5216 ve 5393 sayılı Yasalar , gerek 2872 sayılı Yasa ile bu Yasa uyarınca çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında, çevresel gürültünün kontrol edilmesi amacıyla açık mekanlarda müzik yayını yapan işyerlerinin kapanış saatlerinin belirlenmesi şeklinde belediyelere tanınmış bir yetki bulunmamaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesi Karar Örneği:
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2008/4811
Karar No : 2010/3763
Temyiz İsteminde Bulunan : ... Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili : Av.
Karşı Taraf : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.
İstemin Özeti : İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 22.10.2007 günlü, E:2006/1281, K:2007/1721 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi ... Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı ... Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli sınırları içinde açık mekanlarda canlı ve/veya müzik cihazıyla müzik yayını yapan kamuya açık eğlence yerlerinde haftanın cuma ve cumartesi günlerinde saat 01:00'den, diğer günlerde ise saat 24:00'ten sonra müzik yayını yapılmasının yasaklanmasına, kapanış saatlerinin bu şekilde belirlenmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin 3.8.2006 günlü, 1310-1262 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nin 31.maddesinin (g) fıkrası uyarınca büyükşehir belediyesinin gürültünün önlenmesi amacıyla işletmelerin çalışma saatlerini ve çalışma koşullarını düzenleyebileceği ve bunun için ek tedbirler alabileceği anlaşıldığından, büyükşehir belediye encümeninin yetkisi dahilinde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 5491 sayılı Yasanın 9.maddesi ile değişik 12.maddesinin birinci fıkrasında: "Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Sahil Güvenlik Komutanlığına, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre belirlenen denetleme görevlilerine veya Bakanlıkça uygun görülen diğer kurum ve kuruluşlara devredilir. Denetimler, Bakanlığın belirlediği denetim usûl ve esasları çerçevesinde yapılır." anılan Yasanın 11.maddesiyle değişik Gürültü başlıklı 14.maddesinde: "Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır. Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır." ve 5491 sayılı Yasanın 12.maddesiyle değişik Faaliyetlerin Durdurulması başlıklı 15.maddesinde ise: "Bu Kanun ve bu Kanun uyarınca yayımlanan yönetmeliklere aykırı davrananlara söz konusu aykırı faaliyeti düzeltmek üzere Bakanlıkça ya da 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından bir defaya mahsus olmak üzere esasları yönetmelikle belirlenen ve bir yılı aşmamak üzere süre verilebilir. Faaliyet; süre verilmemesi halinde derhal, süre verilmesi durumunda, bu süre sonunda aykırılık düzeltilmez ise Bakanlıkça ya da 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak durdurulur. Çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratan faaliyetler süre verilmeksizin durdurulur. Çevresel Etki Değerlendirmesi incelemesi yapılmaksızın başlanan faaliyetler Bakanlıkça, proje tanıtım dosyası hazırlanmaksızın başlanan faaliyetler ise mahallin en büyük mülkî amiri tarafından süre verilmeksizin durdurulur. Süre verilmesi ve faaliyetin durdurulması, bu Kanunda öngörülen cezaların uygulanmasına engel teşkil etmez." yolunda düzenlemeler yer almıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7.maddesinin (i) bendinde: "...(EK: “İbare”; 13/07/2005 - 5393/85 mad.) gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak;..." büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmış, 10.maddesinde ise: "Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyeleri; görevli oldukları konularda bu Kanunla birlikte Belediye Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri ile ilgisine göre belediyelere tanınan yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahiptir." kuralına yerverilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun belediyenin yetkilerinin ve imtiyazlarının düzenlendiği 15. maddesinin (l) bendinde: "Gayrisıhhî müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek." görevi bulunmaktadır.
Gerek Çevre Kanunu, gerek Büyükşehir Belediye Kanunu ve Belediye Kanunu ile belediyelere umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini gürültü yönünden denetlemek konusunda tanınan yetkiler arasında, bu işyerlerine ait faaliyet sürelerinin, başka bir anlatımla kapanış saatlerinin belirlenmesi yer almamaktadır.
4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde: "Hava kalitesinin korunması, hava kirliliği, gürültü, titreşim ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyonun kontrolü, azaltılması veya bertaraf edilmesi için hedef ve ilkeleri belirleyerek her türlü tedbiri almak ve uygulanmasını sağlamak, bu konuda yönetim ve acil müdahale planları yapmak, yaptırmak, konuyla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli çalışmalar yaparak müdahale etmek, kriter ve standartları belirlemek, uygulamak, uygulanmasını sağlamak, ölçüm yaptırmak, verileri toplamak ve değerlendirmek." Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Yukarıda yer alan madde ile 2872 sayılı Yasanın 14.maddesine dayanılarak çıkarılan 01.07.2005 günlü, 25862 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği, kişilerin beden ve ruh sağlığını, huzur ve sükununu gürültü ile bozmayacak bir çevrenin geliştirilmesi için, çevresel gürültüye maruz kalmanın etkileriyle mücadele etmeye yönelik esas ve kriterleri belirlemek ve bu kriterlerin gürültü kaynakları bazında uygulanması için; a) Değerlendirme yöntemleri kullanılarak hazırlanan gürültü haritaları ve akustik raporlar ile çevresel gürültüye maruz kalma düzeylerinin belirlenmesi, b) Çevresel gürültü ve etkileri hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, c) Gürültü haritaları ve akustik rapor sonuçları esas alınarak; özellikle çevresel gürültüye maruz kalma düzeylerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere yol açmasının mümkün olduğu ve çevresel gürültü kalitesini korumanın gerekli olduğu yerlerde, gürültüyü önleme ve azaltmaya yönelik eylem planlarının hazırlanması ve bu planların uygulanması, d) Gürültü haritası ve akustik rapor hazırlanması zorunlu olmayan diğer gürültü kaynaklarından yayılan çevresel gürültüyü azaltmaya yönelik kontrol tedbirlerinin alınması amacıyla hazırlanmış olup, inşa edilmiş ve edilecek alanlarda, parklarda veya yerleşim alanları içindeki diğer sakin olması gereken gürültüye duyarlı alanlarda (hastane, okul ve benzeri) ve diğer gürültülü yoğun bina ve alanlarda insanların maruz kaldıkları çevresel gürültüler ile titreşimin yapılarda oluşturduğu hasarlara ilişkin esas ve kriterleri kapsamaktadır.
Yönetmeliğin 3.maddesinde, Çevresel Gürültü: Ulaşım araçları, kara yolu trafiği, demir yolu trafiği, hava yolu trafiği, deniz yolu trafiği, açık alanda kullanılan teçhizat, şantiye alanları, sanayi tesisleri, atölye, imalathane, işyerleri ve benzeri ile rekreasyon ve eğlence yerlerinden çevreye (dışarıya) yayılan, istenmeyen veya zararlı açık hava seslerinin bütünü ile yapı içindeki mekanik sistemler ve diğer kaynaklardan doğan ve diğer bir mekan içinde bulunan insanları olumsuz etkileyen yapı içi gürültüler olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin Rekreasyon ve Eğlence Yerlerinin Çevresel Gürültü Kriterleri 27.maddede düzenlemeye konu edilmiş, alınacak önlemler belirlenmiş, getirilen ölçütler arasında yasal düzenlemelerde olduğu gibi yine bu alanlarda faaliyet gösteren işyerlerinin çalışma sürelerinin, başka bir deyişle kapanış saatlerinin belirlenmesine yer verilmemiştir.
Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nin Altıncı Bölümünde, planlama aşamasında temel kriterleri düzenlemiştir. Bu bölümde yer alan 31.maddede, planlama aşamasında uyulması zorunlu kriterler gösterilmiştir. Bu maddenin (g) bendine göre, planlama aşamasında: "Hastane, okul, park, kamp, sayfiye yerleri, konut, otel, huzurevleri ve benzeri gibi dinlenme yerlerinin bulunduğu alanlarda daha sakin çevre oluşturabilmek için belediye sınırları içinde belediye, belediye sınırları dışında ilin en büyük mülki amiri ek sınırlayıcı tedbirler alabilir. Bu çerçevede; bölgede kurulacak yeni bir gürültü kaynağında çevresel gürültü düzeyi ile ilgili geçici veya sürekli sınırlandırma kararları alınabilir ya da yeni işletmenin bu bölge içinde kurulmasına izin verilmeyebilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Bu düzenlemeler, planlama aşamasına yönelik olup, faal işletmeler yönünden bir hüküm getirmemektedir.
Öte yandan, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 29.06.2006 günlü, 2006/16 sayılı Genelgesi ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme ve idari yaptırım kararı verme yetkisi, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nin Şikayetlerin değerlendirilmesi başlıklı 53. maddesinin (c) bendinde belirtilen gürültü ile ilgili "Ölçüm, Denetim, İzleme, İzin ve Yaptırım" konularında belirli şartları taşıyan (aralarında davalı idarenin de yer aldığı) belediyelere devredilmiş olup, devredilen yetkiler arasında da kapanış saatlerinin belirlenmesi konusu yer almamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Valiliği'nin 3.8.2006 günlü, 4105 sayılı yazısı ile 2872 sayılı Yasanın değişik 14.maddesi, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nin amaç ve kapsamını düzenleyen 1 ve 2. maddeleri, planlama aşamasında uyulması zorunlu kriterlerden olan 31/g maddesi ile bu Yönetmelik kapsamında yetki devrine ilişkin 2006/16 sayılı Genelden bahisle İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni tarafından karar alınmasının istenilmesi üzerine, dava konusu işlemle, İl sınırlarının mücavir alan sayıldığı İlde; 1- İstanbul sınırları içinde açık mekanlarda canlı ve/veya müzik yayın cihazlarıyla müzik yayını yapan kamuya açık eğlence yerlerinde haftanın Cuma ve Cumartesi günlerinde saat: 01.00'den, diğer günlerde saat: 20.00'den sonra müzik yayını yapılmasının yasaklanmasına (kapanış saatlerinin bu şekilde belirlenmesine); 2- Belgelerinde yazılı kurallar ve çalışma saatlerine göre kapalı alanlarda müzik yayını yapan Turizm İşletme Belgeli müesseselerin Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'nde belirtilen sınırlamalara uymalarına, belgelerinde yazılı kapalı alanlar dışında açık alanlarda (bahçe, teras gibi) müzik yayını yapıldığı takdirde 1.maddede beliritilen çalışma saatlerine uymaları, 3-Mahalli makamlarca ruhsatlandırılan ve kapalı mekanlarda faaliyet gösteren eğlence yerlerinin müzik yayınlarını işletmenin açık alanlarda (açık veya yarı açık çay bahçeleri, bahçe, teras vb.) sürdürmeleri halinde 1.maddede belirtilen çalışma saatlerine uymaları, 4- Yerleşim alanları içerisinde 1.maddede yazılı saatlerden sonra açık hava etkinliklerinin (konser, gösteri, miting, tören, festival, düğün vb.) yapılmamasına karar verildiği, Turizm İşletme Belgesi sahibi olan davacı şirket tarafından, dava konusu işlemle davacının sahip olduğu izinlerden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, belediye encümeninin gürültü kirliliğini önlemeye yönelik olarak 'belirli saatlerden sonra müzik yayını yapılmasının yasaklanması (kapanış saatlerinin bu şekilde belirlenmesi) şeklinde karar alma yetkisi olmadığı, işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, gerek 5216 ve 5393 sayılı Yasalar , gerek 2872 sayılı Yasa ile bu Yasa uyarınca çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında, çevresel gürültünün kontrol edilmesi amacıyla açık mekanlarda müzik yayını yapan işyerlerinin kapanış saatlerinin belirlenmesi şeklinde tanınmış bir yetkisinin bulunmaması karşısında, tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediğinden aksi yönde verilen mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 22.10.2007 günlü, E:2006/1281, K:2007/1721 sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 13.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.