İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İmar Hukuku > Yerel Yönetimler (Köy, belediye ve özel idareler) > Belediyeler > İçtihat

Belediye başkan yardımcılığına atanacaklar için mevzuatta herhangi bir öğrenim koşulu öngörülmediği

T.C.
D A N I Ş T A Y
Beşinci Daire
Esas No : 2003/4864
Karar No : 2005/402
 
Özeti : Belediye başkan yardımcılığına atanacaklar için mevzuatta herhangi bir öğrenim koşulu öngörülmediği hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
            Karşı Taraf                  : Urla Belediye Başkanlığı - İZMİR
            Vekili                           : Av. …
            İsteğin Özeti               : İzmir 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 10.7.2003 günlü, E:2003/372, K:2003/915 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
            Cevabın Özeti              : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
            Danıştay Tetkik Hakimi           : Serap Erkan
            Düşüncesi                   : Kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu atama işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilmiş olan Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığından bozulması gerektiği düşünülmüştür.
            Danıştay Savcısı         : İbrahim Erdoğdu
            Düşüncesi                   : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:
            Davacı, Urla Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden, Gülbahçe Şube Müdürlüğü'ne naklen atanmasına ilişkin 14.9.1999 günlü, 99/2006-2053 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.
            İzmir 2. İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen 24.10.2000 günlü, E:1999/1067, K:2000/682 sayılı kararın; davacının, öğrenim durumu gerekçe gösterilerek Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden alınması mümkün olmadığından, İdare Mahkemesi'nce işlemin davacının bu görevden alınmasını gerektiren ve takdir hakkının objektif olarak kullanıldığını gösteren hizmete ilişkin nedenlerle tesis edilip edilmediği, ayrıca davalı idareye ait kadro cetvellerinde Gülbahçe Şube Müdürlüğü şeklinde bir kadro ve davacının atandığı yerde Şube Müdürlük teşkilatı bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesi'nin 9.10.2001 günlü, E:2001/1050, K:2001/3382 sayılı kararına uyularak, İzmir 2. İdare Mahkemesi'nin 10.7.2003 günlü, E:2003/372, K:2003/915 sayılı kararıyla; davacının, 21.6.1999 tarihi ike 12.8.1999 tarihleri arasında yaklaşık 3 aylık sürede toplam 70 gün rapor aldığı görüldüğünden, aktif ve devamlı çalışmayı gerektiren belediye başkan yardımcılığından alınarak kendisine daha uygun olabilecek, davalı idarede kadrosu olan Gülbahçe Şube Müdürlüğü'ne atanmasında hizmetin gerekleri, kamu yararı ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
            Davacı, idarenin takdir hakkının objektif olarak kullanılmadığını, atandığı yerin köy statüsünde olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
            657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve ünvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri öngörülmüştür.
            Anılan maddeyle idarelere kamu görevlilerinin naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
            1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 96. maddesinin B fıkrasının 2. bendinde İstanbul ve Ankara Belediyeleri ile aynı Yasa'nın 94. maddesinin B ve C fıkraları uyarınca başkanları Bakanlar Kurulu'nca görülecek lüzum üzerine atama yoluyla göreve getirilen belediyeler hariç olmak üzere, belediyelerde başkan yardımcıları ile daire ve şube başkanlarının ve tüm belediye memurlarının ilk toplantısında belediye meclisince onaylanmak şartıyla belediye başkanları tarafından atanacakları, gerek görülen belediyelerde, başkan yardımcılarının belediye meclisi üyeleri arasından seçilebilecekleri, bu durumda başkan yardımcılarının memurluklarının meclisin devamı ile sınırlı olduğu hükmü yer almıştır.
            18.4.1999 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 5/a. maddesinde; Devlet memurlarının müdür, şube müdürü, başmühendis, APK uzmanı, araştırmacı, eğitim uzmanı, uzman, müdür yardımcısı, çözümleyici ve bu düzeyde bulunan görevler ile daha üst görevlere atanabilmeleri için en az dört yıllık yüksek öğrenim görmüş olmalarının şart olduğu hükme bağlanmış geçici 2. maddesinde; belediyeler, İl Özel İdareleri ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlardaki memurların görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacı ile İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığı'nın uygun görüşü alınmak suretiyle, bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde bir genel Yönetmelik hazırlanarak yürürlüğe konacağı, geçici 3. maddesinde, bu Yönetmelik kapsamına giren ünvanları ilgili mevzuatları uyarınca kazananların haklarının saklı olduğu, bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde görevde bulunanlardan iki yıllık yükseköğrenim görenlerin diğer koşullara sahip oldukları takdirde, 5. maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yüksek öğrenim görmüş kabul edilecekleri, kurumların özel yönetmelikleriyle bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan personeli bakımından, 5. madde ile öngörülen öğrenim düzeyinin altında bir öğrenim düzeyi belirleyebilecekleri hükme bağlanmıştır.
            Diğer taraftan, 2.2.2000 günlü, 23952 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinde; bu Yönetmeliğe tabi personel 12 hizmet grubuna, hizmet grupları da kendi içlerinde alt hizmet gruplarına ayrılmış, bu gruplara giren personel arasında belediye başkan yardımcılarına yer verilmemiş Yönetmeliğin diğer maddelerinde de belediye başkan yardımcılığına atanabilmek için öğrenim durumu v.b. hususlarda düzenleme yapılmamıştır.
            Bu hükümlerin birlikte incelenmesinden, belediye başkan yardımcılığı görevine atanacaklar için mevzuatta herhangi bir öğrenim şartının öngörülmediği sonucuna varılmaktadır.
            Davalı idarece, dava konusu işleme diğer bir gerekçe olarak davacının kullandığı sağlık raporlarından bahsedilmekte ise de, söz konusu sağlık raporlarının sahteliği veya geçersizliği konusunda davalı idare iddiası veya dosyaya sunulmuş herhangi bir tespit bulunmamaktadır.
            Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile olay birlikte incelendiğinde, davacının öğrenim durumu gerekçe gösterilerek Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden alınması mümkün olmadığı gibi, davacının görevinde yetersiz veya başarısız olduğu yönünde herhangi bir tespit bulunmaksızın kurulan atama işleminde kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmadığından, aksi yönde verilmiş olan Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, İzmir 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 10.7.2003 günlü, E:2003/372, K:2003/915 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 31.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

Belediyeler

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.