1982 Anayasasında yasama, yürütme ve yargı kuvvetleri arasındaki denge kuvvetler ayrılığı ilkesine göre düzenlenmiştir. Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacaktır. Yüksek mahkemelere göre yapılacak sınıflandırmada ülkemizde adli, idari ve askeri yargı bulunmaktadır.
İdari yargı açısından yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
İdari yargıda yargı örgütü bakımından, yüksek mahkeme olarak Danıştay, ilk derece mahkemeleri olarak bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri bulunmaktadır.
Danıştay, Türk idare hukuku ve İdari yargılama usulü hukukunun tüm ilkelerini, idare hukuku anlayışını içtihatları ile aldığı diğer kararlarla, gelişen toplum koşullarına ve demokrasi ilkelerine uygun biçimde oluşturmuş ve geliştirmiştir.
Usulüne uygun yürürlüğe konulan uluslar arası andlaşmalar Anayasa ile güvence altına alındığından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de yargı açısından önemli bir konuma gelmiştir.