İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Haberler >  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku

Emniyet hizmetleri, rütbe terfi, eşit objektif işlem

Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

 

          T.C.

D A N I Ş T A Y

ONALTINCI DAİRE

Esas  No : 2015/12772

Karar No : 2015/786

 

Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davacı):

Karşı Taraf (Davalı)       : Emniyet Genel Müdürlüğü - ANKARA

Vekil  : Hukuk Müşaviri

İstemin Özeti       : Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 30.04.2013 tarih ve E:2012/669, K:2013/412 sayılı iptal kararının bozulmasına dair Danıştay 12. Dairesi'nin 15.04.2014 tarih ve E:2013/7843, K:2014/2682 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti   : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi         :

Düşüncesi   : Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesi'nce gereği görüşüldü:

Dava; Samsun İli, Çarşamba İlçesi, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde Komiser olarak görev yapan davacının, 2012 yılında Başkomiserlik rütbesine terfi edemeyeceği yönünde tesis olunan davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 30.04.2013 tarih ve E:2012/669, K:2013/412 sayılı kararıyla; davacının, 2012 yılı terfi döneminde terfiye engel bir halinin bulunmadığı ve davacıdan daha kıdemsiz ya da disiplin cezası almış kişilerin terfi ettiklerinin görülmesi karşısında, davacının başkomiserlik rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay 12. Dairesi'nin 15.04.2014 tarih ve E:2013/7843, K:2014/2682 sayılı kararıyla; kıdem ve liyakati dikkate alarak terfi edecek personeli belirleme konusunda takdir yetkisi bulunan idarenin, yargı kararı ile belli bir kişiyi terfi ettirmek konusunda zorlanması hukuken olanaklı olmadığından, 269 komiserin terfi ettiği 2012 yılında, kıdem sıralamasında (330 komiser arasında) 327. sırada yer alan davacının kıdem ve liyakat yönünden yapılan değerlendirme sonucunda terfi ettirilmemesinde, hizmet gerekleri ile mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılarak anılan İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.

Davacı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığını öne sürerek, Danıştay 12. Dairesi'nce verilen kararın düzeltilmesi suretiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasını istemektedir.

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay 12. Dairesi'nin 15.04.2014 tarih ve E:2013/7843, K:2014/2682 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esasına geçildi:

3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen  zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfii edebilmek için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun  olması  gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı;  polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin esas alınacağı ve kıdem sırasının tesbitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Yasa'ya dayanılarak 10.08.2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 9. maddesinde de, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16.  maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24.  ve 25.  maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının,   terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerine ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerinin, sicil, ödül ve takdirname bilgilerinin, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarının değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış  cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.

Dava dosyası ile 31.12.2012 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Komiser Listesi'nin incelenmesinden; 2012 yılı terfi döneminde, durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 330 komiser arasından 269 personelin terfi ettirilmesine karar verildiği; hakkında "terfi etmez" kararı verilen davacının, kıdem sıralamasında 327. sırada yer aldığı, 6 adet takdir/taltifinin bulunduğu, bekleme süresi içerisindeki yıllara ait sicil notunun iyi ve çok iyi düzeyde olduğu, buna mukabil, davacıdan daha kıdemsiz, takdir ve taltifi daha az olan, hapis cezası veya disiplin cezası bulunan bazı komiserler hakkında "terfi eder" kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan; davacının Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı sırada, geçirmiş olduğu soruşturma nedeniyle 21.12.2004 tarih ve 2004/1227 sayılı İl Polis Disiplin Kurulu kararı ile 16 Ay Süreli Durdurma Cezası ile tecziye edildiği, bu karar aleyhine davacı tarafından açılan davada, davanın reddi yolunda verilen Mersin İdare Mahkemesi'nin 28.10.2005 günlü, E:2005/313, K:2005/1564 sayılı kararının temyizi aşamasında, 22.06.2006 tarih ve 5525 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun'un yürürlüğe girdiği; davacının, anılan Yasada öngörülen sürede davaya devam talebinde bulunmaması sebebiyle Danıştay 12. Dairesi'nce, 09.07.2008 tarih ve E:2006/867, K:2008/4511 sayılı "karar verilmesine yer olmadığına" yönelik kararın verildiği görülmektedir.

Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, mevzuatta öngörülen kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmalar gibi ölçütler gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının ise, ancak, söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceği açıktır. 

Bir başka anlatımla; belli bir tarihe kadar bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlayan ve terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı bir liste incelendiğinde; listede yer almasına rağmen terfi ettirilmediği için bu işlemi dava konusu eden bir ilgiliye (davacıya) göre, daha kıdemli olması nedeniyle listede ilgilinin (davacının) önünde yer alan; ancak, ilgiliye (davacıya) göre, örneğin "daha çok sayıda" ve/veya "daha ağır" disiplin cezası aldığı anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, ilgilinin (davacının) rütbe terfii yaptırılmaması, eşit ve objektif bir uygulama olarak kabul edilemez. Aynı durumun; ilgiliden (davacıdan) daha kıdemsiz olması nedeniyle anılan listede ilgiliden (davacıdan) sonra yer alan, ancak ilgiliye (davacıya) göre daha çok sayıda ve/veya daha ağır disiplin cezası aldığı görülen bir veya birden fazla personelin üst rütbeye terfii yapılırken, ilgilinin (davacının) terfi ettirilmemesi işlemi için de geçerli olduğu tartışmasızdır.

Bu itibarla; dava dosyasında yer alan Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan; idare mahkemesince verilen iptal kararının ve Dairemizce yukarıda belirtilen ilave gerekçelerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun saptanmış olmasının, davacının doğrudan Başkomiserliğe terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, bununla birlikte, davacının rütbe terfi durumunun da görüşüldüğü 2012 yılı terfi döneminde, mevcut listedeki personelin rütbe terfiine ilişkin olarak yukarıda değinilen hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle, davalı idare tarafından davacının durumunun "yeniden" değerlendirilerek bu konuda ayrıca bir işlem tesis edileceği de açıktır.

Açıklanan nedenlerle; davacının karar düzeltme isteminin kabulüyle, Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 30.04.2013 tarih ve E:2012/669, K:2013/412 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle ONANMASINA, karar düzeltme aşamasında davacı tarafından yapılan masrafların davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 18.03.2015 tarihinde oyçokluğuyla  karar verildi.

 

KARŞI OY (X):

 

Davacı tarafından ileri sürülen düzeltme nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun, 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca istinaf kanun yolu yürürlüğe girinceye kadar kanun yolu açısından uygulanması gereken ve karar düzeltme yolunu düzenleyen 54. maddesinde sayılan nedenlere uymadığından düzeltme isteminin reddi oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.


Tarih :
03 Aralık 2015

Yazdır  E-posta ile gönder

 


Yorum Eklemek için Üye Olmalısınız

Henüz yorum yapılmamış.
 
  Kamu Görevlileri (Memur) Hukuku Haberleri
  Haberler Anasayfa
  Haber Kategorileri
 
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.