İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İmar Hukuku > Kentsel Dönüşüm > Uygulama işlemleri > İçtihat

Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesinin iptal edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini davası idari yargının görevinde.

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:
ESAS NO    : 2010/323
KARAR NO : 2011/54
KARAR TR : 07.03.2011
(Hukuk Bölümü)
Ö Z E T      : Davacının, Büyükşehir Belediye Başkanlığının Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında kalan gecekondusu karşılığında, davalı Belediye ile konut sözleşmesi imzaladıktan sonra söz konusu projenin iptal edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı        : M. K.
Vekili         : Av. P. E. Ü.
Davalı        : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili         : Av. Y. B. A.
O L A Y       : Davacı vekili dava dilekçesinde, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.02.2006 tarih ve 483 Sayılı kararıyla Dikmen 3-4 ve 5. Etaplar Kentsel Dönüşüm Uzlaşma ve Uygulama Esaslarının tespit edildiğini, buna göre; Dikmen Vadisi 4.-5. Etap projesi dahilinde kalan 400 metrekarelik tapu tahsisli gecekondu sahibine, Dikmen Vadisi 4.-5. Etap projesi kapsamı içinde 100 metrekarelik konut sözleşmesi yapılacağı, tapu tahsisi belgesindeki tahsis miktarı 400 metrekareden az olan malikler bakımından, eksik arsa miktarının, 2006 yılı içerisinde inşaat maliyet bedeli olarak 1m2/450 TL üzerinden hesaplanıp, tesis ve müştemilata ait %10 enkaz bedeli düşüldükten sonra kalan kısmın borçlandırılacağı, hak sahiplerine verilecek 100 metrekarelik konutlar için yapılan 72 eşit taksit halinde Ankara Büyükşehir Belediyesine ödeneceği; gecekondusunu yıkıp, elektrik, su aboneliklerini iptal eden hak sahiplerine, daire teslim edilinceye kadar 250,00 TL kira yardımında bulunulacağı, bu kira yardımının artış bedellerinin her yıl Belediye Encümenince belirleneceği; müvekkilinin bu uygulama esasları dahilinde Ankara Büyükşehir Belediyesi ile 13.08.2006 tarihli Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi (Borçlu) adı altında bir sözleşme imzaladığını, daha sonra Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.05.2009 tarih ve 1208 Sayılı kararıyla, Dikmen Vadisi 4-5. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi uygulama esaslarına ve kamulaştırmaya ilişkin 17.02.2006 gün ve 483 Sayılı Belediye Meclis Kararının iptal edilmesine karar verildiğini; bu kararda ''Konut Karşılığı Sözleşme" yapmak suretiyle taksit ödemesi yapan hak sahiplerinin ödedikleri bedellerin iade edilmesine karar verildiğini; bu kararı alırken gerekçe olarak "16.03.2007 gün ve 803 sayılı Belediye Meclis Kararı ile Dikmen Vadisi 4-5. Etap proje alanına ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Planlarını 10.01.2008 gün ve 16 Sayılı Belediye Encümen Kararı ile de parselasyon planlarını onayladıklarını ( ... ) ancak yapmış oldukları bu imar planlarına karşı Ankara 13. İdare Mahkemesinde davalı Ankara Büyükşehir Belediyesi aleyhine 2008/363 E sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, yapmış oldukları Dikmen Vadisi 4-5. Etap Proje alanına ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Planlarının ve Parselasyon Planının İmar Mevzuatı, Planlama ve Şehircilik İlkelerine, kentsel dönüşümün amacına ve kamu yararına aykırı olduğundan bahisle bu kararların yürütmesinin durdurulmasına Mahkemece karar verildiğini, İdare Mahkemesi'nin Yürütmeyi Durdurmaya ilişkin kararına uyma zorunluluğu"nun gerekçe gösterildiğini; sonuç olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin Dikmen Vadisi 4-5. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesini yürütme imkanının ortadan kalktığını ileri sürerek, Dikmen Vadisi 4-5. Etap Projesi dahilinde yapmış olduğu kamulaştırmalardan vazgeçtiği gibi, sözleşmelerden de geri döndüğünü, konut karşılığı sözleşme yapmak suretiyle taksit ödemesi yapan hak sahiplerinin ödedikleri bedellerin iade edileceği yolunda Belediye Meclisinde karar alındığını; yine Büyükşehir Belediye Meclisinde 15.05.2009 tarih ve 1213 sayılı kararıyla Dikmen Vadisi 4-5 Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi alanına ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Planlarının onayına ilişkin 16.03.2007 tarih ve 803 Sayılı Belediye Meclis Kararının iptaline ve Uygulama İmar Planına göre yapılmış bütün sıralı işlemlerinde iptal edilmesine karar verildiğini; ayrıca Belediye Meclisinin 15.05.2009 tarih ve 1213 Sayılı kararı ile Dikmen Vadisi 4.-5. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi alanına ilişkin 14.01.2005 gün ve 215 Sayılı Belediye Meclis kararının iptal edilmesine ve sınır onayından önceki duruma dönülmesine karar verildiğini; bu Belediye Meclis Kararlarının tamamının, Valiliğe, İlçe Belediyelerine ve Kaymakamlığa gönderildiğini, uygun vasıtalarla ilan edildiğini ve askıya çıkarılarak halka duyurulduğunu; davalı Belediyenin, almış olduğu bu kararlar ve duyurularla; Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi gereği üzerine düşen edimleri ifa et(ede)meyeceğine dair niyetini, iptal ettiği kararlara dayanarak yapılan bütün sözleşmelerden döndüğünü (fesih ettiğini), sözleşme gereği aldıklarını geri vereceğini kesin bir şekilde açıkça beyan ettiğini; akabinde ise projenin iptal edilmesi dolayısıyla gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine talep etmeleri halinde İdarenin uygun göreceği diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgelerinden konut verileceğini beyan ettiğini, davalı İdarenin sözleşmeyi fesih/sözleşmeden dönmesine dayalı yerine getirmesi gereken yükümlülükleri makul bir süre geçmesine rağmen hiçbir işlem yapmayarak yerine getirmediği gibi başka bir gecekondu ıslah veya önleme bölgelerinden konut verilmesinin kabulüne ise imkan bulunmadığını; müvekkilinin, Dikmen Vadisi 3-4-5. Etaplar Kentsel Dönüşüm Uygulama Bölgesinde Tapu Tahsisli Gecekondu sahibi 1067 analiz nolu tesis ile ilgili olarak sözleşme imzaladığını, müvekkilinin daire teslim etme borçlusu davalının edimini yerine getireceği inancıyla sözleşme hükümlerine uygun olarak sözleşmeye konu tapu tahsis belgeli, gecekondusunu kendisinin yıktırdığını, elektrik ve su aboneliklerini iptal ettirdiğini, ağaçlarını susuz bırakarak yaşadığı yeri terk ettiğini, yeni bir yerde yaşamaya başlamanın tüm masraflarına katlandığını, geriye yönelik olarak da tapu tahsisli gecekondusunu yıkmasaydı, ondan elde edeceği yararlardan ve kârdan yoksun kaldığını ifade ederek, sonuçta; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya yaptığı ödemelerin (şimdilik) 2.000,00 TL'sinin her bir ödemenin yapıldığı miktara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi/amme alacaklarına uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte; müvekkilinin tapu tahsisli tesis, müştemilat ve ağaçları için; dava tarihindeki yapı maliyet değeri ve ağaçlar bedeli olarak 1.000,00TL’sinin, enkaz bedeli olarak 2.000,00TL’sinin alacağın muaccel olduğu tarih itibariyle işletilecek yasal faizi/amme alacaklarına uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte, yapı bedeli olarak 1.000,00TL’sinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi/amme alacaklarına uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile, müvekkilin sözleşme gereği almaya hak kazandığı kira yardımı için 1.000,00TL’sinin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi/amme alacaklarına uygulanan en yüksek banka reeskont faiziyle, davalının haksız ve kusurlu olarak sözleşmeden dönmesi nedeniyle uğranılmış olan menfi zararlar (fiili zarar ve yoksun kalınan kâr)için 500,00 TL tazminatın müspet zararlar için 500,00TL tazminatın, alacakların muaccel olduğu 15.05.2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi/ amme alacaklarına uygulanan en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davalı Belediye vekili savunma dilekçesinde ve birinci celsede, davanın idari yargının görev alanına girdiğini öne sürerek görev itirazında bulunmuştur.
ANKARA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 05.10.2010 gün E:2010/282 sayı ile; davalı vekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı Belediye vekilince süresi içinde verilen dilekçe ile, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasının onaylı örneği ile birlikte Danıştay Başsavcılığı’na gönderilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI; 03.07.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 5998 sayılı Kanunla değişik 73'üncü maddesinin; birinci fıkrasının birinci tümcesinde, "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir." denilmiş; dördüncü fıkrasında, "Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir." kuralı yer almış; beşinci fıkrasının birinci tümcesinde, "Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır." denildikten sonra, yedinci fıkrasında, "Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarındaki gayrimenkul sahipleri ve 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı imar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna istinaden, hak sahibi olmuş kimselerle anlaşmaları halinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında hakları verilir. 2981 sayılı Kanun kapsamına girmeyen gecekondu sahiplerine enkaz ve ağaç bedelleri verilir veya belediye imkânları ölçüsünde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı dışında arsa veya konut satışı yapılabilir. Bu kapsamda bulunanlara Toplu Konut idaresi Başkanlığı ile işbirliği yapılmak suretiyle konut satışı da yapılabilir. Enkaz ve ağaç bedelleri arsa veya konut bedellerinden mahsup edilir." hükümlerine yer verilmiş olduğu; dosyanın incelenmesinden; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 17.02.2006 tarih ve 483 sayılı kararı ile belirlenen Dikmen 4'üncü ve 5'inci Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi uzlaşma ve kamulaştırma esasları kapsamında, 400 m2 tapu tahsis belgeli gecekondusuna karşılık konut sözleşmesi imzalayan davacının, proje iptali nedeniyle davalı Belediyenin akdettiği sözleşmeden döndüğünü öne sürerek, yapı, tesis ve müştemilatının yıktırılması; ağaçlarının sökülmesi nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yapı, ağaçlar ve enkaz bedelinin ve diğer zararlarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davayı açtığının anlaşıldığı; idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi, bakım ve onarımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerlerinin görevli bulunduğu; Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun kurala bağlandığı; 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davalarının, idari dava türleri arasında sayıldığı; davalı Belediyece, yasa ile verilen görevini yerine getirmek üzere uygulamaya koyduğu Kentsel Dönüşüm Projesinin, buna karşı açılan davada İdare Mahkemesince iptaline karar verilmiş olması nedeniyle yürütülemediği ve Meclis kararı ile uygulamadan kaldırıldığı savunulduğuna göre, idarece kamu gücüne dayanılarak, re'sen ve tek yanlı şekilde tesis edilen işlemlerden doğan zararın tazminine ilişkin bulunan ve davacının haklarını ihlal eden idari işlem dolayısıyla, 2577 sayılı Yasa'nın 12'inci maddesi uyarınca doğrudan doğruya açtığı tam yargı davasının, idare hukuku ilkelerine göre görüm ve çözümünün İdari Yargı'nın görev alanına girdiği gerekçesiyle; 2247 Sayılı Yasanın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’ndan yazılı düşüncesi istenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI;dava dosyasının incelenmesinden; söz konusu kentsel dönüşüm projesine ilişkin Büyükşehir Meclis kararlarının Ankara İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi üzerine, Büyükşehir Belediye Meclisinin mahkemenin iptal kararını uygulamak amacıyla Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında yasal imar planına göre yapılmış bulunan bütün sıralı işlemlerin de iptal edilmesine karar vermesi sonucunda yapı, tesis ve müştemilatın yıkılması ve ağaçların sökülmesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla yapı, ağaçlar ve enkaz bedeli ile diğer zararlarının yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle davalı idareye karşı idari yargı yerinde dava açıldığının belirlendiği; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun kentsel dönüşüm ve gelişim alanına ilişkin 73. maddesinde: " Belediye, kentin gelişimine uygun olarak eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek; konut alanları, sanayi ve ticaret alanları, teknoloji parkları ve sosyal donatılar oluşturmak, deprem riskine karşı tedbirler almak veya kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. / Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine konu olacak alanlar, meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ile ilan edilir. / Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili resim ve harçların dörtte biri alınır. / Bir yerin kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilebilmesi için; o yerin belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması ve en az ellibin metrekare olması şarttır. / Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan mülk sahipleri tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır. " hükmünün yer aldığı; Anayasa'nın 125/son madde ve fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğunun kurala bağlandığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1 -b maddesi gereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılan tam yargı davalarının, idari dava türleri arasında sayıldığı; uyuşmazlığın, davalı idarenin 5393 sayılı Yasa'nın 73. maddesinde yer alan düzenleme gereğince hazırladığı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesine ilişkin Büyükşehir Meclis kararının Ankara İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine, davalı idarenin yetkili organının kamu gücünü kullanarak, res'en ve tek taraflı olarak tesis ettiği işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarardan kaynaklandığından; söz konusu zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesinde yer alan idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tam yargı davaları kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesinin gerektiği nedeniyle; Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Yasa'nın 10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulü ile Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/282 esas sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mahmut BİLGEN, Ramazan TUNÇ, Sıddık YILDIZ, Nüket YOKLAMACIOĞLU, Muhittin KARATOPRAK ve Sedat ÇELENLİOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan 07.03.2011 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı Belediye vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısı’nca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ile Danıştay Savcısı Mehmet AKKAYA’nın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava, Davacının, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının Dikmen 4. ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında kalan gecekondusu karşılığında davalı Belediye ile konut sözleşmesi imzaladıktan sonra söz konusu projenin iptal edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemiyle açılmıştır.
03.07.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı” başlıklı 73. maddesinde;
“Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi Bakanlar Kurulu kararına bağlıdır.
Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir.
Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir.
Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir.
Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır.
Kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkuller harca esas değer üzerinden belediyelere devredilir. Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili vergi, resim ve harçların dörtte biri alınır.
Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarındaki gayrimenkul sahipleri ve 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna istinaden, hak sahibi olmuş kimselerle anlaşmaları halinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında hakları verilir. 2981 sayılı Kanun kapsamına girmeyen gecekondu sahiplerine enkaz ve ağaç bedelleri verilir veya belediye imkanları ölçüsünde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı dışında arsa veya konut satışı yapılabilir. Bu kapsamda bulunanlara Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile işbirliği yapılmak suretiyle konut satışı da yapılabilir. Enkaz ve ağaç bedelleri arsa veya konut bedellerinden mahsup edilir.
Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir.
Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yapılacak alt yapı ve rekreasyon harcamaları, proje ortak gideri sayılır. Belediyelere ait inşaatların proje ortak giderleri belediyeler tarafından karşılanır. Kendilerine ayrı ada veya parsel tahsis edilen gayrimenkul sahipleri ile kamulaştırma dışı kalan gayrimenkul sahipleri, sahip oldukları inşaatın toplam metrekaresi oranında proje ortak giderlerine katılmak zorundadır. Proje ortak gideri ödenmeden inşaat ruhsatı, yapılan binalara yapı kullanma izni verilemez; su, doğalgaz ve elektrik bağlanamaz.
Dönüşüm alanı sınırı kesinleştiği tarihte, bu sınırlar içindeki gayrimenkullerin tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmek üzere tapu sicil müdürlüğüne, paftasında gösterilmek üzere kadastro müdürlüğüne bildirilir. Söz konusu gayrimenkullerin kaydında meydana gelen değişiklikler belediyeye bildirilir.
Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde; ifraz, tevhit, sınırlı ayni hak tesisi ve terkini, cins değişikliği ve yapı ruhsatı verilmesine ilişkin işlemler belediyenin izni ile yapılır. Bu yerlerde devam eden inşaatlardan projeye uygunluğu belediye tarafından kabul edilenler dışındaki diğer inşaatlar beş yıl süreyle durdurulur. Bu sürenin sonunda durdurma kararının devam edip etmeyeceğine belediye tarafından karar verilir. Toplam durdurma süresi on yılı geçemez.
Belediye, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerini gerçekleştirmek amacıyla; imar uygulaması yapmaya, imar uygulaması yapılan alanlardaki taşınmazların değerlerini tespit etmeye ve bu değer üzerinden hak sahiplerine dağıtım yapmaya veya hasılat paylaşımını esas alan uygulamalar yapmaya yetkilidir.
Kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin uygulanması sırasında, tapu kayıtlarında mülkiyet hanesi açık olan veya ayni hakları davalı olan taşınmazlar doğrudan kamulaştırılarak bedelleri mahkemece tayin edilen bankaya belli olacak hak sahipleri adına bloke edilir. Belediye kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin uygulama alanında bulunan taşınmazların kamulaştırılması sırasında veraset ilamı çıkarmaya veya tapudaki kayıt malikine göre işlem yapmaya yetkilidir.
Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamındaki işler, kamu idareleriyle 75 inci madde çerçevesinde ortak hizmet projeleri aracılığıyla gerçekleştirilebilir.
Bu Kanunun konusu ile ilgili hususlarda Başbakanlık Toplu Konut İdaresine 2985 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla verilen yetkiler saklıdır.” hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 17.02.2006 tarih ve 483 sayılı kararı ile belirlenen Dikmen 4. ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında, İdare ile davacı arasında 400 m2 tapu tahsis belgeli gecekondusuna karşılık “Tapu Tahsis Belgeli Tesis Sözleşmesi(Borçlu)” imzalandığı; söz konusu projeye ilişkin Meclis kararlarının Ankara İdare Mahkemesi kararı ile iptal edilmesi üzerine, İdarece mahkemenin iptal kararını uygulamak amacıyla Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında yasal imar planına göre yapılmış bulunan bütün sıralı işlemlerin de iptal edildiği; bunun üzerine davacı tarafından, proje iptali nedeniyle davalı Belediyenin akdettiği sözleşmeden döndüğü öne sürülerek; yapı, tesis ve müştemilatının yıktırılması; ağaçlarının sökülmesi nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yapı, ağaçlar ve enkaz bedelinin ve diğer zararlarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi, bakım ve onarımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır.
Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Bu durumda; davalı idarenin 5393 sayılı Yasa'nın 73. maddesinde yer alan düzenleme gereğince hazırladığı Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesine ilişkin Büyükşehir Belediye Meclis kararının İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine yürütülemediği ve Meclis kararı ile uygulamadan kaldırıldığı; uyuşmazlığın da davalı idarenin yetkili organının kamu gücünü kullanarak, res'en ve tek taraflı olarak tesis ettiği işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarardan kaynaklandığı; davacı tarafından da, bu işlemlerden doğan zararın tazmininin istenildiği gözetildiğinde; davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesinde yer alan idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tam yargı davaları kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı Belediye vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ       : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı Belediye vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05.10.2010 gün E:2010/282 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 07.03.2011 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

Uygulama işlemleri

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.