İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İdare > Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri > Adalet Bakanlığı > Hukuki Açıklama

Yargı Reformu Stratejisi ve Eylem Planı

  
İÇİNDEKİLER
İÇİNDEKİLER  I
KISALTMALAR V
YARGI REFORMU STRATEJĐSĐ’NĐN HAZIRLANMA SÜRECİ 1
GİRİŞ 1
1.YARGI BAĞIMSIZLIĞININ GÜÇLENDĐRĐLMESĐ 5
1.1. Uluslararası belgeler ısığında Anayasa Mahkemesi’nin görev tanımının yeniden belirlenmesi ve buna
bağlı olarak yeniden yapılandırılması .............................................................................................. 6
1.2. HSYK’nın objektiflik, tarafsızlık ve seffaflık temelinde uluslararası belgeler ısığında genis tabanlı
temsil esasına göre yeniden yapılandırılması, kararlarına karsı etkili bir itiraz sisteminin
getirilmesi ve yargı yolunun açılması .............................................................................................. 6
1.3. HSYK’nın yeniden yapılandırılmasına paralel olarak Kurulun sekreteryasının ve denetim sisteminin
yeniden düzenlenmesi ........................................................................................................................ 7
1.4. HSYK’nın yeniden yapılandırılması ve istinaf kanun yolunun faaliyete geçirilmesi ile birlikte not
sistemi dahil olmak üzere terfi sisteminin yeniden değerlendirilmesi................................................ 7
1.5. Dernek kurma hakkı sınırlanmaksızın, örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde hâkimler ve savcılar
birliğinin kurulması ........................................................................................................................... 8
1.6. Kamuoyunun ve yargı profesyonellerinin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki bilinçlerinin
güçlendirilmesi için çalısmalar yapılması ......................................................................................... 9
1.7. Askeri mahkemelerin sadece hâkim sınıfından olan üyelerden olusması ............................................ 9
1.8. Askeri mahkeme binalarının askeri yasak bölge dısına çıkarılması................................................... 10
1.9. Askeri mahkemelerin görev alanlarının yeniden değerlendirilmesi ................................................... 10
1.10. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi yargılamalarının adil yargılanma ilkesi çerçevesinde Yüksek
Mahkeme bünyesinde iki dereceli hale getirilmesi için çalısmalar yapılması................................. 10
2. YARGININ TARAFSIZLIĞININ GELİŞTİRİLMESİ   11
2.1. Yargı mensupları için etik ilkelerin belirlenmesi amacıyla Yüksek Mahkemeler ve HSYK ile birlikte
çalısma yapılması ............................................................................................................................ 11
2.2. Yargı tarafsızlığı konusunda medya mensuplarının bilinçlendirilmesi .............................................. 12
2.3. Kisisel verilerin korunması kaydıyla yüksek mahkeme kararlarına erisimin kolaylastırılması .......... 12
2.4. Kisisel verilerin korunması çerçevesinde HSYK’nın disipline iliskin kararlarının tamamına
ulasılabilmesi.................................................................................................................................. 12
2.5. Yargı mensupları ile ilgili 2802 sayılı Kanun’da yer alan disiplin hükümlerinin yeniden ele alınarak
nesnel ölçütler getirilmesi ............................................................................................................... 13
3. YARGININ VEDİMLİLİĞİ VE ETKİNLİĞİNİN ARTIRILMASI..................... 14
3.1. Adli yargıda istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesi ................................................................. 15
3.2. Đdari yargıda istinaf mahkemelerinin kurulması ve faaliyete geçirilmesi .......................................... 15
3.3. Adil yargılanma hakkı ve silahların esitliği ilkesi çerçevesinde savunmanın etkinliğinin artırılması
için Türkiye Barolar Birliği ile isbirliği halinde çalısmalar yürütülmesi ........................................ 15
3.4. Hâkim-savcı adaylarının mesleğe alımında denetime elverisli ve nesnel ölçütler belirlenmesi ilkesi
gözetilmesi ve hâkim, savcı ile yargı çalısanı sayısının yeterli seviyeye getirilmesi ....................... 16
3.5. Birbirine yakın veya is sayısı az olan adliyelerin en yakın adliyeler ile birlestirilmesi için
çalısmaların yapılması..................................................................................................................... 16
3.6. Belirlenen ilkeler çerçevesinde adliyelerin fiziki kapasitelerinin iyilestirilmesi çalısmalarının
sürdürülmesi ................................................................................................................................... 17
3.7. Uluslararası uygulamalar ve ihtiyaç durumu da gözetilerek ihtisas mahkemelerinin yaygınlastırılması
........................................................................................................................................................ 17
3.8. Adli Tıp Kurumunun kapasitesinin güçlendirilmesine devam edilmesi ............................................... 18
3.9. Belirlenen yurt dısı temsilciliklerinde adlî müsavir görevlendirilmesi............................................... 18
3.10. UYAP’ın tamamlanması ve etkin bir sekilde kullanımının sağlanması ............................................. 19
3.11. Elektronik imzanın adli ve idari birimlerde yaygınlastırılması....................................19
3.12. Stratejik yönetim kapasitesinin artırılması için eğitim çalısmalarına devam edilmesi ve Adalet
Bakanlığı Stratejik Planı’nın hazırlanması ..................................................................................... 20
3.13. Yüksek mahkemelerin ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktıkları davaların azaltılması .............. 20
3.14. Tebligat Kanununda değisiklik yapılması ......................................................................................... 20
3.15. Hukuk Muhakemeleri Kanununun hazırlanması ............................................................................... 21
3.16. Đcra-iflas sisteminin etkililiğinin artırılması...................................................................................... 21
3.17. Bilirkisilik müessesesinin gözden geçirilmesi ................................................................................... 22
3.18. Kamudaki hukuk müsavirlikleri ile kamu ve hazine avukatlarının daha etkin hizmet sunmaları
amacıyla yeniden yapılandırılması .................................................................................................. 23
3.19. Uluslararası belgeler ısığında çocuk adalet sisteminin iyilestirilmesine yönelik çalısmalara devam
edilmesi ......................................................................................................................................... 23
4. YARGIDA MESLEKÎ YETKİNLİĞİN ARTIRILMASI 25
4.1. Hukuk eğitimi ve öğretiminin etkin hale getirilmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim
Kurulu (YÖK) ve hukuk fakülteleri ile birlikte çalısmalar yapılması .............................................. 26
4.2. Yargı mensubu ve çalısanlarına meslekî yetkinliğin artırılması ve kisisel gelisim konularında verilen
eğitime devam edilmesi ................................................................................................................... 27
4.3. Türkiye Adalet Akademisi’nin örgütsel yapısı gözden geçirilerek kapasitesinin artırılması............... 27
4.4. Belirli periyotlarla, yargı profesyonellerinin eğitimi konusunda Adalet Bakanlığı, HSYK, TAA,
üniversiteler ve diğer kurum ve kurulusların katılımı ile bilimsel toplantılar (sura, seminer,
sempozyum) düzenlenmesi ............................................................................................................... 28
4.5. Hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bir kısım yargı çalısanlarına yabancı dil eğitimi verilmesine
devam edilmesi ............................................................................................................................... 28
4.6. AĐHM kararları ile yargıyı ilgilendiren uluslararası belgelerin Türkçe’ye çevrilmesi ve bunlara
erisimin sağlanmasına devam edilmesi ........................................................................................... 28
5. YARGI ÖRGÜTÜ YÖNETİM SİSTEMİNİN GELİŞTİRİLMESİ............................ 29
5.1. Hâkimlerle Cumhuriyet savcılarının idarî ve mali konulardaki görev ve sorumluluklarının azaltılması
........................................................................................................................................................ 29
5.2. Yargı çalısanlarının görev tanımlarının yapılması, is standartlarının belirlenmesi ve yükseltilmesi . 30
5.3. AB ülkelerindeki uygulamalar göz önünde bulundurularak noterlerin görev tanımlarının ve açılıs
kriterlerinin yeniden belirlenmesi ................................................................................................... 30
6. YARGIYA GÜVENİN ARTTIRILMASI 31
6.1. Toplum nezdinde yargıya güveni etkileyen unsurların belirlenmesi için çalısmalar yapılması ....... 32
6.2. Yargı mensup ve çalısanlarına yolsuzlukla mücadele konusunda verilen eğitimlere devam edilmesi 32
6.3. Yargının, medya ve halkla iliskilerinin ilgili meslek örgütleriyle isbirliği halinde gelistirilmesi....... 32
6.4. Yüksek yargıda ve belirlenen adliyelerde etkin basın ve halkla iliskiler birimlerinin kurulması veya
gelistirilmesi ................................................................................................................................... 34
7. ADALETE RİŞİMİN EKOLAYLASTIRILMASI 35
7.1. Adli yardımın etkinlestirilmesi için bu müessesenin gözden geçirilmesi ............................................ 36
7.2. Adliyelerin internet sitelerinin standart olarak hazırlanarak etkin bir sekilde kullanımının
sağlanması ..................................................................................................................................... 36
7.3. Adalet hizmetlerinden yararlananların elektronik ortamda dava açmaları ile ilgili çalısmaların
tamamlanması................................................................................................................................. 36
7.4. Yargı yerlerinde tercüme hizmetlerinin standarda bağlanması ......................................................... 36
8. UYUSMAZLIKLARI ÖNLEYİCİ NİTELİKTEKİ TEDBİRLERDEN ETKİN HALE
GETİRİLMESİ VE ALTERNATİF ÇÖZÜM YOLLARI GELİŞTİRİLMESİ..... 37
8.1. Temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesinin sağlanması ........................... 38
8.2. Kamu kurum ve kuruluslarında kisilerin, hak ve yükümlülükleri ile ilgili olarak hukuki islem ve
süreçlerine iliskin çesitli yöntemler kullanılarak bilgilendirilmesinin sağlanması ....................... 38
8.3. Ceza usulünde yer alan uzlasma kurumunun etkinlestirilip gelistirilmesi ...................................... 39
8.4. Hukuki uyusmazlıklarda arabuluculuk ve uyusmazlıkların alternatif çözüm yollarının gelistirilmesi 39
8.5. Tahkim kurumunun etkinlestirilmesi............................................................................................... 39
8.6. Đdarenin, islemlerinde ve diğer faaliyetlerinde benzer nitelikte ve istikrar kazanmıs emsal yargı
kararlarını dikkate alması için gerekli tedbirlerin alınması .......................................................... 39
8.7. Đdari yargıda uyusmazlıkların yargı öncesi çözüm usullerinin gelistirilmesi ve etkin hale getirilmesi
........................................................................................................................................................ 40
8.8. “Kamu Denetçiliği Kurumu”nun faaliyete geçirilmesi ...................................................................... 40
9. CEZA İNFAZ SİSTEMİNİN GELİSTİRİLMESİ 41
9.1. Ceza infaz kurumlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi yönündeki çalısmalara
devam edilmesi ............................................................................................................................... 42
9.2. Küçük ve yetersiz ceza infaz kurumlarının kapatılması................................................................... 43
9.3. Denetimli serbestliğin etkinlestirilerek yaygınlastırılması ............................................................... 43
9.4. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların etkin sekilde uygulanması ve yaygınlastırılması .. 43
9.5. Ceza infaz kurumlarındaki is yurtlarının yaygınlastırılması ve gelistirilmesine devam edilmesi ..... 43
9.6. Adliye personelinin eğitiminin de yapılabileceği sekilde ceza infaz kurumları ve tutukevleri personeli
eğitim merkezlerinin kapasitesinin ve sayısının artırılması ............................................................ 44
9.7. Ceza infaz kurumlarının dıs güvenlik hizmetlerinin Adalet Bakanlığına devredilmesi ....................... 44
9.8. Ceza infaz kurumlarında etkin bir halkla iliskiler biriminin kurulması ............................................. 44
10. ÜLKEMĐZĐN ĐHTĐYAÇLARI VE AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESEBATINA UYUM
SÜRECİNİN GEREKTİRDİĞİ MEVZUAT ÇALISMALARINA DEVAM
EDİLMESİ 45
10.1. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ........................................................................................................... 46
10.2. Yargıtay Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı.................................................. 46
10.3. Türkiye Hâkimler ve Savcılar Birliği Kanun Tasarısı ....................................................................... 46
10.4. Türk Borçlar Kanunu Tasarısı .......................................................................................................... 46
10.5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı ............................................................................................. 47
10.6. Ticarî Sır, Banka Sırrı ve Müsteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı .................................................. 47
10.7. Kisisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı .................................................................................. 47
10.8. Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı............................................................................................................. 47
10.9. Đdarî Yargılama Usulü Kanununda Değisiklik Yapılmasına Đliskin Kanun Tasarısı......................... 47
10.10. DNA Verileri ve Millî DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı ............................................................ 48
10.11. Hukuk Uyusmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı ............................................................. 48
10.12. Ceza Đnfaz Kurumları Dıs Güvenlik Hizmetleri Kanunu Tasarısı ................................................... 48
10.13. Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Sekli Hakkında Kanun Tasarısı ....................... 48
10.14. Genel Đdarî Usul Kanunu Tasarısı .................................................................................................. 49
10.15. Adalet Bakanlığı Teskilat Kanunu Tasarısı ..................................................................................... 49
10.16. Siddet Suçu Mağdurlarına Yardım Hakkında Kanun Tasarısı ........................................................ 49
10.17. Noterlik Kanununda Değisiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ............................................ 49
10.18. Türk Medenî Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ......................................... 49
V
KISALTMALAR
AB : Avrupa Birliği
AĐHM : Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi
AĐHS : Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi
AYĐM : Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi
HSYK : Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
HUMK : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
TAA : Türkiye Adalet Akademisi
TBB : Türkiye Barolar Birliği
TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi
UYAP : Ulusal Yargı Ağı Projesi
VI
TANIMLAR
Yargı Mensubu : Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları
Yargı Çalısanı : Hâkim ve savcı dısında C.Bassavcılıkları, Mahkeme, Đcra
Müdürlüğü, Ceza ve Đnfaz Kurumları ile diğer adli birimlerde
çalısan görevliler
Yargı profesyoneli : Yargı mensubu, yargı çalısanı, avukat ve noterler
Kısa dönem : 0–2 Yıl
Orta dönem : 2–4 Yıl
Uzun dönem : 4 ve üzeri1
1 Süreler, ilgili hedeflerin gerçeklestirilme sürecini gösteren ve Belgenin eki niteliğinde olan Eylem
Planı’nda gösterilmistir.
VII
YARARLANILAN KAYNAKLAR
 Dokuzuncu Kalkınma Planı (Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas Komisyonu Raporu
dahil), Resmî Gazete, 01/07/2006, Sayı 26215 (Mükerrer)
 Ulusal Program, Resmi Gazete, 31/12/2008, Sayı 27097 (5 inci mükerrer sayı)
 60’ncı Hükümet Programı, www.basbakanlik.gov.tr
 Katılım Ortaklığı Belgesi (2008), 18/02/2008, 2008/157/AT sayılı Konsey
Kararı, 26/02/2008 L 51 sayılı Avrupa Birliği Resmi Gazetesi
 Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi ve Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Đçtihatları,
www.echr.coe.int
 Avrupa Konseyi Tavsiye Kararları, www.coe.int
 23. Fasıl Tarama toplantılarına iliskin belgeler,
 Birlesmis Milletler, Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri [2003/43 Sayılı],
www.yayin.adalet.gov.tr
 Birlesmis Milletler Yargı Bağımsızlığının Temel Đlkeleri, www.abgm.adalet.gov.tr
 Hâkimlerin Rolü, Etkinliği ve Bağımsızlığı Konusunda Avrupa Konseyi Üye Devlet
Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı [R (94)12], www.coe.int
 AB Komisyonunca Türkiye Hakkında Hazırlanan Đlerleme Raporları (2005-2008),
www.abgm.gov.tr
 AB Komisyonu Uzmanlarınca Türk Yargısı Hakkında Hazırlanan Đstisari Ziyaret
Raporları (2003, 2004, 2005, 2008), www.abgm.gov.tr
 Adalet Bakanlığı Eylem Planı ( 2007–2012 ) (yayınlanmamıstır)
I
YARGI REFORMU STRATEJİ’NİN HAZIRLANMA SÜRECİ
23 üncü Fasıl ile ilgili karsılıklı mevzuat tarama toplantıları 13 Ekim 2006 tarihinde
tamamlanmıstır. Bu toplantılar sırasında Avrupa Komisyonu uzmanları, Türkiye’nin bir yargı
reformu stratejisi hazırlaması gerektiğini ifade etmislerdir. Bu tarihten itibaren Yargı Reformu
Stratejisi’nin hazırlanması ile ilgili izlenen süreç asağıda özetlenmistir:
· “Yargı Reformu Stratejisi” taslağını hazırlamak amacıyla Adalet Bakanlığı
birimlerinin genis katılımı ile 3 Ocak 2008’de bir Komisyon olusturulmustur.
· Komisyon, 23 üncü Fasıl koordinatörü olan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği
(ABGS) ile esgüdümlü bir sekilde çalısmalarına baslamıstır.
· Taslağın hazırlanması sürecinde 24 Ocak 2008 tarihinde Avrupa Komisyonu
uzmanları ile Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nde toplantı yapılarak Avrupa
Komisyonunun Taslak hakkında katkıları alınmıstır.
· Kurulan Komisyon tarafından kamuoyunca tartısılmak üzere Yargı Reformu
Stratejisi Ön Taslağı hazırlanmıstır.
· Ön Taslak 14 Nisan 2008 tarihinde internet üzerinden yayımlanarak
kamuoyunun bilgisine sunulmus ve gelen görüsler incelenmistir.
· Ülke genelinde görev yapan Cumhuriyet bassavcıları, adli yargı ilk derece
mahkemesi adalet komisyonu baskanları, bölge idare mahkemesi baskanları ve
Adalet Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin katılımı ile Ön Taslağın 20-25
Mayıs 2008 tarihleri arasında Antalya’da tartısılması sağlanmıstır.
· 18-20 Haziran 2008 tarihlerinde Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen
“Adalet Bakanlığı Yargı Reformu Strateji Belgesi Gölgesinde Yargı Reformu”
konulu sempozyumda Bakanlığımız temsilcileri sunum yaparak katılımcıları
bilgilendirmistir.
· Taslak yazılı olarak görüs ve önerilerini bildirmeleri için 14 Kasım 2008
tarihinde; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na, Anayasa Mahkemesi’ne,
Yargıtay’a, Danıstay’a, Askeri Yargıtay’a, Askeri Yüksek Đdare
Mahkemesi’ne, Milli Savunma Bakanlığı’na, Türkiye Barolar Birliği’ne,
Türkiye Noterler Birliği’ne, Barolara ve Hukuk Fakültelerine gönderilmistir.
Gelen görüsler seffaflığı sağlamak üzere bu amaçla olusturulmus bir internet
sitesinde yayımlanmıs ve tartısmaya açılmıstır.
II
· 8-10 Haziran 2009 tarihlerinde Ankara Kızılcahamam Hakimevi’nde Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıstay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek Đdare
Mahkemesi, Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye
Noterler Birliği ve Yüksek Öğretim kurumu temsilcilerinin katılımıyla bir
çalıstay düzenlenerek Taslak tartısılmıs ve ilkeler üzerinde mutabakata
varılmıstır.
· Tüm elestiriler dikkate alınarak Ön Taslak’ta gerekli değisiklikler yapılmıs ve
Taslak hakkında görüs alısverisinde bulunmak amacıyla 7 Temmuz 2009
tarihinde Avrupa Komisyonu ile toplantı yapılmıs; süreç ve Taslak hakkında
Komisyon tarafı bilgilendirilmistir.
· 11 Temmuz 2009 tarihinde Hatay’da yapılan Reform Đzleme Grubu
toplantısında Taslağın Bakanlar Kurulunun onayına sunularak, alınacak görüs
ve tavsiyeler doğrultusunda sonuçlandırılması kararlastırılmıstır.
Yargı Reformu Stratejisinin Eylül 2009’da Avrupa Komisyonuna sunulması
planlanmaktadır.
III
YARGI REFORMU STRATEJĐK AMAÇLARI
YARGI BAĞIMSIZLIĞININ GÜÇLENDĐRĐLMESĐ
YARGININ TARAFSIZLIĞININ GELĐSTĐRĐLMESĐ
YARGININ VERĐMLĐLĐĞĐ VE ETKĐLĐLĐĞĐNĐN ARTIRILMASI
YARGIDA MESLEKĐ YETKĐNLĐĞĐN ARTIRILMASI
YARGI ÖRGÜTÜ YÖNETĐM SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
YARGIYA GÜVENĐN ARTIRILMASI
ADALETE ERĐSĐMĐN KOLAYLASTIRILMASI
UYUSMAZLIKLARI ÖNLEYĐCĐ NĐTELĐKTEKĐ TEDBĐRLERĐN ETKĐN HALE
GETĐRĐLMESĐ VE ALTERNATĐF ÇÖZÜM YOLLARI GELĐSTĐRĐLMESĐ
CEZA ĐNFAZ SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
ÜLKEMĐZĐN ĐHTĐYAÇLARI VE AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATINA UYUM
SÜRECĐNĐN GEREKTĐRDĐĞĐ MEVZUAT ÇALISMALARINA DEVAM EDĐLMESĐ
1
GĐRĐS
Türkiye, 21. yüzyıla hukuk alanında büyük reformları gerçeklestirerek hızlı bir giris
yapmıstır. Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecinin hızlandırıcı etkisi yanında, demokratik
toplum düzeninin gerektirdiği çağdas açılımların gerçeklestirilmesi ihtiyacı da yapılan hukuk
reformunun en önemli belirleyici nedeni olmustur.
1999 yılının Aralık ayında yapılan AB Helsinki Zirvesinde, AB Devlet ve Hükümet
Baskanları, Türkiye’nin diğer aday ülkelere uygulanan kıstasları yerine getirmesi sartıyla
AB’nin tam üye adayı olduğunu kabul ve ilan etmislerdir. Buna bağlı olarak, AB ile tam
üyelik müzakerelerine baslayabilmek için, Türkiye’nin önüne Kopenhag Siyasi Kriterlerini
yerine getirmesini, bir baska deyisle “demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını
teminat altına alan kurumların iyi isletilmesi ve azınlıklara saygı gösterilerek korunması”
sağlamak amacıyla alınması gereken tedbirler konulmustur.
Türkiye, 1923 yılında ilan edilen Cumhuriyet’le birlikte yüzünü tamamen batıya
çevirmis ve AB üyeliği yolunda gelinen noktada, AB değerlerini tam olarak benimseme ve
içsellestirme açısından kararlılığını göstermistir. Kopenhag Siyasi Kriterlerinin yerine
getirilmesi amacıyla atılan adımlar 2004 yılı sonunda meyvesini vermis ve 17 Aralık 2004
tarihinde Brüksel’de gerçeklestirilen AB Zirvesinde Türkiye ile AB’ye katılım
müzakerelerine baslanması kararlastırılmıstır. Buna bağlı olarak 3 Ekim 2005 tarihinde 35 AB
müktesebat faslı çerçevesinde fiilen katılım müzakerelerine baslanmıstır.
Hırvatistan ve Türkiye ile eszamanlı olarak yürütülen tam üyelik müzakere
çalısmaları, ilk olarak AB ve Türkiye’nin mevzuatlarının karsılıklı taranması suretiyle
gerçeklestirilmis ve Türkiye’nin mevcut mevzuatının AB’ye uyum derecesi tespit edilmeye
çalısılmıstır. Bu bağlamda, özellikle Kopenhag Siyasi Kriterlerinin üyelik müzakerelerinin
devam ettiği süreçte de gözlemlenebilmesi amacıyla, Hırvatistan ve Türkiye ile 23 üncü fasıl
kapsamında “Yargı ve Temel Haklar” baslığı altında da mevzuat tarama toplantıları
düzenlenmistir. Bu faslın “tarama sonu raporu” AB Komisyonu tarafından kabul edilerek
Üye Ülkelere onay için sunulmus, ancak onay süreci henüz tamamlanmamıstır. Bununla
birlikte, AB yetkililerince Türkiye’nin yargının tarafsızlığı, bağımsızlığı ve etkililiğinin
güçlendirilmesine yönelik bir “Yargı Reformu Stratejisi” ni Komisyona sunması gereği
önemle dile getirilmistir.
2
Türkiye’de yargı alanında son yıllarda yasal ve uygulamaya dönük çok önemli
çalısmalar gerçeklestirilmistir. Bu çalısmalar bir plana dayanmaktan ziyade büyük ölçüde acil
ihtiyaç duyulan alanlardaki eksikliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik olmustur. Bu nedenle,
gelecekte yargı alanında yapılması düsünülen reform çalısmalarının belli bir plan
çerçevesinde ve öngörülebilirlik ilkesine göre gerçeklestirilmesi gereksinimi ortaya çıkmıstır.
Bu bağlamda, 2007-2013 dönemlerini kapsayan ve TBMM’nin 28/6/2006 tarih ve 877 sayılı
kararı ile kabul edilen Dokuzuncu Kalkınma Planı önemli bir belge olma özelliği
tasımaktadır. Türkiye’nin 7 yıllık kalkınma stratejisinin belirlendiği bu Plan, AB’ye tam
üyelik süreci ile de bir paralellik göstermektedir. Söz konusu Planın 5.6.5. numaralı “Adalet
Sisteminin Đyilestirilmesi” baslığı altında Türk Adalet Sisteminde son yıllarda sağlanan
gelismelere yer verildikten sonra, bu alandaki eksiklikler tespit edilmis ve çağdas bir yargı
sisteminin gerekleri vurgulanmıstır. Dokuzuncu Kalkınma Planı hazırlık çalısmaları
çerçevesinde üniversitelerden, yargı kuruluslarından, sivil toplum örgütlerinden ve Adalet
Bakanlığı’ndan davet edilen katılımcılardan olusturulan “Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas
Komisyonu” da hazırladığı raporla, Türk yargısının sağlıklı ve çağdas bir biçimde islemesine
yönelik atılması gereken somut adımları belirlemistir.
Yargı sisteminin bağımsız, tarafsız ve etkili bir biçimde isletilmesi konusuna 60 ıncı
Hükümet Programında da önemli bir yer verilmistir. Bu bağlamda, bağımsız ve tarafsız
yargının adaleti sağlamanın ön sartı olduğu; adalet ve yargı reformu alanındaki çalısmaların
kararlılıkla sürdürüleceği; uyusmazlıkların hızlı, basit, az giderle ve etkin sekilde
çözümlenmesini sağlamak ve böylece is yükünü azaltmak amacıyla özellikle, hukuki
uyusmazlıklarda alternatif çözüm yollarını öngören yasal düzenlemeler yapılacağı, mevcut
hükümet tarafından ilan edilmistir. Bunun yanında, AB standartlarına ulasmak için gerekli
mevzuat çalısmalarıyla adli ve idari kapasitenin güçlendirilmesi yolunda çalısmalara devam
edileceği hususunda da hükümet programında taahhütlere yer verilmistir.
Dokuzuncu Kalkınma Planı ve Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas Komisyonu Raporunda
öngörüldüğü sekliyle, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki taahhütleri göz önünde
bulundurularak, Adalet Bakanlığı tarafından Strateji Gelistirme Baskanlığı’nın öncülüğünde
2008–2013 yılları kapsayacak bir “Yargı Reformu Stratejisi” taslağı hazırlamak üzere bir
Komisyon ihdas edilmistir. Bu Komisyona Adalet Bakanlığı Strateji Gelistirme
Baskanlığı’nın yanı sıra birçok birimden yetkililer katılmıstır. Söz konusu strateji taslağı
hazırlanırken, öncelikle Türk yargısının, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına dayalı
olarak bağımsızlık, tarafsızlık ve etkililiğinin sağlaması gibi amaçlar belirlenmis, daha sonra
bu amaçların gerçeklestirilmesine hizmet edecek hedefler tek tek tespit edilmistir.
3
Yargı Reformu Stratejisi Taslağı asağıda belirtilen on amaç altında olusturulmustur:
1. Yargı Bağımsızlığının Güçlendirilmesi
2. Yargının Tarafsızlığının Gelistirilmesi
3. Yargının Verimliliği ve Etkililiğinin Artırılması
4. Yargıda Mesleki Yetkinliğin Artırılması
5. Yargı Örgütü Yönetim Sisteminin Gelistirilmesi
6. Yargıya Güvenin Artırılması
7. Adalete Erisimin Kolaylastırılması
8. Uyusmazlıkları Önleyici Nitelikteki Tedbirlerin Etkin Hale Getirilmesi ve
Alternatif Çözüm Yolları Gelistirilmesi
9. Ceza Đnfaz Sisteminin Gelistirilmesi
10. Ülkemizin Đhtiyaçları ve Avrupa Birliği Müktesebatına Uyum Sürecinin
Gerektirdiği Mevzuat Çalısmalarına Devam Edilmesi Taslağın hazırlanması sırasında ulusal
kaynaklar yanında, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözlesmeler ve AB’nin bu alandaki
müktesebatı da dikkate alınmıstır. Bu çerçevede asağıda yer alan belgelerden Taslağının
hazırlanması sırasında önemli ölçüde yararlanılmıstır:
1. Dokuzuncu Kalkınma Planı (Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas Komisyonu Raporu
dâhil),
2. Ulusal Program,
3. 60’ncı Hükümet Programı,
4. Katılım Ortaklığı Belgesi ( 26 Subat 2008),
5. Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi ve Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi
Đçtihatları,
6. Avrupa Konseyi Tavsiye Kararları,
7. 23. Fasıl Tarama toplantılarına iliskin belgeler,
8. Birlesmis Milletler, Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri [2003/43 Sayılı],
9. Birlesmis Milletler Yargı Bağımsızlığının Temel Đlkeleri,
10. Hâkimlerin Rolü, Etkinliği Ve Bağımsızlığı Konusunda Avrupa Konseyi Üye
Devlet Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı [R(94)12],
4
11. AB Komisyonunca Türkiye Hakkında Hazırlanan Đlerleme Raporları,
12. AB Komisyonu Uzmanlarınca Türk Yargısı hakkında hazırlanan Đstisari Ziyaret
Raporları,
13. Adalet Bakanlığı’nın 2007–2012 yıllarını kapsayan Eylem Planı.
Yargı Reformu Stratejisi, bu belgede yer alan amaç ve hedeflere ulasılması için
yapılması gereken faaliyetleri, takvimi ve gerekli bütçeyi içerecek sekilde hazırlanacak olan
bir Eylem Planı ile uygulanacaktır.
Uygulamada esnekliğin sağlanması için Yargı Reformu Stratejisi’nde belirlenen amaç
ve hedeflerin gerçeklesme durumuna göre, gerektiğinde ilgili kurum ve kurulusların görüsleri
de alınarak Adalet Bakanlığınca her yıl revize edilecektir.
5
1. YARGI BAĞIMSIZLIĞININ GÜÇLENDĐRĐLMESĐ
Yargı bağımsızlığı, ülkemizde geçmis yıllarda olduğu gibi günümüzde sürekli olarak
gündemde olan ve yoğun sekilde tartısılan konulardan biri olmaya devam etmektedir.
1982 Anayasanın 138, 139 ve 140 ıncı maddeleri yargı bağımsızlığı konusundaki
temel iç hukuk normlarını olusturmaktadır. 138 inci maddeye göre hâkimler, görevlerinde
bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm
verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kisi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere
ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili
soru sorulamaz, görüsme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Ayrıca, 139
uncu madde gereğince hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada
gösterilen yastan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması
sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten
çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymis olanlar, görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceği kesin olarak anlasılanlar veya meslekte kalmalarının uygun
olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.
HSYK, Adalet Bakanının baskanlığında, Yargıtay ve Danıstay Genel Kurullarınca
gösterilecek adaylar arasından Cumhurbaskanınca seçilecek üyeler ile Adalet Bakanlığı
Müstesarından olusmaktadır.
HSYK, Anayasanın 159 uncu maddesi uyarınca Yargıtay, ve Danıstay üyelerinin
seçimi, hâkim ve savcıların atama, nakil, terfi ve disiplin gibi özlük islemlerinin yerine
getirilmesiyle görevlendirilmistir.
Türkiye’de yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi çabalarına paralel olarak Dokuzuncu
Kalkınma Planı’nda ve 60. Hükümet Programında yargı bağımsızlığı hususu önemli bir yer
edinmistir. Bu kapsamda, Avrupa Birliği süreci de dikkate alınarak, halen devam eden yeni
Anayasa çalısmalarında bu hususlar yeniden ele alınacaktır. Asağıda bu amaca yönelik olarak
atılması planlanan adımlara yer verilmektedir.
6
1.1. Uluslararası belgeler ısığında Anayasa Mahkemesi’nin görev tanımının yeniden
belirlenmesi ve buna bağlı olarak yeniden yapılandırılması 2
Giderek artan is yükü ve çesitliliği karsısında, 11 üyeden olusan Anayasa
Mahkemesinin tek kurul ile etkili ve verimli çalısma yürütmesi, temel hak ve özgürlüklere
yeni boyutlar kazandıracak içtihatlar üretmesi. oldukça zorlasmıstır. Bu nedenle, Avrupa
ülkelerindeki anayasa mahkemelerinin görev tanımları ve olusum sekilleri doğrultusunda
mahkemenin yeniden yapılandırılması amacına yönelik olarak geçmis yıllarda Anayasa
Mahkemesi tarafından hazırlanan tasarı taslağı göz önünde bulundurularak Mahkemenin
yeniden yapılandırılması ve görev tanımının belirlenmesi sağlanacaktır.
1.2. HSYK’nın objektiflik, tarafsızlık ve seffaflık temelinde uluslararası belgeler
ısığında genis tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması, kararlarına karsı
etkili bir itiraz sisteminin getirilmesi ve yargı yolunun açılması
Yukarıda da belirtildiği üzere HSYK, Anayasanın 159’uncu maddesinde
düzenlenmistir. Buna göre; Kurul’un Baskanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müstesarı
Kurul’un tabii üyesidir. Kurul’un üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki
asıl ve iki yedek üyesi Danıstay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için
gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaskanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler
yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir baskanvekili seçer.
Kurul; adli ve idari yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama, nakletme,
geçici yetki verme, yükseltme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları
uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklastırma
islemlerini yapar. Ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. Kurul
kararlarına karsı yargı mercilerine basvurulamaz. Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim
ve çalısma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi esasları 2461 sayılı Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile düzenlenmistir. Bu Kanun’un 16’ncı maddesi
uyarınca Kurulda yapılan islemler ve bunlarla ilgili görüsmeler gizlidir.
Ülkemizde Kurul’un olusumu ve çalısma sekli ile ilgili uzun yıllardan bu yana çesitli
kesimlerce dile getirilen ve bilimsel çalısmalarda yer alan bazı elestiriler bulunmaktadır. Bu
nedenle Kurulun objektiflik, tarafsızlık ve seffaflık temelinde, uluslararası belgeler ısığında,
genis tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması; kararlarına karsı etkili bir itiraz
sisteminin getirilmesi ve yargı yolunun açılması hedeflenmektedir.
2 Bu hedef Kızılcahamam toplantısından sonra Adalet Bakanlığı’nca konulmustur.
7
1.3. HSYK’nın yeniden yapılandırılmasına paralel olarak Kurulun sekreteryasının ve
denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi
HSYK’nın sekreterya hizmetleri 2992 sayılı Adalet Bakanlığı Teskilat Kanunu’nun 18
inci maddesi ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 10 vd.
maddeleri uyarınca Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.
Yapılacak Anayasa değisikliği ile HSYK’nın genis tabanlı temsil esasına dayalı bir yapıya
kavusturulmasına paralel olarak, sekreterya hizmetleri Kurul bünyesinde yeniden
yapılandırılacaktır. Bunun yanı sıra Kurulun çalısmalarını daha uygun sartlarda
gerçeklestirmesi amacıyla, müstakil fiziki mekânın olusturulması ile idari ve mali
özerkliğinin sağlanması düsünülmektedir.
Çağdas hukuk sistemlerinde iddia ve karar makamları, gerek usul hükümleri gerekse
yapısal olarak birbirinden ayrılmıstır. Bu ilke göz önüne alınarak denetim sistemi, HSYK’nın
yeniden yapılandırılmasına paralel olarak iddia ve karar makamlarının tek elde birlesmesini
engelleyecek sekilde, Kurul bünyesinde yeniden yapılandırılacaktır.
1.4. HSYK’nın yeniden yapılandırılması ve istinaf kanun yolunun faaliyete geçirilmesi
ile birlikte not sistemi dahil olmak üzere terfi sisteminin yeniden değerlendirilmesi
Anayasa’nın 140 ıncı maddesi hâkim ve savcıların meslekte ilerlemelerinin
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceğini
öngörmektedir.
Anayasa’nın 159 uncu maddesi ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 18
inci maddesi hükmüne göre hâkim ve savcıların ilerleme ve yükselmelerinde yetkili kurum
HSYK’dır.
Hâkim ve savcıların terfiini öngörmeyen sistemlerden farklı olarak, Ülkemizde 2802
sayılı Kanun ile hâkim ve savcıların performansını değerlendirmeye iliskin ölçütler
belirlenmek suretiyle yükselmeyi kabul eden sistem benimsenmistir. HSYK tarafından
saptanan Đlke Kararları ile yükselmeye iliskin esaslar düzenlenmekte ve Resmî Gazete’de
yayınlanmaktadır.
Bununla birlikte, uzun yıllardır yargı çevrelerinde yukarıda açıklanan “not oranı ve
kanun yolundan geçen is sayısı” ölçütlerine yönelik bazı elestiriler bulunmaktadır. Yapılan bu
elestiriler özellikle asağıdaki noktalarda toplanmaktadır:
8
· Đdari bir islem olan terfi için getirilen not sistemiyle, yüksek mahkemelerin alt
derece mahkemelerinin kararlarını inceleyen yargısal merci olma yanında, hâkim ve
savcılar üzerinde idari otorite olarak nitelendirilebilecek bir konuma tasındığı,
· Terfi açısından notların büyük önem tasıması nedeniyle, hâkimlerin karar verme
sırasında yüksek mahkeme içtihatlarına uyma zorunluluğu hissettikleri, bu durumun
içtihat gelisimini olumsuz yönde etkilediği,
· Yargı mensuplarının terfi edebilmesi için not tanzim edilen belli sayıda dosya
sartının bulunmasının, özellikle is sayısı az olan yerlerde sıkıntı olusturduğu,
Not verme uygulaması ile ilgili yukarıda belirtilen elestiriler dikkate alınarak, istinaf
mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte terfi sistemi tekrar gözden geçirilecektir.
Yapılacak düzenleme ile terfi sistemi, hakim ve savcının çalısması, etik kurallara
bağlılığı, kanun yolundan geçen veya geçmeyen tüm kararların dikkate alındığı performans
esaslı olacak sekilde planlanacaktır.
1.5. Dernek kurma hakkı sınırlanmaksızın, örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde
hâkimler ve savcılar birliğinin kurulması
Batı ülkelerinin birçoğunda yargı mensuplarının meslek kurulusları bulunduğu göz
önünde tutularak, diğer meslek kuruluslarında olduğu gibi hâkimlik ve savcılık mesleğine
mensup olanların müsterek ihtiyaçlarını karsılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylastırmak,
meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadıyla tüzel kisiliğe sahip meslek kurulusunun
Ülkemizde de kurulması gerektiği fikri uzun zamandır, akademisyenler ve ilgili meslek ve
sivil toplum kurulusları tarafından ifade edilmektedir.
Belirtilen ihtiyaç doğrultusunda idarî ve malî özerkliği haiz Hâkimler ve Savcılar
Birliğinin kurulması hususunda Bakanlığımızca çalısmalar yapılmıs; konu, Avrupa’dan davet
edilen uzmanların ve yargı çevrelerinin katılımıyla gerçeklestirilen bir seminerde tartısılmıs
ve buradan çıkan görüs ve öneriler de değerlendirilmek suretiyle Tasarı Taslağına son sekli
verilmistir. Tasarı, su anda TBMM Komisyonlarında bulunmaktadır.
Tasarı ile Birliğin ve Birliğin uygun göreceği yerlerde subelerin kurulması, subeler ve
Birlik organlarının Kanunda gösterilen usullerle, yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilmesi
esası benimsenmistir. Ayrıca, Hâkimler ve Savcılar Birliği üyeliğine giris ve çıkısın isteğe
bağlı olduğu vurgulanmıstır.
9
Hâkimler ve Savcılar Birliği’nin, diğer derneklerden farklı olarak yargı bağımsızlığı
ilkesi gözetilecek sekilde, Đçisleri Bakanlığı ve mülkî idare amirliklerinin kontrolüne tabi
olmaması öngörülmektedir.
Öte yandan Meclis’te bulunan Tasarı’da mevcut olan hâkim ve savcıların özgürce
dernek kurabilme hakkına sınırlama getiren düzenleme Tasarı’dan çıkarılacaktır.
1.6. Kamuoyunun ve yargı profesyonellerinin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı
konusundaki bilinçlerinin güçlendirilmesi için çalısmalar yapılması
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sadece Anayasa ve kanunlarda yazılı bir ilke
olarak kalması değil, aynı zamanda toplumsal hayata geçirilmesinin hukuk devleti açısından
gerekliliği de ortadadır. Bu bağlamda, yargı profesyonellerinin yargı bağımsızlığı ve
tarafsızlığını içsellestirmeleri ve kültür haline getirmeleri büyük önem tasımaktadır.
Bunu sağlamak için, önümüzdeki dönemde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı
konusunda hâkim ve savcı adayları dâhil olmak üzere tüm yargı profesyonellerinin ve
kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilmesi yönünde çalısmalar yapılması öngörülmektedir.
Türkiye Adalet Akademisinde yargı profesyonellerine yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının
içsellestirilmesi ve kültür haline getirilmesini sağlamak amacıyla ders, seminer, konferans
gibi faaliyetler düzenlenmesi plânlanmaktadır.
1.7. Askeri mahkemelerin sadece hâkim sınıfından olan üyelerden olusması
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kurulusu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 2, 3 ve 4
üncü maddelerinde askeri hâkim sınıfından olmayan subay üyelerin nitelikleri ve atanması
düzenlenmistir. Buna göre heyet halinde çalısan askeri mahkemelerde askeri hâkim sınıfından
olmayan muharip sınıftan üye bulunmaktadır. Muharip sınıftan gelen üyelerle ilgili; seçim
usulleri, görev süreleri, teminatları gibi hususların yargı bağımsızlığını etkileyebileceği
düsünülen hususlarda bazı elestiriler bulunmaktadır.
Referans metinlerde öne sürülen bu elestiriler doğrultusunda subay üyelerin bu
mahkemelerde görev yapmaları yeniden gözden geçirilecektir.
Anayasa Mahkemesi, 07/05/2009 tarihli kararı ile askeri mahkemelerde subay üye
bulunmasını öngören 353 sayılı Kanunun ilgili hükmünü iptal etmis ve yeni düzenleme için
bir yıllık süre öngörmüstür. Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda gerekli
düzenlemeler yapılacaktır.
10
1.8. Askeri mahkeme binalarının askeri yasak bölge dısına çıkarılması
Adil yargılanma ve savunma hakkının tam olarak sağlanması açısından, askerî
mahkeme binalarının askerî hizmet alanları dısına çıkarılması suretiyle, ilgililerin rahatlıkla
girebilecekleri ve durusmaları takip edebilecekleri fiziksel mekânların düzenlenmesi
konusunda gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Bu konuda düzenleme yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli bir husus
güvenliktir. Bu nedenle askeri mahkeme binalarının askeri mahalde bulunması zorunlu
olduğu takdirde, bu binalara girisin askeri bina girislerinden ayrı yapılarak ilgililerin ve
vatandasların kolaylıkla erisimlerini sağlayacak sekilde düzenlenmesi planlanmaktadır.
1.9. Askeri mahkemelerin görev alanlarının yeniden değerlendirilmesi
353 sayılı Askeri Mahkemelerin Kurulusu ve Yargılama Usulü Kanununda 29/6/2006
tarih 5530 sayılı Kanun’la ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 26/6/2009 tarihli ve
5918 sayılı Kanunla yapılan değisiklik ile sivillerin barıs zamanında askeri mahkemelerde
yargılanmalarına son verilmistir. Bunun yanı sıra yapılacak düzenlemeler ile askeri
mahkemelerin görev ve yetkileri demokratik hukuk devletinin gerektirdiği ölçüler
çerçevesinde yeniden tanımlanacaktır.
1.10. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi yargılamalarının adil yargılanma ilkesi
çerçevesinde Yüksek Mahkeme bünyesinde iki dereceli hale getirilmesi için çalısmalar
yapılması
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmis olsa bile,
asker kisileri ilgilendiren ve askeri hizmete iliskin idari islem ve eylemlerden doğan
uyusmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini yerine getirmek üzere
kurulmustur. Mahkeme’nin çalısma usûl ve sartlarını düzenleyen 1602 sayılı Kanunun 63
üncü maddesine göre Dairelerin ve Daireler Kurulunun verdiği kararlar kesin olup ikinci
derecede kararın denetimini yapacak yargı yolu bulunmamaktadır. Kanunun 64 üncü
maddesinde yargılamanın iadesi, 66 ıncı maddesinde karar düzeltme hükümleri bulunmakta
ise de bu hükümler olağanüstü kanun yolu olarak nitelenmekte olup etkili bir karar denetimi
sağlamamaktadır.
Öte yandan Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi’nin 13 üncü maddesinde, hakları ihlal
edilen kisilerin ulusal bir makama etkili bir basvuru yapabilme hakkına sahip olduğu
vurgulanmıstır. Bu durumda AYĐM’nin daireleri veya daireler kurulunca ilk derece olarak
verdikleri kararlarına karsı etkili bir ikinci derece basvuru yolunun olusturulması amacıyla
ilgili kurumlarla isbirliği halinde çalısmalar gerçeklestirilecektir.
11
2. YARGININ TARAFSIZLIĞININ GELĐSTĐRĐLMESĐ
Yargının tarafsızlığı, güçlü ve güvenilir bir yargı sistemi olusturmak için en az yargı
bağımsızlığı kadar hayati önemi haiz bir konudur. Birlesmis Milletler ve Avrupa Konseyi
tarafından kabul edilmis bulunan “Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri” nde hâkimlerin
tarafsızlığına önemli bir yer verilmistir. 60 ıncı Hükümet Programında yargının bağımsızlığı
kadar tarafsızlığı da özellikle vurgulanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yer alan düzenlemeler daha çok yargı
bağımsızlığına vurgu yapıyor gibi görünmekle birlikte, bu düzenlemeler içerisinde tarafsız bir
yargının unsurları da yer almaktadır. Türk yargısına tarafsızlık açısından önemli bir elestiri
getirilmemekle birlikte, uygulamadan kaynaklanan bazı hususlar nedeniyle, Anayasa’da ve
uluslararası belgelerde yer alan unsurlardan hareketle mahkemelerin tarafsızlığının tam olarak
sağlanması ve en az bunun kadar önemli olarak bu tarafsızlığın yargı profesyonellerince
içsellestirilmesi ve kamuoyunca doğru sekilde algılanabilmesi bakımından bazı adımların
atılması gerekmektedir.
2.1. Yargı mensupları için etik ilkelerin belirlenmesi amacıyla Yüksek Mahkemeler ve
HSYK ile birlikte çalısma yapılması
Yargı etiği konusunda uluslararası alanda genel kabul görmüs temel prensipleri içeren
“Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri” HSYK tarafından 27.6.2006 gün ve 315 sayılı karar hakim
ve savcılara tavsiye edilmistir. Ayrıca savcılar için etik ve davranıs biçimlerine iliskin Avrupa
esaslarını belirleyen “Budapeste Đlkeleri” de yine HSYK tarafından 10/10/2006 gün ve 424
sayılı karar ile benimsenmis ve dikkate alınmak üzere bütün yargı teskilatına duyurulmustur.
Bundan baska, yargı mensuplarını ilgilendiren bir kısım etik ilkeler, basta 2802 sayılı
Hâkimler ve Savcılar Kanununda olmak üzere, değisik düzenlemeler içerisinde yer
almaktadır.
Bununla birlikte, ülkemizde yargı mensupları için etik ilkeleri ve davranıs kurallarını
derli toplu bir sekilde bir araya getiren ve bunların önemini vurgulayan bir düzenleme
bulunmamaktadır. Oysa bu tür bir düzenlemenin, diğer birçok hususun yanında yargının
tarafsızlığına ve bu tarafsızlığın doğru bir sekilde algılanmasına da önemli katkı yapacağı
değerlendirilmektedir.
Bu nedenle, ilgili uluslararası belgeler de dikkate alınarak, yargının bütün
kademelerini kapsayacak sekilde Yüksek Mahkemeler ve HSYK ile isbirliği halinde
“Yargısal Etik ve Davranıs Đlkeleri”ni içeren bir belge olusturulacak ve bu konuda yargı
mensupları ve çalısanlarına Türkiye Adalet Akademisi aracılığıyla eğitim verilecektir.
12
2.2. Yargı tarafsızlığı konusunda medya mensuplarının bilinçlendirilmesi
Yargının tarafsızlığı söz konusu olduğunda, mahkemelerde görülmekte olan veya
sorusturma asamasında olup daha sonra mahkemelerin önüne gelecek olan konularla ilgili
olarak medyada yapılan yayınların mahkemelerin tarafsızlığını etkileyip etkilemediği
tartısmaları gündeme gelmektedir. Gerçekten konu, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile
haber alma ve haber verme özgürlükleri açısından önem arz etmekte ve hassas bir dengenin
sağlanmasını gerektirmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun “Adliyeye Karsı Suçlar” baslıklı Đkinci
Bölümünde, adil yargılanma hakkını ve mahkemelerin tarafsızlığını sağlamaya yönelik
düzenlemeler yer almaktadır. Özellikle bu konu basta olmak üzere medyanın bilgilendirilmesi
ve bilinçlendirilmesi amacına yönelik faaliyetler yapılacaktır.
2.3. Kisisel verilerin korunması kaydıyla yüksek mahkeme kararlarına erisimin
kolaylastırılması
Yüksek mahkemelerden Anayasa Mahkemesi ve Uyusmazlık Mahkemesi kararlarının
tamamı Resmi Gazete’de ve ayrıca internet ortamında yayınlanmaktadır. Yargıtay ve
Danıstay’ın kararlarından ise yalnızca kararı veren dairece emsal olabileceği düsünülenlerin
yayınlanması ile yetinilmektedir.
Mevcut durumda; Yargıtay ve Danıstay’ın tüm kararları yayınlanamadığı için yargı
profesyonelleri, öğreti ve kamuoyunun, kararları bir bütün olarak görmesi, incelemesi ve
bilimsel elestiri imkânı tam anlamıyla bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Yargıtay ve
Danıstay’ın yıllık yüz binleri asan kararlar verdikleri dikkate alındığında, bu kararların
tümünün yayınlanmasının önemli teknoloji ve insan kaynakları kapasitesine bağlı bulunduğu
anlasılmaktadır.
Đçtihat birliğinin daha iyi sağlanabilmesi, hâkim, savcı ve avukatlar ile bilim
adamlarının yüksek mahkeme kararlarını bir bütün olarak görebilmeleri, kararlar üzerinde
bilimsel arastırma ve elestiri yapılabilmesi için, kisisel verilerin korunması kaydıyla kararlara
ulasımın kolaylastırılmasını ve internetten yayınlanmasını sağlayacak hukuki ve yapısal
düzenlemelerle birlikte, insan kaynakları açısından gerekli çalısmalar Yüksek Mahkemelerle
isbirliği halinde yapılacaktır.
2.4. Kisisel verilerin korunması çerçevesinde HSYK’nın disipline iliskin kararlarının
tamamına ulasılabilmesi
Hâkimler ve savcıların disiplin suçu teskil eden ve cezalandırılması gereken hal ve
hareketleri 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda düzenlenmis olup, bunların önemli
13
bir kısmı “hâkimin tarafsızlığı” ilkesinin ihlali niteliğinde hal ve fiillerdir. HSYK kanunla
belirlenen bu disiplin suçlarını isleyen hâkim ve savcılar hakkında disiplin cezası kararları
vermekte, ancak bu kararlar sadece ilgilisine tebliğ edildiğinden baskalarınca ulasılması
mümkün olmamaktadır.
Hukukun temel ilkelerinden olan “suç ve cezada belirlilik” ilkesi uyarınca, hâkim ve
savcıların hangi eylemleri islemeleri halinde ne tür bir disiplin cezasına muhatap
olabilecekleri konusunda yetkili makamın uygulamasını bilme hakları olduğu gibi, kamu
yönetiminde geçerli “saydamlık” ilkesi de hâkim ve savcılara verilen disiplin cezalarına
iliskin kararların yayınlanmasını gerektirmektedir.
Bu nedenle, HSYK’nın disiplin cezalarına iliskin kararlarının yukarıda belirtilen
amacı gerçeklestirecek sekilde ve kisisel verilerin korunması ilkesi gözetilerek yayınlanması
yönünde düzenleme yapılacaktır.
Böylece, yukarıda belirtilen hususların yanı sıra, verilen disiplin cezalarının bütün
yargı mensuplarına örnek teskil etmesi suretiyle yargının tarafsızlığına ve yolsuzlukla
mücadeleye katkı yapılmıs, aynı zamanda HSYK’nın kararlarında seffaflık sağlanmıs
olacaktır.
2.5. Yargı mensupları ile ilgili 2802 sayılı Kanun’da yer alan disiplin hükümlerinin
yeniden ele alınarak nesnel ölçütler getirilmesi
Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının disiplin cezası gerektiren eylemlerine karsılık
olarak 2802 sayılı Kanunun 62 vd. maddelerinde uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe
ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değistirme ve meslekten çıkarma
olmak üzere yedi tür ceza düzenlenmistir.
Bu düzenlemelerin bir kısmı muğlak ifadelerle kaleme alındığı ve nesnel ölçütlere
dayanmadığı gerekçeleriyle elestirilmektedir. Bu nedenle yargı mensuplarının disiplin
cezalarını düzenleyen ifadelerin açık, sınırları çizilmis ve belirli hale getirilmesi için
çalısmalar yapılacaktır.
14
3. YARGININ VERĐMLĐLĐĞĐ VE ETKĐLĐLĐĞĐNĐN ARTIRILMASI
Adil, iyi ve hızlı isleyen, etkili ve verimli bir yargı sisteminin varlığı hukuk devleti
olmanın önemli gereklerinden biridir. Bir yargı sistemine güven duyulması için de bu
niteliklerin varlığı, olmazsa olmaz bir kosuldur.
Türkiye’de son yıllarda gerçeklestirilen reformlar çerçevesinde çok önemli gelismeler
kaydedilmistir. Bu kapsamda, bölge adliye mahkemelerinin kurulmasına dair 5235 sayılı
Kanunun kabul edilmesiyle, Türk hukukuna istinaf sistemi girmis; aynı sekilde Türk Medeni
Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu gibi temel kanunlar yenilenerek
çağdas bir yapıya kavusturulmustur.
Yasal alandaki yenilikler yanında, özellikle Türk yargısının alt yapısını güçlendirmek
adına yeni ve modern adliye binaları insa edilmis ve bu yöndeki çalısmalara kararlılıkla
devam edilmektedir. Çağımızın en büyük buluslarından olan bilgisayar teknolojisi de Türk
yargı teskilatında etkin bir biçimde kullanılmaktadır. Adalet Bakanlığı bünyesinde çalısmaları
devam eden Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kapsamında Türkiye’deki mahkemeler
doğrudan birbirlerine ve birçok devlet kurumuna bağlanmıstır. Avukatlar ve mahkemelerde
davası devam eden vatandaslar da UYAP’ tan yararlanarak hızlı bir biçimde davalarını takip
edebilmektedir.
Aynı sekilde yargıda uzmanlasmayı artırıcı tedbirler alınmıs ve aile mahkemeleri, fikri
ve sınaî haklar mahkemeleri, çocuk mahkemeleri gibi birçok alanda uzman mahkemeler
kurulmustur.
Bunun yanında yargıya genel bütçeden ayrılan payın da önemli ölçüde artırılması
sağlanmıstır. Mevcut personelin daha verimli çalısması ve personel açığı bulunan
mahkemelerin bu ihtiyaçlarının karsılanmasına yönelik olarak is yükü çok az olan
mahkemelerin kapatılması yoluna gidilmistir.
Öte yandan, yargıdaki personel yetersizliği önceki yıllara göre büyük oranda
giderilmis olmakla birlikte, bu sorunun ortadan kaldırılması amacıyla yardımcı personel
alımına hız verilmis olup, bunların niteliklerinin artırılması konusunda yoğun çaba
harcanmaktadır.
Bütün dünyada olduğu gibi, yapılan isin niteliği gereği yargı göreceli olarak yavas
isleyen bir mekanizmaya sahiptir. Ancak, Türk Yargı Sisteminin çağdas bir anlayısla daha
etkili ve verimli çalısmasına yönelik olarak yasal çalısmalara devam edilecek ve gerekli
tedbirler alınacaktır.
15
3.1. Adli yargıda istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesi
5235 sayılı Kanuna göre bölge adliye mahkemeleri HSYK’nın uygun görüsü ile
17/05/2007 tarihinde 9 ilde kurulmustur. Ancak, altyapı ve personel yetersizlikleri nedeniyle
henüz faaliyete geçirilememistir. Yargının etkinlik ve verimliliğine büyük katkı yapacağı
düsünülen bölge adliye mahkemelerinin, mevcut eksiklikler giderilerek 2010 yılı içerisinde
faaliyete geçmesi sağlanacaktır.I
3.2. Đdari yargıda istinaf mahkemelerinin kurulması ve faaliyete geçirilmesi
Đdari yargı düzeninde üst mahkeme olarak görev yapan Danıstay da Yargıtay gibi çok
ağır bir is yükü altındadır. Bu nedenle, birkaç yıl öncesine ait davaların temyiz incelemelerini
yapabilmekte ve içtihat üretme fonksiyonunu gereği gibi yerine getirememektedir.
Adli yargıdaki sisteme paralel olarak iki dereceli denetim usulünün idari yargıda da
kabul edilmesiyle Danıstay’ın aslî fonksiyonuna kavusturulması ve idari yargının da etkili ve
verimli çalısmasına katkıda bulunulması hedeflenmektedir.
Adli yargıdan farklı olarak, su andaki idari yargı sisteminde bölge idare
mahkemelerinin mevcut olması, idari yargıda istinaf kanun yolunun hayata geçirilmesinde
kolaylık sağlayacaktır. Bu nedenle idari yargıda istinaf sistemine geçilmesi durumunda
altyapı ve personel eksikliği duyulmayacaktır.
3.3. Adil yargılanma hakkı ve silahların esitliği ilkesi çerçevesinde savunmanın
etkinliğinin artırılması için Türkiye Barolar Birliği ile isbirliği halinde çalısmalar
yürütülmesi
Bağımsız yargının paydası ve kurucu unsurlarından olan savunmanın, yargılama
öncesi ve sonrası evrelerde etkinliğinin artırılması ve gelistirilmesi için ilgili kurum ve
kuruluslarla çalısmalar yapılacaktır.
Ortaya çıkacak yargı kararının kalitesi ona “paydas” olan unsurların kalitesi ile doğru
orantılıdır. Bu gerçek, ilk asamada hukuk eğitiminin seviyesinin yükseltilmesini
gerekmektedir. “Yargılama diyalektiği” açısından son derece önemli role sahip kurumun
mesleğe alınma kosulları, meslek içi eğitimi, yeni avukatların mesleklerinin önemine uygun
olmayan sartlarda çalısmaları, amacına uygun ve verimli staj imkanlarının kısıtlılığı, resmi
kurumlar nezdindeki konumları gibi yasadıkları bazı sorunlar bulunmaktadır.
Yargılama diyalektiğinin savunma bölümünü olusturan avukatlar, adil yargılanma
açısından hukuk ve ceza yargılamasında önemli role sahiptirler. Avukatların delil toplaması,
mahkemeye sunmaları, mahkemeye karsı taraf ve savcılıklar tarafından sunulmus delilleri
16
incelemeleri, bu tür belgelerin taraf vekillerine sunulması, zorunlu müdafiliğin adil
yargılanma hakkı kapsamında etkin hale getirilmesi, cezaevleri görüsmelerinin makul
önlemler dısında engelsiz yapılması ve “savunmanın itham ile baslaması” ilkesini
gerçeklestirmeye yönelik tedbirlerin, ilgili kurumlarla isbirliği halinde alınması
gerekmektedir. “Adil yargılanma hakkı”nın en önemli unsuru olan “silahların esitliği”nin
yargı alanında uygulanabilmesi, bu kosulların gerçeklesmesi ile doğru orantılıdır. Ayrıca,
bunun insan hakları ihlalleri konusundaki önleyici etkisinden de yararlanılacaktır.
Adalet Bakanlığı’nın, Türkiye Barolar Birliğinin kararlarının bozulması ve onanması
anlamına gelebilecek hükümler ile avukatlar hakkındaki ceza sorusturma ve kovusturması
evrelerindeki yetkileri ile ilgili TBB ile ortak çalısmalar yapılacaktır.
3.4. Hâkim-savcı adaylarının mesleğe alımında denetime elverisli ve nesnel ölçütler
belirlenmesi ilkesi gözetilmesi ve hâkim, savcı ile yargı çalısanı sayısının yeterli seviyeye
getirilmesi
Halen yargı mensubu ve çalısanı kadrolarında önemli bosluklar bulunmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçecek olması, emeklilik, istifa ve ölüm gibi
nedenlerle bosalan kadrolar göz önünde bulundurularak, bu kadroların doldurulması ve ilave
kadro alınarak yargı teskilatının insan kaynakları ihtiyacının giderilmesi hedeflenmektedir.
Bu hedef doğrultusunda yapılacak insan kaynakları planlaması ile kadro açığı 2012
yılına kadar asamalı olarak giderilecektir. Bunun yanı sıra, hâkim ve savcı adaylarının
mesleğe alımında denetime imkân verecek sekilde nesnel ölçütler kullanılması bakımından
gerekli çalısmalar ilgili kurumlarla birlikte yapılacaktır.
3.5. Birbirine yakın veya is sayısı az olan adliyelerin en yakın adliyeler ile birlestirilmesi
için çalısmaların yapılması
Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacıyla, önceki yıllarda is sayısı
ve coğrafi konumu gözetilerek 137 küçük ilçede mahkemeler kapatılmıs ve 3 yerde ağır ceza
mahkemesi kaldırılmıstır. Bununla birlikte, adliye teskilatı kapatılan bazı ilçelerde varlığını
sürdüren icra müdürlüklerinin ise etkin ve verimli çalısamadıkları tespit edilmistir.
Kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve adalet hizmetlerinin etkili sunulması
amacıyla, birbirine çok yakın veya is sayısı az olan adliyelerin en yakın adliyelerle
birlestirilmesi ve adliye olmayan yerlerdeki icra müdürlüklerinin kapatılması
düsünülmektedir.
17
3.6. Belirlenen ilkeler çerçevesinde adliyelerin fiziki kapasitelerinin iyilestirilmesi
çalısmalarının sürdürülmesi
Adalet hizmetlerinin çağdas çalısma ortamlarında ve yüksek teknolojinin
imkânlarından yararlanılarak sunulması, Bakanlığımızın temel amaçları arasında önemli bir
yer tutmaktadır. Bakanlığımızca 2003 yılından bu yana yurdun dört bir yanında, müstakil
adalet saraylarının insaatına baslanmıs, birçoğu da çok kısa sürede tamamlanarak hizmete
sokulmustur.
Bakanlığımızca bu çalısmalar yapılırken sadece hükümet konağı içerisinde hizmet
veren adliyelerin müstakil hale getirilmesi üzerinde durulmamakta, Đstanbul ve Ankara gibi
nüfus artısının ve is yükü artısının yoğun olduğu bölgelerde yetersiz hale gelen adalet hizmet
binalarının yerine uzun yıllar hizmet verebilecek adalet saraylarının yapımı için de projeler
gelistirilmektedir. Yeni adalet hizmet bina projeleri olusturulurken, yargının çalısma
kosullarına uygun, çağdas mimari özelliklere sahip ve kullanıslı bina yapılması hususu
gözetilmektedir. Yapımına karar verilen bölgenin nüfusu, nüfus artıs hızı, is durumu, yargı
alanı, göz önüne alınarak, uzun yıllar hizmet verebilecek nitelikte adalet hizmet binası
yapımına uygun ihtiyaç listeleri hazırlanmaktadır.
Diğer yandan adalet hizmet binası yapımında barolar, avukatlar ve diğer
yararlanıcıların da memnuniyetleri hedeflenmekte, özellikle engelli vatandaslarımızın
ihtiyaçları gözetilerek yargı hizmetlerinden rahatlıkla ve kolaylıkla yararlanabilecekleri fiziki
sartların olusturulmasına gayret edilmektedir.
Bu kapsamda 2003 yılından itibaren emsali görülmemis bir gayretle, biri adlî tıp
hizmet binası olmak üzere toplam 92 adalet hizmet binası insaatı tamamlanmıstır. Bu
faaliyetlere büyük bir hızla ve bir program çerçevesinde devam edilecektir.
3.7. Uluslararası uygulamalar ve ihtiyaç durumu da gözetilerek ihtisas mahkemelerinin
yaygınlastırılması
Coğrafi durum ve mahkemelere gelen is sayısı göz önünde bulundurularak ihtiyaç
duyulan ihtisas mahkemelerinin yaygınlastırılmasına HSYK’nın görüsleri doğrultusunda
devam edilecektir.
3.8. Adli Tıp Kurumunun kapasitesinin güçlendirilmesine devam edilmesi
Adalet islerinde bilirkisilik görevi yapmak, adlî tıp uzmanlığı ve yan dal uzmanlığı
programları ile görev alanına giren konularda ve diğer adlî bilimler alanlarında sempozyum,
konferans vb. etkinlikler düzenlemek ve bunlara iliskin eğitim programları uygulamak
18
amacıyla faaliyette bulunan Adlî Tıp Kurumu Baskanlığı, Adalet Bakanlığına bağlı bir kamu
kurulusudur. Kurum aynı zamanda Avrupa Enstitüleri Adlî Bilimler Ağı (ENFSI) üyesidir.
2002 yılına kadar Adli Tıp Kurumu Baskanlığı, 13 grup baskanlığı, 20 grup
baskanlıkları bünyesinde kurulan ihtisas dairesi baskanlığı ve 39 sube müdürlüğü ile hizmet
vermekteydi. Kurumun yürüttüğü hizmetlerin yurt çapına yayılması büyük önem
tasımaktadır. Bu nedenle ihtiyaç duyulan tüm ağır ceza merkezlerinde adli tıp birimleri
açılması hedeflenmektedir.
Bu kapsamda 2002 yılından sonra 1 adet grup baskanlığı, 3 adet grup baskanlıkları
bünyesinde kurulan ihtisas dairesi baskanlığı ve 46 adet sube müdürlüğü açılmıstır. Böylece,
halen 14 grup baskanlığı, 85 sube müdürlüğü, 23 grup baskanlıkları bünyesinde kurulan
ihtisas dairesi baskanlığı olmak üzere toplam 122 adli tıp birimi ile hizmet verilmektedir.
Ayrıca, Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan adli tıp uzmanlarının Bakanlığımıza naklen
atanmaları için çalısmalar devam etmektedir.
Tıp fakültesi bulunan 26 üniversite ile isbirliği devam etmekte olup, bu imkana sahip
diğer üniversitelerle isbirliği sağlanması yönünde çalısmalar sürdürülmektedir.
3.9. Belirlenen yurt dısı temsilciliklerinde adlî müsavir görevlendirilmesi
Görülmekte olan davaların yurtdısındaki makamlarla yapılan yazısmalar nedeniyle
uzamaması, sürat ve isbirliği gerektiren suçluların iadesi, istinabe ve hükümlülerin transferi
gibi konuların, daha ivedi ve verimli bir sekilde çözüme kavusturulabilmesi bakımından
Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda gibi Türk nüfusun yoğun yasadığı ülkelerde hâkim ve
Cumhuriyet savcılarından temsilcilerin bulunması faydalı olacaktır.
Türkiye, özellikle suçluların iadesi konusunda Avrupa ülkelerinin her türlü talebini
yerine getiren, ama bu devletler nezdinde talepleri yeterince karsılanamayan bir ülke
durumundadır.
Özellikle siyasi kriterler, yargı ve temel haklar ve adalet özgürlük ve güvenlik
konularında önemli bir role sahip olan Adalet Bakanlığı’nın bu alanlardaki müzakere
çalısmalarına katkı sağlaması bakımından AB Daimi Temsilciliği nezdinde Bakanlık
temsilcisinin bulunması faydalı olacaktır.
3.10. UYAP’ın tamamlanması ve etkin bir sekilde kullanımının sağlanması
Halen Bakanlık Merkez Teskilatı ile 134 ağır ceza merkezi, 588 mülhakat adliyesi, 25
bölge idare mahkemesi, ceza infaz kurumlarının tamamı, 83 adet Adli Tıp birimi olmak üzere
yargı teskilatının tamamında UYAP uygulanmaktadır.
19
Yargı hizmetlerinin yürütülmesinde diğer kurum ve kuruluslardan gelen bilgi ve
belgeler büyük önem tasımaktadır. Kimi zaman bu konuda meydana gelen aksamalar
yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, e-adalet kapsamında
diğer kurumlarla entegrasyon büyük önem tasımaktadır.
Bu kapsamda Adli Sicil, MERNĐS, SEÇSĐS, Yargıtay Baskanlığı Bilgi Sistemi,
Vakıfbank, KĐHBĐ(Kaçakçılık ve Đstihbarat Birimleri), ÖSYM (Öğrenci Seçme ve
Yerlestirme Merkezi), Merkez Bankası, PTT, POLNET, TAKBĐS (Tapu-Kadastro Bilgi
Sistemi), AVEA, TURKCELL ve Telekomünikasyon Kurumu ile tam entegrasyon
sağlanmıs; Đçisleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Baskanlığı, MASAK, SGK, NOTER.NET,
Gümrük Müstesarlığı Bilgi Sistemi, ASAL (Askere Alma Dairesi) ve ilgili diğer kurum ve
kuruluslarla entegrasyon çalısmalarına devam edilmektedir.
Bilgi sistemlerinde, yazılım ve donanım alt yapısının, sürekli gelisen teknolojiye ayak
uydurması büyük önem tasımaktadır. Bu nedenle UYAP kapsamında yazılım ile donanım alt
yapısı imkanlar çerçevesinde yenilenecektir.
Eskiyen donanım alt yapısının yenilenmesi dısında, temel kanunlarda yapılan
değisikliklerle Bakanlığımıza verilen yükümlülüklerden olan ses ve görüntü kayıt
sistemlerinin kurulması zorunluluğu, asgari tüm ağır ceza merkezlerinde yerine getirilecektir.
Bu kapsamda 1’i ceza infaz kurumu, 224’ü ağır ceza mahkemelerinde olmak üzere 225 yerde
ses ve görüntü kayıt merkezi kurulmustur.
UYAP’ın kapsayıcılığı, büyüklüğü ve geldiği asama dikkate alınarak vasıflı teknik
personel alt yapısı daha da güçlendirilecektir.
3.11. Elektronik imzanın adli ve idari birimlerde yaygınlastırılması
Elektronik imza Türkiye genelinde tüm adli teskilatlarda uygulanmakta olup, hâkim,
savcı ve imza yetkisi olan toplam 24.244 kisinin elektronik imzası aktif durumdadır. Halen
7848 avukat elektronik ortamda dava açabilmektedir.
Tüm yargı teskilatında UYAP’ın etkin ve verimli kullanımı için elektronik imzanın
daha etkin hale getirilmesi için çalısmalara devam edilecektir.
3.12. Stratejik yönetim kapasitesinin artırılması için eğitim çalısmalarına devam
edilmesi ve Adalet Bakanlığı Stratejik Planı’nın hazırlanması
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 9 uncu maddesi gereğince
tüm kamu idarelerinin stratejik plan hazırlamaları zorunludur.
20
Stratejik plan, Bakanlığın 2010-2014 yılları arasında kendisine tahsis edilen bütçe ile
hangi faaliyetleri gerçeklestireceğinin belirlenerek maliyetlendirilmesidir.
Bakanlığımızın Stratejik Planı hazırlanmıs, Devlet Planlama Teskilatı Müstesarlığı’na
gönderilerek görüs ve önerileri alınmıstır. Planda gerekli düzenlemeler yapılarak kamuoyuna
sunulmaya hazır hale getirilmistir.
Adalet hizmetlerinin ülke çapında etkili ve verimli bir sekilde sunulmasından sorumlu
olan Adalet Bakanlığının faaliyetlerinin bir stratejik plan dâhilinde uzun vadeli bir sekilde
planlanması ve bu plana uygun olarak belli bir tertip ve düzen içerisinde gerçeklestirilmesinin
yargının etkinlik ve verimliliğine önemli bir katkı yapacağı süphesizdir.
3.13. Yüksek mahkemelerin ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktıkları davaların
azaltılması
Yargıtay ve Danıstay, Anayasa’da yüksek mahkeme olarak düzenlenmesine karsın,
155’nci maddede Yargıtay, 156’ncı maddede ise Danıstay’ın belli davalara ilk derece
mahkemesi olarak bakması öngörülmüstür.
Yüksek mahkemelerin ilk derece mahkemesi sıfatıyla görev yapmasını, bu
mahkemelerin niteliğiyle bağdastırmanın güçlüğü yanında, bu tür davalar nedeniyle artan is
yükü bu mahkemelerin çalısmalarını olumsuz etkilemektedir.
Diğer taraftan, adli yargıda istinaf kanun yolu düzenlenmis olup, 2010 yılı içerisinde
bölge adliye mahkemeleri faaliyet geçecektir. Bunun yanında, idari yargı alanında da istinaf
kanun yolunun hayata geçirilmesi yönünde çalısmalar devam etmektedir.
Bu nedenle, Yargıtay ve Danıstay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktıkları davaları
asgari düzeye indirecek sekilde Yüksek Mahkemelerle isbirliği halinde çalısmalar
yapılacaktır.
3.14. Tebligat Kanununda değisiklik yapılması
Ülkemizde resmî islemlerde ve özellikle de yargı alanında, tebligatla ilgili problemler
önemli bir yer isgal etmektedir. Tebligattaki yanlıslık, eksiklik ve usûlsüzlük adil yargılanma
hakkı ihlâline kadar varacak sonuçlar doğurabilmektedir. Tebligatın bir yandan güvenli ve
doğru sekilde yapılması, diğer yandan da mümkün olan en kısa sürede, en ucuz ve en basit
sekilde yapılması gerekir.
Uygulamada yasanan sorunları önleyebilecek en önemli değisiklik, 25/04/2006 tarihli
ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda kabul edilen “adres kayıt sistemi”nin Tebligat
21
Kanununa intibakının sağlanmasıdır. Yapılacak değisikliklerle, zaman, emek ve para
kaybının önlenmesi; sikâyetlerin önemli ölçüde giderilmesi hedeflenmektedir.
Bu düzenlemelerle, özellikle adil yargılamadaki makul süre unsurunun
gerçeklesmesine önemli katkı sağlanacak, diğer yandan da tebligatın güvenli bir sekilde
adrese ulasması sağlanacaktır. Öte yandan kural olarak ihtiyarî sekilde elektronik posta
yoluyla tebligat imkânının getirilmesi ve bununla bağlantılı olarak klasik ilânen tebligat
yanında elektronik ilânen tebligatın da kabul edilmesi düsünülmektedir.
Bunun yanı sıra yapılacak çalısma ile yurt dısındaki Türk vatandaslarına yapılacak
tebligatlarda da daha basit ve kolay usul gelistirilecektir. Ayrıca, uygulamada yerlesmis olan,
ancak tam olarak kanunî temeli bulunmayan, mahkeme, savcılık veya icra kalemlerinde
yapılan doğrudan tebligatla ilgili düzenleme yapılacaktır.
3.15. Hukuk Muhakemeleri Kanununun hazırlanması
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda uygulamadan kaynaklanan
aksaklıkları gidermek; davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesini ve
bir kısım uyusmazlıkların nizasız kaza, sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak;
karsılastırmalı hukuktaki gelismeleri hukuk yargılamasına yansıtmak amacıyla, HUMK’ nun
yenilenmesi ve çağın kosullarına uygun hale getirilmesi için Adalet Bakanlığınca hazırlanan
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı halen TBMM Adalet Komisyonu gündeminde
bulunmaktadır.
3.16. Đcra-iflas sisteminin etkililiğinin artırılması
Günümüzde icra ve iflas sisteminin etkin islememesi, ekonomik ve ticari hayatı
olumsuz etkilemekte ve adalet hizmetlerine olan güveni sarsmaktadır. Ekonomik yasamda
hukuki güvenliğin sağlanması ve toplumsal barısın korunması bu fonksiyonun hızlı, etkili ve
adil çalısacak sekilde tasarlanmasına bağlı bulunmaktadır.
Diğer yandan Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, adil yargılanma hakkına iliskin
kararlarında icra ve iflas takiplerini “makul süre“ kavramı içerisinde değerlendirmektedir.
Đcra ve iflas sistemine iliskin sorunlu alanlar; takip hukukuna iliskin mevzuattan
kaynaklanan sorunlar, asırı is yükü, organizasyon yapısının yeterince islevsel olmaması, insan
kaynaklarının nitelik ve niceliğine iliskin olumsuzluklar, uygulamadaki yanlıs alıskanlıklar,
fiziki ve teknik alt yapı yetersizlikleri gibi baslıklar altında toplanmaktadır.
22
Đcra Đflas Kanununun yeniden ele alınması, sistemin iyilestirilmesi yönünde atılacak
önemli adımlardan biridir. Yapılacak mevzuat değisikliği ile Avrupa Birliği müktesebatına
uyum gözetilecek ve uluslararası uygulamalar dikkate alınacaktır.
Bu gün için icra ve iflas sistemine iliskin olarak kanunların Adalet Bakanlığına verdiği
görevler Bakanlık bünyesinde farklı birimler tarafından yürütülmektedir. Yapılacak
çalısmalarla icra ve iflas sistemine iliskin birim kurulacak ve bu birimin icra ve iflas
sisteminin etkin isleyisine yönelik çalısmalar yürütmesi sağlanacaktır.
Đcra ve iflas dairelerinin denetimi adalet müfettisleri, icra hâkimleri ve sorumlu
Cumhuriyet savcıları tarafından gerçeklestirilmektedir. Söz konusu denetimin
etkinlestirilmesi için Bakanlık bünyesinde kurulacak birim tarafından denetim standartlarının
belirlenmesi hedeflenmektedir.
Ayrıca, icra ve iflas dairelerinin insan kaynakları kapasitesinin artırılması amacıyla
çalısmalar yürütülmesi düsünülmektedir. Yürütülecek çalısmalarla icra ve iflas memurluğu
kadrosunun olusturulması ve diğer birimlerden görevlendirmenin kaldırılması
öngörülmektedir. Öte yandan icra ve iflas islerinin farklı özellikleri dikkate alınarak
çalısanlara yönelik etik ilkeler belirlenecektir.
Ülkemizde hacizli mal yediemin depolarına iliskin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Reform çalısmaları kapsamında lisanslı yediemin depoları kurulması ve isletilmesini öngören
düzenleme yapılacak ve mevzuat alt yapısının tamamlanmasıyla birlikte lisans çalısmaları
gerçeklestirilecektir.
Đcra ve iflas dairelerinde yapılan tahsilât ve reddiyat islemlerinin bankalarla kurulacak
otomasyonla bankalar üzerinden gerçeklestirilmesi, satıs islemlerinde internet imkânlarının
kullanılması ile satısın etkinlestirilmesi bu alanda yer alan diğer çalısmalar olacaktır.
3.17. Bilirkisilik müessesesinin gözden geçirilmesi
Bilirkisilik müessesesinden ve bilirkisilerden kaynaklanan aksaklıklara yönelik yaygın
sikâyetler bulunmaktadır. Özellikle bilirkisilerin teknik ve özel bilgi gerektiren konularda
görüs bildirmekten ziyade, hüküm kurar nitelikte kesin yargıda bulundukları, hâkimlerin
yargının is yükünün ağırlığı nedeniyle bilirkisi incelemesine çok sık basvurdukları yönünde
elestiriler bulunmaktadır.
Adlî, idarî ve askerî yargıda; ceza, hukuk ve idarî yargılama usulünde ayrı ayrı olmak
üzere, coğrafî bölgelere, mahkemeye gelen is sayısına, ihtisas mahkemesi ve dava konularına
göre tasnif edilmis sekilde alan arastırması yapılarak; elde edilen veriler doğrultusunda
bilirkisilik müessesesinin yeniden düzenlenmesi, sadece özel ve teknik alanlarda uzman
23
bilirkisilerin belirlenmesi ile bilirkisilerin seçimi ve denetiminde objektif, bilimsel ölçütler
uygulanması sağlanacaktır.
Bu kapsamda, bilirkisi etik ilkelerinin belirlenmesi, bilirkisilere yönelik hukuk rehberi
hazırlanarak TAA’nde eğitim verilmesi ve adalet komisyonlarınca etkin bir sekilde bilirkisi
listelerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.
3.18. Kamudaki hukuk müsavirlikleri ile kamu ve hazine avukatlarının daha etkin
hizmet sunmaları amacıyla yeniden yapılandırılması
Mevcut uygulamada, özellikle kamu kurum ve kuruluslarının avukatları ile hazine
avukatları tarafından, mahkemece aleyhte verilen her karara karsı kanun yollarına
basvurulması oldukça yaygındır.
Hukuk müsavirlerine ve hazine avukatlarına, özellikle karsı tarafın haklılığının açık
olduğu veya yargı içtihatlarının istikrar kazandığı konularda dava açma, kanun yoluna
basvurma gibi hususlarda genis takdir yetkisi verilerek gereksiz basvuruların azaltılması,
böylelikle yargının asırı is yükünün azaltılması ve hızlandırılması amaçlanmaktadır.
Yapılacak düzenlemelerle kamu avukatlarının idari eylem ve islem öncesi sürece daha
aktif katılması sağlanacaktır.
Öte yandan, kamu ve hazine avukatlarının kurumlarındaki konumlarının ve
statülerinin güçlendirilmesi amacıyla ilgili kurumlarla isbirliği halinde gerekli çalısmalar
yapılacaktır.
3.19. Uluslararası belgeler ısığında çocuk adalet sisteminin iyilestirilmesine yönelik
çalısmalara devam edilmesi
Çocuğun yüksek yararı ilkesi göz önünde bulundurularak medenî hukuk ve ceza
hukuku alanında çocuğun korunmasına yönelik olarak yürütülen yeni çocuk adaleti sisteminin
gelistirilmesine devam edilecektir.
Suça sürüklenen çocuklar için cezanın basvurulacak son çare olduğu yaklasımı
çerçevesinde, çocuklar hakkında yürütülen sorusturma, tutuklama, yargılama ve hürriyeti
bağlayıcı cezalara muhatap olmanın ortaya çıkardığı sorunları gidermeye yönelik çalısmalar
yürütülecektir
Yapılacak düzenlemelerde, ayrılan eslerin çocuklarının veya korunmaya muhtaç
durumda bulunan çocukların, anne babadan ayrı olarak hayata devam etmesinin meydana
getireceği sorunlar nedeniyle çocukları anne ve babadan ayırmanın son önlem olması
amaçlanmaktadır.
24
25
4. YARGIDA MESLEKÎ YETKĐNLĐĞĐN ARTIRILMASI
Adaletin yeterli bilgiye dayanılmadan dağıtılması, adil yargılanma hakkı ve hak arama
özgürlüğünün zedelenmesine, kamu düzeninin bozulmasına ve toplumsal barısın tehlikeye
girmesine neden olacaktır.
Adalet hizmetlerinde kaliteyi yükseltmenin önemli kosullarından biri de iyi eğitim ve
öğrenim görmüs, hukuku özümsemis, güncel gelismeleri izleyen, sağlıklı yorum yapan, doğru
sonuca varan hukukçuların görev almalarıdır. Diğer yandan hukukçularda mesleki etik ve
objektiflik ancak iyi bir eğitimle sağlanabilir.
Eğitim yoluyla bu özelliklerin kazandırılması ve güçlendirilmesi için, hukuk
fakültelerindeki eğitimin niteliği büyük önem tasımaktadır. Çağdas bir hukuk eğitiminin
amacı, kuvvetli muhakeme yeteneğine sahip, kendine güvenen, adalet duygusu gelismis ve
hukukun üstünlüğüne inanan hukukçular yetistirmek olmalıdır.
Bugün yargı kamuoyunda, hukuk fakültelerinde verilen eğitim ve öğretiminin
niteliğine iliskin önemli sorunlar olduğu konusunda ortak bir inanç bulunmaktadır.
Ülkemizde hukuk eğitimine iliskin sorunların çözümü, tüm adalet aktörlerinin önceliği olmalı
ve ulusal politika haline gelmelidir. Bakanlığımızca bu konuda, basta üniversiteler olmak
üzere ilgili tüm kesimlerle isbirliğine yönelik adımlar atılması planlanmaktadır.
Yargı mensuplarına meslek öncesi ve meslek içi eğitimler verilmesi de nitelikli yargı
faaliyetleri açısından büyük önem tasımaktadır. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar
Komitesinin hâkimlerin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve rolleri konusundaki tavsiye kararında,
üye ülkelere hâkimlerin atanmadan önce ve atandıktan sonra uygun eğitim verilmesi gerektiği
belirtilmistir.
Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının adaylık eğitimi mesleğe baslamanın ilk adımıdır.
Akademisyenlerle uygulamacıların birlikte verdikleri eğitim, adayların mesleğe gerekli
donanımla baslamalarını sağlamakta ve meslek kültürünün olusmasına katkıda
bulunmaktadır. Adaylık sürecinin daha da gelistirilmesi önemli bir hedef olarak Strateji
Belgesinde yer almaktadır.
Günümüz dünyasında meydana gelen olağanüstü gelismelere paralel olarak, hukukî
sorunlar ve uyusmazlıklar da nitelik, nicelik yönünden büyük değisim göstermekte ve gittikçe
karmasık bir hal almaktadır. Belirtilen gelismeler göz önünde bulundurulduğunda yargının
görevini etkin biçimde yerine getirebilmesi için yargı mensuplarının hizmet içi eğitimi büyük
önem tasımaktadır.
26
Yargıda mesleki yetkinliğin artırılmasında yabancı dil bilen yargı mensubu sayısının
artırılması önemli bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Đyi derecede dil bilen, mukayeseli
hukuk uygulamalarını ve güncel hukuki gelismeleri yakından takip eden yargı mensuplarının
adalet hizmetlerine sağlayacakları katkı süphesiz büyük olacaktır.
Yargı teskilâtı için büyük bir kazanım olan Türkiye Adalet Akademisi, yargı
mensuplarının eğitimi açısından hayati derecede öneme sahiptir. Akademinin kurulması,
hizmet öncesi ve hizmet içi eğitime ivme kazandırmıstır. Reform çalısmaları kapsamında
yürütülecek faaliyetlerle Akademinin kapasitesinin daha da artırılması amaçlanmaktadır.
Yargı mensuplarının, bilimsel çalısmaları ve yargısal içtihatları takip edebilmeleri
mesleki yetkinlik açısından bir diğer önemli unsurdur. Yargı mensuplarının kullanımına
sunulmak üzere yalnız ulusal yayınların temin edilmesi değil, diğer ülkelerde yapılmıs önemli
yayınların da Türkçe’ye çevrilmesi büyük önem tasımaktadır. Alanında önemli hukuk
eserlerinin hukuk biliminin gelismesine ve hukukçularımızın birikimlerinin artmasına katkı
sağlayacağı kuskusuzdur. Diğer yandan basta AĐHM olmak üzere gelismis diğer ülke yüksek
mahkemelerinin önemli kararlarının Türkçe’ye çevrilmesi de aynı derecede önemli
görülmektedir.
Yargısal faaliyetlerin akademik çalısmalardan faydalanılarak yerine getirilmesi hukuk
bilimi ve pratiğinin gelismesini sağlayan önemli etkenlerden biridir. Bu nedenle öngörülen
hedefle uygulama ile teori arasında köprü olusturulması için akademik çevrelerle isbirliğine
gidilmesi planlanmaktadır.
Adalet hizmetlerinin yerine getirilmesinde hâkim ve Cumhuriyet savcıları yanında
önemli bir diğer unsur da yargı çalısanlarıdır. Bu personel iyi yetismediği takdirde yargı
hizmetlerinin etkili ve kaliteli bir sekilde yerine getirilmesi mümkün olmayacaktır. Bu
nedenle yargı çalısanlarının hizmet öncesi ve hizmet içi eğitiminin etkinlestirilmesi
hedeflenmektedir.
4.1. Hukuk eğitimi ve öğretiminin etkin hale getirilmesine yönelik Milli Eğitim
Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve hukuk fakülteleri ile birlikte çalısmalar
yapılması3
Hukuk eğitimi ve öğretiminin etkin hale getirilmesi amacıyla hukuk fakültelerinin
öğretim süresinin artırılması ve müfredatının gelistirilmesi gibi konularda MEB, Türkiye
Adalet Akademisi (TAA), YÖK, üniversiteler ve barolar ile ortak çalısmalar yapılacaktır.
3 Bu hedef Kızılcahamam toplantısından sonra Adalet Bakanlığı’nca konulmustur.
27
Adalet hizmetlerine yardımcı eleman yetistirmek üzere kurulan hukuk fakültelerine
bağlı adalet meslek yüksekokulları ve meslek yüksek okullarının adalet bölümleri ile devam
eden isbirliği gelistirilecektir.
Diğer ülke örnekleri karsılıklı isbirliği ile incelenecektir.
Gerekli mevzuat değisiklikleri yapılacaktır.
4.2. Yargı mensubu ve çalısanlarına meslekî yetkinliğin artırılması ve kisisel gelisim
konularında verilen eğitime devam edilmesi
Halen TAA ve Eğitim Dairesi Baskanlığı tarafından yargı mensubu ve çalısanlarına
meslekî yetkinliğin artırılması ve kisisel gelisim konularında eğitime verilmektedir. Bu
çerçevede özellikle; v
· Yenilenen mevzuat,
· Etik kurallar,
· Çağdas bilgi teknolojileri,
· Etkili iletisim,
Gibi konularda verilen eğitimlere devam edilecektir.
4.3. Türkiye Adalet Akademisi’nin örgütsel yapısı gözden geçirilerek kapasitesinin
artırılması
4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanununda değisiklik yapılarak asağıda
öngörülen fizikî ve eğitim kapasitesin arttırılması yönelik çalısmalar yürütülecektir:
· TAA’nın Kanunu’nda yazılı görevlerin yerine getirebilecek kapasiteye sahip
olması,
· Uzmanlık eğitimi verilmesi,
· Daimî akademik kadro olusturulması,
· Avrupa Birliği Hukuku eğitim müfredatının gelistirilmesi ve eğitimin verilmesi,
· Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile temel hak ve
özgürlükler konusunda sürekli eğitim verilmesi,
· Đnsan hakları, uluslar arası hukuk ve AĐHS ve AĐHM içtihatları konularında
eğitimler verilmesi.
28
4.4. Belirli periyotlarla, yargı profesyonellerinin eğitimi konusunda Adalet Bakanlığı,
HSYK, TAA, üniversiteler ve diğer kurum ve kurulusların katılımı ile bilimsel
toplantılar (sura, seminer, sempozyum) düzenlenmesi
Son dönemlerde üniversiteler ile ulusal ve uluslar arası kuruluslarla çesitli alanlarda
bilimsel toplantılar düzenlenmektedir. Bu faaliyetlere hukuk alanındaki gelismeler,
uygulamada ortaya çıkan sorunlar dikkate alınarak artırılarak devam edilecektir.
4.5. Hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bir kısım yargı çalısanlarına yabancı dil eğitimi
verilmesine devam edilmesi
Hukuk ve yargının evrensellestiği, Avrupa Birliği sürecinin hızlandığı günümüzde
yargıda mesleki yetkinliğin artırılması için yabancı dil bilen hâkim-savcı sayısının
artırılmasının önemli bir unsur olduğu düsünülmektedir. Bu doğrultuda Adalet Bakanlığı
tarafından son yıllarda yurt içindeki çesitli üniversitelerle isbirliğine gidilerek çok sayıda
yargı mensubunun izinli sayılmak suretiyle yabancı dil eğitimi alması sağlanmıstır.
Öte yandan 2005 yılından itibaren her yıl 20 hâkim ve Cumhuriyet savcısı yurt
dısında bir yıl süre ile yabancı dil eğitimine gönderilmektedir.
Ayrıca üniversite ve dil kursları ile yapılan isbirliği çerçevesinde hâkim ve
Cumhuriyet savcılarının mesai sonrası yabancı dil eğitimine devam edebilmeleri
sağlanmaktadır.
Tüm bu eğitimlerin gelistirilerek devam ettirilmesi ile daha fazla yargı mensubu ve
çalısanının yurt içi ve yurt dısında nitelikli eğitim almasının sağlanması öngörülmektedir.
Strateji belgesinin uygulanması asamasında yabancı dil eğitimi konusundaki tüm bu
çalısmalara devam edilmesi için genel bütçeden de imkan sağlanması öngörülmektedir.
4.6. AĐHM kararları ile yargıyı ilgilendiren uluslararası belgelerin Türkçe’ye çevrilmesi
ve bunlara erisimin sağlanmasına devam edilmesi
Halen Adalet Bakanlığının internet sitesinde AĐHM kararları ve yargı ile ilgili diğer
uluslararası belgeler yayınlanmaktadır. Bu belgeler güncellenerek ve önemleri de göz önünde
bulundurularak yayınlanmaya devam edilecektir.
29
5. YARGI ÖRGÜTÜ YÖNETĐM SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
Kamu hizmetlerinde reform ihtiyacını doğuran temel etkenler, sosyal, ekonomik ve
teknolojik alanlarda gerçeklesen gelisim ve değismeler olduğu görülmektedir. Kamu
yönetiminin toplumun ihtiyaçlarını karsılamada etkin bir araç haline dönüstürülebilmesi söz
konusu gelismelerin dikkate alınması ile mümkün olacaktır.
Kamuda reform girisimlerinin temel amacı, kamu hizmetlerinin daha etkili ve verimli
sekilde yerine getirilmesini sağlamaktır.
Ekonomik ve sosyal alanlardaki gelismeler, nüfus artısı gibi olgular sonucunda olusan
is yükü büyük adliyeler yapılmasını zorunlu kılmıstır. Büyük adalet saraylarının yönetiminin
profesyonelce yapılması adalet hizmetlerinin yürütülmesinde etkinlik ve verimlilik
sağlayacaktır.
Adalet yönetiminde diğer önemli bir sorun ise yargı çalısanlarının görev tanımlarının
ve is standartlarının belirlenmemis olmasıdır.
Öte yandan bugünkü sistemimizde yargısal olmayan kimi isler yargı mensupları
tarafından yerine getirilmektedir.
Yapılacak düzenlemelerle bu sorunların giderilmesi ve noterlerin görev tanımları ile
açılıs kriterlerinin yeniden belirlenmesi hedeflenmektedir.
5.1. Hâkimlerle Cumhuriyet savcılarının idarî ve mali konulardaki görev ve
sorumluluklarının azaltılması
Đstanbul’da bulunan birlestirilmis adliyeler dikkate alındığında insan kaynakları ve
bina yönetiminde sorunlar yasanmaktadır.
Örnek: 90.000 m2 insaat alanına sahip, 299 hakim ve Cumhuriyet savcısı ile 901 adli
personelin görev yaptığı Bakırköy adliyesi güvenliği, ısınması, temizliği ve personel yönetimi
açısından ciddi zorlukların yasandığı bir yerdir.
Adliyelerin profesyonelce yönetilmesi hedeflenmektedir.
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ile müsterek yürütülen Mahkeme Yönetimine
Destek Projesi kapsamında 5 pilot adliyede (Konya, Mardin, Rize, Aydın ve Manavgat) bu
amaca yönelik deneme uygulamaları yapılmaktadır.
Alınacak olumlu sonuçlara göre uygulama kademeli olarak yaygınlastırılacaktır.
30
5.2. Yargı çalısanlarının görev tanımlarının yapılması, is standartlarının belirlenmesi ve
yükseltilmesi
Pedagog, psikolog, sosyal çalısmacı, yazı isleri müdürü, zabıt kâtibi gibi yargı
çalısanlarının görev alanlarının ve is standartlarının (performans kriterlerinin) somut olarak
belirlenmesi yönünde çalısmalar yapılacaktır. Bunun yanında Maliye Bakanlığı ile yapılacak
görüsmelere bağlı olarak yargı çalısanlarının mali haklarının iyilestirilmesi yönünde
çalısmalar yapılacaktır.
5.3. AB ülkelerindeki uygulamalar göz önünde bulundurularak noterlerin görev
tanımlarının ve açılıs kriterlerinin yeniden belirlenmesi
Noterlerin görevlerinin Avrupa Birliği uygulamaları çerçevesinde değerlendirilmesi ile
noterliklerin açılmasında objektif ölçütler getirilmesi yönünde ilgili kurumlarla birlikte
çalısmalar yapılacaktır.
31
6. YARGIYA GÜVENĐN ARTTIRILMASI
Demokratik hukuk devleti, hukuk kurallarının olusturulması yanında bunları
uygulamakla görevli sistemi olusturmak, gelistirmek ve isleyisini sağlamakla yükümlüdür. Bu
amaçla olusturulan adalet sisteminin, güçlü ve sağlıklı bir sekilde isleyebilmesi ancak
toplumda güven duygusunun sağlanması ile mümkün olacaktır. Güvenilir bir adalet sistemi
insan hakları ve demokrasinin de teminatını olusturmaktadır.
Bugün adalet sisteminin yeterince iyi islemediği konusunda kamuoyunda yaygın bir
kanaat bulunmaktadır. Yıllardır yargıya iliskin sorunlar, bilinen nedenlerden dolayı büyümüs
ve karmasık bir hal almıstır. Biriken bu sorunlar toplumda adalete olan güvenin sarsılmasına
yol açmıstır. Bu olumsuz görüntü her gün çesitli kitle iletisim araçlarıyla yansıtılmakta,
ulusal ve uluslararası düzeyde dile getirilmekte ve yargı ile ilgili temel metinlerde yer
almaktadır.
Bu sorunların giderilmesi yönünde son yıllarda yürütülen çalısmalarla mevzuatımız
Avrupa Birliği normları ve çağdas anlayısa uygun olarak büyük oranda yenilenmis; “Ulusal
Yargı Ağı Projesi” nde büyük asama kaydedilmistir. Ayrıca, yapılan çalısmalarla, adliyeler
adalet saraylarına dönüstürülmeye baslanmıs ve ceza infaz kurumlarımız uluslararası
standartlara kavusturulmustur.
Bu gelismelere rağmen, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki farklı
algılamalar, yargılama sürecinin etkin ve hızlı islememesi, ağır is yükü, davaların makul
sürede bitirilememesi, yargının insan kaynaklarına iliskin nitelik ve nicelik eksikliği, yargının
medya ve halkla iliskilerinin etkin bir sekilde yürütülememesi, fiziki ve teknik altyapıdaki
eksikliklerin henüz giderilememis olması gibi hususların kamuoyunda adalete olan güveni
etkileyen unsurlar olarak devam ettiği görülmektedir.
Süregelen bu sorunların çözülmesi ve yargının daha etkili ve verimli bir sekilde
islemesine yönelik Strateji Belgesinde yer alan diğer adımların atılması ile güven veren bir
adalet sistemine ulasılacaktır. Bu sonuca ulasılması ise adalet sistemine iliskin alanların tek
boyutlu bakıs açısı ile değil çok boyutlu, bütüncül, katılımcı ve bilimsel yöntemlerle ele
alınması ile mümkün olacaktır.
Güvenilir ve güçlü bir adalet sisteminin olusturulması yalnızca Adalet Bakanlığının
sorumluluğunda değildir. Bakanlık, diğer ülke uygulamalarında olduğu gibi, bu konuda
anayasal çerçevede adalet sisteminin genel isleyisinden sorumlu kurum olarak öne
çıkmaktadır. Güven veren adalet sistemine ulasmak basta Yüksek Mahkemeler olmak üzere
32
Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Noterler Birliği ve diğer ilgili kurum ve kurulusların etkin bir
isbirliği ve desteğini sağlamakla gerçeklesecektir.
6.1. Toplum nezdinde yargıya güveni etkileyen unsurların belirlenmesi için çalısmalar
yapılması
Yargının toplum nezdinde güvenilirlik ve saygınlığını sağlayan ve etkileyen unsurların
arastırılması için TÜBĐTAK ile baslatılan çalısmalar, basta üniversiteler olmak üzere ilgili
kurum ve kuruluslarla isbirliği yapılarak gelistirilecektir.
6.2. Yargı mensup ve çalısanlarına yolsuzlukla mücadele konusunda verilen eğitimlere
devam edilmesi
Yolsuzlukla mücadele alanında Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karsı Devletler Grubu
Koordinasyonu GRECO ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurum ve kuruluslarla isbirliği ile
hakim ve Cumhuriyet savcılarına eğitim çalısmaları sürdürülmektedir. Bu kapsamda Haziran
2009’da 100 hakim ve Cumhuriyet savcısına elektronik suçlar ve yolsuzlukla mücadele
eğitimi verilmistir.
Reform çalısmaları kapsamında yargıda yolsuzlukların önlenmesi konusunda ulusal ve
uluslararası kuruluslarla isbirliği halinde verilen eğitimlere devam edilecektir.
6.3. Yargının, medya ve halkla iliskilerinin ilgili meslek örgütleriyle isbirliği halinde
gelistirilmesi
Bilgi ve iletisim çağını yasadığımız günümüz dünyasında, demokratik toplumlarda
medya ve halkla iliskilerin önemi giderek artmaktadır.
Kamunun genelinde olduğu gibi, yargı sisteminin isleyisinde de halkla iliskiler konusu
üzerinde yeterince durulduğu söylenemez. Oysa adalet hizmetlerinin halkla iliskiler sürecinin
dısında düsünülmesi mümkün değildir. Adalet teskilatında bu sürecin sağlıklı ve iyi islemesi,
adalet hizmetlerinin etkili ve verimli olmasında önemli bir unsurdur. Halkın adalete bakısında
ve güven eksikliğinde, diğer etkenlerin yanında, halkla iliskilere yeterince önem
verilmemesinin de büyük rolü bulunmaktadır.
Bugün için yargının imaj, medya ile iliskiler, hukuka saygı ilkesine yeterince özen
gösterilmemesi, bağımsızlık ve tarafsızlık gibi birçok sorunu halkla iliskiler süreci ile de
yakından ilgilidir.
Adalet teskilatının düzenli ve sağlıklı bir halkla iliskiler sürecine girmesi, halkın adalet
sistemine olan güvenini artıracaktır. Halkla iliskiler sürecinin ayrılmaz bir parçası olan medya
ile iliskiler adalet sistemi için önemli bir unsurdur.
33
Medya, pozitif hukukta diğer erkler arasında sayılmasa da “dördüncü kuvvet” olarak
anılmaktadır. Medyaya esnek hareket imkânı tanıyan bu durum, bir takım önemli sorunları da
beraberinde getirmektedir. Bugün isitsel, görsel ve yazılı yayın organlarının henüz sorusturma
/ kovusturmaya baslanmıs ya da yargıya ulasmıs adli olayları kamuoyuna duyurmada izlediği
süreç ve yöntemler “özel hayatın gizliliği”, “ adil yargılanma hakkı”, “yargı bağımsızlığı ve
tarafsızlığı” ve “suçsuzluk karinesi” ilkelerini etkileyecek duruma gelmistir. Medyanın, haber
değeri tasıyan adli bir olayı iletisim özgürlüğü ile yukarıda belirtilen ilkeler arasında dengeyi
koruyarak kamuoyuna duyurması önem tasımaktadır.
Diğer yandan, medya ile yargı arasında iletisim kanallarının yeterli ve sağlıklı
islememesinden kaynaklanan sorunlar da devam etmektedir. Yargı mensupları yargılama
süreci içersinde isin doğası gereği konusamamaktadır. Oysa, yargının gündemindeki
sorusturmalar, davalar ve diğer gelismelerin kamuoyu ve medya organları tarafından yakından
izlenmesi nedeniyle, bu konularda medyaya zamanında ve sağlıklı bilgi verilmesi büyük
önem tasımaktadır. Sağlıklı ve doğru bilgi verilmemesi nedeniyle çoğu kez medya, duyum ve
söylentilere, eksik ve yanlıs bilgilere dayalı haber ve yorumlarla kamuoyuna bilgi
vermektedir. Söz konusu haber ve yorumların kamuoyunda olusturduğu etki ve bıraktığı
izlerin daha sonra yapılacak yalanlama ve düzeltme yönündeki açıklamalarla tam olarak telafi
edilmesi mümkün olamamaktadır.
Belirtilen sorunları gidermek için Yargı Reformu Stratejisi kapsamında büyüksehir
adliyelerinde medyaya süratli ve sağlıklı bilgi akısını sağlamak amacıyla büroların
olusturulması hedeflenmektedir.
Bu birimlerle, yargı ile medya arasındaki iliskilerin gelistirilmesi, adalet hizmetleriyle
ilgili yanlıs ve hatalı haber sayısı azaltılması, olumlu ve doğru haber sayısının arttırılması;
böylece yargı sürecinin olumsuz yönde etkilenmesinin önlenmesi ve halkın adalete olan
güveninin artması amaçlanmaktadır.
Öte yandan adalet hizmetlerine iliskin haberlerin niteliğinde bilgi kaynaklarının
sağlamlığı kadar, medya mensuplarının adalet sisteminin isleyisi konusundaki bilgi
kapasiteleri de önemli görülmektedir. Kimi hatalı haberlerin altında yatan sebebin bilgi
yetersizliği olduğu gerçeğinden hareketle, ilgili kuruluslarla isbirliği içerisinde bilgilendirme
programları gelistirilmesinin faydalı olacağı düsünülmektedir.
34
6.4. Yüksek yargıda ve belirlenen adliyelerde etkin basın ve halkla iliskiler birimlerinin
kurulması veya gelistirilmesi
Kamuoyunun ve medyanın adlî faaliyetler hakkında doğru ve zamanında
bilgilendirilmesi amacıyla, yüksek mahkemelerde ve belirlenen adliyelerde basın sözcülüğü
gibi birimlerin olusturulması, halkla iliskileri sağlayacak birimlerin kurulması veya mevcut
birimlerin gelistirilmesi yoluna gidilecektir.
35
7. ADALETE ERĐSĐMĐN KOLAYLASTIRILMASI
Adalete erisim, toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaç duydukları adalete kolaylıkla
ulasabilmesi ve haklarını etkili bir sekilde arayabilmesi için devletin gerekli tüm imkânları
sağlaması ve bu imkânların varlığını etkin bir sekilde tanıtması olarak tanımlanmaktadır.
Adalete erisim olanaklarının yeterince etkinlestirilmemesi toplumda adalet sistemine ve
dolayısıyla devlete karsı duyulan güvenin sarsılmasına yol açabilir.
Adalete erisim imkânlarının salt pozitif hukuki düzenlemelere dayalı önlemlerle
etkinlestirilmesi mümkün görülmemektedir. Bu nedenle yararlanıcıların hak arama hürriyetini
kullanma yöntemlerini öğrenmeleri, hukuk bilincinin gelistirilmesi amacıyla yapılacak
bilgilendirme faaliyetleri, danısma büroları, brosürler, dava rehberleri, internet siteleri gibi
vasıtalar da toplumun ihtiyaç hisseden kesimlerinin adalete erisiminde kolaylastırıcı unsurlar
olarak öne çıkmaktadır.
Adalet hizmetlerinin toplumun tüm kesimlerine eksiksiz ve adil olarak ulastırılmasını
sağlayacak bir sistemin olusturulması hukuk devletinin gereklerinden biridir. Özellikle
dezavantajlı (çocuklar, kadınlar, engelliler, yaslılar ve yoksullar) kesimlerle ilgili
uyusmazlıkların amacına uygun bir sekilde çözülmesi için gelistirilen önlemler adalete
erisimin önemli bir parçasını olusturmaktadır.
Bu kapsamda adalete erisimin kolaylastırılması, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’nin de temel öncelikleri arasında yer almaktadır.
Ülkemizde adalete erisim, Anayasa’da anlamını bulan hak arama hürriyeti ve sosyal
hukuk devleti kavramı ile güvence altına alınmıstır.
Bu kapsamda, adalete erisimin kolaylastırılması için zorunlu müdafilik, alternatif
uyusmazlık çözüm yöntemleri, hukuk davalarında adli yardım gibi müesseseler gelistirilmis
ise de henüz bazı konularda istenilen seviyeye gelindiğini söylemek mümkün değildir. Bu
nedenlerle Yargı Reformu Stratejisi kapsamında, özellikle uygulamada sorun olduğu
düsünülen hukuk yargılamasında adli yardım usulünün etkinlestirilmesi, yararlanıcıların
hukuki sorunlar ve dava akıs süreçleri konusunda bilgilendirilmesi, adliye internet sitelerinin
gelistirilmesi, mahkemelerdeki tercüme hizmetlerinin standarda bağlanması ve dezavantajlı
grupların adalete erisimini kolaylastırıcı önlemlerin alınması konularında katılımcı
yöntemlerle çalısmalar yürütülmesi amaçlanmaktadır.
36
7.1. Adli yardımın etkinlestirilmesi için bu müessesenin gözden geçirilmesi
Hukuk ve ceza yargılamasında adli yardıma iliskin farklı alanlarda düzenlemeler
bulunmakta olup, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması da göz önünde
bulundurularak sistemin sadelestirilerek etkinlestirilmesi düsünülmektedir.
7.2. Adliyelerin internet sitelerinin standart olarak hazırlanarak etkin bir sekilde
kullanımının sağlanması
Adalete erisimi kolaylastırmak amacıyla adliyelerin internet sitelerine standartlar
olusturulacaktır. Bu konuda Adalet Bakanlığı Bilgi Đslem Dairesi Baskanlığınca çalısmalar
yapılacaktır.
7.3. Adalet hizmetlerinden yararlananların elektronik ortamda dava açmaları ile ilgili
çalısmaların tamamlanması
Halen görev yapan avukatların önemli bir kısmı UYAP üzerinden dava takibi
yapabilmektedir. Avukatlar dısındaki diğer kisilerin de bu hizmetten yararlanması konusunda
Adalet Bakanlığı Bilgi Đslem Dairesi Baskanlığınca çalısmalar yapılmakta olup, kısa bir süre
içinde faaliyete geçecektir.
7.4. Yargı yerlerinde tercüme hizmetlerinin standarda bağlanması
Yargılama faaliyeti sırasında, özellikle halk arasında konusulan bir kısım mahallî
dillerde profesyonel tercüman temini mümkün olmadığından, zaman zaman mahkemelerde
veya diğer kamu idarelerinde görev yapan ve o dili bilen kamu görevlilerinden tercüman
olarak yararlanılması yoluna gidilmektedir. Ancak, bu yolla kaliteli ve güvenilir bir tercüme
hizmeti sağlamak her zaman mümkün olmamaktadır.
Bu sorunun çözümüne yardımcı olmak ve mahkemelere kolaylık sağlamak üzere,
güvenilirliği, tarafsızlığı herkes tarafından kabul edilen ve söz konusu mahallî dilleri iyi bilip
kullanabilen kisilerin tespit edilerek bilirkisi listesi gibi önceden ilân edilmesi ve
mahkemelerin bilgisine sunulması yönünde çalısmalar yapılacaktır.
37
8. UYUSMAZLIKLARI ÖNLEYĐCĐ NĐTELĐKTEKĐ TEDBĐRLERĐN ETKĐN HALE
GETĐRĐLMESĐ VE ALTERNATĐF ÇÖZÜM YOLLARI GELĐSTĐRĐLMESĐ
Yargılamaların makul sürede bitirilememesi; uyusmazlıklarda barısçıl çözüm
arayısları ve toplumsal uzlasma gibi olgular uyusmazlıkların alternatif yollarla çözümü
yönündeki gelismeleri doğurmustur.
Günümüzde çağdas ülkeler uyusmazlıkların çözümünde alternatif yöntemler
uygulamaktadır. Bu yöntemler değisik sekillerde olmakla birlikte, genellikle bir
uzlastırmacının, tarafları bir araya getirmesi ve uyusmazlığı çözmeye tesvik etmesi ile
yürümektedir. Söz konusu yöntemlerin, uygulandıkları ülkelerde ilk olarak basit
uyusmazlıkların çözümü için düsünülmüs, ancak zaman içerisinde daha kapsayıcı hale geldiği
görülmüstür.
Alternatif uyusmazlık çözüm yöntemleri uluslararası alanlarda da ele alınmaktadır.
Nitekim Avrupa Konseyi mahkemelerde asırı is yükünü önleme ve azaltma konusundaki
tavsiye kararında alternatif uyusmazlık çözüm yollarını önermektedir.
Dünya genelinde yargı reformuna iliskin yapılan çalısmalarda mahkemelerin is
yükünün fazlalığı nedeniyle adaletin gecikmesi en önemli sorunlardan biri olarak
gösterilmektedir. Alternatif uyusmazlık çözüm yöntemleri, yargı organlarının is yükünü
azaltarak yargıya hizmet etmekte ve bu nedenle adalet reformunun önemli bir parçası
olmaktadır. Mahkemelerde is yükünün azalması ile birlikte yargılamaların ideal anlamda adil
yargılama ilkesine uygun sekilde gerçeklesebileceği bir ortam sağlanmıs olacaktır.
Dostça çözüm isteğini de ifade eden alternatif uyusmazlık çözüm yöntemleri, taraflara
uyusmazlığın çözümüne aktif katılım sansı tanımakta, farklı çözümler bulma imkânı
sunmakta ve aleniyet zorunluluğu bulunmaması nedeniyle tercih edilir olmaktadır.
Çağdas ülkelerde genis biçimde uygulanan bu yöntemlerin ülkemizde de
uygulanmasının yargının etkinlik ve verimliliğini artıracağı, adalete erisim imkânlarını
gelistireceği düsünülmektedir. Bu nedenle kisilerin serbestçe tasarruf edebilecekleri haklarına
iliskin uyusmazlıkları kapsayacak, Anayasaya ve kanunların emredici hükümleri ile hak
arama özgürlüğüne aykırı olmayacak farklı çözüm yöntemlerinin gelistirilmesi gerekmektedir.
Alternatif çözüm yöntemlerinin ilk ve en yaygını tahkim kurumudur. Tahkim, hukuki
uyusmazlığın çözümünün devlet yargısı yerine hakem ya da hakemlerce gerçeklestirilmesi
hususunda tarafların iradesini ifade etmektedir. Tahkim usulü bugün birçok ülkenin hukuk
sisteminde yer almaktadır. Ülkemizde ise bu kurum 1925 yılında Đsviçre’den küçük
değisikliklerle alınarak hukukumuza kazandırılmıstır. Bu güne kadar kaynak kanun
38
değisiklikleri ile bu alandaki gelismeler dikkate alınmamıs ve tahkime iliskin hükümlerde
herhangi bir değisiklik yapılmamıstır. Bu nedenler tahkim kurumunun ele alınarak islerliğinin
artırılmasını gerektirmektedir.
Ülkemizde 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yeni bir ceza adaleti sistemine
geçilmistir. Bu sistemin getirdiği önemli yeniliklerden biri de uzlasma kurumudur. Uzlasmaya
iliskin hükümlerin uygulanabilirliğinin artırılması büyük önem tasımaktadır. Yargı Reformu
Stratejisi kapsamında bu kurumun tüm yönleriyle tartısılması, sorunlu noktaların tespit
edilmesi ve çözümü için gerekenlerin yapılması tasarlanmaktadır.
Bu amaç kapsamında gelistirilecek alternatif çözüm yöntemlerinin kamuoyu
tarafından bilinmesi büyük önem tasımaktadır. Bu nedenle kamuoyundaki farkındalığın
gelistirilebilmesi için faaliyetler yürütülmesi ve bu uygulamaların yaygınlastırılması
planlanmaktadır.
Uyusmazlıkların alternatif usullerle çözümü kadar, daha olusmadan önlenmesi de
büyük önem tasımaktadır. Bu nedenle hukuksal konulara iliskin toplumsal bilincin
artırılmasının yararlı olacağı düsünülmektedir. Hukukun içsellestirilip özümsenmesi,
bireylerin birbirlerinin haklarına saygı duymasını da sağlayacaktır. Hukuk kültürünün
artmasının, hukuksal prosedürler hakkında bilgi sahibi olan bir bireyin bazı uyusmazlıkları
çıkmadan önleyebileceği doğrultusundaki yararı ayrıca belirtilmelidir.
Yargı Reformu Stratejisi kapsamında hukuk kültürüne iliskin eğitimin temelini
olusturmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı ile isbirliği halinde ilköğretimden itibaren, hukuk,
hukuk devleti, bireyin hak ve ödevleri gibi konuların uygulamalı çalısmalarla islenmek üzere
programlara alınması için çalısma yürütülmesi planlanmaktadır.
8.1. Temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesinin sağlanması
Milli Eğitim Bakanlığı ile isbirliği yapılarak ilköğretim çağından itibaren temel hukuk
bilgilerinin verilmesi ve daha çocukluk çağlarında hukuk bilincinin olusturulması yoluna
gidilecektir.
8.2. Kamu kurum ve kuruluslarında kisilerin, hak ve yükümlülükleri ile ilgili olarak
hukuki islem ve süreçlerine iliskin çesitli yöntemler kullanılarak bilgilendirilmesinin
sağlanması
Hükümet programında “koruyucu hukuk” baslığı altında kamu kurum ve kuruluslarının
hizmetlerinden yararlanan vatandasların hak ve yükümlülükler konusunda bilgilendirilmesi
yer almıstır. Bu hedef doğrultusunda yapılması gerekenleri tespit için gerçeklestirilecek bir
39
inceleme ve arastırmanın ardından, elde edilen sonuçlar doğrultusunda gerekli çalısmalar
yapılacaktır.
8.3. Ceza usulünde yer alan uzlasma kurumunun etkinlestirilip gelistirilmesi
Yeni ceza yargılama usulümüze alternatif uyusmazlık çözüm yolu olarak getirilen
uzlasma müessesinin daha etkin ve yaygın biçimde uygulanabilmesi için, uygulamadaki
sorunlar da dikkate alınarak mevzuatın gelistirilmesi ve eğitim çalısmaları yapılması yönünde
faaliyetler yürütülecektir.
8.4. Hukuki uyusmazlıklarda arabuluculuk ve uyusmazlıkların alternatif çözüm
yollarının gelistirilmesi
Adaletin etkinliğini artırmak için sadece mahkemeleri ve dava yolunu esas alarak
çalısma yapmak yeterli değildir. Uyusmazlıkları yargıya intikalinden önce veya sonra
çözebilecek alternatif yöntemler gelistirilmedikçe, bu çalısmalar beklenen faydayı
vermeyecektir.
Davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesine imkân tanımak,
bir kısım uyusmazlıkların çekismeli yargı seklinde mahkemelere intikali yerine nizasız kaza,
sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak ve karsılastırmalı hukuktaki gelismeleri
hukuk usulü yargılamasına yansıtmak amacına yönelik hükümler içeren bir kanun tasarısı
hazırlanmıs ve TBMM’ne gönderilmistir.
Hukuki uyusmazlıkların yargı öncesi çözülmesi için arabuluculuk usulünü öngören
kanun tasarısının kanunlasma süreci takip edilecek ve hayata geçirilmesi konusunda
gerekenler yapılacaktır.
8.5. Tahkim kurumunun etkinlestirilmesi
HUMK 516–536’ıncı maddelerinde yer alan “tahkim” kurumunun uygulamasının
yaygınlastırılması ve etkinlestirilmesi için HUMK ve diğer kanunlarda düzenlemeler ve
gerekli eğitim çalısmaları yapılacaktır.
8.6. Đdarenin, islemlerinde ve diğer faaliyetlerinde benzer nitelikte ve istikrar kazanmıs
emsal yargı kararlarını dikkate alması için gerekli tedbirlerin alınması
Yargının istikrar kazanmıs kararlarının idare tarafından uygulanması suretiyle, yargı
üzerindeki gereksiz is yükünün önlenmesi ve yargılama giderlerinin azaltılması
hedeflenmektedir. Bu konuda idarenin takdir hakkı kullanımının yeknesak hale getirilmesi
için Genel Đdari Usul Kanunu Tasarısı Taslağı kapsamında çalısma yapılacaktır.
40
8.7. Đdari yargıda uyusmazlıkların yargı öncesi çözüm usullerinin gelistirilmesi ve
etkin hale getirilmesi
Adli yargıda olduğu gibi idari yargıda da, yeni basvuru usullerinin gelistirilmesi
suretiyle uyusmazlıkların yargı öncesi çözümü usulleri gelistirilecektir. Đdari yargının görev
alanına giren ve mahkemelerce özellikle bilirkisi incelemesi yaptırılması yoluyla karara
bağlanan bir kısım uyusmazlıkların (öğrencilerle eğitim kurumları arasındaki not
uyusmazlıkları gibi) dava konusu edilmeden önce, idare (üniversite veya milli eğitim gibi)
bünyesinde kurulacak bir komisyon tarafından incelenmesi zorunluluğu getirilecektir. Bu
komisyonun incelemesinden sonra ilgililer isterse yine idari yargıya basvurabilecektir. Bu
komisyonlar idari yargıya gelecek davalar için bir filtre görevi görecektir.
8.8. “Kamu Denetçiliği Kurumu”nun faaliyete geçirilmesi
Kamu Denetçiliği Kurumunun kurulması; Yargı ve Temel Haklar baslıklı 23 üncü
Fasıl’ın açılıs kriterlerinden biri olarak belirlenmistir. Bu kapsamda hazırlanan 5521 sayılı
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, Anayasa Mahkemesince 25.12.2008 tarihinde iptal
edilmistir. Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler ve Genel Đdari Usul Kanunu
Taslağı göz önünde bulundurularak Kamu Denetçiliği Kurumunun olusturulmasını sağlamaya
yönelik gerekli anayasal ve yasal düzenlemeler yapılacaktır.
41
9. CEZA ĐNFAZ SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
Ceza yargılaması faaliyeti, bireyin suç süphesi tasıyan fiili üzerine baslamakta ve
gerçeğin bulunması yani somut adaletin sağlanmasına yönelmektedir. Ceza yargılamasının
mahkûmiyet ile neticelenmesi ya da devam eden sorusturma ile yargılamalar sırasında ceza
adaleti sisteminde yer alan tedbir kararlarının verilmesi halinde, ceza adaleti sisteminin
ayrılmaz bir parçası olan ceza infaz ve denetimli serbestlik faaliyeti devreye girmektedir. Bu
faaliyet içerisinde hürriyeti bağlayıcı cezalar, para cezaları ve denetimli serbestlik
tedbirlerinin infazı yer almaktadır.
Çağdas demokrasilerde ceza infaz sisteminin etkinliği kadar insancıllığı da önemli bir
unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Ceza infaz sistemine iliskin yeni yaklasımlarda; suçluların
ıslahı, topluma kazandırılması ve tekrar suç islemelerinin önlenmesi ön planda bulunmaktadır.
Ülkemizde modern infaz rejimine ilk adım, 1930 yılında yürürlüğe konulan 1721
Sayılı Hapishanelerin ve Tevkifhanelerin Đdaresi Hakkında Kanunla atılmıstır. Aynı yıllarda
hükümlülerin çalısmalarını düzenlemek için cezaevleri bünyesinde Đsyurtları kurulmus; 1943
yılında da Ceza ve Tevkifevleri Umum Müdürlüğünün Teskilat ve Vazifeleri Hakkındaki
Kanun yürürlüğe konulmustur.
Đnfaz alanında 1940’lı yıllardan sonra suçlunun tecridi yoluyla toplumun korunmasını
hedefleyen sistem terk edilmis; hükümlülerin çesitli eğitimlerden geçirilerek ıslahını ve
tahliye sonrası topluma uyumunu kolaylastıran bir anlayıs benimsemistir.
Çağdas ceza infaz anlayısı doğrultusunda son yıllarda ceza infaz sistemine iliskin
yapılan çalısmalarla büyük bir değisim ve dönüsüm yasanmaktadır. Türk Ceza Kanunu ve
Ceza Muhakemesi Kanunu ile olusturulan yeni ceza adalet sistemi ile, cezalandırma ve ıslah
politikasında çağdas yaklasımlar benimsenmistir. Diğer yandan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin Đnfazı Hakkında Kanun ile 4402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım
Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunuyla modern bir infaz sisteminin kanuni alt yapısı
olusturulmustur.
Bakanlığımızca hükümlülerin topluma uyumlarının sağlanması ve tekrar suç
islemelerinin önlenmesi için müdahale programları gelistirilip uygulanmaktadır. Đnfaz
alanında yapılan çalısmalarda kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluslarının ve gönüllü
kisilerin ıslah sürecine aktif katılımı büyük önem tasımaktadır. Strateji kapsamında ceza infaz
alanında da sivil toplum örgütleriyle isbirliği olanakları artırılarak sürdürülecektir. Yapılan
çalısmaların sonuçlarını görebilmek bakımından etkin hükümlü yönetimini esas alan bir
ölçme ve değerlendirme sisteminin olusturulmasına da öncelik verilecektir.
42
Đnfaz sisteminin insancıllık ve etkinliğini belirleyen bir diğer önemli husus ise ceza
infaz kurumlarının fiziki alt yapısıdır. Hükümlülerin ıslahını esas alan, güvenlik sorunu
olmayan modern infaz sisteminin fiziki mekânlarının olusturulması gerekmektedir. Öte
yandan artan ihtiyaçlar dikkate alınarak ceza infaz kurumlarının hükümlü ve tutuklu
barındırma kapasitesinin artırılması önemli bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bu
ihtiyacın karsılanması amacıyla modern, iyilestirme faaliyetlerinin daha iyi yapılabildiği ve
yasam standartları yüksek bölge ceza infaz kurumları yapılmıs ve yapılması planlanmaktadır.
Ayrıca küçük, iyilestirmeye elverisli olmayan ve kapasitesi yetersiz kurumların kapatılması
önem tasımaktadır. Bu doğrultuda çalısmalarla birçok ceza infaz kurumu kapatılmıs
bulunmaktadır.
Ceza infaz sisteminin aksayan yönlerinin düzeltilmesi ve ulasılan basarının
sürdürülebilirliğinin sağlanması, eğitimli, değisime açık ve motive olmus infaz personeliyle
mümkün olacaktır. Bakanlığımız Yargı Reformu Strateji kapsamında, eğitim merkezlerinin
gelistirilmesini, infaz hizmetlerinde insan kaynakları kapasitesini artırmayı planlamakta ve
böylece sürekli gelistirilen ve yenilenen bir infaz sistemini hedeflemektedir.
Ceza adaleti sistemine iliskin reform niteliğindeki önemli bir yenilik olan denetimli
serbestlik hizmetlerinin daha da etkin ve verimli olması büyük önem tasımaktadır. Denetimli
serbestlik hizmetleri, tutuklama tedbiri yerine adlî kontrol tedbiri, hapis cezası yerine eğitim
kurumuna devam veya kamu yararına çalısma gibi seçenek yaptırımların infazı, ceza infaz
kurumundan salıverilen veya hakkında denetimli serbestlik kararı verilen hükümlülerin
denetimli çalıstırılmaları gibi yaptırımları öngörmektedir.
Đnsancıl bir infaz sisteminin gereği olarak ceza infaz kurumlarında tutuklu ve
hükümlülere sunulan sağlık hizmetlerinin gelistirilmesi Bakanlığımızın öncelikleri arasında
yer almaktadır. Đlgili kurumlarla isbirliği halinde yürütülecek faaliyetlerle donanımlı sağlık
birimlerinin olusturulması hedeflenmektedir.
Bakanlığımızca yürütülecek çalısmalarla infaz alanındaki gelismeleri sürekli takip
eden, insan odaklı, hükümlülerin topluma kazandırılmalarını öngören daha etkin bir anlayısın
yerlestirilmesi amaçlanmaktadır.
9.1. Ceza infaz kurumlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi
yönündeki çalısmalara devam edilmesi
Birlesmis Milletler Cezaevi Asgarî Kuralları ile Avrupa Cezaevi Kurallarına uygun,
sağlıklı, güvenlikli, mekanik, elektronik donanımlı ve rehabilitasyon islemlerine elverisli yeni
43
ceza infaz kurumları yapılması çalısmaları büyük oranda tamamlanmıstır. Bu faaliyete devam
edilerek, özellikle metropol kentlerde kampus tipi cezaevi yapımı sürdürülecektir.
9.2. Küçük ve yetersiz ceza infaz kurumlarının kapatılması
Kullanım ömrünü tamamlamıs ve fiziki sartları itibariyle eğitim ve iyilestirme
yapılamayan cezaevlerinin yerine, uluslararası normlara uygun modern bölge cezaevleri insa
etmek hedef olarak belirlenmistir.
01/1/2003 tarihinden itibaren 139 ilçe cezaevi kapatılarak, sayı bugün itibariyle 392’ye
indirilmistir. 2013 yılına kadar bu sayının 250’ye düsürülmesi planlanmaktadır.
9.3. Denetimli serbestliğin etkinlestirilerek yaygınlastırılması
Denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinin yasal çerçevesi, 5402 sayılı Denetimli
Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda çizilmistir.
Bu kanunî çerçevede basarı ile faaliyetlerine baslayan denetimli serbestlik birimi,
yeterli ödenek ve kadro tahsisi halinde daha da gelistirilecektir.
Bu kapsamda;
· Denetimli serbestlik hizmetlerinde görev yapan personel sayısı artırılacaktır.
· Denetimli serbestlik ile ilgili mevzuat gözden geçirilerek denetimli serbestlik
uygulamasını artıracak değisiklikler yapılacaktır.
· Denetimli serbestlik hizmetlerinde çalısan gönüllü personel sayısı arttırılacaktır.
· Koruma Kurullarının etkinliği arttırılacaktır.
9.4. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların etkin sekilde uygulanması ve
yaygınlastırılması
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50’nci maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis
cezasına seçenek yaptırımlardan olan kamuya yararlı bir iste çalıstırma, belli bir meslek veya
sanatı yapmaktan yasaklanma gibi yaptırımların daha etkin ve yaygın bir sekilde uygulanması
hususunda gerekli eğitim çalısmaları yapılacaktır.
9.5. Ceza infaz kurumlarındaki is yurtlarının yaygınlastırılması ve gelistirilmesine
devam edilmesi
Hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarının korunup gelistirilmesi veya bir meslek
ve sanat öğrenmeleri ve bu yolla rehabilite edilmeleri amacıyla olusturulan is yurtlarında, is
kolları arttırılacak ve is kollarında çalısanlar içinde hükümlü ve tutuklu sayısı yükseltilecektir.
44
9.6. Adliye personelinin eğitiminin de yapılabileceği sekilde ceza infaz kurumları ve
tutukevleri personeli eğitim merkezlerinin kapasitesinin ve sayısının artırılması
Ceza Đnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezlerinde ceza infaz
kurumu personeline psikoloji ve insan hakları konuları basta olmak üzere eğitim verilmistir.
Bu hizmet içi eğitimlerine devam edilecektir.
Ceza Đnfaz Kurumları ve Tutukevleri ile diğer adalet personelinin eğitimi açısından
büyük bir önem tasıyan merkezlerin kapasitesinin arttırılması ve kanundaki zorunluluğun
yerine getirilmesi amacıyla Ankara, Đstanbul, Erzurum ve Kahramanmaras illerinde
bulunanlara ilave olarak, Ege bölgesinde de bir eğitim merkezi açılması için çalısmalar
yapılacaktır. Bu merkezlerde diğer adalet personelinin eğitiminin de yapılması Personel Genel
Müdürlüğü tarafından planlanacaktır.
9.7. Ceza infaz kurumlarının dıs güvenlik hizmetlerinin Adalet Bakanlığına
devredilmesi
Ceza infaz kurumlarının dıs güvenliğinin sağlanması, hükümlü ve tutukluların kuruma
veya baska bir yere götürülüp getirilmesi, nakli, sevki, hastane ve sağlık kuruluslarında
muhafazası veya durusmalarda hükümlü ve tutukluların can güvenliğinin sağlanmasına iliskin
hizmetlerin Bakanlığımızca yerine getirilmesine iliskin asamalı geçis takvimini öngören
kanuni düzenleme olan Ceza Đnfaz Kurumları Dıs Güvenlik Hizmetleri Kanunu Tasarısı
hazırlanarak Basbakanlığa sevk edilmis, oradan da TBMM Adalet Komisyonu gündemine
alınmıstır. Kanunun yürürlüğe girmesi halinde, kurumların dıs güvenlik hizmetlerinin
Bakanlığımıza devir islemi asamalı olarak gerçeklestirilecektir.
9.8. Ceza infaz kurumlarında etkin bir halkla iliskiler biriminin kurulması
Halen ceza infaz kurumlarında halkla iliskiler birimi bulunmamaktadır. Kurulması ve
etkin sekilde faaliyet göstermesi yönünde çalısmalar yapılacaktır.
45
10. ÜLKEMĐZĐN ĐHTĐYAÇLARI VE AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATINA UYUM
SÜRECĐNĐN GEREKTĐRDĐĞĐ MEVZUAT ÇALISMALARINA DEVAM EDĐLMESĐ
Cumhuriyetimiz büyük bir kanunlasma hareketiyle modern Türk hukuk sistemini
olusturmus ve bu temel üzerinde yükselmistir. Bu reform hareketi ile getirilen ve toplum
hayatının her alanında etkili olan yeni hukuk sistemi kısa sürede genç Cumhuriyetimizin tüm
kurumları ve milletimiz tarafından benimsenmis ve hayata geçirilmistir.
Bilindiği üzere hukuk sürekli değisim ve gelisim göstermek zorunda olan dinamik bir
alandır. Büyük bir reform hareketiyle olusturulan hukuk sistemimiz zamanla temel alanlarda
hayatın gerisinde kalmaya baslamıstır. Bu yetersizliklerin giderilmesi için mevzuatımızda
değisiklikler yapılarak geçici önlemler alınmıstır. Gündelik ihtiyaçları karsılamak amacıyla
alınan bu önlemler, zamanla hukuk sistemimizi bir karmasaya sürüklemis ve içinden
çıkılamayacak hale getirmistir.
Bu gerçeğin uzun yıllar dile getirilmis olmasına rağmen ihtiyaç duyulan köklü
değisiklikler gerçeklestirilememistir.
Diğer yandan içinde bulunduğumuz yüzyılda, küresellesme ile birlikte ekonomik,
sosyal ve hukuksal iliskiler sürekli artarak yoğunlasmaktadır. Bu gelismelerle birlikte artık
uluslararası bir boyut kazanan terör, çevre ve göç gibi olgular insanlığın ortak sorunu haline
gelmistir.
Gerek bu sorunlar gerekse uluslararası alanda ve Avrupa Birliği adaylık sürecinde
yasanan gelismeler etkin bir hukuk reformunu ihtiyaç haline getirmistir. Ülkemiz hukuk
alanında yapacağı reform hareketlerini geleceğe dönük stratejik bir bakıs açısıyla ele almak
zorundadır.
Diğer yandan mevzuat alanında yapılan çalısmalarda Avrupa Birliği’ne tam üyelik
hedefi dikkate alınarak mevzuatın Avrupa Birliği müktesebatı ile uyumlu hale getirilmesi
yolunda önemli mesafeler katedilmistir.
Gerçeklestirilen mevzuat çalısmalarında, katılımcı bir anlayısla, basta yargı organları
olmak üzere barolar ve kamuoyunun talep ve beklentileri dikkate alınmıstır. Bu anlayısla
mevzuat hazırlıkları için ilgili tüm kesimlerin temsilcilerinin olduğu komisyonlar
olusturulmustur. Söz konusu komisyonların yoğun bir çalısma ile mukayeseli hukuku da
dikkate alarak ortaya çıkardıkları çalısmaların bir kısmı halen devam ederken bir kısmı ise
Basbakanlık ve TBMM’de bulunmaktadır.
46
10.1. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
Tasarıyla, Dünyada ve Ülkemizdeki ekonomik ve ticarî hayatta meydana gelen
gelisim ve değisimlere paralel hükümler içeren yeni bir Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
yürürlüğe konulması amaçlanmıstır. Tasarı halen TBMM Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
10.2. Yargıtay Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Tasarıyla, Anayasa’nın 154. maddesinde, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun
baska bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciinin
Yargıtay olduğunun belirtilmis olmasının yanında, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı
Đlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kurulus, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun gereği kurulacak olan bölge adliye mahkemelerinin kararlarının da
Yargıtay’da temyizen inceleneceği hükme bağlandığından, 2797 sayılı Yargıtay Kanununda
gerekli değisikliklerin yapılması amaçlanmıstır. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda
bulunmaktadır.
10.3. Türkiye Hâkimler ve Savcılar Birliği Kanun Tasarısı
Tasarıyla, batı ülkelerinin birçoğunda yargı mensuplarının meslek kuruluslarının
bulunduğu göz önünde tutularak, diğer meslek kuruluslarında olduğu gibi, Anayasanın 135.
maddesi hükmü doğrultusunda, hâkimlik ve savcılık mesleğine mensup olanların müsterek
ihtiyaçlarını karsılamak, bu mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelismesini sağlamak,
meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan iliskilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak
üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak amacıyla, tüzel kisiliğe sahip kamu kurumu
niteliğinde meslek kurulusu olarak odalar ve bütün hâkim ve savcı odalarının katılımıyla
olusturulan Türkiye Hâkimler ve Savcılar Birliğinin kurulmasına dair hükümlere yer
verilmistir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.4. Türk Borçlar Kanunu Tasarısı
Tasarıyla, Türk Borçlar Kanunu’na yönelik düzenlemeleri yapılması öngörülmektedir.
Tasarıda Dünyamızda ve Ülkemizde yasanan, toplumsal, sınaî, ekonomik ve teknik
gelismeler ile küresellesmenin getirdiği değisimler karsısında yetersiz kaldığı görülen 818
sayılı Borçlar Kanununun yerini almak üzere, ilgili mevzuat ve kaynak kanunlarda
gerçeklesen değisikliklerle paralelliğin sağlanması, dilinin sadelestirilmesi, uygulamada
karsılasılan sorunların giderilmesine yönelik hükümlere yer verilmistir. Tasarı halen TBMM
Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
47
10.5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı
Tasarıda, yargı reformu çerçevesinde, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda uygulamadan kaynaklanan aksaklıkları gidermek, davaların hızlı,
basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesini ve bir kısım uyusmazlıkların nizasız
kaza, sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak, karsılastırmalı hukuktaki
gelismeleri hukuk yargılamasına yansıtmak amacına yönelik hükümlere yer verilmistir. Tasarı
halen TBMM Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
10.6. Ticarî Sır, Banka Sırrı ve Müsteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı
Tasarıda, iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet alanlarında
faaliyet gösteren ticarî isletme ve sirketler, bankalar, sigorta sirketleri ve sermaye piyasası
aracı kurumları ile bunlarla ticarî iliskide bulunan müsterilerin, ticarî sır, banka sırrı ve
müsteri sırlarının açıklanması, aktarılması, verilmesi, kullanılması ve korunmasına iliskin esas
ve usullerin düzenlenmesi amacına yönelik hükümlere yer verilmistir. Tasarı halen TBMM
Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.7. Kisisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı
Tasarıda, kisisel nitelikteki verilerin tanımının yapılması, esas ve unsurlarının
belirlenmesi ve korunması amacıyla idarî bir yapının olusturulması ile bireylerin sahsiyet
haklarının himayesine iliskin düzenlemeler getirilmesi amacına yönelik hükümlere yer
verilmistir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.8. Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı
Tasarıda, Devlet sırlarının ve niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve
belgelerin tanımının yapılması, mahiyetinin belirlenmesi, hangi makam ve kurullarca
olusturulacağı ve korunacağı, bu bilgi ve belgelerin yargı organlarına hangi hâllerde
gönderileceği ve yükümlülüklere iliskin esas ve usullerin düzenlenmesine iliskin hükümlere
yer verilmistir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.9. Đdarî Yargılama Usulü Kanununda Değisiklik Yapılmasına Đliskin Kanun Tasarısı
Tasarı, idarenin islem ve eylemlerine karsı kisilerin açtıkları davaların makul süre
içinde sonuçlandırılmasında ve yargı kararlarının uygulanması yoluyla yargının etkinliğinin
sağlanmasında, çağdas hukuk sistemlerinde gelisen yöntemlerin hukukumuza aktarılmasının
gerekliliği ile son yıllarda uluslararası alanda ve Ülkemizde Devlet – kisi iliskilerinde yasanan
ve kisilerin bu iliskide hak ve özgürlüklerinin gelistirilmesini hedef alan düzenlemeler
karsısında 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı Đdarî Yargılama Usulü Kanununda da bazı
48
değisikliklerin yapılması amacıyla hazırlanmıstır. Tasarı üzerinde idari yargıda istinaf
usulünü de kapsayacak sekilde çalısmalara devam edilmektedir.
10.10. DNA Verileri ve Millî DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı
Tasarıda, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 75 ve
devamı maddeleri ile bir suça iliskin delil elde etmek amacıyla süpheli, sanık veya mağdurun
vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnek alınması ve
bu örnekler üzerinde genetik incelemeler yapılabilmesine iliskin yeni düzenlemeler getirilmis
olup, bu inceleme sonucu elde edilen verilerin kisisel veri niteliğinde olduğu hüküm altına
alındığından, günümüzün gelisen teknolojisi karsısında kisi temel hak ve özgürlüklerinin
korunması yönünde olusan hassasiyetler çerçevesinde ve 5271 sayılı Kanunun getirmis
olduğu yenilikler doğrultusunda, Ülkemizde millî bir DNA veri bankası olusturulması ve
burada saklanacak verilerin korunması amacına yönelik hükümlere yer verilmistir. Halen ilgili
kurum ve kuruslarda görüste bulunmaktadır.
10.11. Hukuk Uyusmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı
Yargı reformu çerçevesinde olmak üzere, davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin
bir biçimde görülmesine imkân tanımak, bir kısım uyusmazlıkların çekismeli yargı seklinde
mahkemelere intikali yerine nizasız kaza, sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak
ve karsılastırmalı hukuktaki gelismeleri hukuk usulü yargılamasına yansıtmak amacına
yönelik hükümler içeren bir kanun tasarısı hazırlanmıs olup, ilgili birimlerin görüsüne
sunulmustur. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.12. Ceza Đnfaz Kurumları Dıs Güvenlik Hizmetleri Kanunu Tasarısı
Tasarıyla, Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözlesmeler doğrultusunda, infaz
sisteminin temelini olusturan ceza infaz kurumları ve tutukevleri hizmetlerinin çağdas bir
anlayıs içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla ilgili mevzuatın günün sartlarına uygun
hâle getirilmesi, ceza infaz kurumları dıs güvenlik hizmetlerinin Adalet Bakanlığı’na devrine
iliskin hükümler öngörülmektedir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda
bulunmaktadır.
10.13. Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Sekli Hakkında Kanun
Tasarısı
Tasarıyla, Türk Ticaret Kanunu Tasarısının kanunlasıp yürürlüğe girmesinin ardından,
uygulamada bosluk doğmaması ve aksamaya yer bırakılmamasının sağlanması amacıyla
düzenlemeler yapılması öngörülmektedir. Halen TBMM Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
49
10.14. Genel Đdarî Usul Kanunu Tasarısı
Bu tasarı, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde idarenin demokratiklesmesi ve
seffaflasmasını gerçeklestirmek, kamu hizmetinden yararlananlara katılma, dinlenilme, bilgi
edinme ve idareye basvurma haklarının tanınmasına iliskin usul ve esasları düzenlemek,
idarenin, halkı hukuk hakkında sürekli olarak bilgilendirmesini sağlamak, yönetim sürecine
kamunun katılmasını mümkün kılmak, hukukun islerliğini güçlendirmek suretiyle, idarî
islemlerin yapılmasında yetki ve sorumluluk belirsizliklerini gidermek, islemlere açıklık
kazandırmak ve denetim kolaylığını sağlamak amacıyla hazırlanmıstır. Tasarı halen
Basbakanlık’ta bulunmaktadır.
10.15. Adalet Bakanlığı Teskilat Kanunu Tasarısı
Teskilatın Yeniden Yapılandırılma Kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda, 2992
sayılı Kanunu günün sartlarına uygun hâle getirmek amacıyla Kanun Tasarısı hazırlamak
üzere, 23/7/2007 tarihli Bakan Olur’u ile olusturulan çalısma grubu çalısmalarına devam
etmektedir.
10.16. Siddet Suçu Mağdurlarına Yardım Hakkında Kanun Tasarısı
Siddet suçu mağduru olan çocukların, suç nedeni ile uğradıkları maddî ve manevî
zararların hakkaniyete uygun olarak sosyal dayanısma içerisinde giderilmesi ve gerekli
yardımın yapılmasına iliskin hususlar ile çocuklara yapılacak yardımın usul ve esaslarına
dair hükümler içeren taslak üzerinde çalısmalar devam etmektedir.
10.17. Noterlik Kanununda Değisiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı
Toplumsal yasamda önemli bir yere sahip olan noterlik kurumunu, Ülkemizde
meydana gelen ekonomik, sosyal ve hukukî alanlardaki hızlı değisime uygun hâle getirmek,
Avrupa Birliğine uyum süreci içinde Birliği olusturan devletlerin noterlik mevzuatı ile
birlikteliği sağlamak amacıyla, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununda yapılacak
değisiklikler üzerinde çalısmalar devam etmektedir.
10.18. Türk Medenî Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi, Kadınlara Karsı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi
Sözlesmesi ile Anayasamızın 10, 41 ve 90. madde hükümleri dikkate alınarak, 4721 sayılı
Kanunun 187. maddesinin üst normlar ile uyumlu hale getirilmesi için değisiklik yapılması
gerektiği sonucuna varılmıstır.
4721 sayılı Kanunun “Soyadı” baslıklı 321. maddesindeki “Çocuk, ana ve baba evli
ise ailenin; evli değilse ananın soyadını tasır.” hükmü nedeniyle evlilik dısında doğan çocukla
50
babası arasındaki soy bağı, tanıma veya hâkim hükmü ile kurulmus olsa bile analarının nüfus
kayıtlarında kalmaya ve analarının soyadını tasımaya devam etmektedirler.
Tanıma suretiyle çocuğunu nüfusuna almak ve soyadını vermek isteyen babaların
haklı yakınmaları ve hükmün değistirilmesi yönündeki talepleri dikkate alınmıstır. Tasarı
üzerinde çalısmalar halen devam etmektedir.
I
ĐÇĐNDEKĐLER
ĐÇĐNDEKĐLER I
KISALTMALAR V
YARGI REFORMU STRATEJĐSĐ’NĐN HAZIRLANMA SÜRECĐ 1
GĐRĐS 1
1.YARGI BAĞIMSIZLIĞININ GÜÇLENDĐRĐLMESĐ 5
1.1. Uluslararası belgeler ısığında Anayasa Mahkemesi’nin görev tanımının yeniden belirlenmesi ve buna
bağlı olarak yeniden yapılandırılması .............................................................................................. 6
1.2. HSYK’nın objektiflik, tarafsızlık ve seffaflık temelinde uluslararası belgeler ısığında genis tabanlı
temsil esasına göre yeniden yapılandırılması, kararlarına karsı etkili bir itiraz sisteminin
getirilmesi ve yargı yolunun açılması .............................................................................................. 6
1.3. HSYK’nın yeniden yapılandırılmasına paralel olarak Kurulun sekreteryasının ve denetim sisteminin
yeniden düzenlenmesi ........................................................................................................................ 7
1.4. HSYK’nın yeniden yapılandırılması ve istinaf kanun yolunun faaliyete geçirilmesi ile birlikte not
sistemi dahil olmak üzere terfi sisteminin yeniden değerlendirilmesi................................................ 7
1.5. Dernek kurma hakkı sınırlanmaksızın, örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde hâkimler ve savcılar
birliğinin kurulması ........................................................................................................................... 8
1.6. Kamuoyunun ve yargı profesyonellerinin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki bilinçlerinin
güçlendirilmesi için çalısmalar yapılması ......................................................................................... 9
1.7. Askeri mahkemelerin sadece hâkim sınıfından olan üyelerden olusması ............................................ 9
1.8. Askeri mahkeme binalarının askeri yasak bölge dısına çıkarılması................................................... 10
1.9. Askeri mahkemelerin görev alanlarının yeniden değerlendirilmesi ................................................... 10
1.10. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi yargılamalarının adil yargılanma ilkesi çerçevesinde Yüksek
Mahkeme bünyesinde iki dereceli hale getirilmesi için çalısmalar yapılması................................. 10
2. YARGININ TARAFSIZLIĞININ GELĐSTĐRĐLMESĐ 11
2.1. Yargı mensupları için etik ilkelerin belirlenmesi amacıyla Yüksek Mahkemeler ve HSYK ile birlikte
çalısma yapılması ............................................................................................................................ 11
2.2. Yargı tarafsızlığı konusunda medya mensuplarının bilinçlendirilmesi .............................................. 12
2.3. Kisisel verilerin korunması kaydıyla yüksek mahkeme kararlarına erisimin kolaylastırılması .......... 12
2.4. Kisisel verilerin korunması çerçevesinde HSYK’nın disipline iliskin kararlarının tamamına
ulasılabilmesi.................................................................................................................................. 12
2.5. Yargı mensupları ile ilgili 2802 sayılı Kanun’da yer alan disiplin hükümlerinin yeniden ele alınarak
nesnel ölçütler getirilmesi ............................................................................................................... 13
3. YARGININ VERĐMLĐLĐĞĐ VE ETKĐLĐLĐĞĐNĐN ARTIRILMASI..................... 14
3.1. Adli yargıda istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesi ................................................................. 15
3.2. Đdari yargıda istinaf mahkemelerinin kurulması ve faaliyete geçirilmesi .......................................... 15
3.3. Adil yargılanma hakkı ve silahların esitliği ilkesi çerçevesinde savunmanın etkinliğinin artırılması
için Türkiye Barolar Birliği ile isbirliği halinde çalısmalar yürütülmesi ........................................ 15
3.4. Hâkim-savcı adaylarının mesleğe alımında denetime elverisli ve nesnel ölçütler belirlenmesi ilkesi
gözetilmesi ve hâkim, savcı ile yargı çalısanı sayısının yeterli seviyeye getirilmesi ....................... 16
3.5. Birbirine yakın veya is sayısı az olan adliyelerin en yakın adliyeler ile birlestirilmesi için
çalısmaların yapılması..................................................................................................................... 16
3.6. Belirlenen ilkeler çerçevesinde adliyelerin fiziki kapasitelerinin iyilestirilmesi çalısmalarının
sürdürülmesi ................................................................................................................................... 17
3.7. Uluslararası uygulamalar ve ihtiyaç durumu da gözetilerek ihtisas mahkemelerinin yaygınlastırılması
........................................................................................................................................................ 17
3.8. Adli Tıp Kurumunun kapasitesinin güçlendirilmesine devam edilmesi ............................................... 18
3.9. Belirlenen yurt dısı temsilciliklerinde adlî müsavir görevlendirilmesi............................................... 18
3.10. UYAP’ın tamamlanması ve etkin bir sekilde kullanımının sağlanması ............................................. 19
3.11. Elektronik imzanın adli ve idari birimlerde yaygınlastırılması....................................19
3.12. Stratejik yönetim kapasitesinin artırılması için eğitim çalısmalarına devam edilmesi ve Adalet
Bakanlığı Stratejik Planı’nın hazırlanması ..................................................................................... 20
3.13. Yüksek mahkemelerin ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktıkları davaların azaltılması .............. 20
3.14. Tebligat Kanununda değisiklik yapılması ......................................................................................... 20
3.15. Hukuk Muhakemeleri Kanununun hazırlanması ............................................................................... 21
3.16. Đcra-iflas sisteminin etkililiğinin artırılması...................................................................................... 21
3.17. Bilirkisilik müessesesinin gözden geçirilmesi ................................................................................... 22
3.18. Kamudaki hukuk müsavirlikleri ile kamu ve hazine avukatlarının daha etkin hizmet sunmaları
amacıyla yeniden yapılandırılması .................................................................................................. 23
3.19. Uluslararası belgeler ısığında çocuk adalet sisteminin iyilestirilmesine yönelik çalısmalara devam
edilmesi ......................................................................................................................................... 23
4. YARGIDA MESLEKÎ YETKĐNLĐĞĐN ARTIRILMASI 25
4.1. Hukuk eğitimi ve öğretiminin etkin hale getirilmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim
Kurulu (YÖK) ve hukuk fakülteleri ile birlikte çalısmalar yapılması .............................................. 26
4.2. Yargı mensubu ve çalısanlarına meslekî yetkinliğin artırılması ve kisisel gelisim konularında verilen
eğitime devam edilmesi ................................................................................................................... 27
4.3. Türkiye Adalet Akademisi’nin örgütsel yapısı gözden geçirilerek kapasitesinin artırılması............... 27
4.4. Belirli periyotlarla, yargı profesyonellerinin eğitimi konusunda Adalet Bakanlığı, HSYK, TAA,
üniversiteler ve diğer kurum ve kurulusların katılımı ile bilimsel toplantılar (sura, seminer,
sempozyum) düzenlenmesi ............................................................................................................... 28
4.5. Hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bir kısım yargı çalısanlarına yabancı dil eğitimi verilmesine
devam edilmesi ............................................................................................................................... 28
4.6. AĐHM kararları ile yargıyı ilgilendiren uluslararası belgelerin Türkçe’ye çevrilmesi ve bunlara
erisimin sağlanmasına devam edilmesi ........................................................................................... 28
5. YARGI ÖRGÜTÜ YÖNETĐM SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ............................ 29
5.1. Hâkimlerle Cumhuriyet savcılarının idarî ve mali konulardaki görev ve sorumluluklarının azaltılması
........................................................................................................................................................ 29
5.2. Yargı çalısanlarının görev tanımlarının yapılması, is standartlarının belirlenmesi ve yükseltilmesi . 30
5.3. AB ülkelerindeki uygulamalar göz önünde bulundurularak noterlerin görev tanımlarının ve açılıs
kriterlerinin yeniden belirlenmesi ................................................................................................... 30
6. YARGIYA GÜVENĐN ARTTIRILMASI 31
6.1. Toplum nezdinde yargıya güveni etkileyen unsurların belirlenmesi için çalısmalar yapılması ....... 32
6.2. Yargı mensup ve çalısanlarına yolsuzlukla mücadele konusunda verilen eğitimlere devam edilmesi 32
6.3. Yargının, medya ve halkla iliskilerinin ilgili meslek örgütleriyle isbirliği halinde gelistirilmesi....... 32
6.4. Yüksek yargıda ve belirlenen adliyelerde etkin basın ve halkla iliskiler birimlerinin kurulması veya
gelistirilmesi ................................................................................................................................... 34
7. ADALETE ERĐSĐMĐN KOLAYLASTIRILMASI 35
7.1. Adli yardımın etkinlestirilmesi için bu müessesenin gözden geçirilmesi ............................................ 36
7.2. Adliyelerin internet sitelerinin standart olarak hazırlanarak etkin bir sekilde kullanımının
sağlanması ..................................................................................................................................... 36
7.3. Adalet hizmetlerinden yararlananların elektronik ortamda dava açmaları ile ilgili çalısmaların
tamamlanması................................................................................................................................. 36
7.4. Yargı yerlerinde tercüme hizmetlerinin standarda bağlanması ......................................................... 36
8. UYUSMAZLIKLARI ÖNLEYĐCĐ NĐTELĐKTEKĐ TEDBĐRLERĐN ETKĐN HALE
GETĐRĐLMESĐ VE ALTERNATĐF ÇÖZÜM YOLLARI GELĐSTĐRĐLMESĐ ..... 37
8.1. Temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesinin sağlanması ........................... 38
8.2. Kamu kurum ve kuruluslarında kisilerin, hak ve yükümlülükleri ile ilgili olarak hukuki islem ve
süreçlerine iliskin çesitli yöntemler kullanılarak bilgilendirilmesinin sağlanması ....................... 38
8.3. Ceza usulünde yer alan uzlasma kurumunun etkinlestirilip gelistirilmesi ...................................... 39
8.4. Hukuki uyusmazlıklarda arabuluculuk ve uyusmazlıkların alternatif çözüm yollarının gelistirilmesi 39
8.5. Tahkim kurumunun etkinlestirilmesi............................................................................................... 39
8.6. Đdarenin, islemlerinde ve diğer faaliyetlerinde benzer nitelikte ve istikrar kazanmıs emsal yargı
kararlarını dikkate alması için gerekli tedbirlerin alınması .......................................................... 39
8.7. Đdari yargıda uyusmazlıkların yargı öncesi çözüm usullerinin gelistirilmesi ve etkin hale getirilmesi
........................................................................................................................................................ 40
8.8. “Kamu Denetçiliği Kurumu”nun faaliyete geçirilmesi ...................................................................... 40
9. CEZA ĐNFAZ SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ 41
9.1. Ceza infaz kurumlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi yönündeki çalısmalara
devam edilmesi ............................................................................................................................... 42
9.2. Küçük ve yetersiz ceza infaz kurumlarının kapatılması................................................................... 43
9.3. Denetimli serbestliğin etkinlestirilerek yaygınlastırılması ............................................................... 43
9.4. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların etkin sekilde uygulanması ve yaygınlastırılması .. 43
9.5. Ceza infaz kurumlarındaki is yurtlarının yaygınlastırılması ve gelistirilmesine devam edilmesi ..... 43
9.6. Adliye personelinin eğitiminin de yapılabileceği sekilde ceza infaz kurumları ve tutukevleri personeli
eğitim merkezlerinin kapasitesinin ve sayısının artırılması ............................................................ 44
9.7. Ceza infaz kurumlarının dıs güvenlik hizmetlerinin Adalet Bakanlığına devredilmesi ....................... 44
9.8. Ceza infaz kurumlarında etkin bir halkla iliskiler biriminin kurulması ............................................. 44
10. ÜLKEMĐZĐN ĐHTĐYAÇLARI VE AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATINA UYUM
SÜRECĐNĐN GEREKTĐRDĐĞĐ MEVZUAT ÇALISMALARINA DEVAM
EDĐLMESĐ 45
10.1. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ........................................................................................................... 46
10.2. Yargıtay Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı.................................................. 46
10.3. Türkiye Hâkimler ve Savcılar Birliği Kanun Tasarısı ....................................................................... 46
10.4. Türk Borçlar Kanunu Tasarısı .......................................................................................................... 46
10.5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı ............................................................................................. 47
10.6. Ticarî Sır, Banka Sırrı ve Müsteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı .................................................. 47
10.7. Kisisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı .................................................................................. 47
10.8. Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı............................................................................................................. 47
10.9. Đdarî Yargılama Usulü Kanununda Değisiklik Yapılmasına Đliskin Kanun Tasarısı......................... 47
10.10. DNA Verileri ve Millî DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı ............................................................ 48
10.11. Hukuk Uyusmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı ............................................................. 48
10.12. Ceza Đnfaz Kurumları Dıs Güvenlik Hizmetleri Kanunu Tasarısı ................................................... 48
10.13. Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Sekli Hakkında Kanun Tasarısı ....................... 48
10.14. Genel Đdarî Usul Kanunu Tasarısı .................................................................................................. 49
10.15. Adalet Bakanlığı Teskilat Kanunu Tasarısı ..................................................................................... 49
10.16. Siddet Suçu Mağdurlarına Yardım Hakkında Kanun Tasarısı ........................................................ 49
10.17. Noterlik Kanununda Değisiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ............................................ 49
10.18. Türk Medenî Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ......................................... 49
V
KISALTMALAR
AB : Avrupa Birliği
AĐHM : Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi
AĐHS : Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi
AYĐM : Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi
HSYK : Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
HUMK : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu
TAA : Türkiye Adalet Akademisi
TBB : Türkiye Barolar Birliği
TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi
UYAP : Ulusal Yargı Ağı Projesi
VI
TANIMLAR
Yargı Mensubu : Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları
Yargı Çalısanı : Hâkim ve savcı dısında C.Bassavcılıkları, Mahkeme, Đcra
Müdürlüğü, Ceza ve Đnfaz Kurumları ile diğer adli birimlerde
çalısan görevliler
Yargı profesyoneli : Yargı mensubu, yargı çalısanı, avukat ve noterler
Kısa dönem : 0–2 Yıl
Orta dönem : 2–4 Yıl
Uzun dönem : 4 ve üzeri1
1 Süreler, ilgili hedeflerin gerçeklestirilme sürecini gösteren ve Belgenin eki niteliğinde olan Eylem
Planı’nda gösterilmistir.
VII
YARARLANILAN KAYNAKLAR
 Dokuzuncu Kalkınma Planı (Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas Komisyonu Raporu
dahil), Resmî Gazete, 01/07/2006, Sayı 26215 (Mükerrer)
 Ulusal Program, Resmi Gazete, 31/12/2008, Sayı 27097 (5 inci mükerrer sayı)
 60’ncı Hükümet Programı, www.basbakanlik.gov.tr
 Katılım Ortaklığı Belgesi (2008), 18/02/2008, 2008/157/AT sayılı Konsey
Kararı, 26/02/2008 L 51 sayılı Avrupa Birliği Resmi Gazetesi
 Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi ve Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi Đçtihatları,
www.echr.coe.int
 Avrupa Konseyi Tavsiye Kararları, www.coe.int
 23. Fasıl Tarama toplantılarına iliskin belgeler,
 Birlesmis Milletler, Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri [2003/43 Sayılı],
www.yayin.adalet.gov.tr
 Birlesmis Milletler Yargı Bağımsızlığının Temel Đlkeleri, www.abgm.adalet.gov.tr
 Hâkimlerin Rolü, Etkinliği ve Bağımsızlığı Konusunda Avrupa Konseyi Üye Devlet
Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı [R (94)12], www.coe.int
 AB Komisyonunca Türkiye Hakkında Hazırlanan Đlerleme Raporları (2005-2008),
www.abgm.gov.tr
 AB Komisyonu Uzmanlarınca Türk Yargısı Hakkında Hazırlanan Đstisari Ziyaret
Raporları (2003, 2004, 2005, 2008), www.abgm.gov.tr
 Adalet Bakanlığı Eylem Planı ( 2007–2012 ) (yayınlanmamıstır)
I
YARGI REFORMU STRATEJĐSĐ’NĐN HAZIRLANMA SÜRECĐ
23 üncü Fasıl ile ilgili karsılıklı mevzuat tarama toplantıları 13 Ekim 2006 tarihinde
tamamlanmıstır. Bu toplantılar sırasında Avrupa Komisyonu uzmanları, Türkiye’nin bir yargı
reformu stratejisi hazırlaması gerektiğini ifade etmislerdir. Bu tarihten itibaren Yargı Reformu
Stratejisi’nin hazırlanması ile ilgili izlenen süreç asağıda özetlenmistir:
· “Yargı Reformu Stratejisi” taslağını hazırlamak amacıyla Adalet Bakanlığı
birimlerinin genis katılımı ile 3 Ocak 2008’de bir Komisyon olusturulmustur.
· Komisyon, 23 üncü Fasıl koordinatörü olan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği
(ABGS) ile esgüdümlü bir sekilde çalısmalarına baslamıstır.
· Taslağın hazırlanması sürecinde 24 Ocak 2008 tarihinde Avrupa Komisyonu
uzmanları ile Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nde toplantı yapılarak Avrupa
Komisyonunun Taslak hakkında katkıları alınmıstır.
· Kurulan Komisyon tarafından kamuoyunca tartısılmak üzere Yargı Reformu
Stratejisi Ön Taslağı hazırlanmıstır.
· Ön Taslak 14 Nisan 2008 tarihinde internet üzerinden yayımlanarak
kamuoyunun bilgisine sunulmus ve gelen görüsler incelenmistir.
· Ülke genelinde görev yapan Cumhuriyet bassavcıları, adli yargı ilk derece
mahkemesi adalet komisyonu baskanları, bölge idare mahkemesi baskanları ve
Adalet Bakanlığı üst düzey yöneticilerinin katılımı ile Ön Taslağın 20-25
Mayıs 2008 tarihleri arasında Antalya’da tartısılması sağlanmıstır.
· 18-20 Haziran 2008 tarihlerinde Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen
“Adalet Bakanlığı Yargı Reformu Strateji Belgesi Gölgesinde Yargı Reformu”
konulu sempozyumda Bakanlığımız temsilcileri sunum yaparak katılımcıları
bilgilendirmistir.
· Taslak yazılı olarak görüs ve önerilerini bildirmeleri için 14 Kasım 2008
tarihinde; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na, Anayasa Mahkemesi’ne,
Yargıtay’a, Danıstay’a, Askeri Yargıtay’a, Askeri Yüksek Đdare
Mahkemesi’ne, Milli Savunma Bakanlığı’na, Türkiye Barolar Birliği’ne,
Türkiye Noterler Birliği’ne, Barolara ve Hukuk Fakültelerine gönderilmistir.
Gelen görüsler seffaflığı sağlamak üzere bu amaçla olusturulmus bir internet
sitesinde yayımlanmıs ve tartısmaya açılmıstır.
II
· 8-10 Haziran 2009 tarihlerinde Ankara Kızılcahamam Hakimevi’nde Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıstay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek Đdare
Mahkemesi, Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye
Noterler Birliği ve Yüksek Öğretim kurumu temsilcilerinin katılımıyla bir
çalıstay düzenlenerek Taslak tartısılmıs ve ilkeler üzerinde mutabakata
varılmıstır.
· Tüm elestiriler dikkate alınarak Ön Taslak’ta gerekli değisiklikler yapılmıs ve
Taslak hakkında görüs alısverisinde bulunmak amacıyla 7 Temmuz 2009
tarihinde Avrupa Komisyonu ile toplantı yapılmıs; süreç ve Taslak hakkında
Komisyon tarafı bilgilendirilmistir.
· 11 Temmuz 2009 tarihinde Hatay’da yapılan Reform Đzleme Grubu
toplantısında Taslağın Bakanlar Kurulunun onayına sunularak, alınacak görüs
ve tavsiyeler doğrultusunda sonuçlandırılması kararlastırılmıstır.
Yargı Reformu Stratejisinin Eylül 2009’da Avrupa Komisyonuna sunulması
planlanmaktadır.
III
YARGI REFORMU STRATEJĐK AMAÇLARI
YARGI BAĞIMSIZLIĞININ GÜÇLENDĐRĐLMESĐ
YARGININ TARAFSIZLIĞININ GELĐSTĐRĐLMESĐ
YARGININ VERĐMLĐLĐĞĐ VE ETKĐLĐLĐĞĐNĐN ARTIRILMASI
YARGIDA MESLEKĐ YETKĐNLĐĞĐN ARTIRILMASI
YARGI ÖRGÜTÜ YÖNETĐM SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
YARGIYA GÜVENĐN ARTIRILMASI
ADALETE ERĐSĐMĐN KOLAYLASTIRILMASI
UYUSMAZLIKLARI ÖNLEYĐCĐ NĐTELĐKTEKĐ TEDBĐRLERĐN ETKĐN HALE
GETĐRĐLMESĐ VE ALTERNATĐF ÇÖZÜM YOLLARI GELĐSTĐRĐLMESĐ
CEZA ĐNFAZ SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
ÜLKEMĐZĐN ĐHTĐYAÇLARI VE AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATINA UYUM
SÜRECĐNĐN GEREKTĐRDĐĞĐ MEVZUAT ÇALISMALARINA DEVAM EDĐLMESĐ
1
GĐRĐS
Türkiye, 21. yüzyıla hukuk alanında büyük reformları gerçeklestirerek hızlı bir giris
yapmıstır. Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecinin hızlandırıcı etkisi yanında, demokratik
toplum düzeninin gerektirdiği çağdas açılımların gerçeklestirilmesi ihtiyacı da yapılan hukuk
reformunun en önemli belirleyici nedeni olmustur.
1999 yılının Aralık ayında yapılan AB Helsinki Zirvesinde, AB Devlet ve Hükümet
Baskanları, Türkiye’nin diğer aday ülkelere uygulanan kıstasları yerine getirmesi sartıyla
AB’nin tam üye adayı olduğunu kabul ve ilan etmislerdir. Buna bağlı olarak, AB ile tam
üyelik müzakerelerine baslayabilmek için, Türkiye’nin önüne Kopenhag Siyasi Kriterlerini
yerine getirmesini, bir baska deyisle “demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını
teminat altına alan kurumların iyi isletilmesi ve azınlıklara saygı gösterilerek korunması”
sağlamak amacıyla alınması gereken tedbirler konulmustur.
Türkiye, 1923 yılında ilan edilen Cumhuriyet’le birlikte yüzünü tamamen batıya
çevirmis ve AB üyeliği yolunda gelinen noktada, AB değerlerini tam olarak benimseme ve
içsellestirme açısından kararlılığını göstermistir. Kopenhag Siyasi Kriterlerinin yerine
getirilmesi amacıyla atılan adımlar 2004 yılı sonunda meyvesini vermis ve 17 Aralık 2004
tarihinde Brüksel’de gerçeklestirilen AB Zirvesinde Türkiye ile AB’ye katılım
müzakerelerine baslanması kararlastırılmıstır. Buna bağlı olarak 3 Ekim 2005 tarihinde 35 AB
müktesebat faslı çerçevesinde fiilen katılım müzakerelerine baslanmıstır.
Hırvatistan ve Türkiye ile eszamanlı olarak yürütülen tam üyelik müzakere
çalısmaları, ilk olarak AB ve Türkiye’nin mevzuatlarının karsılıklı taranması suretiyle
gerçeklestirilmis ve Türkiye’nin mevcut mevzuatının AB’ye uyum derecesi tespit edilmeye
çalısılmıstır. Bu bağlamda, özellikle Kopenhag Siyasi Kriterlerinin üyelik müzakerelerinin
devam ettiği süreçte de gözlemlenebilmesi amacıyla, Hırvatistan ve Türkiye ile 23 üncü fasıl
kapsamında “Yargı ve Temel Haklar” baslığı altında da mevzuat tarama toplantıları
düzenlenmistir. Bu faslın “tarama sonu raporu” AB Komisyonu tarafından kabul edilerek
Üye Ülkelere onay için sunulmus, ancak onay süreci henüz tamamlanmamıstır. Bununla
birlikte, AB yetkililerince Türkiye’nin yargının tarafsızlığı, bağımsızlığı ve etkililiğinin
güçlendirilmesine yönelik bir “Yargı Reformu Stratejisi” ni Komisyona sunması gereği
önemle dile getirilmistir.
2
Türkiye’de yargı alanında son yıllarda yasal ve uygulamaya dönük çok önemli
çalısmalar gerçeklestirilmistir. Bu çalısmalar bir plana dayanmaktan ziyade büyük ölçüde acil
ihtiyaç duyulan alanlardaki eksikliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik olmustur. Bu nedenle,
gelecekte yargı alanında yapılması düsünülen reform çalısmalarının belli bir plan
çerçevesinde ve öngörülebilirlik ilkesine göre gerçeklestirilmesi gereksinimi ortaya çıkmıstır.
Bu bağlamda, 2007-2013 dönemlerini kapsayan ve TBMM’nin 28/6/2006 tarih ve 877 sayılı
kararı ile kabul edilen Dokuzuncu Kalkınma Planı önemli bir belge olma özelliği
tasımaktadır. Türkiye’nin 7 yıllık kalkınma stratejisinin belirlendiği bu Plan, AB’ye tam
üyelik süreci ile de bir paralellik göstermektedir. Söz konusu Planın 5.6.5. numaralı “Adalet
Sisteminin Đyilestirilmesi” baslığı altında Türk Adalet Sisteminde son yıllarda sağlanan
gelismelere yer verildikten sonra, bu alandaki eksiklikler tespit edilmis ve çağdas bir yargı
sisteminin gerekleri vurgulanmıstır. Dokuzuncu Kalkınma Planı hazırlık çalısmaları
çerçevesinde üniversitelerden, yargı kuruluslarından, sivil toplum örgütlerinden ve Adalet
Bakanlığı’ndan davet edilen katılımcılardan olusturulan “Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas
Komisyonu” da hazırladığı raporla, Türk yargısının sağlıklı ve çağdas bir biçimde islemesine
yönelik atılması gereken somut adımları belirlemistir.
Yargı sisteminin bağımsız, tarafsız ve etkili bir biçimde isletilmesi konusuna 60 ıncı
Hükümet Programında da önemli bir yer verilmistir. Bu bağlamda, bağımsız ve tarafsız
yargının adaleti sağlamanın ön sartı olduğu; adalet ve yargı reformu alanındaki çalısmaların
kararlılıkla sürdürüleceği; uyusmazlıkların hızlı, basit, az giderle ve etkin sekilde
çözümlenmesini sağlamak ve böylece is yükünü azaltmak amacıyla özellikle, hukuki
uyusmazlıklarda alternatif çözüm yollarını öngören yasal düzenlemeler yapılacağı, mevcut
hükümet tarafından ilan edilmistir. Bunun yanında, AB standartlarına ulasmak için gerekli
mevzuat çalısmalarıyla adli ve idari kapasitenin güçlendirilmesi yolunda çalısmalara devam
edileceği hususunda da hükümet programında taahhütlere yer verilmistir.
Dokuzuncu Kalkınma Planı ve Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas Komisyonu Raporunda
öngörüldüğü sekliyle, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki taahhütleri göz önünde
bulundurularak, Adalet Bakanlığı tarafından Strateji Gelistirme Baskanlığı’nın öncülüğünde
2008–2013 yılları kapsayacak bir “Yargı Reformu Stratejisi” taslağı hazırlamak üzere bir
Komisyon ihdas edilmistir. Bu Komisyona Adalet Bakanlığı Strateji Gelistirme
Baskanlığı’nın yanı sıra birçok birimden yetkililer katılmıstır. Söz konusu strateji taslağı
hazırlanırken, öncelikle Türk yargısının, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına dayalı
olarak bağımsızlık, tarafsızlık ve etkililiğinin sağlaması gibi amaçlar belirlenmis, daha sonra
bu amaçların gerçeklestirilmesine hizmet edecek hedefler tek tek tespit edilmistir.
3
Yargı Reformu Stratejisi Taslağı asağıda belirtilen on amaç altında olusturulmustur:
1. Yargı Bağımsızlığının Güçlendirilmesi
2. Yargının Tarafsızlığının Gelistirilmesi
3. Yargının Verimliliği ve Etkililiğinin Artırılması
4. Yargıda Mesleki Yetkinliğin Artırılması
5. Yargı Örgütü Yönetim Sisteminin Gelistirilmesi
6. Yargıya Güvenin Artırılması
7. Adalete Erisimin Kolaylastırılması
8. Uyusmazlıkları Önleyici Nitelikteki Tedbirlerin Etkin Hale Getirilmesi ve
Alternatif Çözüm Yolları Gelistirilmesi
9. Ceza Đnfaz Sisteminin Gelistirilmesi
10. Ülkemizin Đhtiyaçları ve Avrupa Birliği Müktesebatına Uyum Sürecinin
Gerektirdiği Mevzuat Çalısmalarına Devam Edilmesi Taslağın hazırlanması sırasında ulusal
kaynaklar yanında, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözlesmeler ve AB’nin bu alandaki
müktesebatı da dikkate alınmıstır. Bu çerçevede asağıda yer alan belgelerden Taslağının
hazırlanması sırasında önemli ölçüde yararlanılmıstır:
1. Dokuzuncu Kalkınma Planı (Adalet Hizmetleri Özel Đhtisas Komisyonu Raporu
dâhil),
2. Ulusal Program,
3. 60’ncı Hükümet Programı,
4. Katılım Ortaklığı Belgesi ( 26 Subat 2008),
5. Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi ve Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi
Đçtihatları,
6. Avrupa Konseyi Tavsiye Kararları,
7. 23. Fasıl Tarama toplantılarına iliskin belgeler,
8. Birlesmis Milletler, Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri [2003/43 Sayılı],
9. Birlesmis Milletler Yargı Bağımsızlığının Temel Đlkeleri,
10. Hâkimlerin Rolü, Etkinliği Ve Bağımsızlığı Konusunda Avrupa Konseyi Üye
Devlet Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı [R(94)12],
4
11. AB Komisyonunca Türkiye Hakkında Hazırlanan Đlerleme Raporları,
12. AB Komisyonu Uzmanlarınca Türk Yargısı hakkında hazırlanan Đstisari Ziyaret
Raporları,
13. Adalet Bakanlığı’nın 2007–2012 yıllarını kapsayan Eylem Planı.
Yargı Reformu Stratejisi, bu belgede yer alan amaç ve hedeflere ulasılması için
yapılması gereken faaliyetleri, takvimi ve gerekli bütçeyi içerecek sekilde hazırlanacak olan
bir Eylem Planı ile uygulanacaktır.
Uygulamada esnekliğin sağlanması için Yargı Reformu Stratejisi’nde belirlenen amaç
ve hedeflerin gerçeklesme durumuna göre, gerektiğinde ilgili kurum ve kurulusların görüsleri
de alınarak Adalet Bakanlığınca her yıl revize edilecektir.
5
1. YARGI BAĞIMSIZLIĞININ GÜÇLENDĐRĐLMESĐ
Yargı bağımsızlığı, ülkemizde geçmis yıllarda olduğu gibi günümüzde sürekli olarak
gündemde olan ve yoğun sekilde tartısılan konulardan biri olmaya devam etmektedir.
1982 Anayasanın 138, 139 ve 140 ıncı maddeleri yargı bağımsızlığı konusundaki
temel iç hukuk normlarını olusturmaktadır. 138 inci maddeye göre hâkimler, görevlerinde
bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm
verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kisi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere
ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili
soru sorulamaz, görüsme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Ayrıca, 139
uncu madde gereğince hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada
gösterilen yastan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması
sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten
çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymis olanlar, görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceği kesin olarak anlasılanlar veya meslekte kalmalarının uygun
olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.
HSYK, Adalet Bakanının baskanlığında, Yargıtay ve Danıstay Genel Kurullarınca
gösterilecek adaylar arasından Cumhurbaskanınca seçilecek üyeler ile Adalet Bakanlığı
Müstesarından olusmaktadır.
HSYK, Anayasanın 159 uncu maddesi uyarınca Yargıtay, ve Danıstay üyelerinin
seçimi, hâkim ve savcıların atama, nakil, terfi ve disiplin gibi özlük islemlerinin yerine
getirilmesiyle görevlendirilmistir.
Türkiye’de yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi çabalarına paralel olarak Dokuzuncu
Kalkınma Planı’nda ve 60. Hükümet Programında yargı bağımsızlığı hususu önemli bir yer
edinmistir. Bu kapsamda, Avrupa Birliği süreci de dikkate alınarak, halen devam eden yeni
Anayasa çalısmalarında bu hususlar yeniden ele alınacaktır. Asağıda bu amaca yönelik olarak
atılması planlanan adımlara yer verilmektedir.
6
1.1. Uluslararası belgeler ısığında Anayasa Mahkemesi’nin görev tanımının yeniden
belirlenmesi ve buna bağlı olarak yeniden yapılandırılması 2
Giderek artan is yükü ve çesitliliği karsısında, 11 üyeden olusan Anayasa
Mahkemesinin tek kurul ile etkili ve verimli çalısma yürütmesi, temel hak ve özgürlüklere
yeni boyutlar kazandıracak içtihatlar üretmesi. oldukça zorlasmıstır. Bu nedenle, Avrupa
ülkelerindeki anayasa mahkemelerinin görev tanımları ve olusum sekilleri doğrultusunda
mahkemenin yeniden yapılandırılması amacına yönelik olarak geçmis yıllarda Anayasa
Mahkemesi tarafından hazırlanan tasarı taslağı göz önünde bulundurularak Mahkemenin
yeniden yapılandırılması ve görev tanımının belirlenmesi sağlanacaktır.
1.2. HSYK’nın objektiflik, tarafsızlık ve seffaflık temelinde uluslararası belgeler
ısığında genis tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması, kararlarına karsı
etkili bir itiraz sisteminin getirilmesi ve yargı yolunun açılması
Yukarıda da belirtildiği üzere HSYK, Anayasanın 159’uncu maddesinde
düzenlenmistir. Buna göre; Kurul’un Baskanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müstesarı
Kurul’un tabii üyesidir. Kurul’un üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki
asıl ve iki yedek üyesi Danıstay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için
gösterecekleri üçer aday içinden Cumhurbaskanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler
yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir baskanvekili seçer.
Kurul; adli ve idari yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama, nakletme,
geçici yetki verme, yükseltme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları
uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklastırma
islemlerini yapar. Ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. Kurul
kararlarına karsı yargı mercilerine basvurulamaz. Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim
ve çalısma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi esasları 2461 sayılı Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu ile düzenlenmistir. Bu Kanun’un 16’ncı maddesi
uyarınca Kurulda yapılan islemler ve bunlarla ilgili görüsmeler gizlidir.
Ülkemizde Kurul’un olusumu ve çalısma sekli ile ilgili uzun yıllardan bu yana çesitli
kesimlerce dile getirilen ve bilimsel çalısmalarda yer alan bazı elestiriler bulunmaktadır. Bu
nedenle Kurulun objektiflik, tarafsızlık ve seffaflık temelinde, uluslararası belgeler ısığında,
genis tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması; kararlarına karsı etkili bir itiraz
sisteminin getirilmesi ve yargı yolunun açılması hedeflenmektedir.
2 Bu hedef Kızılcahamam toplantısından sonra Adalet Bakanlığı’nca konulmustur.
7
1.3. HSYK’nın yeniden yapılandırılmasına paralel olarak Kurulun sekreteryasının ve
denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi
HSYK’nın sekreterya hizmetleri 2992 sayılı Adalet Bakanlığı Teskilat Kanunu’nun 18
inci maddesi ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’nun 10 vd.
maddeleri uyarınca Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.
Yapılacak Anayasa değisikliği ile HSYK’nın genis tabanlı temsil esasına dayalı bir yapıya
kavusturulmasına paralel olarak, sekreterya hizmetleri Kurul bünyesinde yeniden
yapılandırılacaktır. Bunun yanı sıra Kurulun çalısmalarını daha uygun sartlarda
gerçeklestirmesi amacıyla, müstakil fiziki mekânın olusturulması ile idari ve mali
özerkliğinin sağlanması düsünülmektedir.
Çağdas hukuk sistemlerinde iddia ve karar makamları, gerek usul hükümleri gerekse
yapısal olarak birbirinden ayrılmıstır. Bu ilke göz önüne alınarak denetim sistemi, HSYK’nın
yeniden yapılandırılmasına paralel olarak iddia ve karar makamlarının tek elde birlesmesini
engelleyecek sekilde, Kurul bünyesinde yeniden yapılandırılacaktır.
1.4. HSYK’nın yeniden yapılandırılması ve istinaf kanun yolunun faaliyete geçirilmesi
ile birlikte not sistemi dahil olmak üzere terfi sisteminin yeniden değerlendirilmesi
Anayasa’nın 140 ıncı maddesi hâkim ve savcıların meslekte ilerlemelerinin
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceğini
öngörmektedir.
Anayasa’nın 159 uncu maddesi ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 18
inci maddesi hükmüne göre hâkim ve savcıların ilerleme ve yükselmelerinde yetkili kurum
HSYK’dır.
Hâkim ve savcıların terfiini öngörmeyen sistemlerden farklı olarak, Ülkemizde 2802
sayılı Kanun ile hâkim ve savcıların performansını değerlendirmeye iliskin ölçütler
belirlenmek suretiyle yükselmeyi kabul eden sistem benimsenmistir. HSYK tarafından
saptanan Đlke Kararları ile yükselmeye iliskin esaslar düzenlenmekte ve Resmî Gazete’de
yayınlanmaktadır.
Bununla birlikte, uzun yıllardır yargı çevrelerinde yukarıda açıklanan “not oranı ve
kanun yolundan geçen is sayısı” ölçütlerine yönelik bazı elestiriler bulunmaktadır. Yapılan bu
elestiriler özellikle asağıdaki noktalarda toplanmaktadır:
8
· Đdari bir islem olan terfi için getirilen not sistemiyle, yüksek mahkemelerin alt
derece mahkemelerinin kararlarını inceleyen yargısal merci olma yanında, hâkim ve
savcılar üzerinde idari otorite olarak nitelendirilebilecek bir konuma tasındığı,
· Terfi açısından notların büyük önem tasıması nedeniyle, hâkimlerin karar verme
sırasında yüksek mahkeme içtihatlarına uyma zorunluluğu hissettikleri, bu durumun
içtihat gelisimini olumsuz yönde etkilediği,
· Yargı mensuplarının terfi edebilmesi için not tanzim edilen belli sayıda dosya
sartının bulunmasının, özellikle is sayısı az olan yerlerde sıkıntı olusturduğu,
Not verme uygulaması ile ilgili yukarıda belirtilen elestiriler dikkate alınarak, istinaf
mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte terfi sistemi tekrar gözden geçirilecektir.
Yapılacak düzenleme ile terfi sistemi, hakim ve savcının çalısması, etik kurallara
bağlılığı, kanun yolundan geçen veya geçmeyen tüm kararların dikkate alındığı performans
esaslı olacak sekilde planlanacaktır.
1.5. Dernek kurma hakkı sınırlanmaksızın, örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde
hâkimler ve savcılar birliğinin kurulması
Batı ülkelerinin birçoğunda yargı mensuplarının meslek kurulusları bulunduğu göz
önünde tutularak, diğer meslek kuruluslarında olduğu gibi hâkimlik ve savcılık mesleğine
mensup olanların müsterek ihtiyaçlarını karsılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylastırmak,
meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadıyla tüzel kisiliğe sahip meslek kurulusunun
Ülkemizde de kurulması gerektiği fikri uzun zamandır, akademisyenler ve ilgili meslek ve
sivil toplum kurulusları tarafından ifade edilmektedir.
Belirtilen ihtiyaç doğrultusunda idarî ve malî özerkliği haiz Hâkimler ve Savcılar
Birliğinin kurulması hususunda Bakanlığımızca çalısmalar yapılmıs; konu, Avrupa’dan davet
edilen uzmanların ve yargı çevrelerinin katılımıyla gerçeklestirilen bir seminerde tartısılmıs
ve buradan çıkan görüs ve öneriler de değerlendirilmek suretiyle Tasarı Taslağına son sekli
verilmistir. Tasarı, su anda TBMM Komisyonlarında bulunmaktadır.
Tasarı ile Birliğin ve Birliğin uygun göreceği yerlerde subelerin kurulması, subeler ve
Birlik organlarının Kanunda gösterilen usullerle, yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilmesi
esası benimsenmistir. Ayrıca, Hâkimler ve Savcılar Birliği üyeliğine giris ve çıkısın isteğe
bağlı olduğu vurgulanmıstır.
9
Hâkimler ve Savcılar Birliği’nin, diğer derneklerden farklı olarak yargı bağımsızlığı
ilkesi gözetilecek sekilde, Đçisleri Bakanlığı ve mülkî idare amirliklerinin kontrolüne tabi
olmaması öngörülmektedir.
Öte yandan Meclis’te bulunan Tasarı’da mevcut olan hâkim ve savcıların özgürce
dernek kurabilme hakkına sınırlama getiren düzenleme Tasarı’dan çıkarılacaktır.
1.6. Kamuoyunun ve yargı profesyonellerinin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı
konusundaki bilinçlerinin güçlendirilmesi için çalısmalar yapılması
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sadece Anayasa ve kanunlarda yazılı bir ilke
olarak kalması değil, aynı zamanda toplumsal hayata geçirilmesinin hukuk devleti açısından
gerekliliği de ortadadır. Bu bağlamda, yargı profesyonellerinin yargı bağımsızlığı ve
tarafsızlığını içsellestirmeleri ve kültür haline getirmeleri büyük önem tasımaktadır.
Bunu sağlamak için, önümüzdeki dönemde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı
konusunda hâkim ve savcı adayları dâhil olmak üzere tüm yargı profesyonellerinin ve
kamuoyunun bu konuda bilinçlendirilmesi yönünde çalısmalar yapılması öngörülmektedir.
Türkiye Adalet Akademisinde yargı profesyonellerine yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının
içsellestirilmesi ve kültür haline getirilmesini sağlamak amacıyla ders, seminer, konferans
gibi faaliyetler düzenlenmesi plânlanmaktadır.
1.7. Askeri mahkemelerin sadece hâkim sınıfından olan üyelerden olusması
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kurulusu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 2, 3 ve 4
üncü maddelerinde askeri hâkim sınıfından olmayan subay üyelerin nitelikleri ve atanması
düzenlenmistir. Buna göre heyet halinde çalısan askeri mahkemelerde askeri hâkim sınıfından
olmayan muharip sınıftan üye bulunmaktadır. Muharip sınıftan gelen üyelerle ilgili; seçim
usulleri, görev süreleri, teminatları gibi hususların yargı bağımsızlığını etkileyebileceği
düsünülen hususlarda bazı elestiriler bulunmaktadır.
Referans metinlerde öne sürülen bu elestiriler doğrultusunda subay üyelerin bu
mahkemelerde görev yapmaları yeniden gözden geçirilecektir.
Anayasa Mahkemesi, 07/05/2009 tarihli kararı ile askeri mahkemelerde subay üye
bulunmasını öngören 353 sayılı Kanunun ilgili hükmünü iptal etmis ve yeni düzenleme için
bir yıllık süre öngörmüstür. Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda gerekli
düzenlemeler yapılacaktır.
10
1.8. Askeri mahkeme binalarının askeri yasak bölge dısına çıkarılması
Adil yargılanma ve savunma hakkının tam olarak sağlanması açısından, askerî
mahkeme binalarının askerî hizmet alanları dısına çıkarılması suretiyle, ilgililerin rahatlıkla
girebilecekleri ve durusmaları takip edebilecekleri fiziksel mekânların düzenlenmesi
konusunda gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.
Bu konuda düzenleme yapılırken dikkat edilmesi gereken önemli bir husus
güvenliktir. Bu nedenle askeri mahkeme binalarının askeri mahalde bulunması zorunlu
olduğu takdirde, bu binalara girisin askeri bina girislerinden ayrı yapılarak ilgililerin ve
vatandasların kolaylıkla erisimlerini sağlayacak sekilde düzenlenmesi planlanmaktadır.
1.9. Askeri mahkemelerin görev alanlarının yeniden değerlendirilmesi
353 sayılı Askeri Mahkemelerin Kurulusu ve Yargılama Usulü Kanununda 29/6/2006
tarih 5530 sayılı Kanun’la ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 26/6/2009 tarihli ve
5918 sayılı Kanunla yapılan değisiklik ile sivillerin barıs zamanında askeri mahkemelerde
yargılanmalarına son verilmistir. Bunun yanı sıra yapılacak düzenlemeler ile askeri
mahkemelerin görev ve yetkileri demokratik hukuk devletinin gerektirdiği ölçüler
çerçevesinde yeniden tanımlanacaktır.
1.10. Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi yargılamalarının adil yargılanma ilkesi
çerçevesinde Yüksek Mahkeme bünyesinde iki dereceli hale getirilmesi için çalısmalar
yapılması
Askeri Yüksek Đdare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmis olsa bile,
asker kisileri ilgilendiren ve askeri hizmete iliskin idari islem ve eylemlerden doğan
uyusmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini yerine getirmek üzere
kurulmustur. Mahkeme’nin çalısma usûl ve sartlarını düzenleyen 1602 sayılı Kanunun 63
üncü maddesine göre Dairelerin ve Daireler Kurulunun verdiği kararlar kesin olup ikinci
derecede kararın denetimini yapacak yargı yolu bulunmamaktadır. Kanunun 64 üncü
maddesinde yargılamanın iadesi, 66 ıncı maddesinde karar düzeltme hükümleri bulunmakta
ise de bu hükümler olağanüstü kanun yolu olarak nitelenmekte olup etkili bir karar denetimi
sağlamamaktadır.
Öte yandan Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi’nin 13 üncü maddesinde, hakları ihlal
edilen kisilerin ulusal bir makama etkili bir basvuru yapabilme hakkına sahip olduğu
vurgulanmıstır. Bu durumda AYĐM’nin daireleri veya daireler kurulunca ilk derece olarak
verdikleri kararlarına karsı etkili bir ikinci derece basvuru yolunun olusturulması amacıyla
ilgili kurumlarla isbirliği halinde çalısmalar gerçeklestirilecektir.
11
2. YARGININ TARAFSIZLIĞININ GELĐSTĐRĐLMESĐ
Yargının tarafsızlığı, güçlü ve güvenilir bir yargı sistemi olusturmak için en az yargı
bağımsızlığı kadar hayati önemi haiz bir konudur. Birlesmis Milletler ve Avrupa Konseyi
tarafından kabul edilmis bulunan “Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri” nde hâkimlerin
tarafsızlığına önemli bir yer verilmistir. 60 ıncı Hükümet Programında yargının bağımsızlığı
kadar tarafsızlığı da özellikle vurgulanmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yer alan düzenlemeler daha çok yargı
bağımsızlığına vurgu yapıyor gibi görünmekle birlikte, bu düzenlemeler içerisinde tarafsız bir
yargının unsurları da yer almaktadır. Türk yargısına tarafsızlık açısından önemli bir elestiri
getirilmemekle birlikte, uygulamadan kaynaklanan bazı hususlar nedeniyle, Anayasa’da ve
uluslararası belgelerde yer alan unsurlardan hareketle mahkemelerin tarafsızlığının tam olarak
sağlanması ve en az bunun kadar önemli olarak bu tarafsızlığın yargı profesyonellerince
içsellestirilmesi ve kamuoyunca doğru sekilde algılanabilmesi bakımından bazı adımların
atılması gerekmektedir.
2.1. Yargı mensupları için etik ilkelerin belirlenmesi amacıyla Yüksek Mahkemeler ve
HSYK ile birlikte çalısma yapılması
Yargı etiği konusunda uluslararası alanda genel kabul görmüs temel prensipleri içeren
“Bangalore Yargı Etiği Đlkeleri” HSYK tarafından 27.6.2006 gün ve 315 sayılı karar hakim
ve savcılara tavsiye edilmistir. Ayrıca savcılar için etik ve davranıs biçimlerine iliskin Avrupa
esaslarını belirleyen “Budapeste Đlkeleri” de yine HSYK tarafından 10/10/2006 gün ve 424
sayılı karar ile benimsenmis ve dikkate alınmak üzere bütün yargı teskilatına duyurulmustur.
Bundan baska, yargı mensuplarını ilgilendiren bir kısım etik ilkeler, basta 2802 sayılı
Hâkimler ve Savcılar Kanununda olmak üzere, değisik düzenlemeler içerisinde yer
almaktadır.
Bununla birlikte, ülkemizde yargı mensupları için etik ilkeleri ve davranıs kurallarını
derli toplu bir sekilde bir araya getiren ve bunların önemini vurgulayan bir düzenleme
bulunmamaktadır. Oysa bu tür bir düzenlemenin, diğer birçok hususun yanında yargının
tarafsızlığına ve bu tarafsızlığın doğru bir sekilde algılanmasına da önemli katkı yapacağı
değerlendirilmektedir.
Bu nedenle, ilgili uluslararası belgeler de dikkate alınarak, yargının bütün
kademelerini kapsayacak sekilde Yüksek Mahkemeler ve HSYK ile isbirliği halinde
“Yargısal Etik ve Davranıs Đlkeleri”ni içeren bir belge olusturulacak ve bu konuda yargı
mensupları ve çalısanlarına Türkiye Adalet Akademisi aracılığıyla eğitim verilecektir.
12
2.2. Yargı tarafsızlığı konusunda medya mensuplarının bilinçlendirilmesi
Yargının tarafsızlığı söz konusu olduğunda, mahkemelerde görülmekte olan veya
sorusturma asamasında olup daha sonra mahkemelerin önüne gelecek olan konularla ilgili
olarak medyada yapılan yayınların mahkemelerin tarafsızlığını etkileyip etkilemediği
tartısmaları gündeme gelmektedir. Gerçekten konu, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile
haber alma ve haber verme özgürlükleri açısından önem arz etmekte ve hassas bir dengenin
sağlanmasını gerektirmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun “Adliyeye Karsı Suçlar” baslıklı Đkinci
Bölümünde, adil yargılanma hakkını ve mahkemelerin tarafsızlığını sağlamaya yönelik
düzenlemeler yer almaktadır. Özellikle bu konu basta olmak üzere medyanın bilgilendirilmesi
ve bilinçlendirilmesi amacına yönelik faaliyetler yapılacaktır.
2.3. Kisisel verilerin korunması kaydıyla yüksek mahkeme kararlarına erisimin
kolaylastırılması
Yüksek mahkemelerden Anayasa Mahkemesi ve Uyusmazlık Mahkemesi kararlarının
tamamı Resmi Gazete’de ve ayrıca internet ortamında yayınlanmaktadır. Yargıtay ve
Danıstay’ın kararlarından ise yalnızca kararı veren dairece emsal olabileceği düsünülenlerin
yayınlanması ile yetinilmektedir.
Mevcut durumda; Yargıtay ve Danıstay’ın tüm kararları yayınlanamadığı için yargı
profesyonelleri, öğreti ve kamuoyunun, kararları bir bütün olarak görmesi, incelemesi ve
bilimsel elestiri imkânı tam anlamıyla bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Yargıtay ve
Danıstay’ın yıllık yüz binleri asan kararlar verdikleri dikkate alındığında, bu kararların
tümünün yayınlanmasının önemli teknoloji ve insan kaynakları kapasitesine bağlı bulunduğu
anlasılmaktadır.
Đçtihat birliğinin daha iyi sağlanabilmesi, hâkim, savcı ve avukatlar ile bilim
adamlarının yüksek mahkeme kararlarını bir bütün olarak görebilmeleri, kararlar üzerinde
bilimsel arastırma ve elestiri yapılabilmesi için, kisisel verilerin korunması kaydıyla kararlara
ulasımın kolaylastırılmasını ve internetten yayınlanmasını sağlayacak hukuki ve yapısal
düzenlemelerle birlikte, insan kaynakları açısından gerekli çalısmalar Yüksek Mahkemelerle
isbirliği halinde yapılacaktır.
2.4. Kisisel verilerin korunması çerçevesinde HSYK’nın disipline iliskin kararlarının
tamamına ulasılabilmesi
Hâkimler ve savcıların disiplin suçu teskil eden ve cezalandırılması gereken hal ve
hareketleri 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununda düzenlenmis olup, bunların önemli
13
bir kısmı “hâkimin tarafsızlığı” ilkesinin ihlali niteliğinde hal ve fiillerdir. HSYK kanunla
belirlenen bu disiplin suçlarını isleyen hâkim ve savcılar hakkında disiplin cezası kararları
vermekte, ancak bu kararlar sadece ilgilisine tebliğ edildiğinden baskalarınca ulasılması
mümkün olmamaktadır.
Hukukun temel ilkelerinden olan “suç ve cezada belirlilik” ilkesi uyarınca, hâkim ve
savcıların hangi eylemleri islemeleri halinde ne tür bir disiplin cezasına muhatap
olabilecekleri konusunda yetkili makamın uygulamasını bilme hakları olduğu gibi, kamu
yönetiminde geçerli “saydamlık” ilkesi de hâkim ve savcılara verilen disiplin cezalarına
iliskin kararların yayınlanmasını gerektirmektedir.
Bu nedenle, HSYK’nın disiplin cezalarına iliskin kararlarının yukarıda belirtilen
amacı gerçeklestirecek sekilde ve kisisel verilerin korunması ilkesi gözetilerek yayınlanması
yönünde düzenleme yapılacaktır.
Böylece, yukarıda belirtilen hususların yanı sıra, verilen disiplin cezalarının bütün
yargı mensuplarına örnek teskil etmesi suretiyle yargının tarafsızlığına ve yolsuzlukla
mücadeleye katkı yapılmıs, aynı zamanda HSYK’nın kararlarında seffaflık sağlanmıs
olacaktır.
2.5. Yargı mensupları ile ilgili 2802 sayılı Kanun’da yer alan disiplin hükümlerinin
yeniden ele alınarak nesnel ölçütler getirilmesi
Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının disiplin cezası gerektiren eylemlerine karsılık
olarak 2802 sayılı Kanunun 62 vd. maddelerinde uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe
ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değistirme ve meslekten çıkarma
olmak üzere yedi tür ceza düzenlenmistir.
Bu düzenlemelerin bir kısmı muğlak ifadelerle kaleme alındığı ve nesnel ölçütlere
dayanmadığı gerekçeleriyle elestirilmektedir. Bu nedenle yargı mensuplarının disiplin
cezalarını düzenleyen ifadelerin açık, sınırları çizilmis ve belirli hale getirilmesi için
çalısmalar yapılacaktır.
14
3. YARGININ VERĐMLĐLĐĞĐ VE ETKĐLĐLĐĞĐNĐN ARTIRILMASI
Adil, iyi ve hızlı isleyen, etkili ve verimli bir yargı sisteminin varlığı hukuk devleti
olmanın önemli gereklerinden biridir. Bir yargı sistemine güven duyulması için de bu
niteliklerin varlığı, olmazsa olmaz bir kosuldur.
Türkiye’de son yıllarda gerçeklestirilen reformlar çerçevesinde çok önemli gelismeler
kaydedilmistir. Bu kapsamda, bölge adliye mahkemelerinin kurulmasına dair 5235 sayılı
Kanunun kabul edilmesiyle, Türk hukukuna istinaf sistemi girmis; aynı sekilde Türk Medeni
Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu gibi temel kanunlar yenilenerek
çağdas bir yapıya kavusturulmustur.
Yasal alandaki yenilikler yanında, özellikle Türk yargısının alt yapısını güçlendirmek
adına yeni ve modern adliye binaları insa edilmis ve bu yöndeki çalısmalara kararlılıkla
devam edilmektedir. Çağımızın en büyük buluslarından olan bilgisayar teknolojisi de Türk
yargı teskilatında etkin bir biçimde kullanılmaktadır. Adalet Bakanlığı bünyesinde çalısmaları
devam eden Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kapsamında Türkiye’deki mahkemeler
doğrudan birbirlerine ve birçok devlet kurumuna bağlanmıstır. Avukatlar ve mahkemelerde
davası devam eden vatandaslar da UYAP’ tan yararlanarak hızlı bir biçimde davalarını takip
edebilmektedir.
Aynı sekilde yargıda uzmanlasmayı artırıcı tedbirler alınmıs ve aile mahkemeleri, fikri
ve sınaî haklar mahkemeleri, çocuk mahkemeleri gibi birçok alanda uzman mahkemeler
kurulmustur.
Bunun yanında yargıya genel bütçeden ayrılan payın da önemli ölçüde artırılması
sağlanmıstır. Mevcut personelin daha verimli çalısması ve personel açığı bulunan
mahkemelerin bu ihtiyaçlarının karsılanmasına yönelik olarak is yükü çok az olan
mahkemelerin kapatılması yoluna gidilmistir.
Öte yandan, yargıdaki personel yetersizliği önceki yıllara göre büyük oranda
giderilmis olmakla birlikte, bu sorunun ortadan kaldırılması amacıyla yardımcı personel
alımına hız verilmis olup, bunların niteliklerinin artırılması konusunda yoğun çaba
harcanmaktadır.
Bütün dünyada olduğu gibi, yapılan isin niteliği gereği yargı göreceli olarak yavas
isleyen bir mekanizmaya sahiptir. Ancak, Türk Yargı Sisteminin çağdas bir anlayısla daha
etkili ve verimli çalısmasına yönelik olarak yasal çalısmalara devam edilecek ve gerekli
tedbirler alınacaktır.
15
3.1. Adli yargıda istinaf mahkemelerinin faaliyete geçirilmesi
5235 sayılı Kanuna göre bölge adliye mahkemeleri HSYK’nın uygun görüsü ile
17/05/2007 tarihinde 9 ilde kurulmustur. Ancak, altyapı ve personel yetersizlikleri nedeniyle
henüz faaliyete geçirilememistir. Yargının etkinlik ve verimliliğine büyük katkı yapacağı
düsünülen bölge adliye mahkemelerinin, mevcut eksiklikler giderilerek 2010 yılı içerisinde
faaliyete geçmesi sağlanacaktır.I
3.2. Đdari yargıda istinaf mahkemelerinin kurulması ve faaliyete geçirilmesi
Đdari yargı düzeninde üst mahkeme olarak görev yapan Danıstay da Yargıtay gibi çok
ağır bir is yükü altındadır. Bu nedenle, birkaç yıl öncesine ait davaların temyiz incelemelerini
yapabilmekte ve içtihat üretme fonksiyonunu gereği gibi yerine getirememektedir.
Adli yargıdaki sisteme paralel olarak iki dereceli denetim usulünün idari yargıda da
kabul edilmesiyle Danıstay’ın aslî fonksiyonuna kavusturulması ve idari yargının da etkili ve
verimli çalısmasına katkıda bulunulması hedeflenmektedir.
Adli yargıdan farklı olarak, su andaki idari yargı sisteminde bölge idare
mahkemelerinin mevcut olması, idari yargıda istinaf kanun yolunun hayata geçirilmesinde
kolaylık sağlayacaktır. Bu nedenle idari yargıda istinaf sistemine geçilmesi durumunda
altyapı ve personel eksikliği duyulmayacaktır.
3.3. Adil yargılanma hakkı ve silahların esitliği ilkesi çerçevesinde savunmanın
etkinliğinin artırılması için Türkiye Barolar Birliği ile isbirliği halinde çalısmalar
yürütülmesi
Bağımsız yargının paydası ve kurucu unsurlarından olan savunmanın, yargılama
öncesi ve sonrası evrelerde etkinliğinin artırılması ve gelistirilmesi için ilgili kurum ve
kuruluslarla çalısmalar yapılacaktır.
Ortaya çıkacak yargı kararının kalitesi ona “paydas” olan unsurların kalitesi ile doğru
orantılıdır. Bu gerçek, ilk asamada hukuk eğitiminin seviyesinin yükseltilmesini
gerekmektedir. “Yargılama diyalektiği” açısından son derece önemli role sahip kurumun
mesleğe alınma kosulları, meslek içi eğitimi, yeni avukatların mesleklerinin önemine uygun
olmayan sartlarda çalısmaları, amacına uygun ve verimli staj imkanlarının kısıtlılığı, resmi
kurumlar nezdindeki konumları gibi yasadıkları bazı sorunlar bulunmaktadır.
Yargılama diyalektiğinin savunma bölümünü olusturan avukatlar, adil yargılanma
açısından hukuk ve ceza yargılamasında önemli role sahiptirler. Avukatların delil toplaması,
mahkemeye sunmaları, mahkemeye karsı taraf ve savcılıklar tarafından sunulmus delilleri
16
incelemeleri, bu tür belgelerin taraf vekillerine sunulması, zorunlu müdafiliğin adil
yargılanma hakkı kapsamında etkin hale getirilmesi, cezaevleri görüsmelerinin makul
önlemler dısında engelsiz yapılması ve “savunmanın itham ile baslaması” ilkesini
gerçeklestirmeye yönelik tedbirlerin, ilgili kurumlarla isbirliği halinde alınması
gerekmektedir. “Adil yargılanma hakkı”nın en önemli unsuru olan “silahların esitliği”nin
yargı alanında uygulanabilmesi, bu kosulların gerçeklesmesi ile doğru orantılıdır. Ayrıca,
bunun insan hakları ihlalleri konusundaki önleyici etkisinden de yararlanılacaktır.
Adalet Bakanlığı’nın, Türkiye Barolar Birliğinin kararlarının bozulması ve onanması
anlamına gelebilecek hükümler ile avukatlar hakkındaki ceza sorusturma ve kovusturması
evrelerindeki yetkileri ile ilgili TBB ile ortak çalısmalar yapılacaktır.
3.4. Hâkim-savcı adaylarının mesleğe alımında denetime elverisli ve nesnel ölçütler
belirlenmesi ilkesi gözetilmesi ve hâkim, savcı ile yargı çalısanı sayısının yeterli seviyeye
getirilmesi
Halen yargı mensubu ve çalısanı kadrolarında önemli bosluklar bulunmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçecek olması, emeklilik, istifa ve ölüm gibi
nedenlerle bosalan kadrolar göz önünde bulundurularak, bu kadroların doldurulması ve ilave
kadro alınarak yargı teskilatının insan kaynakları ihtiyacının giderilmesi hedeflenmektedir.
Bu hedef doğrultusunda yapılacak insan kaynakları planlaması ile kadro açığı 2012
yılına kadar asamalı olarak giderilecektir. Bunun yanı sıra, hâkim ve savcı adaylarının
mesleğe alımında denetime imkân verecek sekilde nesnel ölçütler kullanılması bakımından
gerekli çalısmalar ilgili kurumlarla birlikte yapılacaktır.
3.5. Birbirine yakın veya is sayısı az olan adliyelerin en yakın adliyeler ile birlestirilmesi
için çalısmaların yapılması
Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacıyla, önceki yıllarda is sayısı
ve coğrafi konumu gözetilerek 137 küçük ilçede mahkemeler kapatılmıs ve 3 yerde ağır ceza
mahkemesi kaldırılmıstır. Bununla birlikte, adliye teskilatı kapatılan bazı ilçelerde varlığını
sürdüren icra müdürlüklerinin ise etkin ve verimli çalısamadıkları tespit edilmistir.
Kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve adalet hizmetlerinin etkili sunulması
amacıyla, birbirine çok yakın veya is sayısı az olan adliyelerin en yakın adliyelerle
birlestirilmesi ve adliye olmayan yerlerdeki icra müdürlüklerinin kapatılması
düsünülmektedir.
17
3.6. Belirlenen ilkeler çerçevesinde adliyelerin fiziki kapasitelerinin iyilestirilmesi
çalısmalarının sürdürülmesi
Adalet hizmetlerinin çağdas çalısma ortamlarında ve yüksek teknolojinin
imkânlarından yararlanılarak sunulması, Bakanlığımızın temel amaçları arasında önemli bir
yer tutmaktadır. Bakanlığımızca 2003 yılından bu yana yurdun dört bir yanında, müstakil
adalet saraylarının insaatına baslanmıs, birçoğu da çok kısa sürede tamamlanarak hizmete
sokulmustur.
Bakanlığımızca bu çalısmalar yapılırken sadece hükümet konağı içerisinde hizmet
veren adliyelerin müstakil hale getirilmesi üzerinde durulmamakta, Đstanbul ve Ankara gibi
nüfus artısının ve is yükü artısının yoğun olduğu bölgelerde yetersiz hale gelen adalet hizmet
binalarının yerine uzun yıllar hizmet verebilecek adalet saraylarının yapımı için de projeler
gelistirilmektedir. Yeni adalet hizmet bina projeleri olusturulurken, yargının çalısma
kosullarına uygun, çağdas mimari özelliklere sahip ve kullanıslı bina yapılması hususu
gözetilmektedir. Yapımına karar verilen bölgenin nüfusu, nüfus artıs hızı, is durumu, yargı
alanı, göz önüne alınarak, uzun yıllar hizmet verebilecek nitelikte adalet hizmet binası
yapımına uygun ihtiyaç listeleri hazırlanmaktadır.
Diğer yandan adalet hizmet binası yapımında barolar, avukatlar ve diğer
yararlanıcıların da memnuniyetleri hedeflenmekte, özellikle engelli vatandaslarımızın
ihtiyaçları gözetilerek yargı hizmetlerinden rahatlıkla ve kolaylıkla yararlanabilecekleri fiziki
sartların olusturulmasına gayret edilmektedir.
Bu kapsamda 2003 yılından itibaren emsali görülmemis bir gayretle, biri adlî tıp
hizmet binası olmak üzere toplam 92 adalet hizmet binası insaatı tamamlanmıstır. Bu
faaliyetlere büyük bir hızla ve bir program çerçevesinde devam edilecektir.
3.7. Uluslararası uygulamalar ve ihtiyaç durumu da gözetilerek ihtisas mahkemelerinin
yaygınlastırılması
Coğrafi durum ve mahkemelere gelen is sayısı göz önünde bulundurularak ihtiyaç
duyulan ihtisas mahkemelerinin yaygınlastırılmasına HSYK’nın görüsleri doğrultusunda
devam edilecektir.
3.8. Adli Tıp Kurumunun kapasitesinin güçlendirilmesine devam edilmesi
Adalet islerinde bilirkisilik görevi yapmak, adlî tıp uzmanlığı ve yan dal uzmanlığı
programları ile görev alanına giren konularda ve diğer adlî bilimler alanlarında sempozyum,
konferans vb. etkinlikler düzenlemek ve bunlara iliskin eğitim programları uygulamak
18
amacıyla faaliyette bulunan Adlî Tıp Kurumu Baskanlığı, Adalet Bakanlığına bağlı bir kamu
kurulusudur. Kurum aynı zamanda Avrupa Enstitüleri Adlî Bilimler Ağı (ENFSI) üyesidir.
2002 yılına kadar Adli Tıp Kurumu Baskanlığı, 13 grup baskanlığı, 20 grup
baskanlıkları bünyesinde kurulan ihtisas dairesi baskanlığı ve 39 sube müdürlüğü ile hizmet
vermekteydi. Kurumun yürüttüğü hizmetlerin yurt çapına yayılması büyük önem
tasımaktadır. Bu nedenle ihtiyaç duyulan tüm ağır ceza merkezlerinde adli tıp birimleri
açılması hedeflenmektedir.
Bu kapsamda 2002 yılından sonra 1 adet grup baskanlığı, 3 adet grup baskanlıkları
bünyesinde kurulan ihtisas dairesi baskanlığı ve 46 adet sube müdürlüğü açılmıstır. Böylece,
halen 14 grup baskanlığı, 85 sube müdürlüğü, 23 grup baskanlıkları bünyesinde kurulan
ihtisas dairesi baskanlığı olmak üzere toplam 122 adli tıp birimi ile hizmet verilmektedir.
Ayrıca, Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan adli tıp uzmanlarının Bakanlığımıza naklen
atanmaları için çalısmalar devam etmektedir.
Tıp fakültesi bulunan 26 üniversite ile isbirliği devam etmekte olup, bu imkana sahip
diğer üniversitelerle isbirliği sağlanması yönünde çalısmalar sürdürülmektedir.
3.9. Belirlenen yurt dısı temsilciliklerinde adlî müsavir görevlendirilmesi
Görülmekte olan davaların yurtdısındaki makamlarla yapılan yazısmalar nedeniyle
uzamaması, sürat ve isbirliği gerektiren suçluların iadesi, istinabe ve hükümlülerin transferi
gibi konuların, daha ivedi ve verimli bir sekilde çözüme kavusturulabilmesi bakımından
Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda gibi Türk nüfusun yoğun yasadığı ülkelerde hâkim ve
Cumhuriyet savcılarından temsilcilerin bulunması faydalı olacaktır.
Türkiye, özellikle suçluların iadesi konusunda Avrupa ülkelerinin her türlü talebini
yerine getiren, ama bu devletler nezdinde talepleri yeterince karsılanamayan bir ülke
durumundadır.
Özellikle siyasi kriterler, yargı ve temel haklar ve adalet özgürlük ve güvenlik
konularında önemli bir role sahip olan Adalet Bakanlığı’nın bu alanlardaki müzakere
çalısmalarına katkı sağlaması bakımından AB Daimi Temsilciliği nezdinde Bakanlık
temsilcisinin bulunması faydalı olacaktır.
3.10. UYAP’ın tamamlanması ve etkin bir sekilde kullanımının sağlanması
Halen Bakanlık Merkez Teskilatı ile 134 ağır ceza merkezi, 588 mülhakat adliyesi, 25
bölge idare mahkemesi, ceza infaz kurumlarının tamamı, 83 adet Adli Tıp birimi olmak üzere
yargı teskilatının tamamında UYAP uygulanmaktadır.
19
Yargı hizmetlerinin yürütülmesinde diğer kurum ve kuruluslardan gelen bilgi ve
belgeler büyük önem tasımaktadır. Kimi zaman bu konuda meydana gelen aksamalar
yargılamanın gereksiz yere uzamasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, e-adalet kapsamında
diğer kurumlarla entegrasyon büyük önem tasımaktadır.
Bu kapsamda Adli Sicil, MERNĐS, SEÇSĐS, Yargıtay Baskanlığı Bilgi Sistemi,
Vakıfbank, KĐHBĐ(Kaçakçılık ve Đstihbarat Birimleri), ÖSYM (Öğrenci Seçme ve
Yerlestirme Merkezi), Merkez Bankası, PTT, POLNET, TAKBĐS (Tapu-Kadastro Bilgi
Sistemi), AVEA, TURKCELL ve Telekomünikasyon Kurumu ile tam entegrasyon
sağlanmıs; Đçisleri Bakanlığı Dernekler Dairesi Baskanlığı, MASAK, SGK, NOTER.NET,
Gümrük Müstesarlığı Bilgi Sistemi, ASAL (Askere Alma Dairesi) ve ilgili diğer kurum ve
kuruluslarla entegrasyon çalısmalarına devam edilmektedir.
Bilgi sistemlerinde, yazılım ve donanım alt yapısının, sürekli gelisen teknolojiye ayak
uydurması büyük önem tasımaktadır. Bu nedenle UYAP kapsamında yazılım ile donanım alt
yapısı imkanlar çerçevesinde yenilenecektir.
Eskiyen donanım alt yapısının yenilenmesi dısında, temel kanunlarda yapılan
değisikliklerle Bakanlığımıza verilen yükümlülüklerden olan ses ve görüntü kayıt
sistemlerinin kurulması zorunluluğu, asgari tüm ağır ceza merkezlerinde yerine getirilecektir.
Bu kapsamda 1’i ceza infaz kurumu, 224’ü ağır ceza mahkemelerinde olmak üzere 225 yerde
ses ve görüntü kayıt merkezi kurulmustur.
UYAP’ın kapsayıcılığı, büyüklüğü ve geldiği asama dikkate alınarak vasıflı teknik
personel alt yapısı daha da güçlendirilecektir.
3.11. Elektronik imzanın adli ve idari birimlerde yaygınlastırılması
Elektronik imza Türkiye genelinde tüm adli teskilatlarda uygulanmakta olup, hâkim,
savcı ve imza yetkisi olan toplam 24.244 kisinin elektronik imzası aktif durumdadır. Halen
7848 avukat elektronik ortamda dava açabilmektedir.
Tüm yargı teskilatında UYAP’ın etkin ve verimli kullanımı için elektronik imzanın
daha etkin hale getirilmesi için çalısmalara devam edilecektir.
3.12. Stratejik yönetim kapasitesinin artırılması için eğitim çalısmalarına devam
edilmesi ve Adalet Bakanlığı Stratejik Planı’nın hazırlanması
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 9 uncu maddesi gereğince
tüm kamu idarelerinin stratejik plan hazırlamaları zorunludur.
20
Stratejik plan, Bakanlığın 2010-2014 yılları arasında kendisine tahsis edilen bütçe ile
hangi faaliyetleri gerçeklestireceğinin belirlenerek maliyetlendirilmesidir.
Bakanlığımızın Stratejik Planı hazırlanmıs, Devlet Planlama Teskilatı Müstesarlığı’na
gönderilerek görüs ve önerileri alınmıstır. Planda gerekli düzenlemeler yapılarak kamuoyuna
sunulmaya hazır hale getirilmistir.
Adalet hizmetlerinin ülke çapında etkili ve verimli bir sekilde sunulmasından sorumlu
olan Adalet Bakanlığının faaliyetlerinin bir stratejik plan dâhilinde uzun vadeli bir sekilde
planlanması ve bu plana uygun olarak belli bir tertip ve düzen içerisinde gerçeklestirilmesinin
yargının etkinlik ve verimliliğine önemli bir katkı yapacağı süphesizdir.
3.13. Yüksek mahkemelerin ilk derece mahkemesi sıfatı ile baktıkları davaların
azaltılması
Yargıtay ve Danıstay, Anayasa’da yüksek mahkeme olarak düzenlenmesine karsın,
155’nci maddede Yargıtay, 156’ncı maddede ise Danıstay’ın belli davalara ilk derece
mahkemesi olarak bakması öngörülmüstür.
Yüksek mahkemelerin ilk derece mahkemesi sıfatıyla görev yapmasını, bu
mahkemelerin niteliğiyle bağdastırmanın güçlüğü yanında, bu tür davalar nedeniyle artan is
yükü bu mahkemelerin çalısmalarını olumsuz etkilemektedir.
Diğer taraftan, adli yargıda istinaf kanun yolu düzenlenmis olup, 2010 yılı içerisinde
bölge adliye mahkemeleri faaliyet geçecektir. Bunun yanında, idari yargı alanında da istinaf
kanun yolunun hayata geçirilmesi yönünde çalısmalar devam etmektedir.
Bu nedenle, Yargıtay ve Danıstay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktıkları davaları
asgari düzeye indirecek sekilde Yüksek Mahkemelerle isbirliği halinde çalısmalar
yapılacaktır.
3.14. Tebligat Kanununda değisiklik yapılması
Ülkemizde resmî islemlerde ve özellikle de yargı alanında, tebligatla ilgili problemler
önemli bir yer isgal etmektedir. Tebligattaki yanlıslık, eksiklik ve usûlsüzlük adil yargılanma
hakkı ihlâline kadar varacak sonuçlar doğurabilmektedir. Tebligatın bir yandan güvenli ve
doğru sekilde yapılması, diğer yandan da mümkün olan en kısa sürede, en ucuz ve en basit
sekilde yapılması gerekir.
Uygulamada yasanan sorunları önleyebilecek en önemli değisiklik, 25/04/2006 tarihli
ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda kabul edilen “adres kayıt sistemi”nin Tebligat
21
Kanununa intibakının sağlanmasıdır. Yapılacak değisikliklerle, zaman, emek ve para
kaybının önlenmesi; sikâyetlerin önemli ölçüde giderilmesi hedeflenmektedir.
Bu düzenlemelerle, özellikle adil yargılamadaki makul süre unsurunun
gerçeklesmesine önemli katkı sağlanacak, diğer yandan da tebligatın güvenli bir sekilde
adrese ulasması sağlanacaktır. Öte yandan kural olarak ihtiyarî sekilde elektronik posta
yoluyla tebligat imkânının getirilmesi ve bununla bağlantılı olarak klasik ilânen tebligat
yanında elektronik ilânen tebligatın da kabul edilmesi düsünülmektedir.
Bunun yanı sıra yapılacak çalısma ile yurt dısındaki Türk vatandaslarına yapılacak
tebligatlarda da daha basit ve kolay usul gelistirilecektir. Ayrıca, uygulamada yerlesmis olan,
ancak tam olarak kanunî temeli bulunmayan, mahkeme, savcılık veya icra kalemlerinde
yapılan doğrudan tebligatla ilgili düzenleme yapılacaktır.
3.15. Hukuk Muhakemeleri Kanununun hazırlanması
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda uygulamadan kaynaklanan
aksaklıkları gidermek; davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesini ve
bir kısım uyusmazlıkların nizasız kaza, sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak;
karsılastırmalı hukuktaki gelismeleri hukuk yargılamasına yansıtmak amacıyla, HUMK’ nun
yenilenmesi ve çağın kosullarına uygun hale getirilmesi için Adalet Bakanlığınca hazırlanan
Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı halen TBMM Adalet Komisyonu gündeminde
bulunmaktadır.
3.16. Đcra-iflas sisteminin etkililiğinin artırılması
Günümüzde icra ve iflas sisteminin etkin islememesi, ekonomik ve ticari hayatı
olumsuz etkilemekte ve adalet hizmetlerine olan güveni sarsmaktadır. Ekonomik yasamda
hukuki güvenliğin sağlanması ve toplumsal barısın korunması bu fonksiyonun hızlı, etkili ve
adil çalısacak sekilde tasarlanmasına bağlı bulunmaktadır.
Diğer yandan Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi, adil yargılanma hakkına iliskin
kararlarında icra ve iflas takiplerini “makul süre“ kavramı içerisinde değerlendirmektedir.
Đcra ve iflas sistemine iliskin sorunlu alanlar; takip hukukuna iliskin mevzuattan
kaynaklanan sorunlar, asırı is yükü, organizasyon yapısının yeterince islevsel olmaması, insan
kaynaklarının nitelik ve niceliğine iliskin olumsuzluklar, uygulamadaki yanlıs alıskanlıklar,
fiziki ve teknik alt yapı yetersizlikleri gibi baslıklar altında toplanmaktadır.
22
Đcra Đflas Kanununun yeniden ele alınması, sistemin iyilestirilmesi yönünde atılacak
önemli adımlardan biridir. Yapılacak mevzuat değisikliği ile Avrupa Birliği müktesebatına
uyum gözetilecek ve uluslararası uygulamalar dikkate alınacaktır.
Bu gün için icra ve iflas sistemine iliskin olarak kanunların Adalet Bakanlığına verdiği
görevler Bakanlık bünyesinde farklı birimler tarafından yürütülmektedir. Yapılacak
çalısmalarla icra ve iflas sistemine iliskin birim kurulacak ve bu birimin icra ve iflas
sisteminin etkin isleyisine yönelik çalısmalar yürütmesi sağlanacaktır.
Đcra ve iflas dairelerinin denetimi adalet müfettisleri, icra hâkimleri ve sorumlu
Cumhuriyet savcıları tarafından gerçeklestirilmektedir. Söz konusu denetimin
etkinlestirilmesi için Bakanlık bünyesinde kurulacak birim tarafından denetim standartlarının
belirlenmesi hedeflenmektedir.
Ayrıca, icra ve iflas dairelerinin insan kaynakları kapasitesinin artırılması amacıyla
çalısmalar yürütülmesi düsünülmektedir. Yürütülecek çalısmalarla icra ve iflas memurluğu
kadrosunun olusturulması ve diğer birimlerden görevlendirmenin kaldırılması
öngörülmektedir. Öte yandan icra ve iflas islerinin farklı özellikleri dikkate alınarak
çalısanlara yönelik etik ilkeler belirlenecektir.
Ülkemizde hacizli mal yediemin depolarına iliskin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Reform çalısmaları kapsamında lisanslı yediemin depoları kurulması ve isletilmesini öngören
düzenleme yapılacak ve mevzuat alt yapısının tamamlanmasıyla birlikte lisans çalısmaları
gerçeklestirilecektir.
Đcra ve iflas dairelerinde yapılan tahsilât ve reddiyat islemlerinin bankalarla kurulacak
otomasyonla bankalar üzerinden gerçeklestirilmesi, satıs islemlerinde internet imkânlarının
kullanılması ile satısın etkinlestirilmesi bu alanda yer alan diğer çalısmalar olacaktır.
3.17. Bilirkisilik müessesesinin gözden geçirilmesi
Bilirkisilik müessesesinden ve bilirkisilerden kaynaklanan aksaklıklara yönelik yaygın
sikâyetler bulunmaktadır. Özellikle bilirkisilerin teknik ve özel bilgi gerektiren konularda
görüs bildirmekten ziyade, hüküm kurar nitelikte kesin yargıda bulundukları, hâkimlerin
yargının is yükünün ağırlığı nedeniyle bilirkisi incelemesine çok sık basvurdukları yönünde
elestiriler bulunmaktadır.
Adlî, idarî ve askerî yargıda; ceza, hukuk ve idarî yargılama usulünde ayrı ayrı olmak
üzere, coğrafî bölgelere, mahkemeye gelen is sayısına, ihtisas mahkemesi ve dava konularına
göre tasnif edilmis sekilde alan arastırması yapılarak; elde edilen veriler doğrultusunda
bilirkisilik müessesesinin yeniden düzenlenmesi, sadece özel ve teknik alanlarda uzman
23
bilirkisilerin belirlenmesi ile bilirkisilerin seçimi ve denetiminde objektif, bilimsel ölçütler
uygulanması sağlanacaktır.
Bu kapsamda, bilirkisi etik ilkelerinin belirlenmesi, bilirkisilere yönelik hukuk rehberi
hazırlanarak TAA’nde eğitim verilmesi ve adalet komisyonlarınca etkin bir sekilde bilirkisi
listelerinin belirlenmesi hedeflenmektedir.
3.18. Kamudaki hukuk müsavirlikleri ile kamu ve hazine avukatlarının daha etkin
hizmet sunmaları amacıyla yeniden yapılandırılması
Mevcut uygulamada, özellikle kamu kurum ve kuruluslarının avukatları ile hazine
avukatları tarafından, mahkemece aleyhte verilen her karara karsı kanun yollarına
basvurulması oldukça yaygındır.
Hukuk müsavirlerine ve hazine avukatlarına, özellikle karsı tarafın haklılığının açık
olduğu veya yargı içtihatlarının istikrar kazandığı konularda dava açma, kanun yoluna
basvurma gibi hususlarda genis takdir yetkisi verilerek gereksiz basvuruların azaltılması,
böylelikle yargının asırı is yükünün azaltılması ve hızlandırılması amaçlanmaktadır.
Yapılacak düzenlemelerle kamu avukatlarının idari eylem ve islem öncesi sürece daha
aktif katılması sağlanacaktır.
Öte yandan, kamu ve hazine avukatlarının kurumlarındaki konumlarının ve
statülerinin güçlendirilmesi amacıyla ilgili kurumlarla isbirliği halinde gerekli çalısmalar
yapılacaktır.
3.19. Uluslararası belgeler ısığında çocuk adalet sisteminin iyilestirilmesine yönelik
çalısmalara devam edilmesi
Çocuğun yüksek yararı ilkesi göz önünde bulundurularak medenî hukuk ve ceza
hukuku alanında çocuğun korunmasına yönelik olarak yürütülen yeni çocuk adaleti sisteminin
gelistirilmesine devam edilecektir.
Suça sürüklenen çocuklar için cezanın basvurulacak son çare olduğu yaklasımı
çerçevesinde, çocuklar hakkında yürütülen sorusturma, tutuklama, yargılama ve hürriyeti
bağlayıcı cezalara muhatap olmanın ortaya çıkardığı sorunları gidermeye yönelik çalısmalar
yürütülecektir
Yapılacak düzenlemelerde, ayrılan eslerin çocuklarının veya korunmaya muhtaç
durumda bulunan çocukların, anne babadan ayrı olarak hayata devam etmesinin meydana
getireceği sorunlar nedeniyle çocukları anne ve babadan ayırmanın son önlem olması
amaçlanmaktadır.
24
25
4. YARGIDA MESLEKÎ YETKĐNLĐĞĐN ARTIRILMASI
Adaletin yeterli bilgiye dayanılmadan dağıtılması, adil yargılanma hakkı ve hak arama
özgürlüğünün zedelenmesine, kamu düzeninin bozulmasına ve toplumsal barısın tehlikeye
girmesine neden olacaktır.
Adalet hizmetlerinde kaliteyi yükseltmenin önemli kosullarından biri de iyi eğitim ve
öğrenim görmüs, hukuku özümsemis, güncel gelismeleri izleyen, sağlıklı yorum yapan, doğru
sonuca varan hukukçuların görev almalarıdır. Diğer yandan hukukçularda mesleki etik ve
objektiflik ancak iyi bir eğitimle sağlanabilir.
Eğitim yoluyla bu özelliklerin kazandırılması ve güçlendirilmesi için, hukuk
fakültelerindeki eğitimin niteliği büyük önem tasımaktadır. Çağdas bir hukuk eğitiminin
amacı, kuvvetli muhakeme yeteneğine sahip, kendine güvenen, adalet duygusu gelismis ve
hukukun üstünlüğüne inanan hukukçular yetistirmek olmalıdır.
Bugün yargı kamuoyunda, hukuk fakültelerinde verilen eğitim ve öğretiminin
niteliğine iliskin önemli sorunlar olduğu konusunda ortak bir inanç bulunmaktadır.
Ülkemizde hukuk eğitimine iliskin sorunların çözümü, tüm adalet aktörlerinin önceliği olmalı
ve ulusal politika haline gelmelidir. Bakanlığımızca bu konuda, basta üniversiteler olmak
üzere ilgili tüm kesimlerle isbirliğine yönelik adımlar atılması planlanmaktadır.
Yargı mensuplarına meslek öncesi ve meslek içi eğitimler verilmesi de nitelikli yargı
faaliyetleri açısından büyük önem tasımaktadır. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar
Komitesinin hâkimlerin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve rolleri konusundaki tavsiye kararında,
üye ülkelere hâkimlerin atanmadan önce ve atandıktan sonra uygun eğitim verilmesi gerektiği
belirtilmistir.
Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının adaylık eğitimi mesleğe baslamanın ilk adımıdır.
Akademisyenlerle uygulamacıların birlikte verdikleri eğitim, adayların mesleğe gerekli
donanımla baslamalarını sağlamakta ve meslek kültürünün olusmasına katkıda
bulunmaktadır. Adaylık sürecinin daha da gelistirilmesi önemli bir hedef olarak Strateji
Belgesinde yer almaktadır.
Günümüz dünyasında meydana gelen olağanüstü gelismelere paralel olarak, hukukî
sorunlar ve uyusmazlıklar da nitelik, nicelik yönünden büyük değisim göstermekte ve gittikçe
karmasık bir hal almaktadır. Belirtilen gelismeler göz önünde bulundurulduğunda yargının
görevini etkin biçimde yerine getirebilmesi için yargı mensuplarının hizmet içi eğitimi büyük
önem tasımaktadır.
26
Yargıda mesleki yetkinliğin artırılmasında yabancı dil bilen yargı mensubu sayısının
artırılması önemli bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Đyi derecede dil bilen, mukayeseli
hukuk uygulamalarını ve güncel hukuki gelismeleri yakından takip eden yargı mensuplarının
adalet hizmetlerine sağlayacakları katkı süphesiz büyük olacaktır.
Yargı teskilâtı için büyük bir kazanım olan Türkiye Adalet Akademisi, yargı
mensuplarının eğitimi açısından hayati derecede öneme sahiptir. Akademinin kurulması,
hizmet öncesi ve hizmet içi eğitime ivme kazandırmıstır. Reform çalısmaları kapsamında
yürütülecek faaliyetlerle Akademinin kapasitesinin daha da artırılması amaçlanmaktadır.
Yargı mensuplarının, bilimsel çalısmaları ve yargısal içtihatları takip edebilmeleri
mesleki yetkinlik açısından bir diğer önemli unsurdur. Yargı mensuplarının kullanımına
sunulmak üzere yalnız ulusal yayınların temin edilmesi değil, diğer ülkelerde yapılmıs önemli
yayınların da Türkçe’ye çevrilmesi büyük önem tasımaktadır. Alanında önemli hukuk
eserlerinin hukuk biliminin gelismesine ve hukukçularımızın birikimlerinin artmasına katkı
sağlayacağı kuskusuzdur. Diğer yandan basta AĐHM olmak üzere gelismis diğer ülke yüksek
mahkemelerinin önemli kararlarının Türkçe’ye çevrilmesi de aynı derecede önemli
görülmektedir.
Yargısal faaliyetlerin akademik çalısmalardan faydalanılarak yerine getirilmesi hukuk
bilimi ve pratiğinin gelismesini sağlayan önemli etkenlerden biridir. Bu nedenle öngörülen
hedefle uygulama ile teori arasında köprü olusturulması için akademik çevrelerle isbirliğine
gidilmesi planlanmaktadır.
Adalet hizmetlerinin yerine getirilmesinde hâkim ve Cumhuriyet savcıları yanında
önemli bir diğer unsur da yargı çalısanlarıdır. Bu personel iyi yetismediği takdirde yargı
hizmetlerinin etkili ve kaliteli bir sekilde yerine getirilmesi mümkün olmayacaktır. Bu
nedenle yargı çalısanlarının hizmet öncesi ve hizmet içi eğitiminin etkinlestirilmesi
hedeflenmektedir.
4.1. Hukuk eğitimi ve öğretiminin etkin hale getirilmesine yönelik Milli Eğitim
Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve hukuk fakülteleri ile birlikte çalısmalar
yapılması3
Hukuk eğitimi ve öğretiminin etkin hale getirilmesi amacıyla hukuk fakültelerinin
öğretim süresinin artırılması ve müfredatının gelistirilmesi gibi konularda MEB, Türkiye
Adalet Akademisi (TAA), YÖK, üniversiteler ve barolar ile ortak çalısmalar yapılacaktır.
3 Bu hedef Kızılcahamam toplantısından sonra Adalet Bakanlığı’nca konulmustur.
27
Adalet hizmetlerine yardımcı eleman yetistirmek üzere kurulan hukuk fakültelerine
bağlı adalet meslek yüksekokulları ve meslek yüksek okullarının adalet bölümleri ile devam
eden isbirliği gelistirilecektir.
Diğer ülke örnekleri karsılıklı isbirliği ile incelenecektir.
Gerekli mevzuat değisiklikleri yapılacaktır.
4.2. Yargı mensubu ve çalısanlarına meslekî yetkinliğin artırılması ve kisisel gelisim
konularında verilen eğitime devam edilmesi
Halen TAA ve Eğitim Dairesi Baskanlığı tarafından yargı mensubu ve çalısanlarına
meslekî yetkinliğin artırılması ve kisisel gelisim konularında eğitime verilmektedir. Bu
çerçevede özellikle; v
· Yenilenen mevzuat,
· Etik kurallar,
· Çağdas bilgi teknolojileri,
· Etkili iletisim,
Gibi konularda verilen eğitimlere devam edilecektir.
4.3. Türkiye Adalet Akademisi’nin örgütsel yapısı gözden geçirilerek kapasitesinin
artırılması
4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanununda değisiklik yapılarak asağıda
öngörülen fizikî ve eğitim kapasitesin arttırılması yönelik çalısmalar yürütülecektir:
· TAA’nın Kanunu’nda yazılı görevlerin yerine getirebilecek kapasiteye sahip
olması,
· Uzmanlık eğitimi verilmesi,
· Daimî akademik kadro olusturulması,
· Avrupa Birliği Hukuku eğitim müfredatının gelistirilmesi ve eğitimin verilmesi,
· Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile temel hak ve
özgürlükler konusunda sürekli eğitim verilmesi,
· Đnsan hakları, uluslar arası hukuk ve AĐHS ve AĐHM içtihatları konularında
eğitimler verilmesi.
28
4.4. Belirli periyotlarla, yargı profesyonellerinin eğitimi konusunda Adalet Bakanlığı,
HSYK, TAA, üniversiteler ve diğer kurum ve kurulusların katılımı ile bilimsel
toplantılar (sura, seminer, sempozyum) düzenlenmesi
Son dönemlerde üniversiteler ile ulusal ve uluslar arası kuruluslarla çesitli alanlarda
bilimsel toplantılar düzenlenmektedir. Bu faaliyetlere hukuk alanındaki gelismeler,
uygulamada ortaya çıkan sorunlar dikkate alınarak artırılarak devam edilecektir.
4.5. Hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bir kısım yargı çalısanlarına yabancı dil eğitimi
verilmesine devam edilmesi
Hukuk ve yargının evrensellestiği, Avrupa Birliği sürecinin hızlandığı günümüzde
yargıda mesleki yetkinliğin artırılması için yabancı dil bilen hâkim-savcı sayısının
artırılmasının önemli bir unsur olduğu düsünülmektedir. Bu doğrultuda Adalet Bakanlığı
tarafından son yıllarda yurt içindeki çesitli üniversitelerle isbirliğine gidilerek çok sayıda
yargı mensubunun izinli sayılmak suretiyle yabancı dil eğitimi alması sağlanmıstır.
Öte yandan 2005 yılından itibaren her yıl 20 hâkim ve Cumhuriyet savcısı yurt
dısında bir yıl süre ile yabancı dil eğitimine gönderilmektedir.
Ayrıca üniversite ve dil kursları ile yapılan isbirliği çerçevesinde hâkim ve
Cumhuriyet savcılarının mesai sonrası yabancı dil eğitimine devam edebilmeleri
sağlanmaktadır.
Tüm bu eğitimlerin gelistirilerek devam ettirilmesi ile daha fazla yargı mensubu ve
çalısanının yurt içi ve yurt dısında nitelikli eğitim almasının sağlanması öngörülmektedir.
Strateji belgesinin uygulanması asamasında yabancı dil eğitimi konusundaki tüm bu
çalısmalara devam edilmesi için genel bütçeden de imkan sağlanması öngörülmektedir.
4.6. AĐHM kararları ile yargıyı ilgilendiren uluslararası belgelerin Türkçe’ye çevrilmesi
ve bunlara erisimin sağlanmasına devam edilmesi
Halen Adalet Bakanlığının internet sitesinde AĐHM kararları ve yargı ile ilgili diğer
uluslararası belgeler yayınlanmaktadır. Bu belgeler güncellenerek ve önemleri de göz önünde
bulundurularak yayınlanmaya devam edilecektir.
29
5. YARGI ÖRGÜTÜ YÖNETĐM SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
Kamu hizmetlerinde reform ihtiyacını doğuran temel etkenler, sosyal, ekonomik ve
teknolojik alanlarda gerçeklesen gelisim ve değismeler olduğu görülmektedir. Kamu
yönetiminin toplumun ihtiyaçlarını karsılamada etkin bir araç haline dönüstürülebilmesi söz
konusu gelismelerin dikkate alınması ile mümkün olacaktır.
Kamuda reform girisimlerinin temel amacı, kamu hizmetlerinin daha etkili ve verimli
sekilde yerine getirilmesini sağlamaktır.
Ekonomik ve sosyal alanlardaki gelismeler, nüfus artısı gibi olgular sonucunda olusan
is yükü büyük adliyeler yapılmasını zorunlu kılmıstır. Büyük adalet saraylarının yönetiminin
profesyonelce yapılması adalet hizmetlerinin yürütülmesinde etkinlik ve verimlilik
sağlayacaktır.
Adalet yönetiminde diğer önemli bir sorun ise yargı çalısanlarının görev tanımlarının
ve is standartlarının belirlenmemis olmasıdır.
Öte yandan bugünkü sistemimizde yargısal olmayan kimi isler yargı mensupları
tarafından yerine getirilmektedir.
Yapılacak düzenlemelerle bu sorunların giderilmesi ve noterlerin görev tanımları ile
açılıs kriterlerinin yeniden belirlenmesi hedeflenmektedir.
5.1. Hâkimlerle Cumhuriyet savcılarının idarî ve mali konulardaki görev ve
sorumluluklarının azaltılması
Đstanbul’da bulunan birlestirilmis adliyeler dikkate alındığında insan kaynakları ve
bina yönetiminde sorunlar yasanmaktadır.
Örnek: 90.000 m2 insaat alanına sahip, 299 hakim ve Cumhuriyet savcısı ile 901 adli
personelin görev yaptığı Bakırköy adliyesi güvenliği, ısınması, temizliği ve personel yönetimi
açısından ciddi zorlukların yasandığı bir yerdir.
Adliyelerin profesyonelce yönetilmesi hedeflenmektedir.
Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ile müsterek yürütülen Mahkeme Yönetimine
Destek Projesi kapsamında 5 pilot adliyede (Konya, Mardin, Rize, Aydın ve Manavgat) bu
amaca yönelik deneme uygulamaları yapılmaktadır.
Alınacak olumlu sonuçlara göre uygulama kademeli olarak yaygınlastırılacaktır.
30
5.2. Yargı çalısanlarının görev tanımlarının yapılması, is standartlarının belirlenmesi ve
yükseltilmesi
Pedagog, psikolog, sosyal çalısmacı, yazı isleri müdürü, zabıt kâtibi gibi yargı
çalısanlarının görev alanlarının ve is standartlarının (performans kriterlerinin) somut olarak
belirlenmesi yönünde çalısmalar yapılacaktır. Bunun yanında Maliye Bakanlığı ile yapılacak
görüsmelere bağlı olarak yargı çalısanlarının mali haklarının iyilestirilmesi yönünde
çalısmalar yapılacaktır.
5.3. AB ülkelerindeki uygulamalar göz önünde bulundurularak noterlerin görev
tanımlarının ve açılıs kriterlerinin yeniden belirlenmesi
Noterlerin görevlerinin Avrupa Birliği uygulamaları çerçevesinde değerlendirilmesi ile
noterliklerin açılmasında objektif ölçütler getirilmesi yönünde ilgili kurumlarla birlikte
çalısmalar yapılacaktır.
31
6. YARGIYA GÜVENĐN ARTTIRILMASI
Demokratik hukuk devleti, hukuk kurallarının olusturulması yanında bunları
uygulamakla görevli sistemi olusturmak, gelistirmek ve isleyisini sağlamakla yükümlüdür. Bu
amaçla olusturulan adalet sisteminin, güçlü ve sağlıklı bir sekilde isleyebilmesi ancak
toplumda güven duygusunun sağlanması ile mümkün olacaktır. Güvenilir bir adalet sistemi
insan hakları ve demokrasinin de teminatını olusturmaktadır.
Bugün adalet sisteminin yeterince iyi islemediği konusunda kamuoyunda yaygın bir
kanaat bulunmaktadır. Yıllardır yargıya iliskin sorunlar, bilinen nedenlerden dolayı büyümüs
ve karmasık bir hal almıstır. Biriken bu sorunlar toplumda adalete olan güvenin sarsılmasına
yol açmıstır. Bu olumsuz görüntü her gün çesitli kitle iletisim araçlarıyla yansıtılmakta,
ulusal ve uluslararası düzeyde dile getirilmekte ve yargı ile ilgili temel metinlerde yer
almaktadır.
Bu sorunların giderilmesi yönünde son yıllarda yürütülen çalısmalarla mevzuatımız
Avrupa Birliği normları ve çağdas anlayısa uygun olarak büyük oranda yenilenmis; “Ulusal
Yargı Ağı Projesi” nde büyük asama kaydedilmistir. Ayrıca, yapılan çalısmalarla, adliyeler
adalet saraylarına dönüstürülmeye baslanmıs ve ceza infaz kurumlarımız uluslararası
standartlara kavusturulmustur.
Bu gelismelere rağmen, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusundaki farklı
algılamalar, yargılama sürecinin etkin ve hızlı islememesi, ağır is yükü, davaların makul
sürede bitirilememesi, yargının insan kaynaklarına iliskin nitelik ve nicelik eksikliği, yargının
medya ve halkla iliskilerinin etkin bir sekilde yürütülememesi, fiziki ve teknik altyapıdaki
eksikliklerin henüz giderilememis olması gibi hususların kamuoyunda adalete olan güveni
etkileyen unsurlar olarak devam ettiği görülmektedir.
Süregelen bu sorunların çözülmesi ve yargının daha etkili ve verimli bir sekilde
islemesine yönelik Strateji Belgesinde yer alan diğer adımların atılması ile güven veren bir
adalet sistemine ulasılacaktır. Bu sonuca ulasılması ise adalet sistemine iliskin alanların tek
boyutlu bakıs açısı ile değil çok boyutlu, bütüncül, katılımcı ve bilimsel yöntemlerle ele
alınması ile mümkün olacaktır.
Güvenilir ve güçlü bir adalet sisteminin olusturulması yalnızca Adalet Bakanlığının
sorumluluğunda değildir. Bakanlık, diğer ülke uygulamalarında olduğu gibi, bu konuda
anayasal çerçevede adalet sisteminin genel isleyisinden sorumlu kurum olarak öne
çıkmaktadır. Güven veren adalet sistemine ulasmak basta Yüksek Mahkemeler olmak üzere
32
Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Noterler Birliği ve diğer ilgili kurum ve kurulusların etkin bir
isbirliği ve desteğini sağlamakla gerçeklesecektir.
6.1. Toplum nezdinde yargıya güveni etkileyen unsurların belirlenmesi için çalısmalar
yapılması
Yargının toplum nezdinde güvenilirlik ve saygınlığını sağlayan ve etkileyen unsurların
arastırılması için TÜBĐTAK ile baslatılan çalısmalar, basta üniversiteler olmak üzere ilgili
kurum ve kuruluslarla isbirliği yapılarak gelistirilecektir.
6.2. Yargı mensup ve çalısanlarına yolsuzlukla mücadele konusunda verilen eğitimlere
devam edilmesi
Yolsuzlukla mücadele alanında Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karsı Devletler Grubu
Koordinasyonu GRECO ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurum ve kuruluslarla isbirliği ile
hakim ve Cumhuriyet savcılarına eğitim çalısmaları sürdürülmektedir. Bu kapsamda Haziran
2009’da 100 hakim ve Cumhuriyet savcısına elektronik suçlar ve yolsuzlukla mücadele
eğitimi verilmistir.
Reform çalısmaları kapsamında yargıda yolsuzlukların önlenmesi konusunda ulusal ve
uluslararası kuruluslarla isbirliği halinde verilen eğitimlere devam edilecektir.
6.3. Yargının, medya ve halkla iliskilerinin ilgili meslek örgütleriyle isbirliği halinde
gelistirilmesi
Bilgi ve iletisim çağını yasadığımız günümüz dünyasında, demokratik toplumlarda
medya ve halkla iliskilerin önemi giderek artmaktadır.
Kamunun genelinde olduğu gibi, yargı sisteminin isleyisinde de halkla iliskiler konusu
üzerinde yeterince durulduğu söylenemez. Oysa adalet hizmetlerinin halkla iliskiler sürecinin
dısında düsünülmesi mümkün değildir. Adalet teskilatında bu sürecin sağlıklı ve iyi islemesi,
adalet hizmetlerinin etkili ve verimli olmasında önemli bir unsurdur. Halkın adalete bakısında
ve güven eksikliğinde, diğer etkenlerin yanında, halkla iliskilere yeterince önem
verilmemesinin de büyük rolü bulunmaktadır.
Bugün için yargının imaj, medya ile iliskiler, hukuka saygı ilkesine yeterince özen
gösterilmemesi, bağımsızlık ve tarafsızlık gibi birçok sorunu halkla iliskiler süreci ile de
yakından ilgilidir.
Adalet teskilatının düzenli ve sağlıklı bir halkla iliskiler sürecine girmesi, halkın adalet
sistemine olan güvenini artıracaktır. Halkla iliskiler sürecinin ayrılmaz bir parçası olan medya
ile iliskiler adalet sistemi için önemli bir unsurdur.
33
Medya, pozitif hukukta diğer erkler arasında sayılmasa da “dördüncü kuvvet” olarak
anılmaktadır. Medyaya esnek hareket imkânı tanıyan bu durum, bir takım önemli sorunları da
beraberinde getirmektedir. Bugün isitsel, görsel ve yazılı yayın organlarının henüz sorusturma
/ kovusturmaya baslanmıs ya da yargıya ulasmıs adli olayları kamuoyuna duyurmada izlediği
süreç ve yöntemler “özel hayatın gizliliği”, “ adil yargılanma hakkı”, “yargı bağımsızlığı ve
tarafsızlığı” ve “suçsuzluk karinesi” ilkelerini etkileyecek duruma gelmistir. Medyanın, haber
değeri tasıyan adli bir olayı iletisim özgürlüğü ile yukarıda belirtilen ilkeler arasında dengeyi
koruyarak kamuoyuna duyurması önem tasımaktadır.
Diğer yandan, medya ile yargı arasında iletisim kanallarının yeterli ve sağlıklı
islememesinden kaynaklanan sorunlar da devam etmektedir. Yargı mensupları yargılama
süreci içersinde isin doğası gereği konusamamaktadır. Oysa, yargının gündemindeki
sorusturmalar, davalar ve diğer gelismelerin kamuoyu ve medya organları tarafından yakından
izlenmesi nedeniyle, bu konularda medyaya zamanında ve sağlıklı bilgi verilmesi büyük
önem tasımaktadır. Sağlıklı ve doğru bilgi verilmemesi nedeniyle çoğu kez medya, duyum ve
söylentilere, eksik ve yanlıs bilgilere dayalı haber ve yorumlarla kamuoyuna bilgi
vermektedir. Söz konusu haber ve yorumların kamuoyunda olusturduğu etki ve bıraktığı
izlerin daha sonra yapılacak yalanlama ve düzeltme yönündeki açıklamalarla tam olarak telafi
edilmesi mümkün olamamaktadır.
Belirtilen sorunları gidermek için Yargı Reformu Stratejisi kapsamında büyüksehir
adliyelerinde medyaya süratli ve sağlıklı bilgi akısını sağlamak amacıyla büroların
olusturulması hedeflenmektedir.
Bu birimlerle, yargı ile medya arasındaki iliskilerin gelistirilmesi, adalet hizmetleriyle
ilgili yanlıs ve hatalı haber sayısı azaltılması, olumlu ve doğru haber sayısının arttırılması;
böylece yargı sürecinin olumsuz yönde etkilenmesinin önlenmesi ve halkın adalete olan
güveninin artması amaçlanmaktadır.
Öte yandan adalet hizmetlerine iliskin haberlerin niteliğinde bilgi kaynaklarının
sağlamlığı kadar, medya mensuplarının adalet sisteminin isleyisi konusundaki bilgi
kapasiteleri de önemli görülmektedir. Kimi hatalı haberlerin altında yatan sebebin bilgi
yetersizliği olduğu gerçeğinden hareketle, ilgili kuruluslarla isbirliği içerisinde bilgilendirme
programları gelistirilmesinin faydalı olacağı düsünülmektedir.
34
6.4. Yüksek yargıda ve belirlenen adliyelerde etkin basın ve halkla iliskiler birimlerinin
kurulması veya gelistirilmesi
Kamuoyunun ve medyanın adlî faaliyetler hakkında doğru ve zamanında
bilgilendirilmesi amacıyla, yüksek mahkemelerde ve belirlenen adliyelerde basın sözcülüğü
gibi birimlerin olusturulması, halkla iliskileri sağlayacak birimlerin kurulması veya mevcut
birimlerin gelistirilmesi yoluna gidilecektir.
35
7. ADALETE ERĐSĐMĐN KOLAYLASTIRILMASI
Adalete erisim, toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaç duydukları adalete kolaylıkla
ulasabilmesi ve haklarını etkili bir sekilde arayabilmesi için devletin gerekli tüm imkânları
sağlaması ve bu imkânların varlığını etkin bir sekilde tanıtması olarak tanımlanmaktadır.
Adalete erisim olanaklarının yeterince etkinlestirilmemesi toplumda adalet sistemine ve
dolayısıyla devlete karsı duyulan güvenin sarsılmasına yol açabilir.
Adalete erisim imkânlarının salt pozitif hukuki düzenlemelere dayalı önlemlerle
etkinlestirilmesi mümkün görülmemektedir. Bu nedenle yararlanıcıların hak arama hürriyetini
kullanma yöntemlerini öğrenmeleri, hukuk bilincinin gelistirilmesi amacıyla yapılacak
bilgilendirme faaliyetleri, danısma büroları, brosürler, dava rehberleri, internet siteleri gibi
vasıtalar da toplumun ihtiyaç hisseden kesimlerinin adalete erisiminde kolaylastırıcı unsurlar
olarak öne çıkmaktadır.
Adalet hizmetlerinin toplumun tüm kesimlerine eksiksiz ve adil olarak ulastırılmasını
sağlayacak bir sistemin olusturulması hukuk devletinin gereklerinden biridir. Özellikle
dezavantajlı (çocuklar, kadınlar, engelliler, yaslılar ve yoksullar) kesimlerle ilgili
uyusmazlıkların amacına uygun bir sekilde çözülmesi için gelistirilen önlemler adalete
erisimin önemli bir parçasını olusturmaktadır.
Bu kapsamda adalete erisimin kolaylastırılması, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ve
Avrupa Đnsan Hakları Mahkemesi’nin de temel öncelikleri arasında yer almaktadır.
Ülkemizde adalete erisim, Anayasa’da anlamını bulan hak arama hürriyeti ve sosyal
hukuk devleti kavramı ile güvence altına alınmıstır.
Bu kapsamda, adalete erisimin kolaylastırılması için zorunlu müdafilik, alternatif
uyusmazlık çözüm yöntemleri, hukuk davalarında adli yardım gibi müesseseler gelistirilmis
ise de henüz bazı konularda istenilen seviyeye gelindiğini söylemek mümkün değildir. Bu
nedenlerle Yargı Reformu Stratejisi kapsamında, özellikle uygulamada sorun olduğu
düsünülen hukuk yargılamasında adli yardım usulünün etkinlestirilmesi, yararlanıcıların
hukuki sorunlar ve dava akıs süreçleri konusunda bilgilendirilmesi, adliye internet sitelerinin
gelistirilmesi, mahkemelerdeki tercüme hizmetlerinin standarda bağlanması ve dezavantajlı
grupların adalete erisimini kolaylastırıcı önlemlerin alınması konularında katılımcı
yöntemlerle çalısmalar yürütülmesi amaçlanmaktadır.
36
7.1. Adli yardımın etkinlestirilmesi için bu müessesenin gözden geçirilmesi
Hukuk ve ceza yargılamasında adli yardıma iliskin farklı alanlarda düzenlemeler
bulunmakta olup, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması da göz önünde
bulundurularak sistemin sadelestirilerek etkinlestirilmesi düsünülmektedir.
7.2. Adliyelerin internet sitelerinin standart olarak hazırlanarak etkin bir sekilde
kullanımının sağlanması
Adalete erisimi kolaylastırmak amacıyla adliyelerin internet sitelerine standartlar
olusturulacaktır. Bu konuda Adalet Bakanlığı Bilgi Đslem Dairesi Baskanlığınca çalısmalar
yapılacaktır.
7.3. Adalet hizmetlerinden yararlananların elektronik ortamda dava açmaları ile ilgili
çalısmaların tamamlanması
Halen görev yapan avukatların önemli bir kısmı UYAP üzerinden dava takibi
yapabilmektedir. Avukatlar dısındaki diğer kisilerin de bu hizmetten yararlanması konusunda
Adalet Bakanlığı Bilgi Đslem Dairesi Baskanlığınca çalısmalar yapılmakta olup, kısa bir süre
içinde faaliyete geçecektir.
7.4. Yargı yerlerinde tercüme hizmetlerinin standarda bağlanması
Yargılama faaliyeti sırasında, özellikle halk arasında konusulan bir kısım mahallî
dillerde profesyonel tercüman temini mümkün olmadığından, zaman zaman mahkemelerde
veya diğer kamu idarelerinde görev yapan ve o dili bilen kamu görevlilerinden tercüman
olarak yararlanılması yoluna gidilmektedir. Ancak, bu yolla kaliteli ve güvenilir bir tercüme
hizmeti sağlamak her zaman mümkün olmamaktadır.
Bu sorunun çözümüne yardımcı olmak ve mahkemelere kolaylık sağlamak üzere,
güvenilirliği, tarafsızlığı herkes tarafından kabul edilen ve söz konusu mahallî dilleri iyi bilip
kullanabilen kisilerin tespit edilerek bilirkisi listesi gibi önceden ilân edilmesi ve
mahkemelerin bilgisine sunulması yönünde çalısmalar yapılacaktır.
37
8. UYUSMAZLIKLARI ÖNLEYĐCĐ NĐTELĐKTEKĐ TEDBĐRLERĐN ETKĐN HALE
GETĐRĐLMESĐ VE ALTERNATĐF ÇÖZÜM YOLLARI GELĐSTĐRĐLMESĐ
Yargılamaların makul sürede bitirilememesi; uyusmazlıklarda barısçıl çözüm
arayısları ve toplumsal uzlasma gibi olgular uyusmazlıkların alternatif yollarla çözümü
yönündeki gelismeleri doğurmustur.
Günümüzde çağdas ülkeler uyusmazlıkların çözümünde alternatif yöntemler
uygulamaktadır. Bu yöntemler değisik sekillerde olmakla birlikte, genellikle bir
uzlastırmacının, tarafları bir araya getirmesi ve uyusmazlığı çözmeye tesvik etmesi ile
yürümektedir. Söz konusu yöntemlerin, uygulandıkları ülkelerde ilk olarak basit
uyusmazlıkların çözümü için düsünülmüs, ancak zaman içerisinde daha kapsayıcı hale geldiği
görülmüstür.
Alternatif uyusmazlık çözüm yöntemleri uluslararası alanlarda da ele alınmaktadır.
Nitekim Avrupa Konseyi mahkemelerde asırı is yükünü önleme ve azaltma konusundaki
tavsiye kararında alternatif uyusmazlık çözüm yollarını önermektedir.
Dünya genelinde yargı reformuna iliskin yapılan çalısmalarda mahkemelerin is
yükünün fazlalığı nedeniyle adaletin gecikmesi en önemli sorunlardan biri olarak
gösterilmektedir. Alternatif uyusmazlık çözüm yöntemleri, yargı organlarının is yükünü
azaltarak yargıya hizmet etmekte ve bu nedenle adalet reformunun önemli bir parçası
olmaktadır. Mahkemelerde is yükünün azalması ile birlikte yargılamaların ideal anlamda adil
yargılama ilkesine uygun sekilde gerçeklesebileceği bir ortam sağlanmıs olacaktır.
Dostça çözüm isteğini de ifade eden alternatif uyusmazlık çözüm yöntemleri, taraflara
uyusmazlığın çözümüne aktif katılım sansı tanımakta, farklı çözümler bulma imkânı
sunmakta ve aleniyet zorunluluğu bulunmaması nedeniyle tercih edilir olmaktadır.
Çağdas ülkelerde genis biçimde uygulanan bu yöntemlerin ülkemizde de
uygulanmasının yargının etkinlik ve verimliliğini artıracağı, adalete erisim imkânlarını
gelistireceği düsünülmektedir. Bu nedenle kisilerin serbestçe tasarruf edebilecekleri haklarına
iliskin uyusmazlıkları kapsayacak, Anayasaya ve kanunların emredici hükümleri ile hak
arama özgürlüğüne aykırı olmayacak farklı çözüm yöntemlerinin gelistirilmesi gerekmektedir.
Alternatif çözüm yöntemlerinin ilk ve en yaygını tahkim kurumudur. Tahkim, hukuki
uyusmazlığın çözümünün devlet yargısı yerine hakem ya da hakemlerce gerçeklestirilmesi
hususunda tarafların iradesini ifade etmektedir. Tahkim usulü bugün birçok ülkenin hukuk
sisteminde yer almaktadır. Ülkemizde ise bu kurum 1925 yılında Đsviçre’den küçük
değisikliklerle alınarak hukukumuza kazandırılmıstır. Bu güne kadar kaynak kanun
38
değisiklikleri ile bu alandaki gelismeler dikkate alınmamıs ve tahkime iliskin hükümlerde
herhangi bir değisiklik yapılmamıstır. Bu nedenler tahkim kurumunun ele alınarak islerliğinin
artırılmasını gerektirmektedir.
Ülkemizde 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yeni bir ceza adaleti sistemine
geçilmistir. Bu sistemin getirdiği önemli yeniliklerden biri de uzlasma kurumudur. Uzlasmaya
iliskin hükümlerin uygulanabilirliğinin artırılması büyük önem tasımaktadır. Yargı Reformu
Stratejisi kapsamında bu kurumun tüm yönleriyle tartısılması, sorunlu noktaların tespit
edilmesi ve çözümü için gerekenlerin yapılması tasarlanmaktadır.
Bu amaç kapsamında gelistirilecek alternatif çözüm yöntemlerinin kamuoyu
tarafından bilinmesi büyük önem tasımaktadır. Bu nedenle kamuoyundaki farkındalığın
gelistirilebilmesi için faaliyetler yürütülmesi ve bu uygulamaların yaygınlastırılması
planlanmaktadır.
Uyusmazlıkların alternatif usullerle çözümü kadar, daha olusmadan önlenmesi de
büyük önem tasımaktadır. Bu nedenle hukuksal konulara iliskin toplumsal bilincin
artırılmasının yararlı olacağı düsünülmektedir. Hukukun içsellestirilip özümsenmesi,
bireylerin birbirlerinin haklarına saygı duymasını da sağlayacaktır. Hukuk kültürünün
artmasının, hukuksal prosedürler hakkında bilgi sahibi olan bir bireyin bazı uyusmazlıkları
çıkmadan önleyebileceği doğrultusundaki yararı ayrıca belirtilmelidir.
Yargı Reformu Stratejisi kapsamında hukuk kültürüne iliskin eğitimin temelini
olusturmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığı ile isbirliği halinde ilköğretimden itibaren, hukuk,
hukuk devleti, bireyin hak ve ödevleri gibi konuların uygulamalı çalısmalarla islenmek üzere
programlara alınması için çalısma yürütülmesi planlanmaktadır.
8.1. Temel hukuk bilgilerinin ilköğretim çağından itibaren öğretilmesinin sağlanması
Milli Eğitim Bakanlığı ile isbirliği yapılarak ilköğretim çağından itibaren temel hukuk
bilgilerinin verilmesi ve daha çocukluk çağlarında hukuk bilincinin olusturulması yoluna
gidilecektir.
8.2. Kamu kurum ve kuruluslarında kisilerin, hak ve yükümlülükleri ile ilgili olarak
hukuki islem ve süreçlerine iliskin çesitli yöntemler kullanılarak bilgilendirilmesinin
sağlanması
Hükümet programında “koruyucu hukuk” baslığı altında kamu kurum ve kuruluslarının
hizmetlerinden yararlanan vatandasların hak ve yükümlülükler konusunda bilgilendirilmesi
yer almıstır. Bu hedef doğrultusunda yapılması gerekenleri tespit için gerçeklestirilecek bir
39
inceleme ve arastırmanın ardından, elde edilen sonuçlar doğrultusunda gerekli çalısmalar
yapılacaktır.
8.3. Ceza usulünde yer alan uzlasma kurumunun etkinlestirilip gelistirilmesi
Yeni ceza yargılama usulümüze alternatif uyusmazlık çözüm yolu olarak getirilen
uzlasma müessesinin daha etkin ve yaygın biçimde uygulanabilmesi için, uygulamadaki
sorunlar da dikkate alınarak mevzuatın gelistirilmesi ve eğitim çalısmaları yapılması yönünde
faaliyetler yürütülecektir.
8.4. Hukuki uyusmazlıklarda arabuluculuk ve uyusmazlıkların alternatif çözüm
yollarının gelistirilmesi
Adaletin etkinliğini artırmak için sadece mahkemeleri ve dava yolunu esas alarak
çalısma yapmak yeterli değildir. Uyusmazlıkları yargıya intikalinden önce veya sonra
çözebilecek alternatif yöntemler gelistirilmedikçe, bu çalısmalar beklenen faydayı
vermeyecektir.
Davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesine imkân tanımak,
bir kısım uyusmazlıkların çekismeli yargı seklinde mahkemelere intikali yerine nizasız kaza,
sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak ve karsılastırmalı hukuktaki gelismeleri
hukuk usulü yargılamasına yansıtmak amacına yönelik hükümler içeren bir kanun tasarısı
hazırlanmıs ve TBMM’ne gönderilmistir.
Hukuki uyusmazlıkların yargı öncesi çözülmesi için arabuluculuk usulünü öngören
kanun tasarısının kanunlasma süreci takip edilecek ve hayata geçirilmesi konusunda
gerekenler yapılacaktır.
8.5. Tahkim kurumunun etkinlestirilmesi
HUMK 516–536’ıncı maddelerinde yer alan “tahkim” kurumunun uygulamasının
yaygınlastırılması ve etkinlestirilmesi için HUMK ve diğer kanunlarda düzenlemeler ve
gerekli eğitim çalısmaları yapılacaktır.
8.6. Đdarenin, islemlerinde ve diğer faaliyetlerinde benzer nitelikte ve istikrar kazanmıs
emsal yargı kararlarını dikkate alması için gerekli tedbirlerin alınması
Yargının istikrar kazanmıs kararlarının idare tarafından uygulanması suretiyle, yargı
üzerindeki gereksiz is yükünün önlenmesi ve yargılama giderlerinin azaltılması
hedeflenmektedir. Bu konuda idarenin takdir hakkı kullanımının yeknesak hale getirilmesi
için Genel Đdari Usul Kanunu Tasarısı Taslağı kapsamında çalısma yapılacaktır.
40
8.7. Đdari yargıda uyusmazlıkların yargı öncesi çözüm usullerinin gelistirilmesi ve
etkin hale getirilmesi
Adli yargıda olduğu gibi idari yargıda da, yeni basvuru usullerinin gelistirilmesi
suretiyle uyusmazlıkların yargı öncesi çözümü usulleri gelistirilecektir. Đdari yargının görev
alanına giren ve mahkemelerce özellikle bilirkisi incelemesi yaptırılması yoluyla karara
bağlanan bir kısım uyusmazlıkların (öğrencilerle eğitim kurumları arasındaki not
uyusmazlıkları gibi) dava konusu edilmeden önce, idare (üniversite veya milli eğitim gibi)
bünyesinde kurulacak bir komisyon tarafından incelenmesi zorunluluğu getirilecektir. Bu
komisyonun incelemesinden sonra ilgililer isterse yine idari yargıya basvurabilecektir. Bu
komisyonlar idari yargıya gelecek davalar için bir filtre görevi görecektir.
8.8. “Kamu Denetçiliği Kurumu”nun faaliyete geçirilmesi
Kamu Denetçiliği Kurumunun kurulması; Yargı ve Temel Haklar baslıklı 23 üncü
Fasıl’ın açılıs kriterlerinden biri olarak belirlenmistir. Bu kapsamda hazırlanan 5521 sayılı
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu, Anayasa Mahkemesince 25.12.2008 tarihinde iptal
edilmistir. Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler ve Genel Đdari Usul Kanunu
Taslağı göz önünde bulundurularak Kamu Denetçiliği Kurumunun olusturulmasını sağlamaya
yönelik gerekli anayasal ve yasal düzenlemeler yapılacaktır.
41
9. CEZA ĐNFAZ SĐSTEMĐNĐN GELĐSTĐRĐLMESĐ
Ceza yargılaması faaliyeti, bireyin suç süphesi tasıyan fiili üzerine baslamakta ve
gerçeğin bulunması yani somut adaletin sağlanmasına yönelmektedir. Ceza yargılamasının
mahkûmiyet ile neticelenmesi ya da devam eden sorusturma ile yargılamalar sırasında ceza
adaleti sisteminde yer alan tedbir kararlarının verilmesi halinde, ceza adaleti sisteminin
ayrılmaz bir parçası olan ceza infaz ve denetimli serbestlik faaliyeti devreye girmektedir. Bu
faaliyet içerisinde hürriyeti bağlayıcı cezalar, para cezaları ve denetimli serbestlik
tedbirlerinin infazı yer almaktadır.
Çağdas demokrasilerde ceza infaz sisteminin etkinliği kadar insancıllığı da önemli bir
unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Ceza infaz sistemine iliskin yeni yaklasımlarda; suçluların
ıslahı, topluma kazandırılması ve tekrar suç islemelerinin önlenmesi ön planda bulunmaktadır.
Ülkemizde modern infaz rejimine ilk adım, 1930 yılında yürürlüğe konulan 1721
Sayılı Hapishanelerin ve Tevkifhanelerin Đdaresi Hakkında Kanunla atılmıstır. Aynı yıllarda
hükümlülerin çalısmalarını düzenlemek için cezaevleri bünyesinde Đsyurtları kurulmus; 1943
yılında da Ceza ve Tevkifevleri Umum Müdürlüğünün Teskilat ve Vazifeleri Hakkındaki
Kanun yürürlüğe konulmustur.
Đnfaz alanında 1940’lı yıllardan sonra suçlunun tecridi yoluyla toplumun korunmasını
hedefleyen sistem terk edilmis; hükümlülerin çesitli eğitimlerden geçirilerek ıslahını ve
tahliye sonrası topluma uyumunu kolaylastıran bir anlayıs benimsemistir.
Çağdas ceza infaz anlayısı doğrultusunda son yıllarda ceza infaz sistemine iliskin
yapılan çalısmalarla büyük bir değisim ve dönüsüm yasanmaktadır. Türk Ceza Kanunu ve
Ceza Muhakemesi Kanunu ile olusturulan yeni ceza adalet sistemi ile, cezalandırma ve ıslah
politikasında çağdas yaklasımlar benimsenmistir. Diğer yandan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin Đnfazı Hakkında Kanun ile 4402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım
Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunuyla modern bir infaz sisteminin kanuni alt yapısı
olusturulmustur.
Bakanlığımızca hükümlülerin topluma uyumlarının sağlanması ve tekrar suç
islemelerinin önlenmesi için müdahale programları gelistirilip uygulanmaktadır. Đnfaz
alanında yapılan çalısmalarda kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluslarının ve gönüllü
kisilerin ıslah sürecine aktif katılımı büyük önem tasımaktadır. Strateji kapsamında ceza infaz
alanında da sivil toplum örgütleriyle isbirliği olanakları artırılarak sürdürülecektir. Yapılan
çalısmaların sonuçlarını görebilmek bakımından etkin hükümlü yönetimini esas alan bir
ölçme ve değerlendirme sisteminin olusturulmasına da öncelik verilecektir.
42
Đnfaz sisteminin insancıllık ve etkinliğini belirleyen bir diğer önemli husus ise ceza
infaz kurumlarının fiziki alt yapısıdır. Hükümlülerin ıslahını esas alan, güvenlik sorunu
olmayan modern infaz sisteminin fiziki mekânlarının olusturulması gerekmektedir. Öte
yandan artan ihtiyaçlar dikkate alınarak ceza infaz kurumlarının hükümlü ve tutuklu
barındırma kapasitesinin artırılması önemli bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bu
ihtiyacın karsılanması amacıyla modern, iyilestirme faaliyetlerinin daha iyi yapılabildiği ve
yasam standartları yüksek bölge ceza infaz kurumları yapılmıs ve yapılması planlanmaktadır.
Ayrıca küçük, iyilestirmeye elverisli olmayan ve kapasitesi yetersiz kurumların kapatılması
önem tasımaktadır. Bu doğrultuda çalısmalarla birçok ceza infaz kurumu kapatılmıs
bulunmaktadır.
Ceza infaz sisteminin aksayan yönlerinin düzeltilmesi ve ulasılan basarının
sürdürülebilirliğinin sağlanması, eğitimli, değisime açık ve motive olmus infaz personeliyle
mümkün olacaktır. Bakanlığımız Yargı Reformu Strateji kapsamında, eğitim merkezlerinin
gelistirilmesini, infaz hizmetlerinde insan kaynakları kapasitesini artırmayı planlamakta ve
böylece sürekli gelistirilen ve yenilenen bir infaz sistemini hedeflemektedir.
Ceza adaleti sistemine iliskin reform niteliğindeki önemli bir yenilik olan denetimli
serbestlik hizmetlerinin daha da etkin ve verimli olması büyük önem tasımaktadır. Denetimli
serbestlik hizmetleri, tutuklama tedbiri yerine adlî kontrol tedbiri, hapis cezası yerine eğitim
kurumuna devam veya kamu yararına çalısma gibi seçenek yaptırımların infazı, ceza infaz
kurumundan salıverilen veya hakkında denetimli serbestlik kararı verilen hükümlülerin
denetimli çalıstırılmaları gibi yaptırımları öngörmektedir.
Đnsancıl bir infaz sisteminin gereği olarak ceza infaz kurumlarında tutuklu ve
hükümlülere sunulan sağlık hizmetlerinin gelistirilmesi Bakanlığımızın öncelikleri arasında
yer almaktadır. Đlgili kurumlarla isbirliği halinde yürütülecek faaliyetlerle donanımlı sağlık
birimlerinin olusturulması hedeflenmektedir.
Bakanlığımızca yürütülecek çalısmalarla infaz alanındaki gelismeleri sürekli takip
eden, insan odaklı, hükümlülerin topluma kazandırılmalarını öngören daha etkin bir anlayısın
yerlestirilmesi amaçlanmaktadır.
9.1. Ceza infaz kurumlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi
yönündeki çalısmalara devam edilmesi
Birlesmis Milletler Cezaevi Asgarî Kuralları ile Avrupa Cezaevi Kurallarına uygun,
sağlıklı, güvenlikli, mekanik, elektronik donanımlı ve rehabilitasyon islemlerine elverisli yeni
43
ceza infaz kurumları yapılması çalısmaları büyük oranda tamamlanmıstır. Bu faaliyete devam
edilerek, özellikle metropol kentlerde kampus tipi cezaevi yapımı sürdürülecektir.
9.2. Küçük ve yetersiz ceza infaz kurumlarının kapatılması
Kullanım ömrünü tamamlamıs ve fiziki sartları itibariyle eğitim ve iyilestirme
yapılamayan cezaevlerinin yerine, uluslararası normlara uygun modern bölge cezaevleri insa
etmek hedef olarak belirlenmistir.
01/1/2003 tarihinden itibaren 139 ilçe cezaevi kapatılarak, sayı bugün itibariyle 392’ye
indirilmistir. 2013 yılına kadar bu sayının 250’ye düsürülmesi planlanmaktadır.
9.3. Denetimli serbestliğin etkinlestirilerek yaygınlastırılması
Denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinin yasal çerçevesi, 5402 sayılı Denetimli
Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda çizilmistir.
Bu kanunî çerçevede basarı ile faaliyetlerine baslayan denetimli serbestlik birimi,
yeterli ödenek ve kadro tahsisi halinde daha da gelistirilecektir.
Bu kapsamda;
· Denetimli serbestlik hizmetlerinde görev yapan personel sayısı artırılacaktır.
· Denetimli serbestlik ile ilgili mevzuat gözden geçirilerek denetimli serbestlik
uygulamasını artıracak değisiklikler yapılacaktır.
· Denetimli serbestlik hizmetlerinde çalısan gönüllü personel sayısı arttırılacaktır.
· Koruma Kurullarının etkinliği arttırılacaktır.
9.4. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların etkin sekilde uygulanması ve
yaygınlastırılması
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50’nci maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis
cezasına seçenek yaptırımlardan olan kamuya yararlı bir iste çalıstırma, belli bir meslek veya
sanatı yapmaktan yasaklanma gibi yaptırımların daha etkin ve yaygın bir sekilde uygulanması
hususunda gerekli eğitim çalısmaları yapılacaktır.
9.5. Ceza infaz kurumlarındaki is yurtlarının yaygınlastırılması ve gelistirilmesine
devam edilmesi
Hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarının korunup gelistirilmesi veya bir meslek
ve sanat öğrenmeleri ve bu yolla rehabilite edilmeleri amacıyla olusturulan is yurtlarında, is
kolları arttırılacak ve is kollarında çalısanlar içinde hükümlü ve tutuklu sayısı yükseltilecektir.
44
9.6. Adliye personelinin eğitiminin de yapılabileceği sekilde ceza infaz kurumları ve
tutukevleri personeli eğitim merkezlerinin kapasitesinin ve sayısının artırılması
Ceza Đnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezlerinde ceza infaz
kurumu personeline psikoloji ve insan hakları konuları basta olmak üzere eğitim verilmistir.
Bu hizmet içi eğitimlerine devam edilecektir.
Ceza Đnfaz Kurumları ve Tutukevleri ile diğer adalet personelinin eğitimi açısından
büyük bir önem tasıyan merkezlerin kapasitesinin arttırılması ve kanundaki zorunluluğun
yerine getirilmesi amacıyla Ankara, Đstanbul, Erzurum ve Kahramanmaras illerinde
bulunanlara ilave olarak, Ege bölgesinde de bir eğitim merkezi açılması için çalısmalar
yapılacaktır. Bu merkezlerde diğer adalet personelinin eğitiminin de yapılması Personel Genel
Müdürlüğü tarafından planlanacaktır.
9.7. Ceza infaz kurumlarının dıs güvenlik hizmetlerinin Adalet Bakanlığına
devredilmesi
Ceza infaz kurumlarının dıs güvenliğinin sağlanması, hükümlü ve tutukluların kuruma
veya baska bir yere götürülüp getirilmesi, nakli, sevki, hastane ve sağlık kuruluslarında
muhafazası veya durusmalarda hükümlü ve tutukluların can güvenliğinin sağlanmasına iliskin
hizmetlerin Bakanlığımızca yerine getirilmesine iliskin asamalı geçis takvimini öngören
kanuni düzenleme olan Ceza Đnfaz Kurumları Dıs Güvenlik Hizmetleri Kanunu Tasarısı
hazırlanarak Basbakanlığa sevk edilmis, oradan da TBMM Adalet Komisyonu gündemine
alınmıstır. Kanunun yürürlüğe girmesi halinde, kurumların dıs güvenlik hizmetlerinin
Bakanlığımıza devir islemi asamalı olarak gerçeklestirilecektir.
9.8. Ceza infaz kurumlarında etkin bir halkla iliskiler biriminin kurulması
Halen ceza infaz kurumlarında halkla iliskiler birimi bulunmamaktadır. Kurulması ve
etkin sekilde faaliyet göstermesi yönünde çalısmalar yapılacaktır.
45
10. ÜLKEMĐZĐN ĐHTĐYAÇLARI VE AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATINA UYUM
SÜRECĐNĐN GEREKTĐRDĐĞĐ MEVZUAT ÇALISMALARINA DEVAM EDĐLMESĐ
Cumhuriyetimiz büyük bir kanunlasma hareketiyle modern Türk hukuk sistemini
olusturmus ve bu temel üzerinde yükselmistir. Bu reform hareketi ile getirilen ve toplum
hayatının her alanında etkili olan yeni hukuk sistemi kısa sürede genç Cumhuriyetimizin tüm
kurumları ve milletimiz tarafından benimsenmis ve hayata geçirilmistir.
Bilindiği üzere hukuk sürekli değisim ve gelisim göstermek zorunda olan dinamik bir
alandır. Büyük bir reform hareketiyle olusturulan hukuk sistemimiz zamanla temel alanlarda
hayatın gerisinde kalmaya baslamıstır. Bu yetersizliklerin giderilmesi için mevzuatımızda
değisiklikler yapılarak geçici önlemler alınmıstır. Gündelik ihtiyaçları karsılamak amacıyla
alınan bu önlemler, zamanla hukuk sistemimizi bir karmasaya sürüklemis ve içinden
çıkılamayacak hale getirmistir.
Bu gerçeğin uzun yıllar dile getirilmis olmasına rağmen ihtiyaç duyulan köklü
değisiklikler gerçeklestirilememistir.
Diğer yandan içinde bulunduğumuz yüzyılda, küresellesme ile birlikte ekonomik,
sosyal ve hukuksal iliskiler sürekli artarak yoğunlasmaktadır. Bu gelismelerle birlikte artık
uluslararası bir boyut kazanan terör, çevre ve göç gibi olgular insanlığın ortak sorunu haline
gelmistir.
Gerek bu sorunlar gerekse uluslararası alanda ve Avrupa Birliği adaylık sürecinde
yasanan gelismeler etkin bir hukuk reformunu ihtiyaç haline getirmistir. Ülkemiz hukuk
alanında yapacağı reform hareketlerini geleceğe dönük stratejik bir bakıs açısıyla ele almak
zorundadır.
Diğer yandan mevzuat alanında yapılan çalısmalarda Avrupa Birliği’ne tam üyelik
hedefi dikkate alınarak mevzuatın Avrupa Birliği müktesebatı ile uyumlu hale getirilmesi
yolunda önemli mesafeler katedilmistir.
Gerçeklestirilen mevzuat çalısmalarında, katılımcı bir anlayısla, basta yargı organları
olmak üzere barolar ve kamuoyunun talep ve beklentileri dikkate alınmıstır. Bu anlayısla
mevzuat hazırlıkları için ilgili tüm kesimlerin temsilcilerinin olduğu komisyonlar
olusturulmustur. Söz konusu komisyonların yoğun bir çalısma ile mukayeseli hukuku da
dikkate alarak ortaya çıkardıkları çalısmaların bir kısmı halen devam ederken bir kısmı ise
Basbakanlık ve TBMM’de bulunmaktadır.
46
10.1. Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
Tasarıyla, Dünyada ve Ülkemizdeki ekonomik ve ticarî hayatta meydana gelen
gelisim ve değisimlere paralel hükümler içeren yeni bir Türk Ticaret Kanunu Tasarısının
yürürlüğe konulması amaçlanmıstır. Tasarı halen TBMM Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
10.2. Yargıtay Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Tasarıyla, Anayasa’nın 154. maddesinde, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun
baska bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciinin
Yargıtay olduğunun belirtilmis olmasının yanında, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı
Đlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kurulus, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun gereği kurulacak olan bölge adliye mahkemelerinin kararlarının da
Yargıtay’da temyizen inceleneceği hükme bağlandığından, 2797 sayılı Yargıtay Kanununda
gerekli değisikliklerin yapılması amaçlanmıstır. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda
bulunmaktadır.
10.3. Türkiye Hâkimler ve Savcılar Birliği Kanun Tasarısı
Tasarıyla, batı ülkelerinin birçoğunda yargı mensuplarının meslek kuruluslarının
bulunduğu göz önünde tutularak, diğer meslek kuruluslarında olduğu gibi, Anayasanın 135.
maddesi hükmü doğrultusunda, hâkimlik ve savcılık mesleğine mensup olanların müsterek
ihtiyaçlarını karsılamak, bu mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelismesini sağlamak,
meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan iliskilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak
üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak amacıyla, tüzel kisiliğe sahip kamu kurumu
niteliğinde meslek kurulusu olarak odalar ve bütün hâkim ve savcı odalarının katılımıyla
olusturulan Türkiye Hâkimler ve Savcılar Birliğinin kurulmasına dair hükümlere yer
verilmistir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.4. Türk Borçlar Kanunu Tasarısı
Tasarıyla, Türk Borçlar Kanunu’na yönelik düzenlemeleri yapılması öngörülmektedir.
Tasarıda Dünyamızda ve Ülkemizde yasanan, toplumsal, sınaî, ekonomik ve teknik
gelismeler ile küresellesmenin getirdiği değisimler karsısında yetersiz kaldığı görülen 818
sayılı Borçlar Kanununun yerini almak üzere, ilgili mevzuat ve kaynak kanunlarda
gerçeklesen değisikliklerle paralelliğin sağlanması, dilinin sadelestirilmesi, uygulamada
karsılasılan sorunların giderilmesine yönelik hükümlere yer verilmistir. Tasarı halen TBMM
Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
47
10.5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı
Tasarıda, yargı reformu çerçevesinde, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda uygulamadan kaynaklanan aksaklıkları gidermek, davaların hızlı,
basit, en az giderle ve etkin bir biçimde görülmesini ve bir kısım uyusmazlıkların nizasız
kaza, sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak, karsılastırmalı hukuktaki
gelismeleri hukuk yargılamasına yansıtmak amacına yönelik hükümlere yer verilmistir. Tasarı
halen TBMM Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
10.6. Ticarî Sır, Banka Sırrı ve Müsteri Sırrı Hakkında Kanun Tasarısı
Tasarıda, iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet alanlarında
faaliyet gösteren ticarî isletme ve sirketler, bankalar, sigorta sirketleri ve sermaye piyasası
aracı kurumları ile bunlarla ticarî iliskide bulunan müsterilerin, ticarî sır, banka sırrı ve
müsteri sırlarının açıklanması, aktarılması, verilmesi, kullanılması ve korunmasına iliskin esas
ve usullerin düzenlenmesi amacına yönelik hükümlere yer verilmistir. Tasarı halen TBMM
Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.7. Kisisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı
Tasarıda, kisisel nitelikteki verilerin tanımının yapılması, esas ve unsurlarının
belirlenmesi ve korunması amacıyla idarî bir yapının olusturulması ile bireylerin sahsiyet
haklarının himayesine iliskin düzenlemeler getirilmesi amacına yönelik hükümlere yer
verilmistir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.8. Devlet Sırrı Kanunu Tasarısı
Tasarıda, Devlet sırlarının ve niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve
belgelerin tanımının yapılması, mahiyetinin belirlenmesi, hangi makam ve kurullarca
olusturulacağı ve korunacağı, bu bilgi ve belgelerin yargı organlarına hangi hâllerde
gönderileceği ve yükümlülüklere iliskin esas ve usullerin düzenlenmesine iliskin hükümlere
yer verilmistir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.9. Đdarî Yargılama Usulü Kanununda Değisiklik Yapılmasına Đliskin Kanun Tasarısı
Tasarı, idarenin islem ve eylemlerine karsı kisilerin açtıkları davaların makul süre
içinde sonuçlandırılmasında ve yargı kararlarının uygulanması yoluyla yargının etkinliğinin
sağlanmasında, çağdas hukuk sistemlerinde gelisen yöntemlerin hukukumuza aktarılmasının
gerekliliği ile son yıllarda uluslararası alanda ve Ülkemizde Devlet – kisi iliskilerinde yasanan
ve kisilerin bu iliskide hak ve özgürlüklerinin gelistirilmesini hedef alan düzenlemeler
karsısında 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı Đdarî Yargılama Usulü Kanununda da bazı
48
değisikliklerin yapılması amacıyla hazırlanmıstır. Tasarı üzerinde idari yargıda istinaf
usulünü de kapsayacak sekilde çalısmalara devam edilmektedir.
10.10. DNA Verileri ve Millî DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı
Tasarıda, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 75 ve
devamı maddeleri ile bir suça iliskin delil elde etmek amacıyla süpheli, sanık veya mağdurun
vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnek alınması ve
bu örnekler üzerinde genetik incelemeler yapılabilmesine iliskin yeni düzenlemeler getirilmis
olup, bu inceleme sonucu elde edilen verilerin kisisel veri niteliğinde olduğu hüküm altına
alındığından, günümüzün gelisen teknolojisi karsısında kisi temel hak ve özgürlüklerinin
korunması yönünde olusan hassasiyetler çerçevesinde ve 5271 sayılı Kanunun getirmis
olduğu yenilikler doğrultusunda, Ülkemizde millî bir DNA veri bankası olusturulması ve
burada saklanacak verilerin korunması amacına yönelik hükümlere yer verilmistir. Halen ilgili
kurum ve kuruslarda görüste bulunmaktadır.
10.11. Hukuk Uyusmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı
Yargı reformu çerçevesinde olmak üzere, davaların hızlı, basit, en az giderle ve etkin
bir biçimde görülmesine imkân tanımak, bir kısım uyusmazlıkların çekismeli yargı seklinde
mahkemelere intikali yerine nizasız kaza, sulh, uzlasma gibi yöntemlerle çözümünü sağlamak
ve karsılastırmalı hukuktaki gelismeleri hukuk usulü yargılamasına yansıtmak amacına
yönelik hükümler içeren bir kanun tasarısı hazırlanmıs olup, ilgili birimlerin görüsüne
sunulmustur. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda bulunmaktadır.
10.12. Ceza Đnfaz Kurumları Dıs Güvenlik Hizmetleri Kanunu Tasarısı
Tasarıyla, Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözlesmeler doğrultusunda, infaz
sisteminin temelini olusturan ceza infaz kurumları ve tutukevleri hizmetlerinin çağdas bir
anlayıs içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla ilgili mevzuatın günün sartlarına uygun
hâle getirilmesi, ceza infaz kurumları dıs güvenlik hizmetlerinin Adalet Bakanlığı’na devrine
iliskin hükümler öngörülmektedir. Tasarı halen TBMM Adalet Komisyonu’nda
bulunmaktadır.
10.13. Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Sekli Hakkında Kanun
Tasarısı
Tasarıyla, Türk Ticaret Kanunu Tasarısının kanunlasıp yürürlüğe girmesinin ardından,
uygulamada bosluk doğmaması ve aksamaya yer bırakılmamasının sağlanması amacıyla
düzenlemeler yapılması öngörülmektedir. Halen TBMM Genel Kurulu’nda bulunmaktadır.
49
10.14. Genel Đdarî Usul Kanunu Tasarısı
Bu tasarı, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde idarenin demokratiklesmesi ve
seffaflasmasını gerçeklestirmek, kamu hizmetinden yararlananlara katılma, dinlenilme, bilgi
edinme ve idareye basvurma haklarının tanınmasına iliskin usul ve esasları düzenlemek,
idarenin, halkı hukuk hakkında sürekli olarak bilgilendirmesini sağlamak, yönetim sürecine
kamunun katılmasını mümkün kılmak, hukukun islerliğini güçlendirmek suretiyle, idarî
islemlerin yapılmasında yetki ve sorumluluk belirsizliklerini gidermek, islemlere açıklık
kazandırmak ve denetim kolaylığını sağlamak amacıyla hazırlanmıstır. Tasarı halen
Basbakanlık’ta bulunmaktadır.
10.15. Adalet Bakanlığı Teskilat Kanunu Tasarısı
Teskilatın Yeniden Yapılandırılma Kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda, 2992
sayılı Kanunu günün sartlarına uygun hâle getirmek amacıyla Kanun Tasarısı hazırlamak
üzere, 23/7/2007 tarihli Bakan Olur’u ile olusturulan çalısma grubu çalısmalarına devam
etmektedir.
10.16. Siddet Suçu Mağdurlarına Yardım Hakkında Kanun Tasarısı
Siddet suçu mağduru olan çocukların, suç nedeni ile uğradıkları maddî ve manevî
zararların hakkaniyete uygun olarak sosyal dayanısma içerisinde giderilmesi ve gerekli
yardımın yapılmasına iliskin hususlar ile çocuklara yapılacak yardımın usul ve esaslarına
dair hükümler içeren taslak üzerinde çalısmalar devam etmektedir.
10.17. Noterlik Kanununda Değisiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı
Toplumsal yasamda önemli bir yere sahip olan noterlik kurumunu, Ülkemizde
meydana gelen ekonomik, sosyal ve hukukî alanlardaki hızlı değisime uygun hâle getirmek,
Avrupa Birliğine uyum süreci içinde Birliği olusturan devletlerin noterlik mevzuatı ile
birlikteliği sağlamak amacıyla, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununda yapılacak
değisiklikler üzerinde çalısmalar devam etmektedir.
10.18. Türk Medenî Kanununda Değisiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Avrupa Đnsan Hakları Sözlesmesi, Kadınlara Karsı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi
Sözlesmesi ile Anayasamızın 10, 41 ve 90. madde hükümleri dikkate alınarak, 4721 sayılı
Kanunun 187. maddesinin üst normlar ile uyumlu hale getirilmesi için değisiklik yapılması
gerektiği sonucuna varılmıstır.
4721 sayılı Kanunun “Soyadı” baslıklı 321. maddesindeki “Çocuk, ana ve baba evli
ise ailenin; evli değilse ananın soyadını tasır.” hükmü nedeniyle evlilik dısında doğan çocukla
50
babası arasındaki soy bağı, tanıma veya hâkim hükmü ile kurulmus olsa bile analarının nüfus
kayıtlarında kalmaya ve analarının soyadını tasımaya devam etmektedirler.
Tanıma suretiyle çocuğunu nüfusuna almak ve soyadını vermek isteyen babaların
haklı yakınmaları ve hükmün değistirilmesi yönündeki talepleri dikkate alınmıstır. Tasarı
üzerinde çalısmalar halen devam etmektedir.  


Yorum Eklemek için Üye Olmalısınız
Yazdır
E-posta ile gönder

Henüz yorum yapılmamış.
 
  Diğer Hukuki Açıklamalar
Başka hukuki açıklama kaydı bulunmamaktadır

Adalet Bakanlığı

  Mevzuatlar
  İçtihatlar
  Dava Dilekçeleri
  Makaleler
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.