İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  Haberler >  İmar Hukuku

Ecrimisil ihbarnamesine itiraz üzerine dava açma süresi 2577 sayılı Yasanın 11. maddesine göre hesaplanır

Ecrimisil tahakkuk ve tahsilini düzenleyen yönetmeliğin 80. maddesinde yer alan ihtiyari itiraz yoluna başvurulmasının, 2577 sayılı Yasa'nın 11. maddesinde öngörülen itiraz yolunun dava açma süresi yönünden doğurduğu sonucu doğuracağı, dava açma süresi dolduktan sonra idarece cevap verilmesinin yeni bir dava açma süresi doğurmayacağı hk.
 
 
Dairesi
Karar Yılı
Karar No
Esas Yılı
Esas No
Karar Tarihi
ONUNCU DAİRE
2007
258
2004
13105
31/01/2007
 

İstemin Özeti : İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 21 pafta, 4459 parsel sayılı taşınmazın önünde bulunan denizden dolgu vasıflı 4734 m2 alanın tamamının işgal edildiğinden bahisle 1.1.1999-31.7.2003 dönemi için 135.916.666.667.-TL. ecrimisil istenilmesine ilişkin 18.8.2003 tarih ve 36102 sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin 20.1.2004 gün ve 3493 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, İstanbul 2. İdare Mahkemesince davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen 30.6.2004 tarih ve E:2004/609, K:2004/1068 sayılı kararın temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
D.Tetkik Hakimi : ..
Düşüncesi : 30.8.2003 tarihinde tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamesine karşı 3.10.2003 tarihinde itiraz edilmekle işlemeye başlamış olan dava açma süresinin 34.gün durduğu, idare tarafından 60 gün içinde cevap verilmeyerek 3.12.2003 tarihinde itirazın zımmen reddedilmiş sayılacağı ve 4.12.2003 tarihinde tekrar işlemeye başlayan dava açma süresinin geriye kalan 26. günün sonu olan 29.12.2003 tarihinde sona ereceği anlaşıldığından, dava açılmadan dava açma süresi geçirildikten sonra, idarece 20.1.2004 tarihinde itirazın reddi yolunda işlem tesis edilmiş olmasının yeni bir dava açma süresi kazandırmayacağı tartışmasızdır.
Belirtilen nedenle temyize konu mahkeme kararının anılan gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı : ..
Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar ,söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 21 pafta, 4459 parsel sayılı taşınmazın önünde bulunan denizden dolgu vasıflı 4734 m2 alanın tamamının işgal edildiğinden bahisle 1.1.1999-31.7.2003 dönemi için 135.916.666.667.-TL. ecrimisil istenilmesine ilişkin 18.8.2003 tarih ve 36102 sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin 20.1.2004 gün ve 3493 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İstanbul 2. İdare Mahkemesince, davacının 3.10.2003 tarihli düzeltme talebinin 2886 sayılı Yasanın 74. maddesindeki yetkiye dayanılarak çıkartılan Devlete Ait Taşınmaz Mal Satışı, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 80. maddesinde öngörülen 30 günlük süreden sonra verilmesi nedeniyle davalı idarece istemin süre aşımı nedeniyle incelenmeksizin reddi hukuka uygun bulunduğundan bu suretle kesinleşmiş olan ecrimisil işlemine karşı açılan davanın süre aşımı yönünden esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-b maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, ecrimisil ihbarnamesine süresi içerisinde itiraz edildiğini ileri sürerek anılan mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve İdare Mahkemelerinde altmış ve Vergi Mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Yasanın üst makamlara başvurma başlıklı 11. maddesinde ise; "1.İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi, veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan ,üst makam yoksa,işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu madde ile, hakkında dava konusu edilecek bir işlem bulunan ilgililerinin, dava açmadan önce idareye başvuru haklarının bulunduğu hususu genel olarak düzenlenmekte; böylece ilgililere dava açmadan önce değişik olanaklar sağlanmış olmaktadır.
2886 sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış,Trampa,Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin 79. maddesinde, hazinenin özel mülkiyetinde veya devletin hüküm tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tesbit edilmesi halinde komisyonca ecrimisil tespit ve takdir edileceği 80. maddesinde tespit ve takdir edilecek ecrimisil tutarının fuzuli şagiline ecrimisil ihbarnamesi ile tebliğ edileceği, tebliğ edilen ecrimisilin, bu ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiği, tebliğ edilen işlemde bir hata bulunduğu düşünülerek rızaen ödenmek istenmediği takdirde aynı süre içinde tebliğ eden idareye bir dilekçe ile müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabileceği,fuzuli şagiller tarafından yapılacak düzeltme taleplerinin, bu taleplerin milli emlak servislerine geldiği tarihten itibaren en geç 1 ay içerisinde milli emlak müdürlüğü veya mal müdürlüğünce incelenerek neticesinin "Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi " ile muhataplarına tebliğ edileceği, 81.maddesinde ise, ecrimisil ihbarnamesinin, düzeltme talebinde bulunulmuş ise ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin muhatabına tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içerisinde ecrimisil alacağının ödeneceği, bu sürenin son gününün ödenmesi gereken ecrimisilin vade tarihi olduğu hükmü yer almıştır.
Ecrimisil tahakkuk ve tahsil usulünü düzenleyen anılan Yönetmelik, 2577 sayılı yasanın 7 ve 11. maddeleri dışında farklı dava açma süreleri öngörmemektedir. Esasen yönetmelikle dava açma süresinin düzenlenemeyeceği de açıktır. Dolayısıyla, ecrimisil ihbarnamesine karşı düzeltme yoluna başvurunun zorunlu bulunmaması, ecrimisil ihbarnamesinin kesin ve uygulanabilir nitelikte idari işlem olduğu dikkate alınarak, dava açma süresinin 2577 sayılı yasanın 7 ve 11. maddelerine göre hesaplanması zorunlu bulunmaktadır.
Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden, İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... mahallesi, ... mevkii, 21 pafta, 4459 parsel sayılı taşınmazın önünde bulunan denizden dolgu vasıflı 4734 m² alanın tamamının işgal edildiğinden bahisle 1.1.1999 - 31.7.2003 dönemi için 135.916.666.667 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin olarak düzenlenen 18.8.2003 tarih ve 36102 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin davacıya 30.8.2003 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 3.10.2003 tarihli dilekçe ile düzeltme yoluna başvurulduğu, bu başvurunun 20.1.2004 günlü 3493 sayılı yazı ile reddedildiği, bu yazının davacıya tebliğ tarihine ilişkin olarak Avrupa Yakası PTT Başmüdürlüğünün 5.6.2004 tarih ve 5340 sayılı yazısında, taahhütlü olarak postaya verilmeyip normal mektup olarak verildiğinden teslim kaydının bulunmadığının belirtildiği, davacı tarafından da, dava dilekçesinde herhangi bir tebliğ tarihine yer verilmemekle birlikte ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle 22.3.2004 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, kendisine 30.8.2003 tarihinde tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamesine karşı davacının yukarıda anılan Yönetmeliğin 80. maddesi uyarınca düzeltme yoluna başvurduğu açık olup bu başvurunun, 2577 sayılı yasanın 11. maddesi kapsamında ihtiyari bir itiraz yolu olduğu, dava açma süresinin işlemesini durduracağı ve verilen cevabın tebliği ile dava açma süresinin kaldığı yerden tekrar işlemeye başlayacağı kuşkusuzdur. Dolayısıyla, yönetmelikte düzenlenen başvuru yolunun, 2577 sayılı yasanın 11. maddesinde öngörülen itiraz yolunun, dava açma süresi yönünden doğurduğu sonuç dışında herhangi bir sonuç doğurduğunu kabul etmeye hukuken olanak bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle 30.8.2003 tarihinde tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamesine karşı 3.10.2003 tarihinde itiraz edilmekle işlemeye başlamış olan dava açma süresinin 34.gün durduğu,idare tarafından 60 gün içinde cevap verilmeyerek 3.12.2003 tarihinde itirazın zımmen reddedilmiş sayılacağı ve 4.12.2003 tarihinde tekrar işlemeye başlayan dava açma süresinin geriye kalan 26. günün sonu olan 29.12.2003 tarihinde sona ereceği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtildiği şekilde dava açılmadan dava açma süresi geçirildikten sonra idarece 20.1.2004 tarihinde itirazın reddi yolunda işlem tesis edilmiş olmasının yeni bir dava açma süresi kazandırmayacağı ve dolayısıyla davacı tarafından 22.3.2004 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacının temyiz isteminin reddine, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 30.6.2004 tarih ve E:2004/609, K:2004/1068 sayılı kararının gerekçesi değiştirilerek yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 31.1.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (DAN-DER; SAYI:115)


 


Tarih :
26 Ocak 2010

Yazdır  E-posta ile gönder

 


Yorum Eklemek için Üye Olmalısınız

Henüz yorum yapılmamış.
 
  İmar Hukuku Haberleri
  Haberler Anasayfa
  Haber Kategorileri
 
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.