İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İmar Hukuku > Kıyı Kanunu Davaları > Kıyı Kanunu ceza hükümleri > İçtihat

3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarına karşı idari yargı yeri görevlidir.

        T.C.
D A N I Ş T A Y
Ondördüncü Daire
 
Esas No : 2011/10527
Karar No : 2011/312
 
Özeti : 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verildiği işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların çözümlenmesinde idari yargının görevli olduğu hakkında.
 
Temyiz İsteminde Bulunan : … Tatil Sitesi Yönetimi
Vekilleri : Av. …, Av. …
Karşı Taraf : Erdemli Kaymakamlığı
İstemin Özeti : Mersin 1. İdare Mahkemesinin 26.11.2010 günlü, E:2010/1857, K:2010/1798 sayılı kararının, usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi :
Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı :
Düşüncesi : Davacı sitenin Mersin İli, Erdemli İlçesi, Limonlu Beldesi, Akdeniz Mahallesi, Milli Egemenlik Caddesi üzerinde kıyıda beton düzenleme üzerine sabit olmayan gölgelik, masa, sandalye konulup, tel örgü çekilmek suretiyle engel oluşturulduğundan bahisle para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, davanın görev yönünden reddi yolunda verilen Mersin 1.İdare Mahkemesi kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 15. maddesinde, anılan Yasa uyarınca cezanın tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde yetkili İdare Mahkemesine İtiraz edilebileceği yolunda yer alan düzenleme, 23.1.2008 tarihinde 5728 Sayılı Yasanın 466. maddesi ile değiştirilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3 maddesinin (b) fıkrasında "Diğer genel hükümleri, İdari para cezası veya mülkiyetinin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır." 27. maddesinin 1. fıkrasında "İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde Sulh Ceza Mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir." aynı maddenin 8. fıkrasında, "İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlarında verilmiş olması halinde idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." hükümlerine yer verilmiştir.
3621 sayılı Yasanın 15. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile aykırılığın durumuna göre Türk Ceza Kanunu, Kabahatler Kanunu, Çevre Kanunu, İmar Kanunu hükümleri uyarınca ceza verilmesi dolayısıyla, aykırılık türüne göre görevli yargının değişmesi esası benimsenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, mülkiyeti davacı siteye ait kıyıda kalan taşınmaz üzerinde fayans, sabit olmayan gölgelik yapıldığı, masa ve sandalye konulduğu, Şire Tatil Sitesi binasının güney tarafına tel örgü çekildiği ve kıyıda kaldığının 23.07.2010 tarihli tutanak ile tespit edilmesi sonrasında Kaymakamlık yazısı ile Belediyeden işgalin kaldırılmasının istenildiği ve dava konusu para cezası verilmesine ilişkin işlemin tesis edildiği, bu işleme karşı Erdemli Sulh Ceza Mahkemesine açılan davanın görev yönünden ret edilmesi üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3621 sayıl Yasanın değişik 15. maddesinde, yasa hükmüne aykırılık türüne göre görevli yargı yeri açıkça anlaşılan haller dışındaki durumlarda, anılan Yasa hükmü ile 5326 sayılı Yasanın 27/8 fıkrası ve Anayasa Mahkemesi'nin 15.5.1997 günlü, E:1996/72, K:1997/51 sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, 3621 sayılı Yasanın değişik 15. maddesi uyarınca verilen idari para cezası kapsamında herhangi bir idari işlem tesis edilmiş ise idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, 3621 sayılı Yasanın 15. maddesi hükmü uyarınca para cezası verilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan bu davanın esasının incelenmesi gerektiğinden, görev yönünden davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Ondördüncü Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava; Mersin İli, Erdemli İlçesi, Limonlu Beldesi, Akdeniz Mahallesi, Milli Egemenlik Caddesi üzerinde kıyıda beton düzenleme yapmak ve üzerine sabit olmayan gölgelik, masa, sandalye konulup, tel örgü çekilmek suretiyle engel oluşturulduğundan bahisle 2.290,00 TL idari para cezası verilmesine ve sözkonusu engellerin 5 gün içinde kaldırılmasına ilişkin 17.8.2010 günlü, 38 sayılı Erdemli Kaymakamlığı işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; 3621 sayılı Yasa uyarınca verilen para cezalarına karşı açılacak davalarda idare mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin 3621 sayılı Yasanın 15. maddesinin (b) fıkrası, 8.2.2008 günlü, 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 466. maddesiyle kaldırıldığı, 3621 sayılı Yasa uyarınca verilen para cezalarında 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3. ve 27. maddesi gereğince sulh ceza mahkemesi görevli olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15. maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından, temyiz edilmiştir.
Kıyı Kanununun 14. maddesinde; "Bu Kanun kapsamında kalan alanlarda ruhsatsız yapılar ile ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş, 3194 sayılı yasanın 32 ve 42. maddelerinde ise ruhsatsız yapılar ile ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar hakkında yapılacak işlemler ile bu yapıların maliklerine verilecek cezalara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasında; kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaret olduğu hüküm altına alınmış, aynı Kanun'un 27. maddesine, 19.12.2006 günlü, 26381 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de; bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesince, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 31. maddesiyle değiştirilen 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle açılan davaya yönelik olarak verilen 5.4.2007 günlü E:2007/35, K:2007/36 sayılı kararda da; Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin, “idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması hali”nin varlığını aradığı, bu çerçevede, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca para cezası verilmesi işlemi, imar mevzuatına aykırı bir yapılanmanın tespiti, önlenmesi veya giderilmesine yönelik idari bir işlemin devamı niteliğinde bulunduğundan, Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca idari yaptırım kararının yanı sıra idari yargının görev alanına giren başka bir kararın da verilmiş olduğunun ve buna bağlı olarak söz konusu para cezalarına karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğunun kabulü gerektiğini, bu durumda, İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davanın, itiraz başvurusunda bulunan Sulh Ceza Mahkemesinin görevine girmediği belirtilerek itiraz başvurusu Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti davacı siteye ait kıyıda kalan taşınmazın üzerinde bulunan betonun fayans ile kaplandığı, üzerine sabit olmayan gölgelik yapıldığı, masa ve sandalye konulduğu, Şire Tatil Sitesi binasının güney tarafına tel örgü çekildiği ve bu tel örgünün de kıyıda kaldığının 23.07.2010 tarihli tutanak ile tespit edilmesi sonrasında Kaymakamlık yazısı ile Belediyeden işgalin kaldırılmasının istenildiği ve 3621 sayılı Kıyı Kanunun 6. maddesine aykırılık oluştuğundan bahisle dava konusu 2.290,00 TL idari para cezası verildiği, para cezasının kaldırılması istemiyle Erdemli Sulh Ceza Mahkemesine açılan davanın görev yönünden reddi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; dava konusu işlemin Kıyı Kanunu ile uygulama yönetmeliği ve 3194 sayılı yasaya göre tesis edildiği, idari yaptırım kararında para cezası uygulanacağının belirtilmesinin yanında dava konusu taşınmazdaki engellerin beş gün içinde kaldırılması gerektiği aksi takdirde Limonlu Belediyesince kamu gücü kullanılarak kaldırılacağının belirtildiği yani "idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren karar"ın da verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; uyuşmazlığın çözümü, idari yargının görev alanına girdiğinden, Mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, görev yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Mersin 1. İdare Mahkemesinin 26.11.2010 günlü, E:2010/1857, K:2010/1798 sayılı kararının bozulmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 29.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
 
 

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
Başka içtihat kaydı bulunmamaktadır

Kıyı Kanunu ceza hükümleri

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.