İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İmar Hukuku > İmar Hukuku Diğer Konular > Tazminat davaları > İçtihat

Adli yargının görev ret kararından sonra idari yargıya dava açılırken miktar değiştirdilebilir

Davacının tazminat istemiyle adli yargı yerinde açtığı davanın görev yönünden reddi üzerine idare mahkemesinde yeni gösterdiği miktar üzerinden dava açmasında mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı hk. Danıştay Altıncı dairesinin 26.6.2006 gün ve E.2004/3762, K:2006/3413 sayılı kararı.
 

Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9. maddesinde; çözümlenmesi Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği, 13. maddesinde de; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği, 2. fıkrasında ise; görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartının aranmayacağı öngörülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı kooperatif tarafından ? pafta, yeni ? parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaa olunan villaların yıkımı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 5.000.000.000. liranın 22.5.1997 tarihinden itibaren işletilecek reeskont faiziyle birlikte tazmini istemiyle Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesince görev ret kararı verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine süresi içeresinde İdare Mahkemesinde açılan davada davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeki tazminat isteminden farklı olarak 23.324.000.000.-lira tazminat istemiyle dava açtığı anlaşılmakta olup; 2577 sayılı Kanunda,adli yargı yerlerince verilen görevsizlik kararı ile dosyanın idari yargı merciine gönderilmesi sistemine yer verilmeyip, davacı tarafından yeniden dava açılması hususu düzenlendiğinden, ayrıca Kanunda 9. maddedeki başvurma tarihinin esas alınması dışında, adli yargıdaki dava dilekçesinin idari yargıda esas alınacağına ilişkin bir hüküm de bulunmadığından, davacının İdare Mahkemesinde 23.324.000.000.-lira tazminat istemini belirterek dava açmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, görev ret kararı üzerine yenilenen dilekçe ile idari yargı yerinde açılan davaya ilişkin dilekçede talep edilen tazminat miktarı üzerinden uyuşmazlığı çözümlemesi gerekmektedir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden ise ;idare Mahkemesince yeniden yargılama yapılacağından bu aşamada temyiz istemi incelenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul, Büyükçekmece İlçesi, Gürpınar Beldesi, ? pafta, yeni ? ve ? parsel sayılı taşınmazlar üzerinde inşa edilen yapıların yıkımı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 23.324.000.000.-lira maddi zararın 22.05.1997 gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava dosyası ile Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:1997/459 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazlara 31.03.1989 tarihi itibariyle Büyükçekmece Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü'nce temel ruhsatı verilerek üzerinde inşai faaliyete başlanıldığı, daha sonra taşınmazların da yer aldığı bölgenin Gürpınar Belediyesi sınırları içerisine alındığı, 20.12.1996 günü Gürpınar Belediyesi teknik elemanlarınca anılan taşınmazlara ilişkin olarak 4551 sayılı parsel üzerinde yapılmakta olan toplam 13 blok inşaatın can ve mal emniyeti bakımından tehlike arz eder durumda olduğunun tespit edilerek 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca yıkılmasının önerildiği, 27.12.1996 günü yapı tatil tutanağının düzenlendiği, 30.01.1997 günlü, 136 sayılı belediye encümeni kararı ile 13 blok 21 adet villadan oluşan binaların anılan yasal düzenlemeye göre yıkımına karar verildiği ve yıkımın 10.02.1997 günü gerçekleştirildiği olayda, yıkılan yapılara ait yapı ruhsatının davalı Gürpınar Belediye Başkanlığı'nca verilmediği, bu belediye ile davacıya ait taşınmazların yıkımı sonucu oluşan zarar arasında illiyet bağının kurulamadığı, yapılaşma izni ve temel ruhsatının Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından verildiği, anılan yasal düzenleme kapsamında konutlar hakkında yıkım kararı alınmasının bölgenin heyelanlı bölge olmasından kaynaklandığı, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından gereken özen ve dikkat gösterilmeksizin yapılaşma müsadesi verilmesi suretiyle hizmeti kusurlu olarak işlettiğinin kabulü gerektiği, adli yargı yerinde yıkılan yapıların değerinin bilirkişi incelemesinde 11.662.000.000.-lira olarak belirlendiği, anılan yargı yerinde açılan davada 5.000.000.000.-lira tazminat isteminde bulunulduğu, bu yargı yerince verilen görev ret kararı üzerine açılan davada talep edilen miktarın davanın genişletilmesi niteliği taşıdığı anlaşıldığından, davacının tazminat isteminin adli yargı yerinde açılan davadaki talebiyle sınırlı olarak 5.000.000.000.-liralık kısmının 22.05.1997 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiş; bu kararın davanın reddine ilişkin bölümü davacı, tazminat isteminin kabulüne dair bölümü ise davalı idarelerden Büyükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9.maddesinde; çözümlenmesi Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği, 13.maddesinde de; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği, 2.fıkrasında ise; görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılacak davalarda birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartının aranmayacağı öngörülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı kooperatif tarafından, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000.000.000.-lira maddi tazminat istemiyle dava açıldığı, anılan Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda 11.662.000.000.-lira maddi zarar hesaplandığı, rapor sonucuna göre karar verilmeden Asliye Hukuk Mahkemesince görev ret kararı verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine süresi içinde İdare Mahkemesinde söz konusu mahkemedeki tazminat isteminden farklı olarak 23.324.000.000.-lira maddi tazminat istemiyle görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Yasada adli yargı yerlerince verilen görevsizlik kararı ile dosyanın idari yargı merciine gönderilmesi istemine yer verilmeyip, davacı tarafından yeniden dava açılmasının öngörüldüğü, ayrıca Yasanın 9. maddesindeki başvurma tarihinin esas alınması dışında, adli yargıdaki dava dilekçesinin idari yargıda esas alınacağına ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, davacının idare mahkemesinde dava dilekçesinde yeni gösterdiği miktar üzerinden tazminat davası açmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacının idare mahkemesinde açmış olduğu tazminat istemi üzerinden uyuşmazlığın karara bağlanması gerekirken, tazminat istemine adli yargı yerinde açılan davadaki tazminat talebi esas alınarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 17.03.2003 günlü, E:1999/730, K:2003/294 sayılı kararının BOZULMASINA, 16,09'ar YTL karar harcı ile fazladan yatırılan 11,97'şer YTL harcın temyiz isteminde bulunanlara iadesine, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 26.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
 

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

Tazminat davaları

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.