İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku > Memur disiplin hukuku > Diğer Disiplin Cezaları > İçtihat

1702 sayılı Yasa uyarınca verilen ihtar cezasına karşı iptal davası açılabilir

          T.C.
D A N I Ş T A Y
Onikinci Daire
Esas N : 2004/3795
Karar No : 2005/200
 
Özeti : 1702 sayılı Yasa uyarınca verilen ihtar cezasına karşı iptal davası açılabileceği ve bu cezaya karşı açılan davada dosyanın tekemmül ettirilmesinden sonra karar verilebileceği hakkında.
 
            Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):
            Karşı Taraf                  : Batman Valiliği
            İsteğin Özeti               : Diyarbakır İdare Mahkemesinin 14.1.2004 günlü, E: 2003/3397, K:2004/111 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
            Savunmanın Özeti       : Savunma verilmemiştir.
            Danıştay Tetkik Hakimi           :
            Düşüncesi                   : Hukuk ve usule aykırı olması nedeniyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.
            Danıştay Savcısı         :
            Düşüncesi                   : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
            Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
            Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
            Dava, İlköğretim müfettişi olarak görev yapan davacının 1702 sayılı Yasanın 20/1 maddesi uyarınca ihtar cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
            Diyarbakır İdare Mahkemesinin 14.1.2004 günlü, E:2003/3397,K:2004/111 sayılı kararıyla;2577 sayılı Yasanın 14.maddesi uyarınca dava dilekçesi incelenerek işin gereğinin görüşüldüğü; Anayasanın 129 maddesi ile 657 sayılı Yasanın 125,135 ve 237 maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, özel kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Yasanın suç ve cezalara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varıldığı, bu hukuksal durum karşısında uyarma cezası ile eş anlamlı ihtar cezasına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, 1702 sayılı Yasanın 43.maddesi hükmü gereğince dava yolunun açık olduğu öne sürülebilirse de 657 sayılı Yasanın 237/b maddesi uyarınca 1702 sayılı Yasanın 43.maddesi hükmünün uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, bu durumda idari davaya konu edilmesi mümkün olmayan ihtar cezasına karşı açılan davanın esasının incelenmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
            Davacı, dava konusu ihtar cezasına karşı yargı yolunun açık olduğunu, davanın esasının incelenmesi gerektiğini, hukuk ve usule aykırı olması nedeniyle ihtar cezasının iptali gerektiğini öne sürmekte ve idare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.          
            2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 16. maddesinde; dava dilekçesinin ve eklerinin bir örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya tebliğ olunacağı, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edileceği, buna karşın davacının cevap veremeyeceği, ancak davalının ikinci savunmasında davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğunun davanın görülmesi sırasında anlaşılması halinde, davacıya cevap vermesi için bir süre verileceği, tarafların yapılacak tebliğlere karşı , tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
            Yine aynı Yasanın 14. maddesinde dava dilekçelerinin hangi yönlerden ilk incelemeye tabi tutulacağı belirtildikten sonra 15. maddesinde de; ilk inceleme aşamasında 14. maddede düzenlenen hususlardan birinin ya da bir kaçının tesbiti halinde verilecek kararlar düzenlenmiş olup, bunlar arasında ihtar cezasına karşı dava açılması hali yer almamıştır.
            Bu durumda, davacının 1702 sayılı Yasanın 20/1 maddesi uyarınca ihtar cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle Batman Valiliğine karşı açtığı davada; İdare Mahkemesince, dava dosyasının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesi uyarınca tekemmülünün sağlanarak bir karar verilmesi gerekirken, ihtar cezasına karşı açılan davanın esasının incelenemeyeceğinden bahisle dosya tekemmül ettirilmeksizin ilk inceleme aşamasında verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
            Öte yandan, Anayasanın 129.maddesinde uyarma ve kınama cezalarına ilişkin disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakıldığı, bunların dışındaki disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağı hükme bağlanmış,657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesinde, "Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, varsa bir üst disiplin amirine yoksa disiplin kurullarına yapılabilir. Aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir." hükmü yer almış , aynı Kanunun 125.maddesinde ise ,özel yasalardaki disiplin suçları ve cezalarına ilişkin kuralların saklı tutulduğuna işaret edilmiş olup, 1702 sayılı sayılı Yasanın 43.maddesinde, bu yasa uyarınca verilen disiplin cezalarının yargı denetimine tabi olduğunun hükme bağlanmış olması karşısında İdare Mahkemesince disiplin cezasının esasının incelenmesinin gerektiği de açıktır.
            Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin kabulü ile Diyarbakır İdare Mahkemesince verilen 14.1.2004 günlü, E:2003/3397, K:2004/111 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 4.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Henüz yorum yapılmamış.

 
  Diğer İçtihatlar
İstihdam fazlası personel belirlenirken, hizmet gerekleri dışında bir amacın güdülmemesi; sicil, liyakat, hizmet süresi gibi nesnel ölçütlerin esas alınması gerekir.
Disiplin suçu nedeniyle, geçici görevlendirme yoluna gidilmesinde; geçici görevlendirmenin amacına uygunluk bulunmamaktadır.
Sendika şubelerinin, sendika üyelerini temsil yetkisinin bulunmadığı hakkında.
Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas esnaf ve sanatkarlar odaları birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.

Diğer Disiplin Cezaları

  Mevzuatlar
  Hukuki Açıklamalar
  Makaleler
  Dava Dilekçeleri
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.