İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İdari Yargı > İdari Yargı Dava Türleri > Tam yargı (tazminat) davaları > İçtihat

Görevden çekilmiş sayılma işleminden dolayı davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Onikinci Daire
Esas No   : 2004/1604
Karar No   : 2005/2529
 
Özeti : Görevden çekilmiş sayılma işleminden dolayı davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı hakkında.
 
           
            Davacı, görevden çekilmiş sayılma işleminin iptali istemiyle açtığı davada İdare Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine Mart 2001 tarihinden itibaren ödenmeyen tüm maddi ve özlük haklarının maddi tazminat olarak ve 4 milyar liranın da manevi tazminat olarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
            İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 31.10.2002 günlü, E:2002/175, K:2002/1329 sayılı kararıyla; dosyadaki belgelerin incelenmesinden davacının 1.1.2001 - 14.2.2002 tarihleri arasındaki maddi hakların tutarı olan 5.237.350.000 liranın idarece 27.3.2001 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı gereği olarak ödendiğinin anlaşıldığı, bu durumda maddi tazminat ödenmesi istemi hakkında karar vermeye yer bulunmadığı, ancak maddi tazminat isteminin yasal faizi ile karşılanması gerektiği, manevi tazminat istemine gelince, davacıya duyduğu elem ve üzüntüye karşın takdiren 2.000.000.000 lira manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın maddi tazminat istenmesine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıya idarece ödenen 5.237.350.000 lira maddi tazminata dava tarihi olan 7.2.2002 ile ödeme tarihi olan 27.3.2002 tarihi arasına yönelik yasal faiz ödenmesine, manevi tazminat isteminin 2 milyar liralık kısmının yasal faiziyle kabulüne ,üstünün reddine karar verilmiştir.
            Davalı idare, davacının yeniden atama işleminin süresinde yapıldığını, ancak tebliği ve davacının göreve gecikmeli başlaması sebebiyle ödeme işlemlerinin uzun sürdüğünü,yasal sürede işlem tesis edilmesine ve maddi haklarının kendisine ödemesine rağmen faiz talebinin ve manevi tazminat talebinin faiziyle birlikte kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ise, idarenin yürütmenin durdurulması kararını 10.12.2001 günü tebellüğ etmesine karşın tam, doğru ve geçikmesiz olarak yerine getirmediğini, maaşlarının teker teker her ay için faizlendirilmesi gerektiğini öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.
            İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, kararın maddi tazminata dava tarihi ile ödeme tarihi arasına yönelik yasal faiz ödenmesine ilişkin kısmı yönünden davalı idarece ileri sürülen hususlar ile davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
            Kararın manevi tazminat isteminin 2 milyar liralık kısmının yasal faizi ile birlikte kabulüne ilişkin kısmına gelince; Doktrinde ve yargı içtihatlarında açıkça ortaya konulduğu üzere, manevi tazminat, karşı tarafın işlem ve eylemleri sonucu ilgililerin, kişilik haklarına kasıtlı ve ağır bir saldırı nedeniyle uğradıkları elem ve üzüntünün kısmen giderilmesine yönelik bir tatmin aracıdır.
            Olayda ise yukarıda belirtilen şekilde kişilik haklarına doğrudan bir saldırı ve bunun sonucu gerçekleşen bir manevi zararın bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
            Açıklanan nedenlerle, İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen 31.10.2002 günlü, E:2002/175, K:2002/1379 sayılı kararın, redde ilişkin kısmı yönünden davacının, maddi tazminata dava tarihi ile ödeme tarihi arasına yönelik yasal faiz ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ise davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısımlarının onanmasına, manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte kabul edilen kısmı yönünden ise davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, kararın bu kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3.fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 17.6.2005 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
 
K A R Ş I   OY
            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12.maddesi uyarınca; ilk önce iptal davası açan davacı bu davanın esastan karara bağlanması üzerine tam yargı davası açabileceğinden, ara kararı niteliğinde bulunan yürütmenin durdurulması kararı üzerine maddi tazminat istemi yönünden açtığı davanın incelenmesi mümkün bulunmadığından İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının da bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar

Tam yargı (tazminat) davaları

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.