İdare Hukuku

Hoşgeldiniz



Favorilerime Ekle

 
 
 
 
  İdari Yargı > Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları > 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu uyarınca verilen idari para cezası.doc

4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu uyarınca verilen idari para cezası.doc

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:

ESAS NO          : 2010/46

KARAR NO      : 2010/154

KARAR TR       : 05.07.2010

(Hukuk Bölümü)

Ö Z E T              : 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.

K A R A R

Davacı                : S. K.

Vekili                  : Av. A. D.

Davalı                 : Ankara Valiliği

O L A Y : Ankara Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün 3.10.2005 gün ve 1 sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 21 ve 24. maddeleri uyarınca davacının toplam 1.320,04YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına, kabahatte kullanılan 81 AH 214 plakalı Fiat Dublo marka gri renkli aracın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir.

Bu işlemin dava konusu yapılması üzerine Çamlıdere Sulh Ceza Mahkemesi’nin 6.12.2005 gün ve 2005/52 D.İş E/K sayılı görevsizlik kararı ile Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 21.2.2006 gün ve E:2006/184, K:2006/362 sayılı görevsizlik kararı arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvuru üzerine UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ; 26.12.2007 gün ve E:2007/351, K:2007/395 sayılı kararı ile, İdare Mahkemesince sadece idari para cezası yönünden karar verilmiş olması nedeniyle idari para cezası yönünden olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğunu belirttikten sonra, “…Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 21.2.2006 gün ve E:2006/184, K:2006/362 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,…” karar vermiştir.

Bunun üzerine ANKARA 7. İDARE MAHKEMESİ; 23.9.2008 gün ve E:2008/222, K:2008/1625 sayı ile, davacı hakkında 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun muhtelif maddelerine göre Ankara Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından 3.10.2005 karar tarihli ve 1 karar nolu işlemle verilen 1.320,00YTL'lik idari para cezasının iptalinin istenildiği, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 26.12.2007 gün ve E:2007/351, K:2007/395 sayılı kararıyla, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna, bu nedenle Mahkemelerinin 21.2.2006 gün ve E:2006/184, K:2006/362 sayılı "Görevsizlik" kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş ise de; 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5728 sayılı Yasa'nın 578. maddesi ile 4915 sayılı Yasa'nın 30. maddesinin değiştirilmiş olması nedeniyle, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması, yargılamanın her safhasında re'sen dikkate alınacak olması karşısında ve kararın verileceği tarih itibariyle yargı makamlarınca uyulması zorunlu nitelikte kurallar olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığın Mahkemelerince görev yönünden irdelenmesinin gerektiği sonucuna varılarak, dava dosyasının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendiği, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 5728 sayılı Kanun'un 578. maddesi ile değişik 30. maddesinde; "Bu Kanuna göre verilecek idari para cezaları 4856 sayılı Kanunda yer alan İl Çevre ve Orman Müdürü veya yetki verdiği elemanlar ile 31.10.1985 tarihli ve 3234 sayılı Orman Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda yer alan orman işletme şefi tarafından verilir" hükmüne yer verildiği, 4915 sayılı Kanun'un ikinci ve üçüncü fıkralarının, 5728 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırıldığı, 5728 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinin (a) bendinde; "Mahkemenin görevli olmaması halinde, dosya üzerinde yapılacak inceleme sonucunda verilecek görevsizlik kararıyla dosya, görevli mahkemeye gönderilir" hükmünün yer aldığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27. maddelerinden söz ederek, buna göre, davacı adına 4915 sayılı Yasa'ya aykırılık nedeniyle muhtelif maddelerine göre 1.320,00YTL idari para cezası tertip edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmış ise de; 4915 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım niteliğindeki para cezasına karşı açılacak davalarda 5326 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sulh ceza mahkemelerinin görevli bulunması karşısında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Mahkemelerinin görevli bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenlerle, 2577 sayılı Yasa'nın 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine, dosyanın 5728 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi (a) bendi uyarınca görevli Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş; bu karar, karara itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir.

Bu karar üzerine dosyanın gönderildiği ÇAMLIDERE SULH CEZA MAHKEMESİ; 8.12.2009 gün ve D.İş:2009/22 sayı ile, itiraz eden itiraz dilekçesinde özetle; Ankara Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nün 3.10.2005 tarih ve 1 karar no’lu idari yaptırım kararı ile, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 21/1, 24/1, 24/3 maddeleri gereğince toplam 1.320,40 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, kabahatte kullanılan aracın ise mülkiyetinin kamuya geçirildiğini, avlanma suçunu işlediğine dair hiçbir delil bulunmadığını, tutanakta belirtilen kabahat fiilinin işlenmediğini ileri sürerek hakkında verilen idari para cezasının kaldırılmasını talep ettiği, Mahkemelerinin 6.12.2005 tarih ve 2005/52 Değişik iş sayılı kararı ile, Mahkemelerinin görevsizliğine karar verildiği, itiraz edenin 19.12.2005 havale tarihli dilekçesi ile, Ankara Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün 3.10.2005 tarih ve 1 karar sayılı idari yaptırım kararı ile hakkında idari para cezası verildiğini, idari para cezasına itiraz ile birlikte Sulh Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiğini, davaya bakmakta Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararına süresi içerisinde itiraz ettiği, itirazı inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin 3.1.2006 tarihli kararı ile, itiraz edenin itirazının reddine karar verdiği, Çamlıdere Asliye Ceza Mahkemesinin red kararı üzerine, itiraz eden başvuru dilekçesi ile Ankara İdare Mahkemesine başvurarak, Çamlıdere Asliye Ceza Mahkemesinin 3.1.2006 tarihli kararı ile idare mahkemelerinin görevli olması nedeni ile itirazının reddolunduğunu, bu nedenle hakkında verilen idari para cezasının hukuka aykırı olduğundan bahisle duruşma isteminin kabul edilerek idari yaptırım kararının iptal edilmesini talep ettiği, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 21.2.2006 tarih ve 2006/184 Esas, 2006/362 Karar sayılı kararı ile, 4447 sayılı Yasa hükümlerine göre verilen idari yaptırım niteliğindeki para cezalarına karşı açılacak davalarda sulh ceza mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verildiği, itiraz edenin İdare Mahkemesinin kararına süresinde itirazı üzerine ise, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin 27.12.2006 tarih ve 2006/6384 Esas, 2005/8985 Karar sayılı kararı ile, 4915 sayılı Kanun uyarınca davacı adına verilen para cezasının iptali istemiyle idare mahkemesi nezdinde açılan davada Mahkemece verilen kararın kesin olduğu, kanunda itiraz yolu öngörülmediğinden davacının itiraz talebinin incelenmeksizin reddine karar verildiği, itiraz eden tarafından, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nin itirazın reddine dair vermiş olduğu karar üzerine, 11.5.2007 tarihli itiraz dilekçesi ile söz konusu görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurusu üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 26.12.2007 tarih ve 2007/351 Esas, 2007/395 Karar sayılı kararı ile, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 21.2.2006 gün ve 2006/184 Esas, 2006/362 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verildiği, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin ise 23.9.2008 tarih ve 2008/222 Esas, 2008/1625 Karar sayılı kararı ile, 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5728 sayılı Yasa’nın 578. maddesiyle 4915 sayılı Yasa’nın 30. maddesinin değiştirilmiş olması nedeni ile görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması ve yargılamanın her safhasında resen dikkate alınacak olması karşısında ve kararın verileceği tarih itibariyle yargı makamlarınca uyulması zorunlu nitelikte kurallar olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığın mahkeme tarafından görev yönünden irdelenmesi gerektiği sonucuna varılarak, 4915 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım niteliğindeki para cezasına karşı açılacak davalarda 5326 sayılı Yasa hükümleri uyarınca sulh ceza mahkemesinin görevli olduğu, davanın görev yönünden reddine karar verilerek, dosyanın görevli olduğu gerekçesi ile Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19.6.2009 tarih ve 2009/1 Müteferrik sayılı kararı ile 5326 sayılı Kanun’un 28/1-a maddesi gereğince dosyanın kabahat fiilinin işlendiği yer mahkemesi olan Mahkemelerine gönderildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 5728 sayılı Yasa ile 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun değiştirilmeden önceki halinin 29. maddesinde, idari para cezalarına tebellüğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde idare mahkemelerine itiraz edilebileceğinin, itirazın idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmadığının ve bu konuda idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğunun belirtildiği, yine 5728 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önce Kara Avcılığı Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda öngörülen suçlara ilişkin davaların acele işlerden sayıldığı ve sulh ceza mahkemesinde görüleceğinin belirtildiği, suç tarihinin 1.10.2005 tarihli tutanağa göre 2005 tarihi olduğu ve daha önceden de adli yargı teşkilatında görevli Sulh Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verildiği, idari yargı teşkilatında görevli İdare Mahkemesince de görevsizlik kararı verildiği, adli ve idari yargıda çıkan olumsuz görev uyuşmazlıklarına bakmakla görevli mahkemenin Uyuşmazlık Mahkemesi olduğu ve Anayasa madde 158 uyarınca, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin verdiği kararların kesin olduğunun belirtildiği ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinin 8. bendinde de, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında hukuka aykırılık iddialarının bu işlemlerin iptali ile birlikte idari yargı merciinde görüleceği öngörüldüğünden, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 5728 sayılı Yasa ile değiştirildikten sonraki halinde de açıkça idari para cezaları ile ilgili itirazları incelemeye yetkili olarak sulh ceza mahkemesinin görevli olduğu belirtilmediğinden, Mahkemelerinin görevsiz olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK madde 3 uyarınca, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 26.12.2007 tarihli ve 2007/351 Esas ve 2007/395 Karar sayılı kararının kesin olduğu gerekçesiyle Mahkemelerinin görevsizliğine, dosyanın resen görevli ve yetkili Ankara İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiş; bu karar kesinleşmiştir.

Sulh Ceza Mahkemesi, görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle dosyayı üst yazıyla Uyuşmazlık Mahkemesi’ne göndermiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE :

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Ahmet AKYALÇIN’ın Başkanlığında, Üyeler: Mustafa KICALIOĞLU, Mahmut BİLGEN, Habibe ÜNAL, Sıddık YILDIZ, Muhittin KARATOPRAK ve Sedat ÇELENLİOĞLU’nun katılımlarıyla yapılan 5.7.2010 günlü toplantısında:

l-İLK İNCELEME : Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre:

Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ile başlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesi gerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının Hukuk Bölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Çamlıdere Sulh Ceza Mahkemesi’nin 6.12.2005 gün ve 2005/52 D.İş E/K sayılı görevsizlik kararı ile Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 21.2.2006 gün ve E:2006/184, K:2006/362 sayılı görevsizlik kararı arasındaki görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvuru üzerine UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ; 26.12.2007 gün ve E:2007/351, K:2007/395 sayılı kararı ile, İdare Mahkemesince sadece idari para cezası yönünden karar verilmiş olması nedeniyle idari para cezası yönünden olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğunu belirttikten sonra “…Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 21.2.2006 gün ve E:2006/184, K:2006/362 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,…” karar vermiştir.

Bunun üzerine, İdare Mahkemesince, davacı hakkında 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun muhtelif maddelerine göre Ankara Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından 3.10.2005 karar tarihli ve 1 karar nolu işlemle verilen 1.320,00YTL'lik idari para cezasının iptalinin istenildiği, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 26.12.2007 gün ve E:2007/351, K:2007/395 sayılı kararıyla, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna, bu nedenle Mahkemelerinin 21.2.2006 gün ve E:2006/184, K:2006/362 sayılı "Görevsizlik" kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiş ise de; 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5728 sayılı Yasa'nın 578. maddesi ile 4915 sayılı Yasa'nın 30. maddesinin değiştirilmiş olması nedeniyle, görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olması, yargılamanın her safhasında re'sen dikkate alınacak olması karşısında ve kararın verileceği tarih itibariyle yargı makamlarınca uyulması zorunlu nitelikte kurallar olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığın Mahkemelerince görev yönünden irdelenmesinin gerektiği sonucuna varılarak, dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelenmiş ve davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.

Böylece, davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, ( davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair geçiş hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.

Her ne kadar uyuşmazlık konusu idari para cezası ile ilgili olarak daha önce adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığı konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce görevli yargı yerinin tespiti yolunda verilmiş bir karar bulunmakta ise de; İdare Mahkemesi kararında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kararından sonra yürürlüğe giren 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda yapılan değişiklik sonucu görevsiz hale gelindiği gerekçesine yer verildiğinden, bu gerekçe karşısında Sulh Ceza Mahkemesinin başvurusunun incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler” hükmüne göre, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.

Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı kesinleştikten sonra görev uyuşmazlığının çözümü için üst yazıyla Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulduğu anlaşılmıştır.

Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamakta ise de; davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek, Çamlıdere Sulh Ceza Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvurunun, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından, adli ve idari yargı yerleri arasında idari para cezası yönünden oluşan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim Nurdane TOPUZ’un, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Dr. İlknur ALTUNTAŞ ile Danıştay Savcısı Mehmet AKKAYA’nın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Dava, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 21 ve 24. maddelerine göre verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılmıştır.

1.7.2003 tarih ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 21. maddesinde, yasaklara uymama; 24. maddesinde, avlanma esaslarına uymama ve belgesiz avlanma halinde verilecek cezalar düzenlenmiş; maddelerde 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 507. ve 510. maddeleri ile değişiklik yapılmış; 30. maddesinin ikinci fıkrasında ise, verilen para cezalarının, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre sahiplerine tebliğ edileceği, bu cezalara karşı, tebellüğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, idare mahkemesine itiraz edilebileceği, itirazın idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmayacağı, bu konuda idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu öngörülmüşken, 23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 578. maddesi ile, 30. maddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 5728 sayılı Kanun hükümleri 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Olayda, para cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmış olup; 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda son haliyle idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Öte yandan; Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;

a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,

b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,

uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise, “İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır.

Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.

Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.

Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.

İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Sulh Ceza Mahkemesinin 19. madde kapsamında görülen başvurusunun reddi ile verdiği görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

SONUÇ              : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Çamlıdere Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19. madde kapsamında görülen BAŞVURUSUNUN REDDİ ile verdiği 8.12.2009 gün ve D.İş:2009/22 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 5.7.2010 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

 

 

 
  Mevzuat
İçerik bulunmamaktadır
  İçtihat
İçerik bulunmamaktadır
  Hukuki Açıklamalar
İçerik bulunmamaktadır
  Makaleler
İçerik bulunmamaktadır
  Dava Dilekçeleri
İçerik bulunmamaktadır
 
 

  Copyright © 2009 İdare Hukuku / Künye - İletişim

Bu internet sitesindeki hiçbir bilgi kesin bilgi veya öneri olarak kabul edilmemeli ve herhangi bir karar veya eyleme temel oluşturmamalıdır. Kendi spesifik durumunuz konusunda sadece uzman hukukçudan alacağınız bilgiler doğrultusunda hareket etmeniz gerekir. Bu sitedeki bilgilerin doğruluğu ve geçerlilik süresi konusunda www.idarehukuku.net kesinlikle sorumluluk sahibi değildir.