T.C.
D A N I Ş T A Y
Onüçüncü Daire
Esas No : 2006/286
Karar No : 2008/4009
Özeti : 1- Doğal gaz ithalatçı firmalarının piyasa faaliyetleri çerçevesinde serbest rekabet ortamında, yabancı doğal gaz tedarikçileriyle özel hukuk rejimine tabi ikili anlaşmalar ile aralarında anlaştıkları fiyat ve koşullarda doğal gaz alım-satım sözleşmeleri imzalayabildikleri ve bu anlaşmalardaki alım-satım fiyatlarının tesbiti konusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun herhangi bir yasal yetkisinin bulunmadığı,
2- Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca milletlerarası bir anlaşmanın iptali için, Anayasa Mahkemesine başvurulmasına hukuken olanak bulunmadığı, anlaşmaya ek olarak imzalanan protokol ve zeyilnamelerin de dayanağı anlaşmadan bağımsız birer metin olarak kabul edilemeyeceği, idari işlem sayılarak dava konusu edilemeyeceği, yargı yerince hukuka uygunluğunun incelenemeyeceği hakkında.
Davacı : …
Vekili : Av. …
Davalılar : 1-Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)
Vekilleri : Av. …, Av. …
2-Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ)
Vekili : Av. …
Davanın Özeti : Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 21.11.2003 tarih ve 248/14 sayılı kararının ve bu onayla uygulamaya konulan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğal Gazının Karadeniz Altından Türkiye Cumhuriyeti'ne Sevkiyatına İlişkin Anlaşma" kapsamında BOTAŞ ile RAO GAZPROM arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin 19.11.2003 tarihli zeyilname ve ek mektupları uygulamasının; yapılan fiyat formül değişikliği ile doğal gazın daha pahalı ithal edilir hale getirildiği, bu durumun anılan anlaşmanın dayanağı uluslararası anlaşmaya aykırı olduğu ve ülke zararının oluşması nedeniyle EPDK kararındaki şartın varlığını yitirdiği ve kararın dayanaksız kaldığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Savunmasının Özeti : Husumetin BOTAŞ'ne yöneltilmesi gerektiği, davanın derdestlik, süre aşımı, ehliyet yönlerinden reddi gerektiği, esas yönünden de yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek reddi gerektiği savunulmuştur.
Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.'nin Savunmasının Özeti : Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği , anlaşma nedeniyle ülke zararının oluşmasının söz konusu olmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hâkimi …'un Düşüncesi : 4646 sayılı Kanunun amacı doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, tıpkı elektrik ve petrol piyasalarında olduğu gibi, doğal gaz piyasası faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeyi yapmakla görevlidir. Kanunun serbest piyasa ekonomisini benimsediği ve Kurul, tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli hizmet verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapma yükümlülüğündedir.
Dava konusu Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının hukukî denetiminin yapılabilmesi için öncelikle Doğalgaz Piyasası Kanunu uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun, ithalat lisansı sahibi tüzel kişilerin 3. kişilerle yaptıkları doğalgaz alım sözleşmeleri ve sözleşme değişikliklerine onay verme konusundaki görevlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, elektrik, doğalgaz, petrol ve LPG piyasalarında düzenleme ve denetleme (regülasyon) faaliyetlerinde bulunmak üzere özerk bir kamu tüzel kişisi olarak kanunla kurulmuş olup; doğal gaz piyasasına ilişkin görev ve yetkilerini düzenleyen yukarıda aktarılan yasal mevzuat çerçevesinde doğal gaz ithalat lisansı sahibi tüzel kişilerin bu faaliyetleri kapsamında 3. kişilerle aktettikleri doğal gaz alım sözleşmelerinin veya bu türden sözleşme değişikliklerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun onayına tabi olması konusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na yetki verilmiş değildir.
Öte yandan, lisanslarda yer alacak asgari hükümler, yani lisans özel hükümleri 4646 sayılı Kanunun 6/b maddesinde düzenlenmiş olup; bu hükümler arasında, ithalat lisanslarında doğal gaz alım sözleşmeleri ve sözleşme değişikliklerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun onayına tabi olacağı yönünde bir kurala da yer verilmemiştir.
Ayrıca 4646 sayılı Kanunun tarifeleri düzenleyen 11. maddesinde doğalgaz ithalat fiyatları (tarifeleri), "düzenlemeye" dolayısıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun belirlemesine veya onayına tabi tarifeler arasında sayılmamaktadır. Bunun anlamı ise, ithalatçı firmaların piyasa faaliyetleri çerçevesinde yabancı doğalgaz tedarikçileriyle özel hukuk rejimine tabi ikili anlaşmalar ile aralarında anlaştıkları fiyat ve koşullarda doğalgaz alım-satım sözleşmeleri imzalayabilmeleri ve bu anlaşmalardaki alım-satım fiyatlarına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun herhangi bir müdahale yetkisinin bulunmamasıdır.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun düzenleyici, denetleyici kurum sıfatıyla ve bir sözleşmenin tarafı olmaksızın, bir ithalat lisansı sahibi tüzel kişi (BOTAŞ) ile yabancı tedarikçi arasında imzalanan doğalgaz alım-satım sözleşmesinde yapılacak her türlü değişikliği ve bu arada fiyat formülü değişikliğini kendi onayına tabi tutmasını söz konusu bu düzenleme, denetleme yetkisi kapsamında görmek, doğalgaz ithalat fiyatı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun düzenlemeye tabi tarifelerinden olmadığına göre, tarafların bunu karşılıklı müzakere ile serbestçe belirlemeleri ve 4646 sayılı Kanununun 6/b-4.maddesi ile de "en ekonomik kaynaktan doğal gaz alma yükümlülüğünün" sadece dağıtıcılar için öngörülmüş olması ve ithalatçılar için böyle bir yükümlülük öngörülmemiş olması karşısında mümkün görülmemektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta sözleşmenin tarafı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu değil, BOTAŞ olup, BOTAŞ'ın, 233 sayılı KHK'ye tabi, bu KHK hükümleri ayrık tutulmak kaydıyla, özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren bir anonim şirket niteliğinde bir İktisadî Devlet Teşekkülü olması, kendi kararlarını, kendi organları aracılığıyla alması, özel hukuk hükümlerine göre yürüttüğü faaliyetlerine ilişkin yapacağı işlem ve sözleşmelerin kesinleşip yürürlüğü girmesinin ise, 233 sayılı KHK'de bir vesayet makamının onamasına tabi tutulmamış olması karşısında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun lisans verirken koyduğu "onay" şartı, kanun veya herhangi bir düzenleyici işleme dayanmayan, hukukî geçerliliği ve değeri olmayan bir şarttır.
Dava konusu edilen Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararındaki onay ise, BOTAŞ'ın mevcut ithalat lisansları kapsamındaki sözleşmelerindeki doğal gaz alımına ilişkin olarak al ya da öde yükümlülüklerinin azaltılması sonucunu doğuracak, yani doğal gazın arz güvenliği boyutunu ilgilendiren değişikliklerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından uygun bulunması ve lisans kapsamındaki Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun görev ve yetkilerinin kullanılması sonucunu doğuran bir onay olup 4628 ve 4646 sayılı Kanunlar ve ikincil mevzuat çerçevesindeki Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararında hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu edilen zeyilname ve ek mektuplar yönünden ise davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ….'nin Düşüncesi : Dava; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 21.11.2003 tarih ve 248/14 sayılı kararının ve "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğal Gazının Karadeniz Altından Türkiye Cumhuriyeti'ne Sevkiyatına İlişkin Anlaşma" kapsamında BOTAŞ ile RAO GAZPROM arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin 19.11.2003 tarihli zeyilname ve ek mektupları uygulamasının iptali istemiyle açılmıştır.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 5/A maddesi, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 20. maddesiyle Elektrik Piyasası Kanununa eklenen ek-2. maddesi ile 4646 sayılı Kanunun 4. maddesinin dördüncü bendinin (a) alt bendi, 6/b-4. ve 11. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun, elektrik, doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarında düzenleme ve denetleme faaliyetlerinde bulunmak üzere özerk bir kamu tüzel kişisi olarak kurulduğu, doğal gaz piyasasına ilişkin görev ve yetkilerinin ithalat lisansı sahibi tüzel kişilerin bu faaliyetleri kapsamında üçüncü kişilerle aktettikleri doğal gaz alım sözleşmelerinin veya bu türden sözleşme değişikliklerini onaylamayı kapsamadığı, ithalat lisanslarında doğal gaz alım sözleşmeleri ve sözleşme değişikliklerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun onayına tâbi olacağı yönünde bir kuralın da bulunmadığı, ayrıca doğal gaz ithalat fiyatlarının (tarifelerinin) Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun belirlemesine veya onayına tâbi tarifeler arasında sayılmadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, ithalatçı firmaların piyasa faaliyetleri çerçevesinde yabancı doğal gaz tedarikçileriyle özel hukuk rejimine tâbi ikili anlaşmalar ile aralarında anlaştıkları fiyat ve koşullarda doğal gaz alım-satım sözleşmeleri imzalayabilmeleri ve bu anlaşmalardaki alım-satım fiyatlarına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun herhangi bir müdahale yetkisi bulunmamaktadır.
Buna göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun düzenleyici, denetleyici kurum sıfatıyla ve bir sözleşmenin tarafı olmaksızın, bir ithalat lisansı sahibi tüzel kişi (BOTAŞ) ile yabancı tedarikçi arasında imzalanan doğal gaz alım-satım sözleşmesinde yapılacak her türlü değişikliği ve bu arada fiyat formülü değişikliğini kendi onayına tâbi tutması mümkün değildir.
Dolayısıyla, dava konusu ihtilafta sözleşmenin tarafı BOTAŞ olup, BOTAŞ'ın, 233 sayılı KHK'ye tabi, bu KHK hükümleri ayrık tutulmak kaydıyla, özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren bir anonim şirket niteliğinde bir iktisadi devlet teşekkülü olması, kendi kararlarını, kendi organları aracılığıyla alması, özel hukuk hükümlerine göre yürüttüğü faaliyetlerine ilişkin yapacağı işlem ve sözleşmelerin kesinleşip yürürlüğü girmesinin ise, 233 sayılı KHK'de bir vesayet makamının onamasına tâbi tutulmamış olması karşısında, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun lisans verirken koyduğu "onay" şartının, mevzuata dayanmayan, hukuki geçerliliği olmayan bir şart olduğu açıktır.
Dava konusu edilen Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararındaki onay; BOTAŞ'ın mevcut ithalat lisansları kapsamındaki sözleşmelerindeki doğal gaz alımına ilişkin olarak al ya da öde yükümlülüklerinin azaltılması sonucunu doğuracak, yani doğal gazın arz güvenliği boyutunu ilgilendiren değişikliklerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından uygun bulunması ve lisans kapsamındaki Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun görev ve yetkilerinin kullanılması sonucunu doğuran bir onay olup, bu haliyle 4628 ve 4646 sayılı Kanunlar ve ikincil mevzuat çerçevesinde alınan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararında hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Zeyilname ve ek mektuplara ilişkin talebe gelince;
Dosyanın incelenmesinden; 15.12.1997 tarihinde "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğal Gazının Karadeniz Altından Türkiye Cumhuriyeti'ne Sevkiyatına İlişkin Anlaşmanın imzalandığı, bu anlaşmanın 1.4.1998 günlü, 4357 sayılı Kanunla onaylanmasının uygun bulunduğu, yine Bakanlar Kurulu'nun 30.4.1998 günlü, 98/10995 sayılı kararıyla 244 sayılı Kanunun 3. maddesine göre onaylandığı, anlaşmanın 2. maddesinde Rusya Federasyonundan Türkiye'ye Karadeniz altından döşenecek boru hattı ile ilave 16 milyar m3 doğalgaz teslimatının, teknik, ticari, idari ve uygulama koşullarının, bu anlaşma ve 29 Ağustos 1997 tarihli Rus doğal gazının Karadeniz altından Türkiye'ye teslimatına ilişkin İşbirliği Anlaşması çerçevesinde; "BOTAŞ" ve VEP Gazexport-RAO Gazprom" arasında imzalanan alım-satım kontratı ile belirleneceğinin öngörüldüğü, sözleşme kapsamında doğal gaz arzının 2003 yılı Şubat ayında başladığı, fiyat formülünden kaynaklanan anlaşmazlık üzerine taraflar arasında görüşmeler yapıldığı, sonuçta 15.12.1997 tarihinde imzalanan doğal gaz alım-satım anlaşmasına ek olarak imzalanan protokol, sideletter, zeyilnamelerde değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, 15.12.1997 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti arasında imzalanan anlaşma; 1.4.1998 günlü, 4357 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunmuş olup, yine Bakanlar Kurulu'nun 30.4.1998 günlü, 98/10995 sayılı kararıyla da onaylanmıştır. Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasındaki hüküm uyarınca bu anlaşmanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına hukuken imkan bulunmamaktadır. Yine bu anlaşma kapsamındaki doğal gaz teslimatının teknik, ticari, idari ve uygulama koşullarının taraflar arasında imzalanan alım-satım kontratı ile belirleneceğinin öngörülmüş olması karşısında, anlaşmaya ek olarak imzalanan protokol, sideletter, zeyilnameler de dayanağı anlaşmadan bağımsız birer metin olarak kabul edilemez. Dolayısıyla, Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması mümkün olmayan bir andlaşmanın uygulanma şartlarını belirleyen protokol, sideletter, zeyilnameler ya da bunlarda değişiklik yapan metinlerin de idari bir işlem olarak kabulü mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce duruşma için önceden belirlenen 29.04.2008 tarihinde davacı vekili Av. …'ın; davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilleri Av. … ve Av. …'ın, davalı BOTAŞ vekili Av. …'in geldikleri; Danıştay Savcısının hazır bulunduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve taraflara bir kez daha söz verildikten sonra duruşma tamamlandı. Dava dosyası incelenip, gereği görüşüldü:
Dava, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) 21.11.2003 tarih ve 248/14 sayılı kararının ve bu onayla uygulamaya konulan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğal Gazının Karadeniz Altından Türkiye Cumhuriyeti'ne Sevkiyatına İlişkin Anlaşma" kapsamında BOTAŞ ile RAO GAZPROM arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin 19.11.2003 tarihli zeyilname ve ek mektupları uygulamasının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden; BOTAŞ'a verilen ithalat lisanslarının "Özel Hükümler" başlıklı II. Bölümünde "Lisans sahibi; lisansa konu alım-satım anlaşmasının hiçbir maddesinde ve fiyat formülünde Kurul'dan onay almaksızın değişiklik yapamaz" hükmünün yer aldığı; BOTAŞ'ın 21.11.2003 tarih ve 8632 sayılı yazısı ile söz konusu lisanslara konu doğalgaz alım satım anlaşmalarında yapılmak istenen değişikliklerin Kurul tarafından onaylanmasının talep edildiği ve Rus tarafı ile hazırlanan sözleşme değişikliğinin Kurul'un onayı ile yürürlük kazanacağının belirtildiği; Kurul'un 21.11.2003 tarih ve 248-14 sayılı kararı ile de bu değişikliğin "teknik ve ekonomik sorumluluk BOTAŞ'a ait olmak ve ülke Hazinesine ilâve malî yük getirmemek koşuluyla" onaylandığı anlaşılmaktadır.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 5/A maddesinde; Kurul'un doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri sayılmıştır. Buna göre, maddenin b) bendinde, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin doğrudan taraf olunan uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerin ifası için, Kuruma düşen görevlerin yapılmasını sağlamak, d) bendinde, Doğal Gaz Piyasası Kanununda yer alan lisans ve sertifikaların verilmesine ve bunların yürütülmesi ve iptaline ilişkin her türlü kararları almak ve uygulamak, e) bendinde, Doğal Gaz Piyasası Kanununda yer alan hükümler dahilinde özel hallerde uygulamaya konulabilecek sınırlama ve yükümlülüklerin tespiti ile fiyat belirlemesine yönelik kararları almak, g) bendinde, Doğal Gaz Piyasası Kanununda belirlenen faaliyetlere ilişkin tarifeleri onaylamak veya tarife revizyonları hakkında karar almak, Kurul'un doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri arasında bulunmaktadır. Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 20. maddesiyle 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa eklenen Ek-2'nci maddede de, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, doğal gazın ithali, iletimi, dağıtımı, depolanması, ticareti ve ihracatı ile bu faaliyetlerine ilişkin tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini tanımlayan lisans ve sertifikaların verilmesinden, piyasa ve sistem işleyişinin incelenmesinden, dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, maliyeti yansıtan fiyatların incelenmesinden ve piyasada Doğal Gaz Piyasası Kanununa uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan yetkili ve sorumludur.
Doğal Gaz Piyasası Kanunun yürütülmesinde, gerçek ve tüzel kişilerin Kurumdan alacakları lisans veya sertifika kapsamında yapacağı faaliyetlerin denetimi, gözetimi, yönlendirilmesi, uyulacak usul ve esaslar ile bu lisans ve sertifikaların kapsamı, verilme kriterleri, süreleri, bedellerinin tespit şekli, çevre mevzuatı ile uyum sağlaması, sicil kayıtlarının tutulma usulü ile lisans ve sertifika sahiplerinin hak ve yükümlülükleri ve piyasanın düzenlenmesi ile ilgili gerek görülen diğer hususlar çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir. Kurum, Kurul kararıyla Doğal Gaz Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca çıkaracağı yönetmelikleri ve uzun vadeli programları piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilerin ve ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerini alarak hazırlar." hükmüne yer verilmiştir.
4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu'nda ise, doğalgaz piyasa faaliyeti olarak "ithalat" Kanunun 4. maddesinin dördüncü bendinin (a) alt bendinde düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca;
"a) İthalat: Doğal gazın ithalat yoluyla temin edilmesi ithalat lisansına göre yapılır.
İthalat lisansı almak için başvuran tüzel kişilerde;
1- İthalat yapacak teknik ve ekonomik güce sahip olunması,
2- İthal edilecek doğal gazın kaynağı, rezervleri, üretim tesisleri ve iletim sistemi hakkında kesin bilgi ve garantinin bulunması,
3- Her sene ithal edilecek doğal gazın yüzde onu kadar bir miktarı beş yıl içerisinde ulusal topraklarda depolama imkânına sahip olunması hususunda depolama faaliyeti yapacak tüzel kişilerden Kurumca belirlenen taahhüt ve garantilerin alınması,
4- Ulusal iletim sisteminin gelişmesine ve güvenliğine katkıda bulunabilme yeterliliğine sahip olması, bu amaçla sistemin gelişmesini gerçekleştirecek tüzel kişilerin yatırımlarına ekonomik destek sağlayabilmesi, şartları aranır.
İthalatçı şirketler, yapacakları her ithalat bağlantısı için ayrı ayrı lisans almak zorundadır. İthalatçı şirketler, ithalat sözleşmelerinde yer alan sözleşme sürelerini, süre uzatımlarını, öngörülen yıllık ve mevsimlik ithalat miktarlarını ve bu miktarlardaki değişiklikler ile sözleşmelerde veya temditlerinde yer alan ve sistemin güvenliğini ilgilendiren yükümlülükleri Kuruma bildirmek zorundadır.
İthalatçı şirketler, ithal yoluyla temin ettikleri doğal gazı yurt içinde toptan satış şirketlerine veya ihracatçı şirketlere, satış sözleşmesi ile devredebilecekleri gibi serbest tüketicilere ve ihracat lisansı almak kaydıyla yurt dışına da pazarlayabilir. Ancak, ihracatçı şirketlere yapılan devir, ithalatçı şirketin lisans kapsamındaki taahhütlerini ortadan kaldırmaz.
Herhangi bir ithalatçı şirketin, ithal yoluyla temin ettiği yıllık doğal gaz miktarı, Kurumca belirlenecek cari yıla ait ulusal gaz tüketim tahmininin yüzde yirmisini aşamaz.
İthalatçı şirket, yapmış olduğu bütün sözleşmelere ait Kurumun talep ettiği bilgi ve belgeleri vermek zorundadır." kuralı yer almıştır.
Doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek malî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması amacıyla çıkarılan 4646 sayılı Kanun'da, doğal gaz ithalat lisansı sahibi tüzel kişilerin bu faaliyetleri kapsamında üçüncü kişilerle aktettikleri doğalgaz alım sözleşmelerinin veya bu türden sözleşme değişikliklerinin Kurul'un onayına tabi olduğu konusunda herhangi bir kural bulunmadığı gibi, Kanun'un tarifeleri düzenleyen 11. maddesinde doğal gaz ithalatına ilişkin bir tarife de yoktur. İthalatçı şirketlerin yalnızca, ithalat sözleşmelerinde yer alan sözleşme sürelerini, süre uzatımlarını, öngörülen yıllık ve mevsimlik ithalat miktarlarını ve bu miktarlardaki değişiklikler ile sözleşmelerde veya temditlerinde yer alan ve sistemin güvenliğini ilgilendiren yükümlülükleri Kuruma bildirmeleri zorunluluğu bulunmaktadır. Kanun'un 6/b-4. maddesi ile de, "en ekonomik kaynaktan doğal gaz alma yükümlülüğünün" sadece dağıtıcılar için öngörülmesi ithalatçılar için ise böyle bir yükümlülüğün bulunmaması karşısında; ithalatçı firmaların piyasa faaliyetleri çerçevesinde serbest rekabet ortamında, yabancı doğal gaz tedarikçileriyle özel hukuk rejimine tabi ikili anlaşmalar ile aralarında anlaştıkları fiyat ve koşullarda doğal gaz alım-satım sözleşmeleri imzalayabilmekte ve bu anlaşmalardaki alım-satım fiyatlarının tesbiti konusunda Kurul'un herhangi yasal bir yetkisinin bulunmadığı görülmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta sözleşmenin tarafı olan BOTAŞ'ın, 233 sayılı KHK hükümleri ayrık tutulmak kaydıyla, özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren anonim şirket niteliğinde bir iktisadî devlet teşekkülü olması, kendi kararlarını, kendi organları aracılığıyla alması, özel hukuk hükümlerine göre yürüttüğü faaliyetlerine ilişkin yapacağı işlem ve sözleşmelerin kesinleşip yürürlüğe girmesinin ise, bir başka makamın onayına onamasına tabi olmaması karşısında, Kurul'ca verilen ithalat lisansında yer alan, lisansa konu alım-satım anlaşmasının hiçbir maddesinde ve fiyat formülünde "Kurul'dan onay almaksızın değişiklik yapamaz" hükmünün de yukarıda belirtilen yasal çerçeve içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, dava konusu edilen Kurul kararındaki onayın niteliği, BOTAŞ'ın mevcut ithalat lisansları kapsamındaki sözleşmelerinde, doğal gaz alımında al ya da öde yükümlülüklerinin azaltılması sonucunu doğuracak konulara, diğer bir anlatımla ithalat miktarında değişiklik olup-olmadığına yönelik bir incelemeye ilişkin bulunduğundan Kurul kararında Kanuna aykırılık görülmemiştir.
Davanın zeyilname ve ek mektuplara ilişkin kısmına gelince;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90. maddesinin birinci fıkrasında, "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır." üçüncü fıkrasında "Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu yoktur" son fıkrasında ise "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz." hükümleri yer almaktadır.
15.12.1997 tarihinde "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Rus Doğal Gazının Karadeniz Altından Türkiye Cumhuriyeti'ne Sevkiyatına İlişkin Anlaşmanın imzalandığı, bu anlaşmanın 1.4.1998 günlü, 4357 sayılı Kanunla onaylanmasının uygun bulunduğu, yine Bakanlar Kurulu'nun 30.4.1998 günlü, 98/10995 sayılı kararıyla 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre onaylandığı, anlaşmanın 2.maddesinde Rusya Federasyonundan Türkiye'ye Karadeniz altından döşenecek boru hattı ile ilave 16 milyar m3 doğalgaz teslimatının, teknik, ticari, idari ve uygulama koşullarının, bu anlaşma ve 29 Ağustos 1997 tarihli Rus doğal gazının Karadeniz altından Türkiye'ye teslimatına ilişkin İşbirliği Anlaşması çerçevesinde; "BOTAŞ" ve VEP Gazexport-RAO Gazprom" arasında imzalanan alım-satım kontratı ile belirleneceğinin öngörüldüğü, sözleşme kapsamında doğal gaz arzının 2003 yılı Şubat ayında başladığı, fiyat formülünden kaynaklanan anlaşmazlık üzerine taraflar arasında görüşmeler yapıldığı, sonuçta 15.12.1997 tarihinde imzalan doğalgaz alım-satım anlaşmasına ek olarak imzalanan protokol, sideletter, zeyilnamelerde değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın yukarıda belirtilen 90. maddesinin son fıkrasındaki düzenleme ile anayasa koyucu, milletlerarası ilişkilerin siyasi yönünün ağır basması nedeniyle dış ilişkilerin sürekliliği bakımından doğabilecek sakıncaların önlenmesi amacıyla milletlerarası andlaşmaların iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını engellemeyi amaçlamıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 15.12.1997 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti arasında imzalanan anlaşma 01.04.1998 günlü, 4357 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunmuş olup, yine Bakanlar Kurulu'nun 30.04.1998 günlü, 98/10995 sayılı kararıyla da onaylanmıştır. Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasındaki hüküm uyarınca bu anlaşmanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına hukuken imkan bulunmamaktadır. Yine bu anlaşma kapsamındaki doğalgaz teslimatının teknik, ticarî, idarî ve uygulama koşullarının taraflar arasında imzalanan alım-satım kontratı ile belirleneceğinin öngörülmüş olması karşısında, anlaşmaya ek olarak imzalanan protokol, sideletter, zeyilnameler de dayanağı anlaşmadan bağımsız birer metin olarak kabul edilemez. Hal böyle olunca Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması mümkün olmayan bir andlaşmanın uygulanma koşullarını belirleyen protokol, sideletter, zeyilnameler ya da bunlarda değişiklik yapan metinlerin de idarî bir işlem olarak kabulü mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, davanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 21.11.2003 tarih ve 248/14 sayılı kararı yönünden reddine, 19.11.2003 tarihli Zeyilname ve ek mektupları uygulaması yönünden ise incelenmeksizin reddine, aşağıda dökümü yapılan 159,60.-YTL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrı ayrı 1.100,00.-YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine 29.04.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.