İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Devlet Memurlarının Atanma ve Tayinleri > Adaylık > İçtihat

Kesin bir saptama bulunmadan memur aleyhine işlem tesis edilemez.

Dairesi İDARİ DAVA DAİRELERİ
Karar Yılı 1999
Karar No 887
Esas Yılı 1998
Esas No 419
Karar Tarihi 15/10/1999
 
 
Aday memur olarak görev yapan davacının müfettiş raporuna dayalı olarak başvuru formu kendisi tarafından doldurulmadığı ve sınav kağıdında tahrifat yapılarak doğru cevap sayısının değiştirilerek yükseltildiği gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemde, kesin bir saptama bulunmaması ve sınav kağıdında iddia edilen tahrifatın olup olmadığı veya kimler tarafından yapıldığının kanıtlanamaması karşısında işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hk.
 

İstemin Özeti : Ankara Büyükşehir Belediyesinde aday memur olarak görev yapan davacının, memurluk sınavında başarılı olamadığının sonradan anlaşıldığından bahisle atama onayının iptal edilerek görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ve bu nedenle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onikinci Dairesinin 30.10.1997 günlü, E:1997/1789, K:1997/2495 sayılı bozma kararına uyulmayarak Mahkemenin davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan ... günlü, ... sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi …'nin Düşüncesi : Davacının temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : Ankara Büyükşehir Belediyesinde odacı memur olan davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ve parasal ve özlük haklarının verilmesine hükmedilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay 12. Dairesince verilen 30.10.1997 günlü, E:1997/1789, K:1997/2495 sayılı bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Danıştay 12. Dairesinin 30.10.1997 günlü, E:1997/1789, K:1997/2495 sayılı kararında belirtilen düşüncemdeki gerekçeler ile davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile parasal haklarının ödenmesi gerektiği düşüncesiyle ... İdare mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü.
Ankara Büyükşehir Belediyesinde aday memur olarak görev yapan davacının atama onayının iptal edilerek görevine son verilmesine ilişkin 17.9.1996 günlü, 3688 sayılı Encümen kararının iptali istemiyle açtığı davada, ...İdare Mahkemesince verilen ... günlü, ... sayılı davanın reddine ilişkin karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onikinci Dairesinin 30.10.1997 günlü, E:1997/1789, K:1997/2495 sayılı kararı ile bozulmuş ise de; ... İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak davanın reddine ilişkin ilk kararında ısrar etmiştir.
Davacı bu kez, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.
... İdare Mahkemesince; davacının aday memur olarak görev yapmakta iken girmiş olduğu memuriyet sınavının idarece iptali üzerine görevine son verildikten sonra açılan dava sonucunda bu işlemin idare mahkemesince, kişilerin hukuki durumlarının tek tek incelenmesi gerektiği gerekçesiyle iptali üzerine yeniden göreve başlatıldığı, yapılan inceleme sonucu düzenlenen müfettiş raporuyla iş talep formunda eksiklikler bulunduğu, sınav kağıdında silinti ve değişiklikler görüldüğü, farklı karakterli işaretlemeler bulunduğu, doğru cevap sayısı ve puan artırımı yapıldığı saptanarak davacıya sınavda başarılı olmadığı halde sınavın kazandırıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, Mahkemelerinin 5.3.1997 günlü ara kararıyla getirtilen sınav kağıdının aslının incelenmesinden, birinci sayfada doğru sayısı olarak yazılan 2 silinip üzerine 5, ikinci sayfada 3'ün üzerine 9, üçüncü sayfada 3'ün üzerine 8 doğru, dördüncü sayfada (0) yazıldığı, silinen doğru sayılarının toplamı 8 rakamının birinci sayfaya toplam doğru sayısı olarak yazılmasına rağmen bunun da silinerek üzerine 22 yazıldığı, davacı 8 doğruya karşılık 27 puan alarak sınavı kazanamadığı halde, yanlışlar silinip hatta silinmeden kağıt üzerinde açıkça görülen değişik karakterli işaretlemelerle doğrudan işaretlenerek doğru sayısı ve puan artırılmak suretiyle 22 doğruya karşılık 73 puan verilerek yazılı sınavın kazandırıldığı, bu durumda Sınav Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak gizlilik ilkesi ihlal edilmek suretiyle adıgeçenin sınav kağıdı üzerinde yapılan tahrifatlar sonucu başarılı kılındığı görülmekte olup, açıkça hukuka aykırı olan ve hile ile tesis edildiği anlaşılan idari işlemlerin ilgililer yönünden kazanılmış hak doğurmayacağı, bu işlemlerin idarelerce herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın her zaman geri alınabileceği yolundaki Danıştay İçtihatları ile de kabul edilmiş idare hukuku ilkesi karşısında davacının sınavda başarılı sayılması işlemi ağır sakatlıkla malül olduğundan davalı idarece 657 sayılı Kanunun 98. maddesinin (b) fıkrası uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata ayrılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararda ısrar edilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 50. maddesinde devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet Memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmalarının şart olduğu hükme bağlanmış, aynı yasanın 98/b maddesinde ise Devlet Memurlarının memurluğu alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması ve memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi hallerinde memurluğun sona ereceği belirtilmiştir.
İlk Defa Devlet Kamu Hizmeti ve Görevleri ve Devlet Memuru olarak atanacaklar için Mecburi Yeterlik ve Yarışma Sınavları Genel Yönetmeliğinin 2/b ve 25. maddeleri uyarınca çıkarılan il özel idareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlikler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Müessese ve İşletmelerde ilk defa Memuriyete Atanacaklara ait sınav Yönetmeliğinin 12. maddesinde; iş talep formları müracaat süresinin bitiminden itibaren 15 gün içinde personel işleriyle görevli birimce, sınava girebilmeleri için gerekli şartların mevcut olup olmadığı açısından incelenir, şartlarıtaşıyanlara fotograflı giriş belgesi verilir, iş talep formundaki soruların bir veya birkaçını cevapsız bırakanlar ile şartları taşımadığı tespit edilenlere durumları bildirilir ve bunlara sınav giriş belgesi verilmez. "20. maddesinde; sınava giriş belgeleri verilmek suretiyle sınava alınan ve yapılan sınavlar sonunda kazananlardan iş talep formunda gerçeğe aykırı beyanı tespit edilenlerin sınavları geçersiz sayılarak atamaları yapılmaz, ataması yapılmış olan da iptal edilir. Bunlar hiçbir hak talebinde bulunamazlar. 4/c maddesinde, sınavlarda gizlilik esastır. 16. addesinde; sınavlarda köşesi kapanabilir ve mühürlenmiş özel kağıtların kullanılması mecburidir" hükümleri yer almıştır.
Temyiz dosyasının incelenmesinden; Danıştay Onikinci Dairesinin 30.10.1997 günlü, E:1997/1789, K:1997/2495 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Ankara Büyükşehir Belediyesinde aday memur olarak görev yapan davacının, 13.2.1995 tarihli müfettiş raporuna dayanılarak 17.9.1996 günlü, 3688 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile 657 sayılı Kanunun 48., 50 ve 98/b maddeleri uyarınca atama onayı başvuru formunun kendisi tarafından doldurulmadığı ve sınav kağıdında tahrifat yapılarak, doğru cevap sayısının değiştirilip yükseltildiği gerekçesiyle iptal edilmiş ve görevine son verilmiş ise de, iş talep formunun davacı tarafından doldurulmadığı yolunda kesin bir saptamanın bulunmaması ve sınav kağıdında iddia edilen tahrifatın var olup olmadığının veya kimler tarafından yapıldığının kanıtlanamaması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından,mahkemece davanın reddedilmesinde yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda BOZULMASINA ve dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine 15.10.1999 günü oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Devlet Memurluğuna Alınma Şartları başlıklı III kısım 2. bölümde yer alan 50. maddesinde "Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır." hükmüne yer verilmiş ve 98. maddenin (b) bendinde "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması ...." halinde memurluğun sona ereceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükümler karşısında, idare, sınava girmemiş veya sınavı kazanmamış kişileri saptadığı zaman görevlerine son vermede bağlı yetki içindedir.
İncelenecek olan husus yasada yazılı şartın, ilgilinin olayında gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının sınava girdiği, 8 doğru yanıt karşılığı 27 puanla başarısız olduğu, sonradan kağıtta yapılan tahrifatla 8 doğrunun 22 doğruya yükseltildiği ve 73 puanla başarılı sayılarak atandığı ve henüz aday memur statüsünde iken göreve son verme işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan sınav kağıdında açıkca görüldüğü üzere, kağıtta tahrifat olup 8 doğru, 22 doğruya yükseltilmiştir. Bu hale göre, tahrifat ne suretle gerçekleşmiş olursa olsun, sınav kağıdı ilk şekli ile 8 doğrulu olup, davacı, sınavı kazanmamış bir kişi durumundadır ve korunabilecek bir hakkı yoktur.
İdarenin yasadan kaynaklanan yetkiyle tesis ettiği işlemde ve davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabetsizlik bulunmadığından ısrar kararının onanması gerekeceği düşüncesiyle çoğunluk kararına karşıyız.
 

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Adaylık

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.