İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İmar Hukuku > İmar Planı > Kentsel Dönüşüm > İçtihat

Acele kamulaştırma, olağanüstü durum, anlaşma yolu, Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi

5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm projesi uygulanabilmesi için aranan koşulların varlığının tek başına acele kamulaştırma yapılması için yeterli olmadığı, dava konusu Bakanlar Kurulu kararında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulmadığı, davalı idare ile ilgili belediye tarafından yukarıda açıklanan hususların da bu maddenin uygulanması için yeterli olmadığı hk.

   

           T.C.

  D A N I Ş T A Y

  ALTINCI DAİRE

Esas  No: 2013/4141

Karar No: 2015/2384

 

Davacı       :

Vekili :

Davalı        : Başbakanlık - ANKARA

İstemin Özeti       : Şanlıurfa İli, Merkez, Paşabağı Mahallesi, 61-62 pafta, 944 ada, … sayılı parsele yönelik olarak, 08.04.2013 günlü, 2013/4700 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Projesi kapsamında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasının; acele kamulaştırmaya konu taşınmazların bulunduğu alanın bir kısmının eski sanayi bölgesi içinde kalmakla birlikte büyük çoğunluğu Şanlıurfa Akçakale karayolu üzerinde olduğu, iç kesimlerde bulunan işyerlerinin de tarıma ve buna dayalı işyerlerinin fazla olduğu bir bölge olarak rant bakımından zengin olduğu, kamulaştırma aracılığıyla ranttan gelir elde etmenin düşünüldüğü, kamu yararı düşüncesi olmadığı, zorunluluk ve aciliyet bulunmadığı, Yasanın amacına aykırı işlem yapıldığı,  muğlak ve alelâde sebepler gösterilerek acele el koyma yoluyla taşınmaz sahiplerinin anlaşmaya zorlandıkları, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali  istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje çalışmaları Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile Şanlıurfa Belediye Başkanlığı arasında 18.02.2011 günü imzalanan ön protokol ile başlatılıp işlem tesisine kadar geçen 2,5 yıllık süreç içerisinde projelerin uygulama aşamasına gelindiği, uygulama ve teslim süreçleri göz önüne alındığında yapılacak yatırım ve gelişim projelerinin kent gelişimi açısından önemi göz önünde bulundurularak, proje içerisinde uzlaşma sağlanmış, hak sahiplerinin mağduriyetleri açısından sürecin daha da uzatılmaması ve geçecek süreler içerisinde harcanan iş gücü ve emek kaybı da dahil edilerek göz önüne alındığında acele kamulaştırma kararının gereğinin doğduğu, işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

 

Danıştay Tetkik Hakimi  :  

Düşüncesi   : 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm projesi uygulanabilmesi için aranan koşulların varlığının tek başına acele kamulaştırma yapılması için yeterli olmadığı, dava konusu Bakanlar Kurulu kararında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulmadığı, davalı idare ile ilgili belediye tarafından işlem dosyasında açıklanan hususların da bu maddenin uygulanması için yeterli olmadığı, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı görülmektedir.

Bu durumda, davacı taşınmazı yönünden dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının iptali gerektiği düşünülmektedir.

 

Danıştay Savcısı   :

Düşüncesi   : Dava, Şanlıurfa İli, Merkez, Paşabağı Mahallesi, 61-62 pafta, 944 ada, … sayılı parselin Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Projesi kapsamında kalması nedeniyle Şanlıurfa Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 08.04.2013 tarihli, 2013/4700 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.

 Anayasa'nın 46. maddesi uyarınca Devlet ve kamu tüzelkişileri, kamu yararının gerektirdiği hallerde özel mülkiyette bulunan malları yasada gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırmaya yetkilidir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.

    Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, acele kamulaştırma usulünün olağanüstü bir kamulaştırma yolu olarak öngörüldüğü, istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntem olduğu, bu yöntemin uygulanmasının gerekçesi olarak olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına işaret eden kamulaştırma şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.

     Diğer taraftan, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinde: "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınması şarttır.

Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir.        Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır." hükümleri yer almıştır.

 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında  anlaşma yolunun esas olduğu öngörüldüğünden, dönüşüm ve gelişim projeleri uygulamalarında öncelikle anlaşma yoluna gidilmesi gerektiği, anlaşma sağlanamayan durumlarda kamulaştırma yapılması ve bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için ise yukarıda da açıklandığı üzere acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerektiği tabiidir.

Dosyanın incelenmesinden, Şanlıurfa Belediyesi ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) arasında 18.02.2011 tarihinde "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesine İlişkin" ön protokolün imzalandığı, uyuşmazlık  konusu alanın 02.10.2012 günlü, 86 sayılı belediye meclisi kararıyla Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilan edildiği, 06.11.2012 tarihinde imzalanan protokol doğrultusunda; acele kamulaştırma kararı alınan bölgenin kent içinde kalan çöküntü alanı olması, alan içinden geçen "cavşak" deresinin ıslah çalışmalarının gerekliliği, alan içinde bulunan eski sanayi sitesinin kent merkezinde kalması, bölgenin yoğun trafik probleminin olması, bölgedeki yapılaşmanın eski ve çarpık olması hususları gerekçe gösterilerek Şanlıurfa Belediye Başkanlığı'nın 20.03.2013 tarihli, 4023 sayılı yazısı ile Şanlıurfa Valiliği İl Mahalli İdareler Müdürlüğü'ne sunulan kamulaştırmaya ilişkin bilgi ve belgelerin anılan idarece İçişleri Bakanlığı'na iletilmesi üzerine acele kamulaştırma yapılması yönündeki dava konusu  08.04.2013 tarihli, 2013/4700 sayılı Bakanlar Kurulu kararının alındığı anlaşılmaktadır.

  Olayda, 5353 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm projesi uygulanabilmesi için aranan koşulların varlığının acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu işleme hazırlık işlemlerinde ve dava konusu işlemde taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik hali bulunduğuna ilişkin başkaca bir gerekçeye de yer verilmediğinden, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.

 Açıklanan nedenlerle, hukuka uyarlık bulunmayan dava konusu Bakanlar Kurulu kararının iptali gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosya incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, Şanlıurfa İli, Merkez, Paşabağı Mahallesi, 61-62 pafta, 944 ada, … sayılı parsele yönelik olarak, 08.04.2013 günlü, 2013/4700 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Kentsel Dönüşüm ve Yenileme Projesi kapsamında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasının iptali istemiyle açılmıştır.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde: "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 24/4/2001 - 4650/15 md.) 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." kuralına yer verilmiştir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 5998 sayılı Yasanın 1. maddesiyle değişik 73. maddesinde ise: "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi  ve  uygulama  yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınması şarttır.

  Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerinde yapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması, yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanın büyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarının takdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5 hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birden fazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir.

...

  Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır.

...

  Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan  veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir." kuralına yer verilmiştir.

Anayasanın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Bu hükümlerden hareketle bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.

Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerektiği açıktır. Nitekim anılan maddenin gerekçesinde de, acele ve istisnai hallerde, Kanunun önceki hükümlerine uyulmasının çeşitli sakıncalar yaratabileceği gibi, kamunun büyük zararlara uğramasının da muhtemel olabileceği belirtilerek maddede belirtilen şartların varlığına bağlı olarak kıymet takdiri dışındaki bazı kanuni işlemlerin sonraya bırakılarak, maddede öngörülen süre ve şekilde taşınmaza el konulması düzenlenmiştir.

5393 sayılı Yasada, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolunun esas olduğunun belirtilmiş olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, yenileme projelerinin uygulanmasında öncelikle anlaşma yoluna gidilmesi gerektiği, anlaşma sağlanamayan durumlarda kamulaştırma yapılması ve bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için ise yukarıda da açıklandığı üzere acele kamulaştırmanın koşullarının gerçekleşmiş olduğunun açıkça ortaya konulması gerekmektedir.

Buna göre, olayda kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak belirlenen sınırlar içinde ilgili idarece öncelikle taşınmaz malikleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşmanın gerçekleşememesi halinde de yine ilk önce olağan kamulaştırma yolunun tercih edilmesi, ancak 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde yer alan acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde anılan madde uyarınca acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle başvuruda bulunulması ve bunun sonucunda da başvuruda bulunulan taşınmazlara yönelik inceleme yapılarak koşulların gerçekleşmesi halinde Bakanlar Kurulunca 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca aceleliğine karar verilmiş olan taşınmazlara yönelik olarak acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi icap etmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, Şanlıurfa Belediye Başkanlığının Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanlığına muhatap 13.08.2013 günlü yazısında, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alan için Şanlıurfa Belediye Meclisinin 06.05.2008 günlü, 43 sayılı kararı ile kabul edilen Şanlıurfa-Mardın-Akçakale Çevreyolu arası ilave revizyon uygulama imar planının yapımından 2011 yılına kadar geçen süre zarfında düzenleme görerek yapılaşmalara uygun parselasyonların gerçekleşmediği, mülkiyetlerin sahipsiz ve kullanıma geçirilmeden metruk halde bırakıldığı, eski sanayi faaliyetleri ve hurdalık gibi kent merkezinde olmaması gereken faaliyetlerin giderek yaygınlaştığı alanlar haline getirildiği dolayısıyla bahsi geçen alanda kentsel dönüşüm ve gelişim projesi uygulanması gerekliliğinin hasıl olduğunun belirtildiği, Şanlıurfa Belediye Başkanlığı ile Toplu Konut İdaresi arasında Şanlıurfa Merkez Eski Sanayi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesine İlişkin 18.02.2011 tarihinde Ön Protokol imzalanarak kentsel dönüşüm hizmetinin ihale edildiği ve Şanlıurfa Belediye Meclisinin 02.10.2012 günlü, 86 sayılı kararı ile kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak belirlenmesi üzerine anılan idareler arasında 16.11.2012 tarihinde Protokol imzalandığı, anılan Protokolün Kamulaştırma İşlemleri kısmında anlaşma sağlanamayan durumlarda yapılacak kamulaştırma işlemlerinin 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesi kapsamında belediye tarafından gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü halde Şanlıurfa Belediye Başkanlığının 20.03.2013 günlü, 4023 sayılı Şanlıurfa Valiliği aracılığı ile İçişleri Bakanlığına yapılan başvuru üzerine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca dava konusu acele kamulaştırılma kararının verildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda, 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesi uyarınca kentsel dönüşüm projesi uygulanabilmesi için aranan koşulların varlığının tek başına acele kamulaştırma yapılması için yeterli olmadığı, dava konusu Bakanlar Kurulu kararında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulmadığı, davalı idare ile ilgili belediye tarafından yukarıda  açıklanan hususların da bu maddenin uygulanması için yeterli olmadığı, hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin davacı taşınmazı yönünden iptaline, aşağıda ayrıntısı yer alan 225,45 TL ile davacı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/04/2015 gününde oybirliğiyle  karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

Kentsel Dönüşüm

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.