarak yapılan hazırlık çalışmalarının hukuk ve usule aykırı olduğu iddiasıyla dava açan davacının, yapılan ihalenin, ihale sonrasında yapılan sözleşmenin ve tahsis işlemlerinin iptalini istemekte dava açma ehliyeti bulunduğu
-
Turizm merkezi ilanına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararının düzenleyici işlem niteliğinde olduğu
-
Sermayesinin tamamı kamuya ait T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Yönetim Kurulunca çıkarılan tüzük idari işlem niteliği taşımaktadır
-
müfettişliğe atanmasının geç yapılmasında idarenin kadro değişikliği veya kadro tayinini zamanında yapmamakla hizmet kusuru işlediği
-
Anayasa Mahkemesince, ilgili yıl bütçe kanunu'nun konuya ilişkin maddesinin iptalinden sonra davacının sürekli görev yolluğunun ödenmesi için yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı açtığı davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir
-
Anayasa Mahkemesince yürürlüğü durdurulan kanun veya kanun hükmünde kararname maddesinin görülmekte olan bir davaya uygulanamayacağı
-
Harçtan muaf olan kurumun harç ödemekle yükümlü tutulmasının bozma nedenleri arasında bulunduğu
-
Kararın düzeltilmesini isteme süresinin 15(Onbeş) gün olduğu
-
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları
-
Yargı kararı gereği eski görevine iade edilen davacının, anılan kararın bozulması halinde bulunduğu görevde fiilen çalışmadığı döneme ait ödemeler geri alınabilir
-
Usule uygun olarak tebliğ edilen dilekçe ret kararından itibaren 30 günlük yasal süre geçirildikten sonra verilen dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğu
-
Görevden çekilmiş sayılma işleminden dolayı davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı
-
Posta giderinin tamamlanmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde, vekil ile temsil olunan idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde usul hükümlerine uyarlık görülmediği
-
Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine davacı vekilinin dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi istemiyle verdiği dilekçe üzerine, dosyanın gönderildiği idare mahkemesinde usulüne uygun açılmış bir davadan bahsedilemeyeceği
-
Yükseköğretime girişte yerleştirme puanlarının hesaplanmasında farklı katsayı uygulamasının kaldırılması hakknıda
-
Yükseköğretime girişte yerleştirme puanlarının hesaplanmasında farklı katsayı uygulamasının kaldırılması hakkında
-
Tazminat davasında nedensellik bağı
-
Davanın devamı sırasında uyuşmazlığa konu edilen taşınmazın maliki değiştiğinden 2577 sayılı Yasanın 26. maddesi gözetilerek karar verilmesi gerekir
-
İdari eylem ve işlem niteliğinde ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez
-
Yargılama giderlerine hükmedilmesi için, tarafların dilekçelerinde bu yolda istemde bulunmalarına gerek olmadığı
-
2577 sayılı Yasanın 31. maddesinin göndermede bulunduğu hükümler arasında yer almayan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun eski duruma getirme ile ilgili hükmünün idari davalarda uygulanmayacağı
-
Hazine zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun bildirilmesine ilişkin işlemin, uygulanması zorunlu nitelik taşımadığı
-
Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilen daire başkanlıklarının, yönetim kurulu kararı ile kaldırılamayacağı
-
Dayanağını kanundan almayan devir yetkisine dayalı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Mevzuatta, kadro ve unvanı değiştirilmeden sadece yetkinin kaldırılmasına imkan tanıyan bir hüküm bulunmadığ
-
Kamu görevlilerinin haklı beklentilerinin korunması
-
Dava sırasında Bakanlıkça anılan planlarda değişiklik yapılmışsa da, taşınmazların ayrıldığı fonksiyona yönelik bir değişiklik olmadığı, dolayısıyla hukuki sonuçlar doğurmaya devam ettiği anlaşıldığından, dava konusu planların yürürlükten kalktığı ve davanın konusuz kaldığından sözedilmeyeceği nedeniyle işin esasının incelenmesi gerektiği
-
Alt ölçekli planlara karşı açılan davada öğrenme üzerine dayanağı olan üst ölçekli planın iptali istemiyle de dava açılabileceği
-
İlgililerin, düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut herikisi aleyhine birden açmış oldukları davada; uygulama işlemi ile birlikte dava konusu edilen düzenleyici işlemin incelenebilmesi için uygulama işleminin tek başına dava konusu edilebilmesi yani kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olması gerektiği
-
Uygulama işlemi ile birlikte dava konusu edilen düzenleyici işlemin incelenebilmesi için uygulama işleminin tek başına dava konusu edilebilmesi yani kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olması gerektiği
-
Kamu kurumlarının birlikte oluşturdukları ya da kendi başvuru veya itirazları sonucu oluşan işlemlere karşı dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı
-
Davacının ilk önce adli yargıda açtığı dava dosyası adli yargı yerinin verdiği görevsizlik kararından sonra mahkemece idari yargıya gönderilmiş olduğu için, idari yargıda ayrı bir dava açılmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinin adil yargılanma hakkına uygun bulunmadığı
-
Vefat eden kişiyi ilgilendiren dava dilekçesinin iptali gerekir
-
Orman Bölge Müdürlüklerinin kapatılması için Bakanın teklifi, bu teklifin Devlet Planlama Teşkilatı ve Devlet Personel Başkanlığınca olumlu görüşe bağlanması ve Bakanlar Kurulunca sonuçlandırılması gerekir
-
Olumlu da olsa sicil notunu yetersiz bulan ve mesleki geleceğini olumsuz yönde etkileyeceğini düşünen kamu görevlisinin iptal davası açmasında menfaatinin bulunduğu
-
Tek hakimle verilen geçici görevlendirme, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlere ilişkin işlemler hakkındaki kararlara İdare Mahkemesinin bağlı olduğu Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilmesi gerektiir
-
Tek hakimle verilen geçici görevlendirme, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlere ilişkin işlemler hakkındaki kararlara İdare Mahkemesinin bağlı olduğu Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilmesi gerektiir
-
Düzenleyici işlemin yürütülmesinin durdurulmasına yönelik olarak verilen kararın, bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilmiş olan bireysel işlemlerin hukuki geçerliğini etkileyeceği, bireysel işlemlerin kazanılmış hakka dönüşmeyeceği
-
Aralarında bir sözleşme yok iken, elektrik kablo ve direkleri için TEDAŞ'ten kira istenmesine ilişkin Belediye Meclis kararının iptali isteminden doğan uyuşmazlıkta idari yargı görevli
-
Aralarında bir sözleşme yok iken, elektrik kablo ve direkleri için TEDAŞ'ten kira istenmesine ilişkin Belediye Meclis kararının iptali isteminden doğan uyuşmazlıkta idari yargı görevlidir
-
Aralarında bir sözleşme yok iken, elektrik kablo ve direkleri için TEDAŞ'ten kira istenmesine ilişkin Belediye Meclis kararının iptali isteminden doğan uyuşmazlıkta idari yargı görevli olmaktadır
-
Yüksek lisans eğitimi için yurtdışına gönderilen ve başarısız olarak geri dönen davacının, yurtdışı eğitimden doğan borcunu nakden ödemesi gerekir
-
Anadolu Liseleri ile Yabancı Dil Ağırlıklı Liselerin kademeli olarak, Anadolu Lisesi adıyla tek program altında birleştirilmesine yönelik 7.6.2005 gün ve 184 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı
-
Davacının belediye meclisi kararının bir kısmına yönelik iptal istemi bulunmasına karşın tamamının iptal edilmesinin yargılama hukukuna aykırı olduğu
-
Tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten itibaren dava açma süresinin başlatılamayacağı
-
Görevsizlik kararı üzerine otuz günlük süre içinde idari yargıda dava açılmamış ise, davanın diğer yargı yerlerinde açılmış olan dava dikkate alınmadan, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca davanın süresi içinde açılmadığının incelenmesi gerektiği
-
Dava konusu uyuşmazlık davalı idare ile şirketler arasında yapılmış kira sözleşmesinden doğmayıp, idarenin hareketsiz kalarak yaptığı idari eylemden kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli
-
Desteğin ölümünden dolayı istenilen destekten yoksunluk zararının tesbitinde hesap tarihine kadar desteğin gelirinde meydana gelen artışların zarara yantısılması gerektiği
-
İptal edilen bir düzenleyici işlemden dolayı, kişisel hakkı etkilenen kişinin, iptal kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak üzere idareye yaptığı başvurunun 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılan bir başvuru olarak kabulü gerekir
-
Daha önce idari ve adli yargı yerlerince verilmiş görevsizlik kararları üzerine, olumsuz görev uyuşmazlığı çıkarılmak suretiyle dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi önüne götürülerek görevli mahkemenin belirlenmesini istemek yerine, aynı istemle idari yargı yerinde yeni bir dava ikame edilmesi durumunda davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekir
-
Taşınmaz bir mala ve buna bağlı bir hak niteliğinde olan "hak sahipliğinin" iptaline ilişkin uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesi hükmü gereğince, taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olduğu
-
Adli yargı düzeninde yer alan mahkemelerce verilen kararlar ile soruşturma izni verilmesine yönelik Bakanlık işlemine yapılan itirazın reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararı
-
Tam yargı davalarında hasım düzeltilerek dava dilekçesinin mahkemece tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edilmesinin önünde yasal bir engel bulunmadığı; tam yargı davasında yargı yerince davalı konumuna alınan idareye başvuru şartının da aranmayacağı
-
İşlemin tesisinde uygulanan usul ve esasların, işlemin kaldırılması veya geri alınmasında da uygulanması gerekir
-
2577 sayılı Kanunun 29. maddesi uyarınca verilen karar nihai bir karar niteliği taşımadığından, temyiz yoluyla incelenmesi olanağı yoktur
-
2577 sayılı Kanunun 29. maddesi uyarınca verilen karar nihai bir karar niteliği taşımadığından, temyiz yoluyla incelenemez
-
davacının tatilde gittiği ve evinin bulunduğu yerdeki mezarların kaldırılması amacıyla, idareye ve yargıya başvurmada kişisel, güncel ve meşru bir menfaati bulunduğu
-
Vekil tarafından takip edilen işlerde doğrudan davacıya yapılan tebligatın sürelerin başlaması yönünden esas alınamayacağı
-
Topraküstü uygulama işlemine karşı açılan davanın incelenmeksizin reddi gerekir
-
Kesin hak sahibi olanlara ait listenin ilan edilerek, ilgililere bildirimin sağlanmış olması karşısında yazılı bildirimden amaçlanan "öğrenme" hususunun gerçekleşmiş olduğu
-
Yargı kararıyla dağıtılmasına karar verilen vakfın, şubeleriyle ilgili olarak açtığı davanın reddi yolundaki daire kararının temyizi isteminin incelenmesine olanak bulunmadığı
-
Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılarak davanın devamının sağlanması
-
Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada olumsuz görev uyuşmazlığı giderilmeden, yeniden bir dava açılması ve açılan bu davanın da idare mahkemesince esasının incelenmesinin mümkün olmadığı
-
İnşaat izni verilmesi yolundaki istemin reddine ilişkin işlem, düzenleyici işlem niteliğinde kabul edilen imar planının uygulanması kapsamındadır
-
Anayasa Mahkemesi kararının doğurduğu sonuçlardan yararlanmak amacıyla, 2577 sayılı Yasanın 10. maddesine göre idareye başvurabileceği
-
Bir banka şubesinde bulunan hesaplarının üçüncü kişilere açıklanması nedeniyle sorumlular hakkında işlem yapılması ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması istemiyle yaptığı başvuru
-
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması
-
: Hakimler ve Savcılar hakkında doldurulan sicil fişi tek başına dava konusu edilebilecek bir işlemdir
-
Davacının hakkında daha önce tesis edilen başka bir atama işleminin iptali istemiyle başka bir İdare Mahkemesinde açtığı davada verilecek kararın beklenmesi gerekir
-
Dava konusu işlemin idare mahkemesince verilen kararın yerine getirilmesi amacıyla tesis edilmesi ve anılan mahkeme kararının da bozulması hali
-
Dava konusu işlemde taraf olmayan avukat tarafından düzenlenen dilekçe ile açılan davada, uyuşmazlığın esasının incelenmesinde usul yönündün mevzuata uyarlık bulunmadığı (Avukat olmayan vekil)
-
Harç pulu ve posta pulunda meydana gelen eksikliğin 2577 Sayılı Kanunun 6. maddesinin 5. bendinde hükme bağlanan gerekli tüm bildirimlere rağmen tamamlanmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği
-
Harç pulu ve posta pulunda meydana gelen eksikliğin 2577 Sayılı Kanunun 6. maddesinin 5. bendinde hükme bağlanan gerekli tüm bildirimlere rağmen tamamlanmaması halinde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilir
-
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yapılması planlanan şube müdürlüğü sınavının iptali istemiyle açılan davanın; sınavın düzenleyici bir işlem niteliğinde olmaması nedeniyle Danıştay’da değil, genel görevli İdare Mahkemesinde görülüp çözülmesi gerektiği
-
naklen atanma nedeniyle tarafına yolluk ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işlemi
-
Naklen atanma nedeniyle tarafına yolluk ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işlemi (itiraz - Bölge idare mahkemesi)
-
Baro Başkanlığının, Sağlık Bakanlığında görev yapan tabiplerin atanma esaslarını düzenleyen yönetmeliğin iptalini istemekte, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı
-
Eşinin naklen atanmasına ilişkin işlemin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel menfaatinin bulunmadığı
-
Eşinin naklen atanmasına ilişkin işlem
-
Gerçek kişilerce verilen zararın tazmini istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerekir
-
Gerçek kişilerce verilen zararın tazmini istemiyle açılan dava
-
Astsubay Meslek Yüksekokulunda sivil memur olarak görev yapan davacının, yolluk ödenmemesi işleminin iptali istemiyle açtığı dava, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanına girmektedir
-
Astsubay Meslek Yüksekokulunda sivil memur olarak görev yapan davacıya yolluk ödenmemesi
-
İptal kararları, işlemin kurulduğu tarihten geçerli olmak üzere uygulanması gerekir
-
İptal kararları, işlemin kurulduğu tarihten geçerli olmak üzere uygulanır
-
Yargı kararının uygulanması amacıyla 2981 sayılı Yasaya göre arsa tahsis edilen davacıdan, tahsis tarihindeki birim fiyatları dikkate alınarak hesaplanan bedelin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı
-
İdare ve/veya mahkemelerinin bulunduğu yerde dosya evrakının Asliye Hukuk Hakimliklerine verilmesi
-
uygulama işlemine karşı açılan dava süreaşımı yönünden reddedildiğinden, imar planlarının iptaline ilişkin işlemin bu aşamada incelenemeyeceği
-
Mahkeme kararının açıklanması
-
Mahkeme kararının açıklanması hali
-
Mevzuata aykırı hesaplanan çevre para cezasının iptali gerektiğinden idare yerine geçerek para cezasının kısmen iptaline kısmen reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Feragat, kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur
-
Aynı yere bağlı idarelerin birbirlerine karşı iptal davası açabilmeleri
-
Tüzel kişiliği olmayan banka şubelerinin, kendi adlarına veya banka tüzel kişiliği adına dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı
-
Tüzel kişiliği olmayan banka şubelerinin, kendi adlarına veya banka tüzel kişiliği adına dava açma ehliyetleri bulunmamaktadır
-
Anayasa Mahkemesinin Yürürlüğün Durdurulması kararları
-
Hangi içme suyu birliğinin feshi isteniyorsa, yetkili mahkemenin de o içme suyu birliğinin bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu
-
Ayrı ilçelere bağlı iki köy arasında 1933 yılında çizilmiş olan sınırın, geçiş yerlerinin taraflara toprak üstünde gösterilmesine ilişkin İl İdare Kurulu işleminin kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerden olmadığı
-
Kaza tespit tutanağının tek başına sonuç doğurmadığı ve icrai nitelik taşımadığından, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olmadığı
-
Kaza tespit tutanağı
-
görevi sırasında muz kabuğuna basıp kayması sonucu merdiven boşluğuna düşerek sakat kalmasında, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu
-
"İstanbul İli"nde idare mahkemesi bulunduğundan, "Kadıköy İlçesi"nin 2577 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen "idare ve vergi mahkemesi bulunmayan yer" olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle Ankara İdare Mahkemesine gönderilmek üzere Kadıköy Asliye Hukuk Mahkemesine verilen karar düzeltme dilekçesiyle ilgili süre hesaplanırken, dilekçenin Ankara İdare Mahkemesi kayıtlarına girdiği tarihin esas alınacağı
-
İdari yargıda terditli (birden fazla istemle açılıp, birisi olmadığı takdirde diğerine karar verilmesi yolunda) dava açılmasına imkan bulunmadığından, bu şekilde açılan davalarda dilekçenin reddine karar verileceği
-
Eğitimine başladığı tarihte YÖK tarafından tanınan ancak daha sonra tanınmama kararı alınan Şam Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan davacının, kazanılmış hakkının korunması ve diploma denklik başvurusunun yönetmelikte belirlenen kurallar doğrultusunda incelenmesi gerektiği
-
İptal veya yürütmenin durdurulması kararlarının yerine getirilmesi görevi
-
Düzenleyici işlem olan Yönetmelik hakkında verilmiş yürütmenin durdurulması kararının gereği olarak atamasının iptali cihetine gidilmesi usulde paralellik ilkesi gereği yine müşterek kararname ile gerçekleşebileceği
-
Ayrı bölge idare mahkemelerinin, yargı çevresine dahil mahkemelerde açılmış bulunan davalar arasında bağlantı iddialarının mahkemelerce kabul edilmemesi
-
Avukatların ve stajyerlerin dosya inceleme taleplerinin yerine getirilmesi ve dosyadaki belgelerden örnek veya fotokopi alma istemleri
-
İdari para cezalarında, ceza verilmesinin dayanağı yasa kuralının yürürlükten kaldırılması ve lehe düzenleme yapılması halinde, bu yeni hukuki durumun dikkate alınması gerekir
-
Eczanelerden temin edilecek ilaçlarla ilgili olarak yapılacak sözleşmeler için uygulanacak esasları belirlemek amacıyla imzalanan protokolün, idari davaya konu olacak tek yanlı idari işlem niteliğinde olduğu
-
Zımni ret şeklinde gerçekleşen uygulama işleminden sonra, bu işlem dava konusu edilmeksizin, düzenleyici işleme karşı açılan dava
-
Davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden karar verilmesine yer olmadığına kararından ötürü davalı idare aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği
-
Davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden karar verilmesine yer olmadığına kararından ötürü davalı idare aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği
-
Duruşmalı olarak karara bağlanan dosyada vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hazine avukatına doğrudan bu kararı temyiz etme hakkı doğurmayacağı
-
Duruşmalı olarak karara bağlanan dosyada vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hazine avukatına doğrudan bu kararı temyiz etme hakkı doğurmaz
-
Davanın konusunu oluşturan 08.10.1998 tarihli sözleşme ortadan kaldırıldığından, bu davada iptal istemi hakkında bir karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı
-
Rekabet Kurumu’nda memur olarak görev yapan davacının, üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, görüm ve çözümünün Danıştay'ın görevinde olduğu
-
Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı
-
Avukatların ve stajyerlerin dosya inceleme talepleri ve dosyadaki belgelerden örnek veya fotokopi alma istemleri
-
Müşterek kararname ile ataması yapılan bir kişinin, bu kadro ve görevinden alınarak müşterek kararname ile atama yapılmasını gerektirmeyen başka bir göreve atanması durumunda uygulanacak olan usul
-
İdareler aleyhine sonuçlanan davalarda kullanılan kanun yollarından, herhangi bir geçerli neden olmadan vazgeçilm
-
Aralarında maddi ve hukuki bağlılık bulunan işlemlerin, birlikte dava konusu edilmesi
-
Aralarında maddi ve hukuki bağlılık bulunan işlemlerin, birlikte dava konusu edilmesi mümkündür.
-
Davanın konusu ve hasmın doğru tespit edilmesi
-
Hazineye ait taşınmazın 2942 sayılı Yasanın genel hükümleri uyarınca kamulaştırılması yönünde kurulan işlemin yok hükmünde olduğu
-
Manevi tazminata tazminat davasının açıldığı günden itibaren yasal faiz hükmedilmesi gerektiği
-
: Ruhsatsız olarak yapılan ve mahkemece de yıkımına karar verilen yapının belediyece yıkılması esnasında yapının bulunduğu bahçedeki narenciye ağaçlarına verilen zararın tazmini gerekir
-
Hizmet kusurundan kaynaklanan davacı zararının, yıkım işleminin fiilen gerçekleştiği tarih itibariyle hesaplanması gerek
-
İmar planı değişikliği işlemine karşı, uyuşmazlık konusu taşınmazın yakınındaki taşınmazın maliki olan kişinin dava açma ehliyetinin bulunmaktadır
-
İptal davalarında kabulün, dava konusu işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya geri alınması biçiminde ortaya çıkması gerekir
-
İmar para cezalarına karşı görevli mahkeme yetkili idare mahkemesidir.
-
İmar para cezalarına karşı görevli mahkeme hakkında Danıştay kararı
-
Yargı kararlarında gerekçenin hüküm fıkrası ile birlikte kararın esas unsurlarından olduğu
-
Dernek şubelerinin, Sendika temsilciliklerinin ve parti ilçe teşkilatlarının dava açma ehliyeti
-
Temyiz dilekçesindeki istemlerden farklı olarak, ek temyiz isteminin genişletilemeyeceği
-
İlk dava dilekçesinden sonra verilen yenileme dilekçesinde, davanın genişletilmesinin mümkün olmadığı
-
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 23 ve 24/e maddelerine göre, toplantı tutanağı ile karar metnindeki hususların aynı olması gerektiği
-
Birden fazla idareye karşı açılmış olan davada, aleyhine verilen idare mahkemesi kararını temyiz etmeyen idarenin, onama kararının düzeltilmesini isteyemeceği
-
Bir işlemin kural (düzenleme) olup olmadığının, salt bunları yapanların niteliklerine göre değil, bu işlemlerin içerikleri ve doğurdukları hukuksal sonuçlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle saptanması gerektiği
-
Belediyece hatalı verilip iptal edilen ruhsat nedeniyle doğan zararın tazmini gerekir
-
Yargı kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde mahkeme kararının gereğini yerine getirmeyen idareye karşı; sonraki 60 gün içinde yargı kararına göre işlem yapılmaması nedeniyle, uğradığı zararın tazmini istemiyle dava açması gerektiği
-
Yargı kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde mahkeme kararının gereğini yerine getirmeyen idareye karşı; sonraki 60 gün içinde yargı kararına göre işlem yapılmaması nedeniyle, uğradığı zararın tazmini istemiyle dava açması gerekir
-
Yargı kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde mahkeme kararının gereğini yerine getirmeyen idareye karşı; sonraki 60 gün içinde yargı kararına göre işlem yapılmaması nedeniyle, uğradığı zararın tazmini istemiyle açılacak davada dava açma süresi
-
Yargı kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde mahkeme kararının gereğini yerine getirmeyen idareye karşı; sonraki 60 gün içinde yargı kararına göre işlem yapılmaması nedeniyle, uğradığı zararın tazmini istemiyle açılacak davada dava açma süresi 60 gün
-
başvuruda bulunularak plan değişikliği istenilmiş ise de istemin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalinin istenmiş olması karşısında, genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu plana doğrudan açıldığının kabulü gereken davada süreaşımı bulunmaktadır
-
başvuruda bulunularak plan değişikliği istenilmiş ise de istemin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalinin istenmiş olması karşısında, genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu plana doğrudan açıldığının kabulü gereken davada süreaşımı
-
başvuruda bulunularak plan değişikliği istenilmiş ise de istemin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalinin istenmiş olması karşısında, genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu plana doğrudan açıldığının kabulü gereken davada süreaşımı vardır
-
Kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri
-
Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca milletlerarası bir anlaşmanın iptali için, Anayasa Mahkemesine başvurulmasına hukuken olanak bulunmadığı, anlaşmaya ek olarak imzalanan protokol ve zeyilnamelerin de dayanağı anlaşmadan bağımsız birer metin olarak kabul edilemeyeceği, idari işlem sayılarak dava konusu edilemeyeceği, yargı yerince hukuka uygunluğunun incelenemeyeceği
-
4283 sayılı Kanun hükümleri gereğince, elektrik üretim tesisi kurulması ve işletilmesi hususlarında ve taraf olduğu davalarda verilen yargı kararı üzerine işlem tesis etmeye, Türkiye Elektrik Üretim İletim Anonim Şirketi (TEAŞ) yetkili olduğu
-
5982 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” kısmı iptal kararı
İmar Hukuku
-
1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının bulunmadığı durumlarda 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planları yapılabilir.
-
Genel yoğunluklardan farklı ve ayrıcalıklı olarak yoğunluk artışına yol açacak şekilde yükseklik sınırlandırmasının kaldırılmasını öngören nazım imar planı değişikliği
-
Yargı kararıyla idareler imar planı yapımına zorlanamaz
-
Taşınmazların ayrıldığı fonksiyona yönelik bir değişiklik olmadığı, dolayısıyla hukuki sonuçlar doğurmaya devam ettiği anlaşıldığından, dava konusu planların yürürlükten kalktığı ve davanın konusuz kaldığından sözedilmeyeceği nedeniyle işin esasının incelenmesi gerektiği
-
1/5000 ölçekli nazım imar planları ilanı gereken genel düzenleyici işlemdir.
-
Üst planlar iptal edilse de iptal olmadığı sürece alt planlar geçerlidir.
-
İmar Planları Danıştay İçtihatlarına Göre Bilgi notları
-
1/1000 ölçekli imar planı ve buna bağlı uygulama işlemlerinin, idarece ya da yargı kararıyla iptal edilmeksizin, üst ölçekli planlar olan 1/25000 ve 1/5000 ölçekli planların iptal edilmiş olmasıyla kendiliğinden hukuki geçerliliğini yitirir.
-
4342 sayılı Yasa ile değişiklik yapılmadan önceki şekline göre, nazım imar planı ile getirilen kullanım kararı ile mera vasfını kendiliğinden yitirdiği
-
Belediyece yapılan imar planları ve imar uygulamaları sonucunda, idari hizmetlerin karşılığı olarak, herhangi bir bedel istenmesinde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Taşınmazların ayrıldığı fonksiyona yönelik bir değişiklik olmadığı, dolayısıyla hukuki sonuçlar doğurmaya devam ettiği anlaşıldığından, dava konusu planların yürürlükten kalktığı ve davanın konusuz kaldığından sözedilmeyeceği nedeniyle işin esasının incelenmesi gerektiği
-
Uygulama işlemi üzerine düzenleyici işleme karşı açılan davada süreaşımı bulunmadığı
-
Cami binaları, umumi binadır
-
1/25000 ve 1/5000 ölçekli planların iptal edilmesiyle 1/1000 ölçekli plan kendiliğinden yürürlükten kalkmayacağından, davacının inşaat ruhsatı verilmesi isteminin 1/1000 ölçekli plana göre değerlendirilmesi gerekir
-
3621 sayılı Kıyı Kanununun 7. maddesi uyarınca dolgu alanında plan yapılabilmesi için ilgili idarenin planı hazırlaması ve bu yolda valiliğe teklifte bulunması veya uygun görüşünün olması GEREKİR
-
Koruma amaçlı imar planlarının iptaline ilişkin belediye meclisi kararının Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca onaylanması gerekir
-
Nazım imar planının uygulama kabiliyeti bulunan alanlarda, ıslah imar planı yapılmasının da mümkün olmadığı
-
sahil şeritlerinde 2981 sayılı yasanın uygulanmasının mümkün olmadığı
-
Bir alanın mevzi imar planı ile planlanabilmesi için her tür ölçekteki plan sınırları dışında bulunması gerekir
-
İmar planları arasında hiyerarşik bir ilişki olması nedeniyle alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygun olması gerekmektedir.
-
1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı olan 1/1000 ölçekli planda imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı
-
1/1000 ölçekli planın 1/5000 ölçekli plana aykırı düzenlemeler getiremeyeceği
-
İmar planında kamuya ayrılan yerlerin üç ay içerisinde imar programına alınmış sayılması gerekeceğinden, imar programına alınmadığından bahisle ödenen emlak vergilerinin, düzeltme ve şikayet yoluyla iadesinin istenemeyeceğine hükmeden mahkeme kararında isabet bulunmadığı
-
İmarda kısıtlılık, Yargıtay Genel Kurul kararı, imar planında okul alanı
-
Taşınmazın okul alanı kullanımından çıkarılarak farklı bir kullanıma ayrılmasına dair imar planı tadilatı
-
Okul alanında kalan taşınmazın imar planında değişiklik yapılması isteminin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlara yönelik olarak incelenmesi gerek
-
İmar planı değişikliği isteminin reddine ilişkin işlemin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığı yolunda yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekir
-
imar planı değişikliği istemlerinin idarelerce çevredeki nüfus, yoğunluk ve donatı dengesi yönünden irdelenmesi gerekir
-
İmar Hukuku İçtihatları
-
Kaldırılan yeşil alana eş değer bir yeşil alanın bu bölgede oluşturulması gerekir.
-
İmar planlarına karşı dava açma süresi her başvuru ile yeniden başlar.
-
İmar planı iptal edilince eski planı yürürlüğü girmez, o saha plansız hale gelir.
-
Askı süresinde plana itiraz halinde 60 günde cevap yoksa dava açma süresi
-
İmar planları idareye tekrar başvurulmasına ve başvuruya verilen cevap üzerine imar planına karşı dava açılmasına bir engel bulunmadığı
-
İnşaat izni verilmesi yolundaki istemin reddine ilişkin işlemle birlikte dayanağı planlara karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerekir
-
Başvuruda bulunularak plan değişikliği istenilmiş ise de istemin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalinin istenmiş olması
-
İmar planı revizesi gerekirken 2981 sa. Yasa uyarınca ıslah imar planı yapılması uygun değildir.
-
Şehrin merkezinde yoğun yapılaşma bulunan araç trafiğine elverişsiz dar yollar ve çok küçük parsellerden oluşan eski dokunun modern ve nezih bir alışveriş merkezi
-
plan notlarını bazı yapılar için uygulanıp bazıları için uygulanmamasının, planın bütünlüğünü ve dengesini bozacağı
-
Sağlık koruma bandı
-
plan değişikliği için gerekli olan müellif görüşünün de belediyesince temin edilmesi gerekir
-
Belediye Meclisi kararıyla 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca kıyı alanında yer alan lokanta ve kafeteryaların bulunduğu alanın, yeşil alandan lokanta ve kafeterya alanına dönüştürülmesine ilişkin imar planı değişikliği
-
1. Sınıf tarım arazisinin yapılaşmaya açılabilmesi
-
3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine göre parselasyon işleminin dayanakları
-
Parselasyon yapılan bir alanda sonradan imar planı değişikliği yapılması
-
İşlemin tesisinde uygulanan usul ve esasların, işlemin kaldırılması veya geri alınmasında da uygulanması gerekir
-
Orman alanı olarak belirlenmiş yerlerin, parselasyon işlemine tabi tutulamaz
-
Parselasyon işleminin yargı kararı ile iptali sonucunda iptal kararının gereğinin yerine getirilmesi
-
İşlemin tesisinde uygulanan usul ve esasların, işlemin kaldırılması veya geri alınmasında da uygulanması gerektiği
-
Aynı bölgede üçüncü kez imar uygulaması yapılması
-
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uygulanmayan alanlarda kamulaştırma yapılabilir
-
Mera vasıflı taşınmazların, parselasyona tabi tutulamayacağı
-
İmar parselinin bulunduğu alanda da yeni imar planına uygun yeniden parselasyon işlemi yapılabilir
-
Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi (imar uygulaması) yapılmadan kamulaştırma yapılamayacağına yönelik bir sınırlama bulunmadığından, kanunlarla sınırlanmayan bir hususun yorum yoluyla sınırlandırılmasında ve kamulaştırma yetkisinin daraltılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı
-
3194/18 uygulaması yapılmayan alanda kamulaştırma yapılabilir
-
10/c maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminde kamu katılım payı alınabilir
-
2981 sayılı Yasanın Ek-1 inci maddesinin uygulanabilme koşullarının bulunup bulunmadığının saptanması gerek
-
Belediyelerin 2981 sayılı yasanın 10/b maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapma yetkisinin bulunmamaktadır
-
İmar planında okul alanı olan parsel değer artışı yaratmayacağından, DOP alınamaz
-
Parselasyon işlemi imar planında okul alanı olarak ayrılan ve bu amaçlı kullanımı devam eden taşınmazda değer artışı yaratmayacağından, düzenleme ortaklık payı alınamayacağı
-
Kamu ortaklık payı ile oluşturulması gereken alandan hisse verilmez
-
Parselasyon işlemi sonucu, davacıya ağaçlandırılacak alandan tahsis yapılamayacağı
-
Kat adedi imar planına göre belirlenir.
-
imar planı çalışmaları sürüyor olsa bile, ruhsatsız olarak inşa edilen yapının, imar mevzuatına uygun hale getirilmesi yolunda işlem tesis edilebilir
-
tel örgünün yukarıda içeriği yer alan yapı olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla ruhsata tabi olduğundan söz edilemeyeceği buna göre dava konusu işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı
-
Yürürlükte olduğu dönemdeki imar planına uygun olarak verilen ve iptal de edilmeyen yapı ruhsatı ve eklerine göre yapılan inşaat kazanılmış hak oluşturur.
-
İmar planı henüz yapılmamış yerdeki taşınmaz için inşaat ruhsatı ?
-
Yapı ruhsatı verilirken belediyelerin sorumluluğu
-
Akaryakıt istasyonu ruhsatı ve iki akaryakıt istasyonu arası mesafe ne kadardır.
-
Yıkım kararından sonra imar planı değişmiş ise yapı ruhsat başvurusu yeni plana göre değerlendirilir.
-
İnşaat alanı nedir hangi alanları kapsar?
-
Hisseli taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat
-
Verilen inşaat ruhsatının imar planının hukuken geçerli olmadığından bahisle iptal edilemez
-
Açık çıkma niteliğinde bulunan balkonun ruhsat gerektirir
-
Yargı kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde mahkeme kararının gereğini yerine getirmeyen idareye karşı; sonraki 60 gün içinde yargı kararına göre işlem yapılmaması nedeniyle, uğradığı zararın tazmini istemiyle dava açılması gerekir
-
İmar Kanunun uyarınca ruhsata tabi “yapı” tanımı
-
Yapının ruhsatının iptal edilerek inşaatın mühürlenmesi aşamasınaa kadar gelmiş yapının fiili durumunun da kazanılmış hak olarak kabul edilmesi gerekir.
-
Gömme balkonun kapatılması
-
Gömme balkonun kapatılması (Kapalı çıkma balkon)
-
İnşaat ruhsatının imar planının hukuken geçerli olmadığından bahisle iptal edilmesi
-
Ankara İmar Yönetmeliği ile bahçe duvarının ruhsata tabi olmadığı
-
1/25000 ve 1/5000 ölçekli planların iptal edilmesiyle 1/1000 ölçekli plan kendiliğinden yürürlükten kalkmayacağından, davacının inşaat ruhsatı verilmesi isteminin 1/1000 ölçekli plana göre değerlendirilmesi gerektiği
-
Turizmi Teşvik Kanununun 34. maddesinin (c), (e) ve (f) bentleri kapsamında turizm işletme belgesinin iptali
-
İnşaat ruhsatı başvurusunun reddi işlemi 1/5000 ölçekli nazım imar planının uygulama işlemi değildir.
-
Yapının daha önceki bir tarihte bittiğinin maddi delillerle ispatının hukuken olanaklı olduğu
-
Yapı kullanma izni verilebilmesi için, Sosyal Sigortalar Kurumuna prim borcu bulunmaması gerekir.
-
Yapı kullanma izin belgesi, binanın hukuken en son bittiği tarihi gösteren bir belgedir. Ancak ...
-
Binanın hukuken en son bittiği tarih
-
Ruhsat yenileme süresi geçtikten sonra başvuru tarihindeki plana göre ruhsat verilir
-
Ruhsatın süresi içinde yenilenmemesi halinde ruhsat alma tarihinde yürürlükte olan mevzuata ve plan hükümlerine göre ruhsat verilmesi gerektiği
-
Ruhsatsız kısımların elektrik ve su gibi hizmetlerden yararlandırılmaması
-
Ruhsatsız yapı, mülkiyet ilişkisi, taşınmazı almadan önce tesis edilen yıkım kararı
-
Köy yerleşme planı olmayan alanda Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği hükümleri uygulanır
-
Ruhsatsız yapının yapılıp bitirildiği tarihte köy yerleşik alanının tesipit edilme
-
İmar mevzuatı uyarınca muhtarlık izninin yazılı olması gerekir
-
Muhtarlıktan izin alınarak yapılan yapı
-
Köy konağı ve muhtarlık binasının ruhsat gerektiren yapılardan olduğu 3194/27 madde kapsamında olmadığı
-
yapı ruhsatının dayanağı olan imar planının yargı kararıyla yürütülmesinin durdurulması üzerine, yapı tatil tutanağı ile yapılmakta olan inşaatın seviyesinin tespiti ile inşaatın bu aşamada kalması amacıyla mühürlenebilir
-
Sadece dayanağı imar ve parselasyon planı iptal edildiği gerekçesiyle inşaatın durdurulmasında mevzuata uygunluk bulunmadığı
-
İnşaatın bulunduğu bölgenin imar planının ve parselasyon işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi sonucunda plansız alan haline geldiği ve yeni planın yapılmasından sonra taşınmazın durumunun değerlendirileceği açık olduğundan, inşaatın devamına izin verilmemesi yolundaki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı
-
Plan değişikliği doğrudan ruhsatlı yapılan kısmın yıkımı sonucunu doğurmaz.
-
Yapının yıkımı kararını uygulamayanlar için, soruşturma izni verilmesi gerekir.
-
3194/32. maddeye göre yıkım kararı hangi yapı sahibi adına alınmalıdır
-
2577 sayılı yasanın 2.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargı kararı ile idareleri işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine göre, idare mahkemesince para cezası fahiş bulunduktan sonra idarenin yerine geçilerek para cezası miktarının belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hk. Danıştay Altıncı Dairesinin 21.4.2006 gün ve E:2004/1613, K:2006/2164 sayılı kararı.
-
Komşu parseldaki yapı iptal kararına rağmen yıkılmassa tazminat gerektirir.
-
Ruhsat başvurusu varsa sonuçlandırılmadan yıkım verilmez.
-
Tescilli yapının bahçesinde ruhsatsız inşaat hk. 3194 32./42. mad belediyeler yetkilidir.
-
5 yılda bitmeyen inşaata doğrudan 32 ve 42 uygulanamaz.
-
Ruhsata aykırılık varsa yapı kul. izni bu aykırılığı korumayamaz.
-
Mühürleme üzerine ruhsata aykırılıkların giderilmesi gerekir.Yoksa yıkım kararı gelebilir.
-
Maili inhidam durumu arzeden ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıların yıkımı yetkisi
-
İmar Kanunu uyarınca ruhsata tabi “yapı” tanımı
-
Hazineye ait taşınmaz üzerindeki ruhsatsız inşaata yönelik olarak 775 sayılı Gecekondu Kanununun 18.maddesi uyarınca işlem tesis edilmeyip, 3194 sayılı Kanunun 32. ve 42.maddelerine göre işlem tesis edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı
-
dava konusu işlem, Tebligat Kanununda öngörülen usule aykırı olarak davacıya muhtar eliyle tebliğ edildiğinden, davacının, söz konusu işlemi muhtardan öğrendiğini belirttiği 11.11.2002 tarihinin işlemi öğrenme tarihi olarak kabulü gerektiği
-
3194 sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkım kararının ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıyı yapan yapı sahibi adına alınması gerekir
-
Gömme balkonun kapatılması (Kapalı çıkma balkon) nedenyli yıkım olmaz.
-
Organize sanayi bölgelerinde yıkım ve para cezası yetkisi
-
: Ruhsatsız olarak yapılan ve mahkemece de yıkımına karar verilen yapının belediyece yıkılması esnasında yapının bulunduğu bahçedeki narenciye ağaçlarına verilen zararın tazmini
-
Davacı ruhsat başvurusunda bulunduğundan, bu başvurunun sonuçlandırılarak bir işlem tesis edilmeden, yapıların yıkımı yolunda tesis edilen işlemde, hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Geçici inşaat ruhsatı
-
Geçici inşaat ruhsatı verilmesi istemi
-
Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi (imar uygulaması) yapılmadan kamulaştırma yapılamayacağına yönelik bir sınırlama bulunmamaktadır.
-
Yapılaşma büyük ölçüde tamamlandığından, İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imar düzenlemesi yapılamaz.
-
Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi (parselasyon)yapılmadan, kamulaştırma yapılamayacağına yönelik bir sınırlama bulunma
-
Kamulaştırma işlemi tamamlanmadan taşınmazın LPG istasyonu yapılması için ihaleye çıkarılamayacağı
-
İdareler kamulaştırma yapmağa zorlanamaz
-
Arazi ve arsa düzenlemesi yapılmamış alanlarda kamulaştırma yapılmasına engel yoktur
-
Planlı bir bölgede arazi ve arsa düzenlemesi (imar uygulaması) yapılmadan kamulaştırma yapılamayacağına yönelik bir sınırlama bulunmadığı
-
Tapu kaydındaki okul alanı şerhinin kaldırılabilmes
-
Davacının yapısına enkaz bedeli yerine bina bedeli ödenmesi
-
2942 sayılı Kanun uyarınca davacıların adreslerinin tesbit edilerek, öncelikle satın alma usulünün işletilmesi gerekir
-
Kamulaştırılacak taşınmazın bedel tespiti ve idare adına tescil davasının dilekçe eklerinin ilgilisine tebliğ edilmeden idari yargıda açılan iptal davasının vaktinden önce açıldığı ve kamu yararı kararının da tek başına idari davaya konu olabilecek konu ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olmadığı hk. Danıştay Altıncı Dairesinin 30.1.2007 gün ve E:2004/718, K:2007/454 sayılı kararı.
-
Usulüne uygun biçimde davacıya tebliğ edilmiş ve davacıya ait taşınmaz için tekemmül etmiş bir kamulaştırma işlemi bulunmadığından, kamulaştırma işleminin tebliğ edilmediği gerekçesiyle iptali yolundaki idare mahkemesi kararında isabet görülmediği hk. Danıştay Altıncı Dairesinin 11.4.2006 gün ve E:2004/982, K:2006/1855 sayılı kararı.
-
Kamulaştırılacak taşınmazın bedel tespiti ve idare adına tescil davası
-
2942 sayılı Kanunun 4650 sayılı Kanunla değişik 10.maddesi uyarınca İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tebligat yapılmış ve davacı tarafından da tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bu davanın açılması olması nedeniyle, idare mahkemesince davanın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerek
-
uygulama işlemine karşı açılan dava süreaşımı yönünden reddedildiğinden, imar planlarının iptaline ilişkin işlemin bu aşamada incelenemeyeceği
-
Koruma Kurullarının koruma amaçlı imar planları hakkında verdiği kararlar idari davaya konu olabilecek, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliğindedir.
-
Koruma Kurulu kararlarına karşı iptal davası açılmış olması halinde, koruma kurulunca aynı konu hakkında yeni bir karar alınması
-
1.derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmaza ilişkin sertifika bedeli
-
Hukuka uygun surette alınmış izin bulunmaksızın, inşa edilmiş yapının arkeolojik sit sınırlarının tespitinde dikkate alınamaz
-
Hukuka uygun surette alınmış izin bulunmaksızın, inşa edilmiş yapı
-
Korunması gerekli sit alanında kalan yapıların yıkılmış olsa bile oranlarının, imar planı ile getirilen yapılaşma oranlarına göre öncelikli olduğu
-
Koruma Kurulu kararlarına karşı iptal davası açılmış olması halinde, koruma kurulunca aynı konu hakkında yeni bir karar alınması durumu
-
Korunması gerekli sit alanında kalan yapıların yıkılmış olsa bile oranlarının, imar planı ile getirilen yapılaşma oranlarına göre önceliklidir
-
1. derece doğal sit alanı olarak ilan edilen taşınmaz
-
: Özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen bir alanın aynı zamanda sit alanı olması hali
-
Tescilli yapının bahçesinde ruhsatsız inşaat hk. 3194 32./42. mad belediyeler yetkilidir.
-
Ruhsata aykırı inşaatın neler olduğu tesbit edilmeden para cezası verilemez
-
Ruhsatsız yapı için süre verilmeden imar para cezası verilebilir.
-
Resmi kurumlara idari para cezası oranı
-
5252 sayılı Kanunla belirlenen para cezasını aşacak şekilde imar para cezası verilmesi
-
Mirasçı sıfatıyla 2981 sayılı Yasa uyarınca, diğer mirasçılarla birlikte tapu tahsis belgesi düzenlenmesi gerektiği hakkında.
-
2981 sayılı Yasa'nın 10/a maddesinde belirtilen belediyeye ait müstakil arazi kapsamı
-
: Özel çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen bir alanın aynı zamanda sit alanı olması
-
Organize sanayi bölgelerinde yıkım ve para cezası yetkisi encümene aittir
-
Hazineye ait taşınmazı, imar planına ve devir amacına uygun olarak kullanan davacı belediyenin, fuzuli şagil olarak nitelendirilmesi sonucu, düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde, hukuka uyarlık bulunmadığ
-
Bir mahalli idare birimi olan belediyenin mülkiyetinde bulunan taşınmazın fuzulen kullanılmasından dolayı 2886 sayılı Yasanın 75.maddesi uygulanarak ecrimisil istenemeyeceği
-
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerde büfe için alınmış işletme ruhsatı ile ticari faaliyette bulunması ve bu yer için ecrimisil ödemiş olmasının işgalin devamı için kazanılmış hak sağlayamayacağı
-
sözleşme süresi sona erdiği halde kiracının taşınmazı tahliye etmemesi halinde idarece tahliye edileceğine ilişkin kuralın, ecrimisil istenilmesine engel teşkil etmeyeceği
-
Davacıların Hazine ile paydaş olduğu taşınmazın işgali nedeniyle istenilen ecrimisilin; paydaşlardan herbiri paydaşlık giderilmediği sürece taşınmazın her noktası üzerinde payı oranında hak sahibi olduklarından, davacı tarafından payından fazla kulllanıldığı belirlenen kısmın, diğer hissedarlara ait olabileceği görüşünde buludurulmaksızın, olabileceği idarenin kendi payını gerekçe göstererek ecrimisil isteyemeyeceği
-
Davacının tapu tahsis belgesine istinaden kullandığı taşınmaz nedeniyle, tapudaki şerhin terkininden önceki dönem için ecrimisil alınamayacağı
-
Sahil düzenleme inşaat işini ihale ile belediyeden alan davacının, düzenleme işini yaparken denizden dolgu niteliğindeki alan üzerine şantiye kurarak, hafriyat dökmek suretiyle işgalinden dolayı ecrimisil alınmayacağı
-
Ecrimisil ihbarnamesine karşı yapılan itiraz üzerine ecrimisil düzeltme ihbarnamesiyle yeni bir husus getirilmişse 2577/11. madde işletilir
-
Ecrimisil ihbarnamesine itiraz üzerine dava açma süresi 2577 sayılı Yasanın 11. maddesine göre hesaplanır.
-
Kaçak Yapıya 775/18. madde mi Yoksa 3194/32.madde mi uygulanmalıdır ?
-
Gecekondu Önleme Bölgesi
-
Kadastro Mahkemesinde mülkiyetin tespiti davası devam ettiğinden 775 sayılı Yasanın 18. maddesinin uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır
-
Tapulu mülk üzerindeki yapının, 775 Sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18. maddesine göre yıktırılmasının mümkün olmadığı
-
Mücavir alan sınırları dışında kalan taşınmaz için … belediye başkanlığının yıkım işlemi tesis etme yetkisinin bulunmadığı
-
Turizm yatırımlarına tahsis edilen orman arazileri için Yasada öngörülmeyen ön izinlerin kazanılmış hak sayılmayacağı
-
Özel halk otobüslerinin uyması gereken kurallara uyulmaması halinde ruhsat iptalinde UKOME yetkili
-
Belediye başkan yardımcılığına atanacaklar için mevzuatta herhangi bir öğrenim koşulu öngörülmediği
-
5393 sayılı Belediye Yasasının 26. maddesi uyarınca, gensoru önergesi
-
5272 sayılı Kanun ve buna dayalı genelge uyarınca, başkan yardımcılığı sayısının azaltılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı
-
Belediye başkanı ödeneği
-
Belediye otobüs terminalinde özel araç sahiplerine sınırlı süreli ücretsiz otopark yeri tahsis edilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Köy Yasası kapsamında tüzel kişiliği devam eden köyün, sadece nüfus durumu değiştiğinden bahisle, orman köyü olma niteliğini kaybettiği gerekçesiyle, tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
5366 sayılı Yasaya göre kentsel dönüşüm (yenileme) alanı koşulları ?
-
İmar planı ve parselasyon yapılmadan 3194/17 ye göre belediye taşınmazı satılamaz
-
Plan değişikliği görevi ile ifraz-tevhid görev aynı makamda değildir.
-
3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca yapılacak tevhit ve ifraz işlemleri
-
Tevhit ve ifrazın, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesinin uygulandığından bahisle re'sen yapılamaz
-
4 ayrı parseli ifraz ve tevhid amacını taşıyan işlem parselasyon işlemi niteliğini taşımadığı
-
İmar çapı, düzenleyici işlem olan imar planının uygulanması niteliğindedir
-
İmar planı tadilatı nedeniyle imar durumuna göre hazırlanan proje masrafı belediyeden istenemez.
-
Taşınmaz maliki olmayan zilyedin imar planına dava açma ehliyeti bulunmamaktadır
-
Tapu tahsis belgesine dayanarak imar planına dava açamaz.(Ehliyet)
-
İmar planı değişikliği işlemine karşı, uyuşmazlık konusu taşınmazın yakınındaki taşınmazın maliki olan kişinin dava açma ehliyetinin bulunduğu
-
3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemlerine karşı ancak mülkiyet sahibi olanların dava açabileceği
-
Sertifika bedeli
-
Adli yargının görev ret kararından sonra idari yargıya dava açılırken miktar değiştirdilebilir
-
Kiracı olarak oturmakta olduğu binanın ruhsat alınmaksızın kaçak olarak yapıldığı yasaların vermiş olduğu denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmeyen davalı belediyenin %100 kusurlu olduğu
-
Hatalı şekilde verilen ve sonradan idarece geri alınan inşaat ruhsatı
-
Belediyece hatalı verilip iptal edilen ruhsat nedeniyle tazminat gerekir
-
3194 sayılı Yasanın 17. maddesine göre belediye taşınmazının satışı nasıl olacak
-
Plan değişikliği için gerekli olan müellif görüşünün de belediyesince temin edilmesi
-
Belediye hizmet alanı
-
Tören alanları, bir önem atfedilmiş günlerde sadece o gün için toplanma amaçlı olarak kullanılacak alanlar olması nedeniyle süreli ve geçici olarak tanımlanabilecek böyle bir ihtiyaç için herhangi bir taşınmazın sürekli olarak imar planında bu amaca tahsis edilmesinde bir zorunluluk bulunmadığı
-
Parselasyon sınırının tespitinde belediye encümeni yetkilidir
-
Cami binaları, umumi bina tanımı içinde yer aldığından bu yer hakkında imar planının, İmar kanunu mad. 9 uyarınca Bakanlık yapamaz.
-
İlgili belediyesince imar planlarının başka kurum, kuruluş ve kişilere hazırlattırılabilir
-
Belediyelerin 3194/17. madde uyarınca yetkisinin bulunmadığı
-
Sadece dayanağı imar ve parselasyon planı iptal edildiği gerekçesiyle yapının durdurulmasında mevzuata uygunluk bulunmadığı
-
Geçici inşaat ruhsatı verilmesi istemi hakkında 3194 sayılı Yasanın 33. maddesi uyarınca belediye encümeni veya il idare kurulunca işlem tesis edilmesi gerektiği
-
2873 sayılı Yasa kapsamındaki bir alanın koruma statüsünün değiştirilebilmesi
-
denizden dolgu suretiyle elde edilen ve mülkiyeti hazine adına kayıtlı taşınmazların irtifak hakkı kurulması suretiyle tahsisine ilişkin işlem
-
uygulama imar planının kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde 100 metrelik band içerisinde kalan kesiminde yer alan imar adalarının sayısının yüzde ellisinden fazlasında yapılaşmanın gerçekleşmiş olması karşısında dava konusu taşınmaz açısından Yasa ve Yönetmelikte öngörülen kısmi yapılaşmanın gerçekleştiğinin kabulü gerekir
-
3621 sayılı Kıyı Kanununun 7. maddesi uyarınca dolgu alanında plan yapılabilmesi
-
Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğine göre inşaat alanı
-
Koruma Kurulunun plan değişikliği istemi hakkında 1 ay içinde karar verilmezse değişikliğin yapılmış sayılacağı
-
İmar para cezalarına karşı görevli mahkeme
-
İmar planı iptal edildiğinden bahisle yıkım kararı verilemez.
-
İmar planının iptali üzerine inşaat ruhsatının da kendiliğinden hükümsüz kalması sonucunu doğurmayacağı
-
Yapının yapı kullanma belgesinin düzenleme tarihinden daha önceki bir tarihte bittiğinin maddi delillerle ispatının hukuken olanaklı olduğu
-
"Mera" olarak tahsis amacı değiştirilmeyen ve halen "mera" vasfını koruyan bir alan hakkında imar planı
Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku
-
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
-
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
-
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
-
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.
-
Kesin bir saptama bulunmadan memur aleyhine işlem tesis edilemez.
-
Danıştay İDDGK na göre sözlü sınav nasıl yapılacak.
-
Zabıta memurluğuna atamada, belediye başkanının onayının yeterli
-
Hizmetin, kadro koşullarını taşımayan personel tarafından yürütülmesi ve imza yetkisinin kaldırılmaması konusunda, idarenin yargı kararı ile zorlanamayacağı
-
Görevi ile ilgili zorunlu bir nedenle, görevde yükselme eğitimine iki kez katılamayan davacı
-
Aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiş olmasının yöneticilikten alınmayı gerektirmediği, soruşturmanın içeriği ve fiilin niteliği gözönüne alınarak yöneticilikten alınmayı gerektiren bir fiil olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği
-
Görevden alınması yolunda verdiği dilekçeyi işlem kurulmadan önce geri alan davacının, yalnızca anılan dilekçeye dayanılarak alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı
-
: İdarenin, mevzuat hükmüne ve kariyer ve liyakat ilkelerine açıkça aykırı işlemini geri almasında hukuka aykırılık bulunmadığı
-
Faaliyette olmayan sağlık istasyonuna yapılan atamada hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Sağlık özrü nedeniyle naklen atanan davacının kadro unvanının değiştirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Dava konusu işlemde sebep yönünden hukuka aykırılık bulunmamakta ise de; davacının eşinin sağlık durumunun gözetilmesi gerektiği
-
Müfettişlerin, teftiş hizmetlerinin gerekleriyle bağdaşmayan ahlaki, sıhhi ve mesleki yetersizlikleri tespit edilmedikçe, istekleri dışında idari görevlere atanamayacakları
-
Davacının mesai arkadaşlarınca, sağlık durumuna ilişkin olarak düzenlenen tutanağın, naklen atanmasına dayanak alınamayacağı
-
Görevlendirme yoluyla yürütülen bir görevin, bir üst kadroya atanma bakımından hizmet süresi koşulunun yerine getirilmesini sağlamayacağı
-
Müdür Yardımcılığından norm kadro fazlası sayılarak alınan kişinin, görev yaptığı okulda, branşında boş kadro olmaması halinde ihtiyaç bulunan bir okula öğretmen olarak atanabilir
-
Aynı özüre dayalı yer değiştirmelerde hizmet puanı esas alınmalıdır
-
Müşterek kararname ile ataması yapılan bir kişinin, bu kadro ve görevinden alınarak müşterek kararname ile atama yapılmasını gerektirmeyen başka bir göreve atanması durumunda uygulanacak olan usul
-
Davacının üzerine atılı disiplin suçu nedeniyle geçici görevlendirme
-
Bir memurun, hakkında soruşturma açılacağından bahisle başka bir yerde görevlendirilmesinin söz konusu olamayacağı
-
Asilde aranan şartlara sahip olmadığı için, görevini tedviren yürüten davacıya; yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve ek ders ücreti ödenmesine imkan bulunmadığı
-
Vekalet edilen kadroda geçen sürenin müdürlükte geçirilmiş gibi değerlendirilmemesi
-
İdarenin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde, görevi başında bulunmayan bir kamu görevlisinin yerine, vekaleten atama yapma yetkisine her zaman sahip bulunduğu
-
Tedviren görevlendirmede ek ders ücreti
-
Tedviren yürütülen bir görevin, ilgili kamu görevlisine, yürütülen bu göreve ilişkin unvanı kazandırmayacağı
-
İlçe Sağlık Grup Başkanlığında görevli çevre sağlığı teknisyeninin belediye meclisi kararı ile belediyede geçici görevle zabıta memuru olarak görevlendirilmesi
-
Soruşturmacı tayin edilerek usulüne uygun soruşturma yapılmaksızın, doğrudan savunma alınarak verilen disiplin cezasında ve bu cezaya yapılan itirazın reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Savunma hakkı
-
Disiplin cezalarının uygulanması
-
Kınama cezası aldığından bahisle, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi isteminde ve bu yoldaki düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Disiplin fiili (suçu) ile ceza arasında orantılılık
-
Disiplin cezası tayininde, bir disiplin soruşturmasının varlığının gerekli olduğu
-
Çok programlı lise müdürü hakkında, ilköğretim müfettişince düzenlenen soruşturma raporuna dayanılarak tesis edilen disiplin cezası
-
Öğretmen olan davacının, bağlı olduğu sendikanın aldığı karar uyarınca bir gün göreve gelememesi eylemi sendikal faaliyet kapsamında olduğu
-
Memur hakkında disiplin soruşturması yapılmaksızın doğrudan savunması alınarak disiplin cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Resen Bakan tarafından verilen ve kesin ve yürütülmesi gerekli işlem niteliğinde bulunan disiplin cezasına karşı açılan davanın esasının incelenmesi gerektiği
-
Sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, üyesi bulunduğu Sendikanın bir günlük işi bırakma eylemine katılmak için viziteye çıkarak işe gelmemesi nedeniyle sözleşme ücretinden bir günlük kesinti yapılmasına ilişkin işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı
-
Anadolu Lisesinde Fizik Öğretmeni olarak görev yapan davacı hakkında, ilköğretim müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Döner Sermaye Saymanı olan davacının, Maliye Bakanlığınca açılacak soruşturma sonucu düzenlenecek rapora göre yine bu bakanlığın kurul ya da disiplin amirlerince cezalandırılması gerek
-
mühendis olarak görev yapan davacının, yetkili disiplin amiri yerine Merkez Disiplin Kurulunca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasında, hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Aynı derecede cezayı gerektiren ayrı fiil ve haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının, üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilebilecek olup; önceki cezaya konu eylem ile bu davaya konu eylemin ayrı fiiller olması nedeniyle, davacı hakkında tekerrür hükmü uygulanarak verilen aylıktan kesme cezasında hukuki isabet bulunmadığı
-
Disiplin cezası alanlara ayrıca belirli bir süre ile ek ödemeden yararlandırmama veya kesinti yapma yoluna gidilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Aylıktan kesme cezası alanların yapamayacağı görevler (İl Müdürlüğü yapabilirler)
-
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının ve buna bağlı olarak alt cezanın verilmesi yetkisinin, yetkili disiplin kuruluna ait olduğu
-
Usule uygun yapılmayan soruşturma sonucu davacıya verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Ticaret Meslek ve Anadolu Ticaret Meslek Lisesi Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında ilköğretim müfettişince yapılan soruşturma sonucu düzenlenen rapora göre disiplin cezası verilemeyeceği
-
Gerçeğe aykırı belge düzenleyen davacının 657 sayılı yasanın 125/D-F maddesi uyarınca 3 yıl kademe ilermesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı
-
görevi ile ilgili çıkar sağlamak fiili subut bulduğundan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı
-
Adil yargılama - Suçta ve cezada kanunilik (Danıştay)
-
Satın aldığı araçla ilgili mal beyanını süresinde vermeyen davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı
-
Rekabet Kurumu’nda memur olarak görev yapan davacının, üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, görüm ve çözümü Danıştay'ın görevindedir
-
disiplin cezalarının tevhidi
-
Yönetim görevinden ayırma cezası hakkında yürütmeyi durdurma kararı verildi.
-
1702 sayılı Yasa uyarınca verilen ihtar cezasına karşı iptal davası açılabilir
-
Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı yasanın 130. maddesi uyarınca savunma alınmadan verilen cezada hukuki isabet görülmediği
-
Disiplin fiili (suçu) ile ceza arasında orantılılık ilkesi
-
Farklı fiilerden dolayı tevhiden tek ceza verilemeyeceği
-
Kefalet Kanununun 6. maddesi uyarınca hizmetten çıkarılmış olan memurun beraat etmesi üzerine görevine iadesi gerektiği
-
Görevinden uzaklaştırılan belediye başkanının göreve döndürüldükten sonra görevden alındığı döneme ilişkin maaşları ücret olmayıp ödenek olduğundan ödenmeyeceği
-
Görevden uzaklaştırılan ve yargılanması sonucunda beraat etmesi nedeniyle yeniden göreve başlatılan davacıya, açıkta kaldığı süre içinde ödenmeyen maaş farkları için ancak idareye başvurduğu tarihten başlayarak faiz ödenebileceği
-
Fiili ve itibari hizmet süreleri hesaplanırken, toplamdaki ay kesirlerinin tam ay olarak hesaplamaya dahil edilmesi gerekir
-
Fen fakültesi kimya bölümünden mezun olup kimyager unvanıyla görev yapan davacının, mühendisler için öngörülen ek göstergeden yararlanamayacağı
-
EGO Genel Müdürlüğü müfettişleri, belediye müfettişi kapsamında olup, merkez denetim elemanı olarak değerlendirilemeyeceğinden makam ve temsil tazminatından yararlanamayacağı
-
İlgilinin herhangi bir gerçek dışı beyanı ve hilesi olmadan idarece yapılan hatalı ödemelerin istirdatının ödeme tarihinden geriye doğru 60 gün içinde kalan sürede gerçekleşen yersiz ödemelerle sınırlı olacağı
-
Lojman hakkı sosyal hak niteliğinde değildir
-
Yasal süresi içinde konutu boşaltmayan davacıdan, yedi kat kira tahsil edilmesine ilişkin işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı
-
: Memuriyete hizmet sınıfı açısından daha üst derece ve kademeden başlayanların, başka bir hizmet sınıfına geçmeleri
-
yüksekokul mezunlarına Maliye Kursunu bitirmeleri nedeniyle bir derece verilemez
-
Ücretsiz izin talebinin idarece kabul edilmemesi üzerine görevinden istifa eden davacının, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiği
-
idari yaptırım olarak bir yıl süreyle bilimsel araştırma ve çalışmalarda üniversitenin fon ve imkanlarından yararlandırılmamasına ilişkin işlemde, mevzuat hükmüne dayanmadığı ve yönetimin genel takdir yetkisine dayanarak yaptırım uygulamasının olanaklı olmadığı
-
Savcıların yargılama görevi kapsamında yürüttükleri hizmetler dışında, yasalarla verilmiş idari görevleri de bulunduğundan, yaptıkları idari görevler nedeniyle ve bu kapsamda tesis edilen işlemlerden dolayı Adalet Bakanlığının sorumlu tutulabileceği
-
TBMM üyeleri, hakim ve savcılar ile diplomatik dokunulmazlığı olan kişilere trafik cezası uygulaması
-
Hakim ve Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan davacılar tarafından, yasal sınırları aşan fazla çalışmanın ve yasal sınırlar içinde kalmakla birlikte olumsuz koşullarda yapılan çalışmanın karşılığı olarak, kendilerine maddi ve manevi tazminat ödenmesi
-
: Hakimler ve Savcılar hakkında doldurulan sicil fişi tek başına dava konusu edilebilecek bir işlem
-
Adalet Bakanlığının ajanı konumunda olmayan hakimlerin verdiği kararlardan dolayı, Adalet Bakanlığının tazminle sorumlu tutulamayacağı
-
25.11.2006 tarihinde yapılması öngörülen adli yargı yargıç ve savcı adayı sınavının mülakata ilişkin kısmının yürütülmesinin durdurulmasına
-
15.10.2006 tarihinde yapılan idari yargı hakim adayı sınavının mülakata ilişkin kısmının yürütülmesinin durdurulmasına
-
Adalet müfettişlerinin görev ve yetkileri
-
Hakimler ve savcılar hakkındaki ihbar ve şikayetler
-
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olan davacının unvanını yükseltilmesi
-
Şahsa bağlı hak" uygulaması
-
Şikayet konusu edilen hukuka aykırı eylem ve işlemlerin, idari veya adli yargıda dava konusu olabilecek nitelikte bulunması
-
: 4483 sayılı Yasa’nın Anayasa’ya aykırılığı iddiasının, ancak ceza yargılaması aşamasında ileri sürüleceği
-
Savcılık makamının resen soruşturulacak eylem kapsamında gördüğü bir hususu, itiraza konu etmeden doğrudan soruşturabileceği
-
5232 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
-
Yetkili makamın soruşturma izni verilmemesi yolundaki kararı, iptal davasına konu edilecek bir idari işlem değildir
-
Tanının zamanında yapılmaması ve buna uygun tedavi uygulanmaması nedeniyle, hastanın ölümüne yol açılmasının, lüzum-u muhakemeyi gerektirdiği
-
Yapının yıkılması yönünde verilen belediye encümeni kararlarını uygulamayanlar için, soruşturma izni verilmesi gerektiği
-
Yargı kararının gereğine göre işlem tesis etmek zorunda olan idarenin; bu yargı kararının gereğini süresi içinde yerine getirmesi gerekirken, yargı kararını uygulamama yoluna gidilemeyeceği
-
Üniversite personeli olan ve 2547 sayılı Yasa’nın 53 üncü maddesine göre, dekanlarla iştirak halinde suç işledikleri anlaşılanlar hakkında, vali tarafından 4483 sayılı Yasa hükümlerine göre ön inceleme yaptırılarak karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı
-
İlk soruşturma tamamlandığında üniversite rektörlerinin oluşturduğu yetkili kurulların lüzum-u muhakeme ve men-i muhakeme dışında bir karar vermelerinin mümkün olmadığı
-
Müsteşar yardımcılarının teftiş kurulu başkanının üstü konumunda olmadığı
-
Yükseköğretim Kurulu Başkanlılğına verdiği dilekçesine cevap verilmemesi karşısında zımni men-i muhakeme kararı oluştuğunu belirtilerek bu kararın kaldırılması isteminin incelenmeksizin reddi hakkında
-
Sanığın, tedavi için hastaneye getirilen kişinin resen takibi gerektiren şüpheli bir olay sonucunda öldüğünü Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmemek şeklindeki eylemi
-
4483 Sayılı Yasa hükümlerine göre yetkili merci tarafından verilmiş bulunan kısmen soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın bir idari işlem olarak nitelendirilmesi suretiyle iptali istemiyle idare mahkemesinde açılmış iptal davası
-
Yetkili makamın soruşturma izni verilmemesi yolundaki kararı, iptal davasına konu edilecek bir idari işlem olarak nitelendirileme
-
Devlet Memurları Yabancı Diller Eğitim Merkezince düzenlenen yabancı dil kursuna katılmasına izin verilen davacıya geçici görev yolluğu ödenmesi gerektiği
-
Kamu görevinden çıkarılma işlemi yargı kararı ile iptal edilen davacıya, Harcırah Kanunu hükümlerine göre yolluk ödenmesinin gerekmediği
-
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar 6245 sayılı Harcırah Kanununa tabi olup olmayacakları
-
davacının görevi sırasında kullandığı araçta meydana gelen zararın, adliye mahkemesinde açılacak tazminat davası sonucuna göre davacıdan tazmin ettirilmesi gerekeceği
-
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri (haksız eylem) nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları
-
Kamu hizmeti görevlilerinin hukuka aykırı eylem ve işlemlerinden ve kendi kusurlarından doğan zararı, toplumun ödemek zorunda olmadığı
-
emeklilik işleminin onayından sonra bu isteğinden vazgeçtiğini bildiren davacının, vazgeçme talebi kabul edilerek emeklilik onayının geri alınması gerekir
-
Davacının, davalı idarece "İsnat ve iftiralara karşı korunma" hakkının ihlal edilmesi nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini gerekir
-
Genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan davacının, bir meslek sınıfı olmayan yardımcı hizmetler sınıfına atanmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı
-
Memuriyette kazanılan mühendis unvanının, mühendis kadrosuna naklen atanmak için yeterli olmadığı; kadro unvanının da atanılacak göreve uygun olması gerektiği
-
Eğitim hastanesinde klinik şefi olan davacının, part time çalışmasına izin verilmeyebilir
-
Biyoloji bölümü mezunlarının tıpta uzmanlık eğitimini almasını engellenemez
-
Tıp Fakültesinde hemşire olarak görev yapmakta iken, geçici olarak Devlet Hastanesinde görevlendirilen davacının, görevlendirildiği hastanenin döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemelerden yararlandırılması gerekir
-
Basınç odası kullanılarak hiperbarik oksijen tedavisi
-
Özel sağlık kuruluşlarınca verilen ilanlarda, kurumda çalışanların ismine yer verilmiş olması ve reklam yasağına aykırı tutum nedeniyle hekimlerin sorumlu tutulmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olacağı
-
Tam gün hakkında yürütmenin durdurulması kararı verildi. Sağlık Bakanlığı'na bağlı hekimler (doktorlar) mesai saatleri haricinde özel muayene açabilecek.
-
her öğretim yılı başında bir defaya mahsus olmak üzere ve öğretim yılının başladığı ay içinde ödenen öğretim yılına hazırlık ödeneğinin, öğretim yılının başladığı ay geçtikten sonra öğretim yılı içinde göreve başlayanlara da ödenmesi gerektiği
-
Hakim ve savcı eşlerine, norm kadro sayılarına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı
-
Norm kadro fazlası sayılarak alınan kişinin, görev yaptığı okulda, branşında boş kadro olmaması halinde ihtiyaç bulunan bir okula öğretmen olarak atanabilir
-
65 yaşını doldurmak suretiyle emekli olmuş öğretim elemanlarının, emekli aylıkları kesilmeksizin ve yaş kaydı aranmaksızın sözleşme ile çalıştırılabilecekleri ve bunlara ücret ödenmesi gerektiği
-
İlk-San'a aidat yatıranların birikmiş aidatlarının tasfiye şeklinin yoruma açık olmayan objektif kurallara bağlanması gerekir
-
yetkili olmayan İlköğretim Müfettişlerince düzenlenen soruşturma raporuna dayanılarak tesis edilen dava konusu işlem
-
Fizik Öğretmeni olarak görev yapan davacı hakkında, ilköğretim müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Usulüne uygun olarak, süresinde verilmeyen ve karşı tarafa tebliğ edilmeyen savunma dilekçesini düzenleyen kurum avukatının, avukatlık ücretini alamayacağı
-
Avukat aracılığıyla takip edilen dosyada, vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının bozma nedeni olduğu
-
Kamu kurumlarının din hizmetleri sınıfında çalışacak personelin eğitim düzeylerini yükseltmek amacıyla açılan açıköğretim öakültelerinin ilahiyat önlisans programını bitirenlerin diplomaları
-
kıdem ve liyakat yönünden yeterli olduğu halde, 1. sınıf Emniyet Müdürlüğüne yükseltilmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği
-
Genel idare hizmetleri sınıfında görev yapan davacının, bir meslek sınıfı olmayan yardımcı hizmetler sınıfına atanmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı hakkında
-
657 sayılı Yasa’nın 4. maddesindeki işçiler dışında belirtilen memur, sözleşmeli personel ve geçici personelin de 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikası Kanunu kapsamında bulunduğu
-
657 sayılı Yasanın 68/b maddesi uyarınca verilen kadro kazanılmış hak sayılamaz
-
Zabıta memurluğuna atama yetkisi belediye başkanındadır.
-
Kamu görevlilerinin, özel koşullarına göre verimliliklerinin en yüksek olduğu ve hizmetlerinden en yüksek oranda yararlanılacak bir birimde çalıştırılmalarının, kamu yararına uygun düşeceği
-
Başka bir kuruma naklen atanması için muvafakat verilen davacının, ilişiğinin kesilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
görevinden alınan ancak herhangi bir kadroya atanmayan memurlara kadro tasarrufunda aylık ve özlük haklarının ödenmesinin mümkün olmadığı
-
657 sayılı Yasanın 72. maddesinin 2. fıkrası uyarınca eş durumunun naklen atama sırasında gözönüne alınmasının, ancak atanan memurun eşinin de memur olması halinde mümkün olabileceği
-
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda, Devlet memurlarının naklen atanmaları konusu düzenlenmiş olmakla beraber, "atama usulü"ne ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği
-
Davacının bir başka kuruma geçmiş veya emekliye ayrılmış olmasının, verilen yargı kararının uygulanmasını engellemeyeceği
-
Davacının bir başka kuruma geçmiş veya emekliye ayrılmış olması, verilen yargı kararının uygulanmasını engellemez
-
idarede uzman doktor iken isteği üzerine emekliye sevk edilen ve daha sonra aynı idareye açıktan sözleşmeli personel olarak atanan davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
Kendi isteği ile emekliye ayrılan, bilahare emeklilik işleminin geri alınması yolundaki başvurusunun reddi üzerine verilen iptal kararı ile tekrar göreve başlatılan davacının, emekliye ayrılması işleminde davalı idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığından, davacının açıkta (emeklilikte) geçirdiği süreyle ilgili olarak doğan zararından idarenin sorumlu tutulamayacağı
-
İdare mahkemesi kararı üzerine emekliye sevk edilen, ancak söz konusu kararın Danıştay Onbirinci Dairesince bozulması üzerine tekrar göreve başlatılan davacının, emekli olarak geçirdiği sürede aldığı emekli aylıkları yargı kararı üzerine ödendiğinden, geri istenilmesi yolunda tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği
-
Belediye başkanı iken görevden uzaklaştırılan davacının görevden uzaklaştırıldığı dönem için maaşının üçte ikilik kısmını alamaz
-
serbest diş hekimine yaptırılan tedavi bedeli
-
İlgililerin izni veya talebi olmadan da çocukları adına sağlık karnesi düzenlenmesinin zorunlu olduğu
-
Aylıksız izinli olan devlet memuru, tedavi yardımından yararlanmaya devam eder
-
Devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının tedavi yardımından yararlanabilmesi
-
Kalp rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede resmi tabip raporuyla görülen lüzum (ve ivedilik) üzerine yapılan tedavide kullanılan tıbbi malzeme giderlerinin tamamının Sandıkça karşılanması gerektiği
-
Kalbe takılan stenin bedelinin tamamını ödenmesi gerekir
-
Belediye hastanelerin niteliği
-
Devlet memurunun bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının tedavi yardımından yararlanabilmesi için, muhtaçlık koşulunun aranacağı
-
Yargı kararı gereği eski görevine iade edilen davacının, anılan kararın bozulması ve sonuçta davanın reddedilmesi halinde bulunduğu görevde fiilen çalışmadığı döneme ait ödemeler geri alınabilir
-
657 sayılı Yasaya ekli (II) sayılı Cetvelin, 4. sırasında "Bakanlık İl Müdürleri" için öngörülen ek gösterge rakamından, yalnızca bakanlıkların taşra teşkilatının başında bulunan kamu görevlileri yararlanabilir
-
Hatalı ödemelerin geri alınması (Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/68, K:1973/14 sayılı kararı)
-
Olumsuz olarak düzenlenen sicile karşı açılan davalarda uygulanan çözüm yönteminin, düşük not takdir edilmek suretiyle olumlu olarak düzenlenen sicillere karşı açılan davalarda da uygulanması gerektiği
-
1. ve 2. sicil amirlerince olumlu olarak doldurulan, ancak aralarında 10 puan fark olması sebebiyle, 3. sicil amirinin görüşüne başvurulan olumlu sicillerin, 3. sicil amirince olumsuza çevirilemeyeceği
-
Sicilinin olumsuz doldurulması için somut bir bilgi ve belge bulunmadığından objektif doldurulmadığı anlaşılmıştır
-
Olumlu da olsa sicil notunu yetersiz bulan ve mesleki geleceğini olumsuz yönde etkileyeceğini düşünen kamu görevlisinin iptal davası açmasında menfaatinin bulunduğu, bu nedenle uyuşmazlığın esasının incelenerek hüküm kurulması gerektiği
-
Olumsuz sicilin tebliğ edilmemesi iptal nedeni değildir
-
Usule uygun düzenlenen sicil raporu olumsuz olan davacının, bu nedenle kademe ilerlemesinin yapılmaması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı
-
Kefalet Kanununun 6. maddesi uyarınca hizmetten çıkarılmış olan memurun beraat etmesi üzerine görevine iadesi
-
Bir göreve atanmak isteyen ve koşulları taşıyanlar arasından atama yapma konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu
-
Naklen personel alımına ilişkin duyurunun dava açma süresi içinde geri alınmasında, hukuka aykırılık bulunmadığı
-
davacının Emekli Sandığınca düzeltilen intibakına göre eksik kalan süreyi tamamlamak için yaptığı yeniden atanma talebinin açıktan atamadan farklı olduğu
-
Askerliğe elverişli olmadığına karar verilen davacının fiilin askerliğini yapmadığından bahisle, infaz ve koruma memurluğuna atamasının onaylanmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı
-
4688 sayılı Yasa’nın 18/2. maddesine göre aynı işyeri kavramı
-
Öğretmen olan davacının, bağlı olduğu sendikanın aldığı karar uyarınca bir gün göreve gelememesi eylemi sendikal faaliyet kapsamında olduğu hakkında
-
hatalı olan sorunun, iptal edilerek değerlendirme dışı bırakılması suretiyle yapılan hesaplamada ve davacının başarısız sayılması
-
Bir kurumun açtığı unvan değişikliği sınavına diğer kurumların personelinin katılamayacağı
-
Sınavsız atama konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımında da, hizmet gerekleri ölçütü sınırları içinde kalınması gerektiği
-
Objektif esaslara uygun olarak hazırlanmayan soruların yer aldığı sınavda, katılanların bilgi ve beceri düzeyinin ölçüldüğü sonucuna varılamayacağı
-
Dava konusu işlemin gerekçesini somut olarak ortaya koyulamaması
-
1. sınıf Emniyet Müdürlüğüne yükseltilmemesine ilişkin işlem
-
KPSS Ek Yerleştirme Tercih Klavuzunda 657 Sayılı Yasanın askerlikle ilgili 48/A-6. maddesine aykırı olarak sadece muvazzaf askerlik hizmetini yapmış olmak şeklinde hüküm getirilmesi durumu
-
Kamu görevine alınmada cinsiyet ayrımı yapılamayacağı
-
Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 7/B-1 maddesi uyarınca, 16 ay uzun süreli durdurma cezası aldıktan sonra, aynı madde kapsamındaki 2. fiili nedeniyle tekerrür hükümleri uyarınca meslekten çıkarma cezası ile değil 20 ay durdurma cezası ile cezalandırılabileceği
-
Soruşturma yapılmaksızın, doğrudan savunma alınarak verilen disiplin cezası
-
Disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı
İdare
-
Noterler, işyeri açma ve çalışma ruhsatı alması gerekir
-
3984 sayılı Yasanın 4.maddesinin (e) bendinde yer alan yayın ilkesi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9.maddesinde düzenlenen din, düşünce ve vicdan özgürlüğü
-
Kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın, henüz iddia düzeyindeki açıklamalara, kişilerin kendilerine söz hakkı da tanınmadan tek yanlı olarak yer verilmesinin, kişilerin onurlarını ve şöhretlerini zedeleyeceği hakkında
-
Ulusal güvenlik belgesi
-
reklâm yayınlarının öncesi ve sonrasında görsel ve işitsel olarak algılanabilecek tarzda "REKLÂM" ibaresine ve reklâm müziğine yer verilmeksizin yapılan yayınlar
-
Haber programında "öne sürülüyor", "iddia ediliyor" şeklinde ifadelerle konunun aktarılmasının da yayıncının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı
-
5015 sayılı Petrol Piyasası Yasasının değişik 19. maddesi uyarınca kesilen idari para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilemez
-
ŞirketHATT, KonuşkanHATT, StandartHATT, HesaplıHATT ve YazlıkHATT olmak üzere beş ayrı seçeneği öngören yeni ücret tarifesinin, mevzuata ve kamu hizmetinin özelliklerine uygun olarak hazırlandığı
-
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun banka genel müdür yardımcısının atanmasının onaylanması konusunda takdir yetkisinin bulunduğu
-
LPG depolanması ve taşınması piyasa faaliyeti kapsamındadır.
-
Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler
-
Bayilik lisansı almaksızın lisansa tabi faaliyette bulunan davacı hakkında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararında, hukuka aykırılık görülmediği
-
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna akaryakıt türlerini belirleme konusunda yetki verildiği
-
iptal davasının süreden reddi halinde açılan tam yargı davasının da süre nedeniyle incelenme olanağının bulunmadığı
-
1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşların ihâlelerine katılmaktan yasaklanma
-
Sermayesinin yarısından fazlası Hazineye ait olan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin 4734 sayılı Kanun'un 2/d maddesi kapsamında olduğu
-
ihale günü meydana gelen olaylarda davacı şirket yanlılarının ihaleye katılan diğer firma elamanlarını zor kullanarak baskı altına almak istediklerinin anlaşılması karşısında, ihaleye katılmamış olsa bile davacı şirket ve şirketin %88 hissesine sahip ortağı … hakkında iki yıl süre ile kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilmesine dair dava konusu işlemde, hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı
-
Hastane temizlik hizmeti ihalesinde benzer işi "hastane temizlik hizmetleri" ile sınırlandıran davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığ
-
İller Bankası İhale Yönetmeliği'ne dayanılarak verilen ihalelere katılmaktan yasaklama kararının, sadece İller Bankası ihalelerini kapsaması gerektirir
-
Rekabet Kurulu kararlarının, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler olduğu
-
yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan alınan soruşturma açılmaması yönündeki kararda 4054 sayılı Kanuna uyarlık görülmediği
-
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar 6245 sayılı Harcırah Kanununa tabi olup olmayacakları hususu
-
13.07.2005 tarihinden itibaren yedi üyeden teşekkül eden Rekabet Kurulu'un, bu sayının üzerinde toplantı ve karar yeter sayısı oluşturarak karar almasında hukuka uyarlık bulunma
-
İdari para cezalarında, ceza verilmesinin dayanağı yasa kuralının yürürlükten kaldırılması ve lehe düzenleme yapılması halinde, bu yeni hukuki durumun dikkate alınması gerektiği
-
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 9. maddesi hükümleri uyarınca geçici tedbir kararı nihai kararın kapsamını aşmaması gerekir
-
Kurul kararının, dokuz üyeyle yapılan ilk toplantıda en az altı üyenin aynı yönde oy kullanmaması nedeniyle, tüm üyelerinin iştirakiyle yani onbir üyeyle toplanması gerekirken, yine dokuz üyeyle toplanılarak alındığı anlaşıldığından ve toplantıya katılmayanların yasal mazeretlerinin de kararda yer almadığı anlaşıldığından hukuka, aykırı bulunduğu
-
İhalede danışıklı fiyat teklifinde bulunulması suretiyle, ihale miktar ve bedelinin firmalar tarafından eşit şekilde paylaşılması
-
Telekomünikasyon sektöründe yaşanacak rekabet ihlâlini belirleme ve bu konuda yaptırım uygulama görevinin Rekabet Kurumu'na ait olduğu
-
Alkol ve Alkollü İçki Tesislerinin Haiz Olmaları Gereken Teknik Şartlar, Kurulmaları, Denetlenmelerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
-
Turizm işletme belgesi sahibi işletmelerin de de açık içki satış belgesi almak zorunda olduğu
-
Birleşik Uyarılar (Tütün Mamullerinin Zararlarından Korumaya Yönelik Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik)
-
Alkollü İçki Reklamlarında Uyulacak İlkeler Hakkında Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ
-
Elektronik ticaret araçları kullanılarak satılan ürünün kapıdan teslim edilmesini engelleyen bir hükme yer verilmediği
-
alkol ve alkollü içkinin televizyon, kablolu yayın, radyo ve kamu yayın araçları ile reklâmı yasaktır
-
Yönetmelikle kuruma idari yaptırım niteliğinde doğrudan satış belgesinin askıya alınması veya iptali yetkisi verilmesinin dayanağı yasaya ve hukuka aykırı bulunduğu
-
Halka arz yolu ile gerçekleştirilen sermaye artırımının ticaret siciline tescil edilmesiyle, hisse senetlerinin pay sahipliği, halka arza katılan alıcılara geçeceğinden, halka arzın idare ya da sermaye artırımına giden şirket tarafından iptal edilemeyeceği
-
İMKB ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem yapma yasağı
-
İdari para cezası uygulanmasını öngören Yönetmelik kuralının yasal dayanağının bulunmadığı, yasada yer almayan bir yükümlülüğün yönetmelikle getirilemeyeceği
-
Özelleştirme kapsamında bulunan bir kuruluşun, özelleştirme programından çıkarılarak bir kamu idaresine kamu yararını gerektiren somut koşullar açıkça ortaya konulmadan devredilmesi
-
Anayasanın 152/3 maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının, bu karardan önce açılmış olan ve görülmekte olan davalarda uyulmasının gerekir
-
Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının, bu karardan önce açılmış olan ve görülmekte olan davalarda uyulmasının gerektiği
-
İlgililerin kazanılmış haklarının sözkonusu olabilmesi için, elde etmiş oldukları bu hakların meşru bir zeminden kaynaklanmış olması gerekir
-
Hazar I ve Hazar II Hidroelektrik Santrallarının (HES) Rehabilitasyonu ve İşletilmesi İçin Görev Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi
-
Orman Bölge Müdürlüklerinin kapatılması için Bakanın teklifi, bu teklifin Devlet Planlama Teşkilatı ve Devlet Personel Başkanlığınca olumlu görüşe bağlanması ve Bakanlar Kurulunca sonuçlandırılması gerekir
-
Yükseköğretime girişte yerleştirme puanlarının hesaplanmasında farklı katsayı uygulamasının kaldırılması
İhale Hukuku
Yükseköğretim Kurulu, Üniversiteler Ve Yüksek Teknoloji Enstitüleri
Kamu Mali Yönetimi
Vergi Hukuku
|
|
|
|
|
Copyright © 2009
İdare Hukuku
/
Künye - İletişim
Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.
|
|
|
|
|
 |
|