İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İmar Hukuku > İnşaat Hukuku > İnşaat alanı > İçtihat

Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğine göre inşaat alanı

Ankara'nın özel bir konumu ve inşaat alanı tanımının bu kent için değiştirilmesini zorunlu kılan bir nedenin varlığından sözedilemeyeceğinden Ankara İmar Yönetmeliğinde inşaat alanı tanımının değiştirilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
Danıştay Altıncı Dairesinin 20.06.2000 gün ve E:1999/2940, K:2000/4089 sayılı kararı.

Temyiz İsteminde Bulunan:... Belediye Başkanlığı
Vekili :Av....
Karşı Taraf :...Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. ...
İstemin Özeti : ...İdare Mahkemesinin ...günlü, ... sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti:Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi Ömer Köroğlu'nun Düşüncesi : Dava konusu işlemle inşaat alanında artış ve yoğunluk getirildiği, inşaat alanı tanımının Ankara için değiştirilmesine gerek bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Celalettin Yüksel'in Düşüncesi : ... Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 17. maddesinin 5. fıkrasında değişiklik yapılmasına ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin 19.3.1998 günlü 208 sayılı kararının iptali isteği ile açılan davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
T.C. Anayasası 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görevalanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri" kuralı yer almıştır.
Dava konusu işlemle Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 17. maddesinin 5. fıkrasında değişiklik yapılarak" inşaat alanı" yeniden tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 44. maddesinin 1/f fıkrasında, imar planı yapımı ve değişiklikleri, ilgili krıterlerin tesbiti ve imarla ilgili diğer hususların Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca çıkartılacak yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür.
Öte yandan Büyükşehir Belediyelerinin görevleri 3030 sayılı Yasanın 6. maddesinin (A) fıkrasında ayrıntılı oalarak sayılmış, aynı maddenin (B) fıkrasında da, (A) fıkrası dışında kalan ve yürürlükteki mevzuatla belediyelere verilen bütün görevlerin ilçe belediyelerince yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı kanununun 44. maddesi 1/f fıkrası uyarınca bu konuda yönetmelik çıkarma yetkisi Bayındırlık ve İskan Bakanlığına verildiğinden ve büyükşehir belediyelerine düzenleme yapma konusunda yasa ile bir yetki verilmemiş olduğundan, yapılmış olan düzenlemenin iptali gerekirken davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı idare temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, 13.5.1986 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe konulan Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 17.maddesinin "inşaat alanı"nı tanımlayan 5.fıkrasının değiştirilerek yeniden düzenlenmesine ilişkin Büyükşehir Belediye Meclisinin 19.3.1998 günlü, 208 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliğinin 17/5.maddesinde; İnşaat alanı; iskanı mümkün olan bodrum katlar ve çatı araları dahil asma kat, çekme kat ve diğer bütün katların alanları toplamıdır. Kapalı çıkmalar, açık ve kapalı merdivenler veya katlara mahrec veren zemin kat dışındaki açık koridorlar bina inşaat alanına dahildir. Işıklıklar, dubleks bağımsız bölümlerde katlar arasında boşluklar, açık çıkmalar, iç yüksekliği, (1.80) metreyi geçmeyen yalnız tesisatın geçirildiği tesisat galerileri ve katları ve yangın merdivenleri ile zorunlu müştemilat (garaj, kalorifer dairesi, kapacı, kaloriferci daireleri, sığınak v.b.) bu alana dahil değildir. İskanı mümkün katlar ifadesi ile konut, işyeri, eğlence ve dinlenme yerleri gibi ikamet, çalışmaya ve eğlenmeye tahsis edilmek üzere yapılan katlar kasdedilmektedir." tanımlarına yer verilmekte iken uyuşmazlık konusu belediye meclisi kararı ile yeniden düzenlenerek yürürlüğe konulan değişik 5.fıkrasında inşaat alanı; iskanı mümkün olan bodrum katlar ve çatı araları dahil asma kat ve diğer bütün kararların alanları toplamıdır. Kapalı çıkmalar, açık ve kapalı merdivenler veya katlara mahreç veren zemin kat dışındaki koridorlar bina inşaat alanına dahildir. Işıklıklar hava bacaları, dubleks bağımsız bölümlerde katlar arasındaki boşluklar, açık çıkmalar, iç yüksekliği (1.80) metreyi geçmeyen yalnız tesisatın geçirildiği tesisat galerileri ve katları, yangın merdivenleri, garajlar asansör boşluğu (zemin kat hariç) ve zorunlu müştemilat (kalorifer dairesi, kapacı kaloriferci daireleri, sığınak, otellerde inşaat alanının %5'ini geçmemek üzere bodrum katlarda yapılabilecek sauna, hamam, aletli jimnastik salonu, mesaj odası, sguash salonu gibi spor ve sağlık tesisleri) bu alana dahil değildir. İskanı mümkün katlar ifadesi ile konut işyeri, eğlence ve dinlenme yerleri gibi ikamete, çalışmaya ve eğlenmeye tahsis edilmek üzere yapılan katlar (bağımsız bölüm ve yapılan tesisin sosyal eklentisi olmamak kaydıyla) kasdedilmektedir." biçimde tanımlandığı,yönetmelik değişikliği ile getirilen yeni düzenleme ile otellerde inşaat alanının %5'ini geçmemek üzere bodrum katlarda yapılabilecek sauna hamam,jimnastik salonu,mesaj odası,squash salonu gibi spor ve sağlık tesislerinin inşaat alanı dışında bırakılması, iskanı mümkün katlar ifadesininde; konut işyeri, eğlence ve dinlenme yerleri gibi ikamete çalışmaya ve eğlenceye tahsis edilmek üzere yapılan tesisin eklentisinin kasdedildiği, "inşaat alanı katsayısı"nın sabit bir yeri olduğu dikkate alındığında imar planlarındaki yapılanma ilkeleriyle birlikte imar parseline oranlanması sonucunda inşaat alanının saptanacağı, bu şekilde saptanan inşaat alanının ise parsel büyüklüğü değişmediği sürece artış veya azalışının sözkonusu olamayacağı, parselde yapılacak yapıların inşaat alanının sabit kalacağı, otellerin sabit inşaat alanının %5'ini aşmayacak şekilde bodrum katlarında yapılacak tesislerin ise inşaat alanının artışına yol açmayacağı, otellerde inşaat alanına dahil edilemeyeceği belirlenen, bağımsız bölüm olmamak ve yapılan tesisin eklentisi olmak kaydıyla gerçekleştirilecek tesislerin hazırlanacak projeleri ile ruhsatlandırılmaları aşamasında imar mevzuatına uygun olup olmadıklarının belirlenmesinin mümkün olduğu, sözkonusu tesislerin yapılmasına izin veren Yönetmelik hükümlerinin bu aşamada imar mevzuatına ve hukuka aykırılığından sözedilmemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar davacı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip imar Yönetmeliği'nin 15.maddesinin 3.fıkrasında "yapı inşaat alanı (brüt inşaat alanı) bodrum kat, asma kat ve çatı arasındaki piyesler dahil yapının inşa edilen tüm katlarının toplam alanıdır, ışıklıklar, hava bacaları, saçaklar, bina dışında tertiplenen yangın merdivenleri hariç ortak alanlar lav alana dahildir" hükmü yer almaktadır.
Ankara Büyükşehir Belediyesi imar Yönetmeliğinin 17.maddesinin inşaat alanını tanımlayan 5.fıkrasında "inşaat alanı: iskanı mümkün olan bodrum katlar ve çatı araları dahil asma kat, çekme kat ve diğer bütün katların alanları toplamıdır. Kapalı çıkmalar, açık ve kapalı merdivenler veya katlara mahreç veren zemin kat dışındaki açık koridorlar bina inşaat alanına dahildir. Işıklıklar, dubleks bağımsız bölümlerde katlar arasında boşluklar, açık çıkmalar, iç yüksekliği, (1.80) metreyi geçmeyen yalnız tesisatın geçirildiği tesisat galerileri ve katları ve yangın merdivenleri ile zorunlu müştemilat (garaj, kalorifer dairesi, kapacı, kaloriferci daireleri, sığınak v.b.) bu alana dahil değildir. İskanı mümkün katlar ifadesi ile konut, işyeri, eğlence ve dinlenme yerleri gibi ikamete, çalışmaya ve eğlenmeye tahsis edilmek üzere yapılan katlar kasdedilmektedir." şeklinde tanımlanmış iken uyuşmazlık konusu 19.3.1998 günlü, 208 sayılı belediye meclisi kararı ile yeniden düzenlenerek yürürlüğe konulan değişik 5.fıkrasında inşaat alanı; iskanı mümkün olan bodrum katlar ve çatı araları dahil asma kat çekme kat ve diğer bütün katların alanları toplamıdır. Kapalı çıkmalar, açık ve kapalı merdivenler veya katlara mahreç veren zemin kat dışındaki açık koridorlar bina inşaat alanına dahildir. Işıklıklar hava bacaları, dubleks bağımsız bölümlerde katlar arasındaki boşluklar, açık çıkmalar, iç yüksekliği (1.80) metreyi geçmeyen yalnız tesisatın geçirildiği tesisat galerileri ve katları, yangın merdivenleri, garajlar, asansör boşluğu (zemin kat hariç) ve zorunlu müştemilat (kalorifer dairesi, kapacı kaloriferci daireleri, sığınak, otellerde; inşaat alanının %5'ini geçmemek üzere bodrum katlarda yapılabilecek sauna, hamam, aletli jimnastik salonu, mesaj odası, sguash salonu gibi spor ve sağlık tesisleri) bu alana dahil değildir. İskanı mümkün katlar ifadesi ile konut işyeri, eğlence ve dinlenme yerleri gibi ikamete, çalışmaya ve eğlenmeye tahsis edilmek üzere yapılan katlar (bağımsız bölüm ve yapılan tesisin sosyal eklentisi olmak kaydıyla) kasdedilmektedir." şeklinde değiştirilmiştir.
Yukarıda belirtilen Tip İmar Yönetmeliği getirilen inşaat alanı tanımının genel olduğu, bir bölgenin farklı bir özelliği arsa, lüzum ve ihtiyaça göre belediyelerin çıkaracakları İmar Yönetmeliğinde kimi değişik düzenlemeler yapılabileceği açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi Ankara'nın özel bir konumu ve inşaat alanı tanımının bu kent için değiştirilmesini gerektiren zorunlu bir nedenin varlığından sözedilebilmesi mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu Yönetmelik maddesi ile otellerde; inşaat alanının %5'ini geçmemek üzere bodrum katlarda yapılabilecek sauna, hamam, aletli jimnastik salonu, masaj odası, sguash salonu gibi spor ve sağlık tesislerinin inşaat alanına katılmadan yapılmasıyla otellerin inşaat alanında %5 oranında artış ve dolayısıyla aynı oranlarda da bölgeye yeni nüfus yoğunluğu getirileceği ve ayrıca kentteki yapılaşma sürecinde bir dengesizlik ve eşitsizlik yaratılacağı anlaşıldığından, Yönetmelik maddesinin değiştirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle ... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararının BOZULMASINA, 20.6.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

İnşaat alanı

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.