İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İdari Yargı > Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları > Zabıt varakasına itirazın reddine ilişkin Encümen kararının iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerek

Zabıt varakasına itirazın reddine ilişkin Encümen kararının iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerek

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:

 

ESAS   NO             : 2008/436                        

KARAR NO           : 2009/190

KARAR TR            : 06.07.2009

(Hukuk Bölümü)

 

Ö Z E T   : Zabıt varakasına itirazın reddine ilişkin Encümen kararının iptali istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.

 

K  A  R  A  R

 

Davacı     : Migros Türk T.A.Ş.

Vekili      : Av. A. Ö.

Davalı     : Üsküdar Belediye Başkanlığı

Vekilleri  : Av. S. S. - Av. A. Y.

 

O L A Y  : İstanbul İli, Üsküdar İlçesi Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü’nce, Belediye Zabıta Talimatnamesinin 7-j maddesine aykırı olarak işletmekte oldukları Migros T.A.Ş.’ne ait süpermarkette çalışan personelin 2003 yılına ait sağlık muayene cüzdanlarının fiziki muayenelerinin yaptırılmadığı görüldüğünden hakkında kanuni muamele yapılması için 4.12.2003 günlü zabıt varakası düzenlenmiştir.

Davacı, 8.12.2003 tarihinde zabıt varakasına itiraz etmiştir.

Üsküdar Belediye Encümeni’nin 10.12.2003 gün ve 19111/2170 sayılı kararı ile, zabıt varakasına istinaden 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca 86.700.000.-TL para cezası verilmiştir.

Üsküdar Belediye Encümeni’nin 10.12.2003 gün ve 1/2175 sayılı kararı ile de, davacının itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, (10.12.2003 tarih ve 2170 sayılı Encümen kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, söz konusu Encümen kararının iptali için dava açma hakkını saklı tuttuklarını belirterek) Üsküdar Belediye Encümeni’nin itirazın reddine ilişkin 10.12.2003 gün ve 1/2175 sayılı kararının iptali istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.

ÜSKÜDAR 1. SULH CEZA MAHKEMESİ; 26.3.2004 gün ve Müt:2003/517 sayı ile, Migros Türk T.A.Ş. vekili itiraz dilekçesinde, Üsküdar Belediye Başkanlığı zabıta elemanları tarafından 4.12.2003 tarihinde, müvekkili Migros Türk T.A.Ş. tarafından Capitol Migros Mağazasında çalışan personelin 2003 yılına ait sağlık muayene cüzdanlarının fiziki muayenelerinin yaptırılmadığından bahisle şirket hakkında kanuni muamele yapılmak üzere zabıt varakası tanzim edildiğini, düzenlenen zabıt varakasına itiraz ettiklerini, itirazlarının reddedildiğini ve Belediye Encümeni tarafından müvekkiline 1608 sayılı Kanun uyarınca idari ceza verildiğini, Migros Satış Mağazasının gıda satış yeri olup, 10.7.1996 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Gıda Üretim ve Satış Yerleri Hakkında Yönetmelik kapsamında bulunduğunu, bu Yönetmelik hükümlerine göre denetim yapılmasının gerektiğini, bu nedenle, 1608 sayılı Yasa uyarınca yapılan denetimin hukuka uygun olmadığını, bu Yönetmeliğe aykırılık halinde 560 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 18/A maddesinin (f) bendinin uygulanmasının gerektiğini, bu maddeye göre verilecek cezanın ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ve bu Bakanlıkların il müdürlüklerince verilebileceğini, ayrıca konu ile ilgili mevzuatta fiziki muayeneye ilişkin düzenlemeye rastlanmadığını belirterek 1608 sayılı Yasa uyarınca alınan Üsküdar Belediye Encümeni’nin 10.12.2003 tarih ve 1/2175 nolu kararının iptalini talep ettiği, Belediye Başkanlığının 10.12.2003 tarih ve 1/2175 sayılı kararının celp edildiği, ilgili karar uyarınca Migros Ticaret A.Ş.’ye Zabıta Müdürlüğünce 24 varak sayılı zaptın tutulduğu, bu zapta istinaden 10.12.2003 tarih ve 2170 sayılı Encümen kararının alındığı, ilgilinin itiraz dilekçesi üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda yürütülmekte olan sağlık muayenelerini 5.12.1996 tarihinde Sağlık Bakanlığı Temel Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 126 ve 127. maddelerine göre belediyelerce yapılmasının sağlanması ifadesi yer aldığından itirazın reddine karar verildiği, itiraz edenin talebinin Belediye Encümeninin vermiş olduğu bu kararın iptali talebi olup, idari makamlarca verilen idari kararların iptalinin adli yargı yerlerinden istenemeyeceği, ilgili kararların iptali yetkisinin idari yargı organlarına ait bulunduğu, bu nedenle, Mahkemelerinin idari bir makam olan Belediye Encümeninin vermiş olduğu kararlarını iptal yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar kesinleşmiştir.

Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.

Dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararının İstanbul Bölge İdare Mahkemesince görev yönünden bozulması üzerine İSTANBUL 2. İDARE MAHKEMESİ; 31.1.2008 gün ve E:2007/2180, K:2008/151 sayı ile, davacı Migros Türk T.A.Ş.'ye ait markette çalışan personelin 2003 yılına ait fiziki muayenelerinin yapılmadığından bahisle davacı şirket adına 86,70YTL idari para cezası kesilmesine ilişkin işleme karşı davacı şirketçe idareye yapılan itirazın reddine ilişkin olarak tesis edilen 10.12.2003 gün ve 2175 sayılı Belediye Encümeni kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinin istendiği, Mahkemelerince verilen 31.10.2006 günlü, E:2004/1337, K:2006/2342 sayılı karar, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin 31.10.2007 günlü ve E:2007/6451, K:2007/10370 sayılı kararıyla bozulduğundan, dava dosyasının yeniden incelendiği ve bozma kararı uyarınca işin gereğinin görüşüldüğü, davanın, davacı şirkete 1608 sayılı Yasa hükümleri uyarınca verilen para cezasına ilişkin Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açıldığı, 1608 sayılı Kanun'un 2764 sayılı Kanun’la değişik 1. maddesinde; belediye kanun, nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara para cezası vermeye ve üç günden onbeş güne kadar ticaret ve sanat icrasından men'e belediye encümenlerinin yetkili olduğu, aynı Kanunun 5. maddesinde ise, ceza kararlarına tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde mahsus hakimlere ve bulunmayan hallerde sulh hakimlerine müracaat ile şifaen veya yazılı olarak itiraz olunabileceğinin hükme bağlandığı, dosyanın incelenmesinden; davacı şirkete ait işyerinde çalışan personelin 2003 yılı fiziki muayenesinin yaptırılmadığından bahisle anılan Yasa hükümleri uyarınca para cezası ile tecziye edildiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün 1608 sayılı Yasa hükmü gereğince adliye mahkemesine ait bulunduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; bu karar, karara itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir.

İdare Mahkemesince, davacı vekilinin olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesi istemli dilekçesi üzerine dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa KICALIOĞLU, Mahmut BİLGEN, Turan KARAKAYA, Nüket YOKLAMACIOĞLU, Serdar AKSOY ve Coşkun GÜNGÖR’ün katılımlarıyla yapılan 6.7.2009 günlü toplantısında;

l-İLK İNCELEME : Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Yasanın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının adli yargı dosyası ile birlikte davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Nurdane TOPUZ’un, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ile Danıştay Savcısı Gülen AYDINOĞLU’nun davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava, Üsküdar Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü’nce düzenlenen 4.12.2003 günlü zabıt varakasına davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Üsküdar Belediye Encümeni’nin 10.12.2003 gün ve 1/2175 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil 15.5.1930 tarih ve 1608 sayılı Kanun’un olay tarihinde yürürlükteki 1. maddesinde(Değişik madde: 03/01/1940 - 3764/1 md.), “Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet daresinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işliyenlere veya yapmıyanlara elli liraya kadar hafif para cezası tertibine ve üç günden on beş güne kadar ticaret ve sanat icrasından men'e ve Türk Ceza Kanununun 536, 538, 557, 559 ve 577 nci maddeleriyle 553 üncü maddesinin birinci fıkrasında yazılı cezaları tayine belediye encümenleri salahiyettardır. Şubelere ayrılan belediyelerde bu cezaları encümen namına ve yerine şube müdürleri tayin ederler”, 3. maddesinde, “Tenbihnamelerde miktarı maktu olarak tayin edilen para cezaları tenbihnameye muhalif harekette bulunanlar tarafından rızalariyle verildiği halde belediye zabıta vazifesini ifa eden memurlar bu para cezalarını makbuz mukabilinde tahsil ederler.

Rızasiyle para cezasını vermeyenlerle işledikleri fiil gayrimaktu cezayı müstelzim olanlar hakkında zabıt varakası tutulur.

Hüviyetini bildirmeyenler en yakın polis veya belediye mevkiine ve muhalefetleri halinde zorla götürülür ve hüviyeti tesbit olunarak derhal serbest bırakılır.

Ticarethane ve ikametgahlariyle müessesat ve alelumum emakine ait zabıt varakaları her halde mahallerinde tanzim olunur”, 4. maddesinde, “Belediye suçlarına ait zabıt varakalarının bir aynı alakadara tebliğ olunduktan sonra öbürü Belediye Encümenlerine (Şubelere ayrılan yerlerde şube müdürlerine) verilir.

Suçlu tebliğden itibaren iki gün içinde belediye idarelerine veya encümene müracaat hakkını haizdir. Bu müracaat haklı görülürse ceza tayinine mahal olmadığına karar verilir. Aksi halde lazımgelen ceza tayin ve tebliğ edilir. Bu kararın nihayet beş gün zarfında verilmesi mecburidir”, 5. maddesinde(Değişik madde: 05/07/1934 - 2575/2 md.), “Ceza kararlarına tebliği tarihinden itibaren beş gün içinde mahsus hakimlere ve bulunmıyan yerlerde sulh hakimliğine müraacatla şifahi veya yazılı itiraz olunabilir. İtiraz şifahi ise bir zabıt tutularak muterize imza ettirilir.

İtirazda sebep gösterilmesi şarttır. Sebep gösterilmiyen itirazlar yapılmamış sayılır. Ticaret ve sanattan men kararlariyle para cezasını vermediğinden dolayı hapse değiştirme hükmünün infazı itirazın neticesine kadar geri bırakılır” ve 6. maddesinde(Değişik madde: 05/07/1934 - 2575/2 md.), “İtiraz üzerine tetkikat evrak üstünde yapılır.

İtiraz, cezanın salahiyeti olmıyanlar tarafından tayin olunduğu ve tutulan zabıt varakasının sahteliği ve ceza tayinine müessir olacak maddi ve fahiş hataya müstenit bulunduğu hususlarına munhasır olmak üzere dermeyan edilebilir. Bu sebeplere dayanan itirazlar varit ise hakim ceza kararını iptal ve para cezası alınmış ise belediyenin geri vermesine hükmeder. İtiraz varit görülmezse karar tasdik olunur. İtirazın otuz gün içinde neticelendirilmesi mecburidir. Hakim izahat almak üzere lüzum görürse muterizi veya vekilini celbederek dinliyebilir. Zabıt varakasının sahteliği iddiasından başka hallerde zabıt varakasını yapan memurlar celp ve davet olunmaz” hükmü yer almıştır.

Yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca, zabıt varakası, ilgililere verilecek cezaların dayanağını teşkil etmekte olup, zabıt varakasına itiraz üzerine İdare ceza tayinine mahal olmadığına karar verebileceği gibi, ceza da verebilecektir. Ceza vermesi durumunda, cezaya itirazın incelenmesi sırasında zabıt varakası ile ilgili olarak ileri sürülen iddialar,  görevli mahkemece değerlendirilecektir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında 4.12.2003 günlü zabıt varakası düzenlendiği, davacının, 8.12.2003 tarihinde zabıt varakasına itiraz ettiği, Üsküdar Belediye Encümeni’nin 10.12.2003 gün ve 19111/2170 sayılı kararı ile, zabıt varakasına istinaden davacıya 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca 86.700.000.-TL para cezası verildiği, 10.12.2003 gün ve 1/2175 sayılı kararı ile de, davacının itirazının reddine karar verildiği, davanın, zabıt varakasına davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Üsküdar Belediye Encümeni’nin 10.12.2003 gün ve 1/2175 sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır. Nitekim, davacı vekili, adli ve idari yargı yerlerine verdiği dava dilekçelerinde, 10.12.2003 tarih ve 2170 sayılı Encümen kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, söz konusu Encümen kararının iptali için dava açma hakkını saklı tuttuklarını belirtmiştir.

Bu durumda, para cezası verilmesine ilişkin değil, zabıt varakasına davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Encümen kararının iptali istemiyle açılan davanın, söz konusu işlemin idari nitelikte bir işlem olduğu göz önünde bulundurulduğunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesi kapsamında görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

 

SONUÇ   : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin 31.1.2008 gün ve E:2007/2180, K:2008/151 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.7.2009 gününde Üyelerden Nüket YOKLAMACIOĞLU’nun KARŞIOYU ve OYÇOKLUĞU  İLE KESİN OLARAK karar verildi.

                                                                             

AZLIK OYU

 

Dosyanın incelenmesinden, bakılmakta olan davanın, Üsküdar Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü'nce düzenlenen 4.12.2003 tarihli zabıt varakasına davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Üsküdar Belediye Encümeni'nin 10.12.2003 tarih ve 1/2175 sayılı kararının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.

Olay tarihinde yürürlükte olan 1608 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde, ceza kararlarına tebliği tarihinden itibaren 5 gün içinde mahsus hakimlere ve bulunmayan yerlerde sulh hakimliğine müracaatla şifahi veya yazılı itiraz olunabileceği; 6. maddesinde de itirazın, cezanın salahiyeti olmayanlar tarafından tayin olunduğu ve tutulan zabıt varakasının sahteliği ve ceza tanzimine müessir olacak maddi ve fahiş hataya müstenit bulunduğu hususlarına münhasır olmak üzere dermeyan edilebileceği; bu sebeplere dayanan itirazlar varit ise, hakimin, ceza kararını iptal ve para cezası alınmış ise belediyenin geri vermesine hükmedeceği; itirazın varit görülmemesi halinde kararın tasdik olunacağı hükme bağlanmıştır.

İdari işlemler, idarenin tek yanlı iradesiyle ve kamu gücü kullanmak suretiyle tesis ettiği işlemler olup, ilgililer hakkında hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Zabıt varakası ise, ilgililere verilecek cezanın dayanağını teşkil etmek üzere düzenlenen bir belge olup, zabıt varakasına yapılan itiraz üzerine idari ceza tayininin yerinde olup olmadığına karar verileceğine göre, zabıt varakası tek başına idari yargı yerinde dava konusu edilebilecek nitelikte bulunmamaktadır. Zabıt varakasının, ancak bu belgeye dayanılarak tesis edilen, ilgililer hakkında hukuki sonuç doğuran ve dava konusu edilebilecek nitelikte bulunan bir işlemle birlikte dava konusu edilmesi halinde yargısal denetimi mümkündür.

Yukarıdaki anılan Yasa'nın 5. maddesi hükmü ve yapılan açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; zabıt varakasına yapılan itirazın reddine ilişkin belediye encümeni kararının iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün de, bu belge esas alınarak tesis edilen ceza kararı ile birlikte adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu oyuyla karara katılmıyorum.

 

                                                                                              Üye

                                                Nüket YOKLAMACIOĞLU

 

 

 
  Mevzuat
İçerik bulunmamaktadır
  İçtihat
İçerik bulunmamaktadır
  Hukuki Açıklamalar
İçerik bulunmamaktadır
  Makaleler
İçerik bulunmamaktadır
  Dava Dilekçeleri
İçerik bulunmamaktadır
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.