İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Haberler >  İdare

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri

Kamu Hizmeti Imtiyaz Sözleşmeleri

 

 

 

 

Gerek  Anayasada gerekse Danıştay Kanununda yapılan değişikliklerle Danıştay'a verilen düşünce bildirme görevi "kamu hizmetleriyle ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri" kavramıyla sınırlandırılmış bulunmaktadır.

Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmelerinin yapılmasının altında yatan temel görüş, kamu hizmeti alanında toplumsal ihtiyaçları karşılayacak hizmet ve mal üretimini gerçekleştirecek özel girişimcinin, kamu hizmetini hem kurma hem işletme faaliyetini belirli temel ilkelere uyarak hayata geçirmesi esasına dayanmaktadır. Bu ilkeler kamu hizmetlerinin ortak hukukudur. Kamu hizmetinin özel kişilere gördürülmesinin yöntemlerinden biri olan imtiyaz sözleşmeleri, idareye kamu gücü ayrıcalıkları tanıyan sözleşmelerdir. İmtiyaz usulünde, İdarenin yerine geçerek bir kamu hizmetinin görülmesini sağlamakla yükümlü olan imtiyaz sahibinin kamu hizmetlerinin görülmesini aksatması halinde, sözleşme hükümlerine dayalı olarak İdarenin geçici olarak imtiyaz sahibinin yerine geçmesi, hizmeti risk ve zararı imtiyaz sahibine ait olmak üzere sürdürmesi söz konusu olabilmekte, imtiyaz sonunda imtiyaz sahibi tarafından kamu hizmetine özgülenmiş malların sözleşmede öngörülen biçimde İdareye geçmesi ya da paylaşılması da gerekmektedir.

Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesinde belediyenin görev ve sorumlulukları "mahalli müşterek nitelikte" olmak koşuluyla madde metninde detaylı bir şekilde açıklanmış, ayrıca belediyenin görev, sorumluluk ve yetkili alanı belediye sınırları ile sınırlandırılmış, belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetleri götürülebileceği öngörülmüştür. Aynı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak (e) bendinde, müktesep haklar saklı kalmak üzere; kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek ve işlettirmek, belediyenin yetkileri arasında yer almış, ikinci fıkrasında da belediyenin, (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen hizmetleri Danıştayın görüşü ve İçişleri Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebileceği hükme bağlanmıştır.

Kamu hizmetinin özel kişilere gördürülmesi yöntemleri için belirtilmesi gereken önemli bir nokta, hizmetlerinin yürütümü özel kişilerce devredilse bile, hizmetin niteliği ve ilkelerinin değişmeyeceğidir. Özellikle kamu hizmeti ilkeleri varlığını korur ve idarenin hizmetlerden sorumluluğu devam eder. Böyle olunca, hizmetin niteliğinin kamu hizmeti olması ve mahalli yönetimler açısından mahalli, müşterek ihtiyaçları karşılaması önem arzetmektedir.

 

Danıştay Birinci Dairesinin 03.07.2008 tarih ve E:2008/744, K:834 sayılı kararı, Danıştay İdari İşler Kurulu’nun 16.07.2008 tarih ve E:2008/121, K: 2008/12 sayılı kararıyla aynen kabul edilmiştir.


Tarih :
04 Nisan 2010

Yazdır  E-posta ile gönder

 


Yorum Eklemek için Üye Olmalısınız

Henüz yorum yapılmamış.
 
  İdare Haberleri
  Haberler Anasayfa
  Haber Kategorileri
 
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.