İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İdari Yargı > İdari Yargının İşleyişi > İdari yargı kararlarında bulunması gereken hususlar > İçtihat

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 23 ve 24/e maddelerine göre, toplantı tutanağı ile karar metnindeki hususların aynı olması gerektiği

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Beşinci Daire
Esas  No   : 2006/6867
Karar No   : 2008/3604
 
Özeti : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 23 ve 24/e maddelerine göre, toplantı tutanağı ile karar metnindeki hususların aynı olması gerektiği hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar)  :
            1- Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı
            2- Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü
            Vekilleri  : Av. …, Av. …
            Karşı Taraf        :
            Vekili                : Av. …
            İsteğin Özeti    : Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 18.11.2005 günlü, E:2005/1801, K:2005/1248 sayılı kararının dilekçelerde yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
            Cevabın Özeti   : Cevap verilmemiştir.
            Danıştay Tetkik Hakimi :
            Düşüncesi : Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararına ilişkin "görüşme tutanağında" yer alan karar sonucu ile, kararın "hüküm" kısmında yer alan karar sonucunun birbirinden farklı olduğu anlaşılmış olup; bu husus, 2577 sayılı Yasa'nın 23 ve 24/e maddelerinde yer alan hükümlere aykırılık oluşturmaktadır.
            Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüyle, usul hükümlerine aykırı olarak verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
            Danıştay Savcısı :
            Düşüncesi         : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
            Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemlerin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarelerin yürütmenin durdurulması yolundaki istemleri hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:
            Davacı, T. Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde Uzman Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü emrine Şef olarak naklen atanmasına ilişkin 19.8.2002 günlü işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
            Danıştay Beşinci Dairesi'nin 29.3.2005 günlü, E:2004/5496, K:2005/1720 sayılı bozma kararına uyularak Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 18.11.2005 günlü, E:2005/1801, K:2005/1248 sayılı kararla; T. Halk Bankası bünyesinde iken "hukuken" uzman kadrosuna  atanması  gereken davacının, istihdam fazlası personel olarak belirlendikten sonra diğer bir kamu kurum ve kuruluşuna ataması yapılırken, adı geçenin "uzman" statüsünde olduğunun dikkate alınması ve durumuna uygun bir kadroya atanması gerekirken, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü emrine "şef" olarak atanmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; tazminat isteminin kabulüne ve uzman yardımcısı kadrosu ile uzman kadrosu arasındaki aylık farkının hesaplanarak dava tarihi olan 13.12.2002 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davanın, davacının özlük hakları istemine ilişkin kısmının ise reddine hükmedilmiştir.
            Davalı idarelerden Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı; davacı hakkında yapılan atama teklifinin mevzuata uygun olduğunu; diğer davalı Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü ise; davacının atamasının Devlet Personel Başkanlığı'nın teklifi doğrultusunda tesis edildiğini, Üniversite'de genel idare hizmetleri sınıfında uzman kadrosu yer almadığını; kaldı ki, Banka'daki uzman ile Üniversite'deki uzmanın aynı nitelikte görevler olmadığını; öte yandan, Mahkeme'ce, davanın, davacının özlük hakları istemine ilişkin kısmının reddine hükmedilmesine karşın, bu kısım yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini öne sürmekte ve anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.
            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü  Kanunu'nun  "Tutanaklar"  başlıklı  23. maddesinde; "Her dava dosyası için görüşmelere katılan Başkan ve üyelerin, Danıştay'da düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenlenir. Bu tutanaklar görüşmelere katılanlar tarafından  aynı  toplantıda  imzalanır ve dosyalarında saklanır." hükmüne yer verilmiş; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanmış ve maddenin (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün belirtileceği vurgulanmıştır.
            Dosyanın incelenmesinden; temyizen incelenmekte olan bu davanın; davacının, T. Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde Uzman Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü emrine Şef olarak naklen atanmasına ilişkin 19.8.2002 günlü işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açıldığı; İdare Mahkemesi'nce görüşme tutanağında kararın sonucu "Bozmaya Uyma, İptal, Tazminat Kabul" olarak yazılmasına karşın; Mahkeme kararının hüküm kısmında dava konusu işlemin iptali ve tazminat isteminin kabulünün yanı sıra, davanın, davacının özlük haklarına ilişkin kısmının reddine de hükmedildiği görülmüştür.
            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda hükümleri yazılı 23 ve 24/e maddelerine göre, toplantı tutanağı ile karar metnindeki hususların aynı olması gerekeceğinden; görüşme tutanağında yer alan karar sonucu (İptal-Tazminat Kabul) ile Mahkeme kararının hüküm kısmında belirtilen karar sonucunun (İptal-Kısmen Kabul-Kısmen Red) aynı olmadığı görülmüş olup; görüşme tutanağındaki karar sonucu ile Mahkeme kararının hüküm fıkrası farklı olduğundan, İdare Mahkemesi kararında bu nedenle mevzuata uygunluk görülmemiştir.
            Açıklanan nedenlerle, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 18.11.2005 günlü, E:2005/1801, K:2005/1248 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/c. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 11.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar

İdari yargı kararlarında bulunması gereken hususlar

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.